Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Çamlıca Camisi için geri sayım başladı

Emine Merdim Yılmaz
Kaynak: Anadolu Ajansı
23 Ocak 2013, 13:32
  defa okundu.
Çamlıca Camisi'nin mimari detay çalışmaları devam ediyor.

Statik projesi de tamamlanmak üzere olan Çamlıca Camisi'nin kısa bir süre sonra hafriyat çalışmaları başlayacak. Projeye ek olarak, caminin altına 10 bin 600 metrekarelik Türk-İslam Eserleri Müzesi inşa edilecek.

6 minareli İstanbul'daki Sultanahmet, Mersin'deki Muğdat ve Adana'daki Sabancı Merkez Camisi'nin ardından, Türkiye'nin ''7 minareli ilk camisi'' olarak da tarihe geçecek olan Çamlıca Camisi için geri sayım başladı.

İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından geçen yıl İstanbul'un siluetine ve kent dokusuna uygun, Osmanlı-Türk mimari üslubunu yansıtacak, gelenekten geleceğe uzanacak, kültürel gelenek zincirine orijinal yeni bir halka ilave edecek, İstanbul'a değer katacak ve İstanbul'un sembollerinden biri olacak cami projesi tasarlanması amacıyla düzenlendiği yarışmanın ardından uygulanmasına karar verilen projenin detaylarına ilişkin çalışmalar hız kazandı.

Düzenlenen yarışmada, uygulanmasına karar verilen projenin sahipleri mimarlar Hayriye Gül Totu ve Bahar Mızrak öncülüğündeki 5 kişilik ekip, caminin dış mimari detaylarını tamamlamak için hummalı bir çalışma yürütüyor.

50 bin kamyon hafriyat çıkarılacak

İnşaat ruhsatının da alınmasının ardından hız kazanan çalışmalara ilişkin AA muhabirine bilgi veren İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, mimari detaylar üzerinde çalışıldığını, statik projenin bitmek üzere olduğunu, zemin etüdünü tamamlama aşamasına geldiklerini söyledi.

Külünk, bir taraftan hafriyat hesabı yaptıklarını, kısa bir süre sonra hafriyat çalışmalarına başlayacaklarını belirterek, ''İnşaat alanından 50 bin kamyon (600 bin metreküp) hafriyat çıkacağını tahmin ediyoruz. Bu nedenle hafriyat çalışmaları bir kaç ay sürecek. Çamlıca'nın yol koşulları da göz önüne alındığında, bu bölgede yaşayan insanlara rahatsızlık vermemek adına hafriyatı gündüz kazacağız, gece taşıyacağız'' dedi.

Projede sürpriz detay

Şantiye alanının da hazırlandığını anlatan Külünk, yarışmanın duyurusundaki mimari özelliklerin geçerliliğini koruduğunu, yarışmayı kazanan projenin uygulanacağını ifade etti.

Projeye ek olarak caminin altına 10 bin 600 metrekarelik Türk-İslam Eserleri Müzesi inşa edileceğini aktaran Külünk, ''Cami için henüz bir isim belirlenmedi. Şu anda Çamlıca Camisi olarak adlandırıyoruz. İlerleyen süreçte farklı bir isim konulabilir. Proje, yaklaşık 100 milyon lirayı geçen bir proje olacak'' diye konuştu.

Müze yapılacak, otopark kapasitesi artırılacak

Caminin mimarlarından Bahar Mızrak da projenin mimari detayları üzerinde çalıştıklarını, Türk-İslam Eserleri Müzesi haricinde projenin genelinde büyük bir değişiklik olmadığını aktardı.

Türk-İslam Eserleri Müzesi'nin yanı sıra daha önce bin araç kapasiteli planlanan otoparkın kapasitesinin 3 bin 500'e çıkarıldığını anlatan Mızrak, ''Caminin dış detayları üzerinde çalışıyoruz. Caminin kubbe çapı İstanbul'u simgelemesi adına 34 metre, İstanbul'da yaşayan 72,5 milleti simgelemesi adına yerden yüksekliği 72,5 metre, Malazgirt Zaferi'ni simgelemesi adına minare boyu 107.1 metre olacak. Biri caminin dış avlusunda yer alacak sekizgen şeklindeki zaman minaresi olmak üzere toplam 7 minare bulunacak. Şerefeli inşa edilecek bu minarenin üzerinde saat de bulunacak.

Cemaat kapasitesi avlu dahil 30 bin metrekare olarak tasarlandı. Cami yaklaşık 15 bin metrekarelik alana oturacak. Eğitim ihtiyacının karşılanmasına yönelik de 50'şer kişilik 10 adet derslik, sosyal kültürel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik 750 kişilik konferans salonu, 250 kişilik toplantı salonu, kütüphane, sergi salonu, gasilhane ve yemekhane yer alıyor'' dedi.

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
Omer Yilmaz / 13 Aralık 2013, 18:30
Konu bir o yana bir bu yana sallanıyor. O kadar salınım gösterecek bir tarafı da yok bence: Evet seküler kesim bugüne kadar cami meselesine öcü olarak baktı, belki hala bakan bir kesim var. Ama bu "dindar"ların kitch üretimini herhangi bir şekilde anlaşılabilir kılmıyor. İyi mimarlık için çok çaba gerekiyor.

Bir de dipnot: daha iyi bir Türkçe için dizayn etmek yerine tasarlamak kullanılabilir.
Bülent A. / 13 Aralık 2013, 14:41
Bütün Zamanların Harikası Demişim.
Bütün Zamanların En Harikası Dememişim.
Kabaca O Bir Klasik Demek İstemişim.
Tabiiki Her Zaman Daha Daha İyi İmkan Dahilindedir.
vehbi dürüst / 13 Aralık 2013, 14:18
Sultanahmet Camiinin bütün zamanların derken şu ana kadar denilmek istediğinden hareketle katılınabilir bir görüş, ancak bir daha bu kabil bir güzellik inşa olunamaz demek anlamına alınırsa; toparlanın yaşamanıza gerek yok demektir insanlığa... Her zaman daha iyi ve güzeli mümkündür, yeter ki hakkını verecek ortam oluşturlabilsin. Saygılarımla.
Bülent A. / 11 Mart 2013, 14:11
Sultanahmet Biz İstesekte İstemesekte Bütün Zamanların Harikası. O Zamanla Kısıtlamak Haksızlık Olur Sanki...
Pınar Erbiz / 11 Mart 2013, 07:28
Sultanahmet bir dehanın ürünüydü o zamanın şartlarında. Lakin şimdi... Günümüz teknolojisine yakışıyor mu? Hadi diyelim dalga geçer gibi o kadar parayı ikinci bir Hüsrev Tayla vakasına yatırdınız, kör gözüm parmağına der gibi neden bunu İstanbul'un tepesine, en görünen yerine, kocaman konduruyorsunuz? Bu kadar büyük bir sorumluluğun altına giren mimarın tasarım kabiliyeti bu kadar dar olmamalıydı. Üzüldüm...
Yusuf Onder / 1 Şubat 2013, 01:35
bunu design eden kendini mimar olarak sayamaz... mimarlik bu degildir, yazik...
Bülent A. / 31 Ocak 2013, 17:13
Sanattan Anladığım = Fayans (Bravo...)
Orhan Ayyuce / 31 Ocak 2013, 16:05
Bülent Avcılar = Fayans süsleme işleri
Bülent A. / 31 Ocak 2013, 11:17
İktidar Camisi = Kaba Çirkin Önyargılı...
Madem Yapacaksınız = Bu Ne...
İslam Dünyasına İlham = Kel Alaka...
Orhan Ayyuce / 30 Ocak 2013, 10:38
Cemaatsiz bir cami olacak gibime geliyor. O yüzden müze eklenmiş galiba. Bir taraftan çağı yakalama nutukları diğer taraftan geri adımlarla rap rap. Ağır anlaşılabilir ama olsun, kanımca bu taklitçi ve yalaka mimarların hegemonyanın emrine çizdikleri bir iktidar camisi olarak anılacak. Yaptıranlara sesleniyorum, mademki oraya cami yapacaksınız İslam dünyasına yeni bir ilham verecek yapıt tasarlasaydınız. Bu tip mimarinin önemli bir işlevini popülerizm uğruna es geçtiniz kısaca..
Bülent A. / 29 Ocak 2013, 19:51
Mimarlık Sadece İki Minare Çizmek Değildir Heralde...
Yapıda Kullanılan Malzemeler Süslemeler Harika Olursa
Bu Bile Çok Şey Farkettirebilir...
Omer Yilmaz / 29 Ocak 2013, 18:17
Bülent Bey, geçen yüzyıl yapılanlar sizi kesmiyor sanıyorum. İşte yukarıdaki enn son dönemde yapılan mimarlığın ete kemiğe bürünecek olanı. Bu olur mu, uygun mudur, keser mi sizi?
Talha Gencer / 28 Ocak 2013, 13:23
Bu camiinşaatı bittiğinde büyüklüğü ve ihtişamı ile değil, sakilliği, çevreye saygısızlığı ve tekniğe ve bilimsel gelişmeye yabancılığı ile anılacak.
Bülent A. / 28 Ocak 2013, 11:42
Bu Ülkede Mimar Yok Demek Ağır Olur Heralde Ama Son Yüzyılda 783.562 km² Üzerinde Eserlere Bakınca :(...

Cumhuriyetimizin Kuruluşundan Demokrasiye Geçişe Kadar >>

"""Alıntı : Yeni kurulan bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentinin Ankara olması nedeniyle bu şehirde yeni idari binaların inşa edilmesi ihtiyacı doğdu. İhtiyaç olmasına rağmen yeterli sayıda yerli mimar olmaması nedeniyle 1927’den itibaren Avrupa’dan gelen mimarlara bu projelerin bir kısmı yaptırıldı. Almanya, Avusturya, Fransa ve İsviçre’den gelen toplam 40 mimar ve şehir plancısı 1924 ile 1942 yılları arasında Türkiye'de birçok projeye imzalarını attılar.""""
(Yani Yoktu Zaten)

Aslında Daha Sonrasında İşler Pek Değişmedi. Belki 2000 lerin Taze Nesilleriyle Bu Kara Tablo Düzelir...
vehbi dürüst / 24 Ocak 2013, 08:49
Hayatı boyunca, gününün şartlarında ve imkanlarıyla ister büyük ister küçük olsun, bir yaptığı projeyi bir daha yapmayan ve kendini geliştirmeye devam eden Bir Koca Sinan önümüzde iken Mimar olmak (bu arada Koca Sinan sadece Mimar değildi)zor iştir. Hem geçmişi bil, hem bugünün imkanlarından haberdar ol, hem de bilim ve sanatın harmonisini insaniyetle hemhal et. Zor iş vesselam.
Orkun Avcı / 23 Ocak 2013, 23:44
Bütün dünya güler bu tasarıma... Beş yüz sene önceki yığma taşıyıcı sisteminin belirlediği üslubun beş yüz sene sonraki taklidi... Yetmiş beş milyonluk ülkede bir tane mimar yok mu derler adama...
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler