
Fotoğraf: Zaha Hadid ve ekibinin tasarladığı Kartal Alt Merkez ve Kartal-Pendik Kıyı Kesimi Kentsel Dönüşüm Projesi
Zaha Hadid’in ortaya koyduğu tasarım bir kurgu bilim çizgi romanını andırıyor. Hatta andırmak ne kelime? Önce ona, sonra mimarlığa yüklenen inşa etmek, kullanmak, hatta ticari değer taşımak gibi ikincil anlamlara gönderme yapıyor. Bu nedenle bu tür tasarımlar inşa etme terimleri ile değil, kanımca ancak edebi terimlerle ifade edilebilir. Bu tasarımlar mimarlığın nesnesiyle özdeşleşmesini sağlayan her türlü temsili opaklaştırma işlevi görebilirler ancak. Yani herkesin bildiğini, gördüğünü zannettiği hayali nesnelerine değil, kendilerine gönderme yapabilirler. Bu da inşa etmek olarak algılanan mimarlığın bir metafor olduğunu bize gösterir. Bu metaforların kendisi ortaya çıkan, kendisini ele veren dildir. Dolayısı ile her türlü özdeşleştirme çabası ile ters yönlü çalışırlar. Edebi terimlerle konuşulduğunda bir roman kadar gerçektirler. İnşai terimlerle konuşulduğunda ise birer metafor olduklarını ele verirler. Nesneleri ile özdeşleşmeye direnirler. Nitekim her iki düzeyde de bir gerilim yaratırlar. Bu gerilimin sunumlarında nasıl ortaya çıktığına bir bakalım: Zaha Hadid gelen jüriden gelen ilk soru karşısında programın kapsamlılığı karşısında bir çok mimarın görev alacağını söylemesi şaşırtıcı olduğu kadar bir imkansızlığa da işaret ediyor. (Ne demek yani? Başka mimarlar onun çizdiği eğri yüzeylerin içinde mi hareket edecekler? Onun tasarladığı yapı bloklarının içini mi dekore edecekler? Bu mimarlar mimar olarak hareket ettikleri anda tasarımın büyüsünün bir anda bozulacağı kesin.) Hadid’in tasarımı tek özneli bir tasarım. Eğer başka mimarlar devreye girerse, teknik ressam olarak işe alınmadıklarını varsayalım, bu tasarım bir anda yok olur. Bu nedenle bu tasarımlara edebi metinler olarak bakmaktan yanayım. Bir edebi metinin bir öznesi olur, içinde özne gibi gözüken oyuncular olsa da. Nitekim Fuksas, Michael Sorkin’den gelen soru karşısında önce şöyle bir şaşalar gibi oldu: Neden bu kadar katı (rijid) bir zonlama yapmıştı? Cevap bütün tartışma çabalarını bir anda boşa çıkaracak kadar hazırlıksızdı. Tasarım esneyebilirdi. Yani ayrı türdeşlik oluşturan konut, işyeri, resort oteller iç içe girebilir, yerleştirme istenirse değiştirilebilirdi. Bir düşünün: Bir tarafta krokodil derisi gibi bir dokuya kavuşturulmuş konut dokusu, diğer tarafta ilaç kutusu gibi dizilmiş bloklar biçim olarak varolmaya devam edecekler. Ama bizim apartmanlar gibi nerede işyeri, nerede konut olduklarını bilemeyeceksiniz. Her iki cevabın da bu tasarımların çok özneliliğe müsait olmadıklarını ortaya koyduklarını söyleyebilirim. Ancak bunun bir çelişki ya da sorun olarak değil, mimarlığın kent biçimini sorunsallaştırması olarak okunmasından yanayım.
Örneğin bu iki mimarı karşılıklı olarak ele alırsak, ikisinin tutumunun birbirinin tam karşıtı olduğunu söyleyebiliriz: Fuksas en az üç farklı türdeşlik içeren bir yapı ortaya koymuştu: Konutlar, kamusal mekanlar, işyerleri. Bir taraftan bir malzeme deposunu andıran kapitalist kent dokusunun belirgin görsel imgelerini kullanıyor, diğer tarafta krokodil desenli konut dokularını ‘şiirsel’ akışın çerçevelediği alanlar içine letraset tramları gibi yerleştiriyordu. Hadid ise tek ve türdeş bir doku tasarlamıştı. Mekan sanki kendisi doğal bir organizma gibi esneyen tek bir ağdan ibaretti. Bu ağ deniz içindeki marinaya kadar uzanıyordu. Buna karşılık bir ızgara sisteminin deforme olmasıyla oluşan bu dokunun sanıldığı gibi ana hatları, çizgileri boşlukları (sokakları-caddeleri) göstermiyordu. Yapıları ve dolayısı ile yükseltileri gösteriyordu. Dolayısı ile doku tek biçimliydi, kamusal mekanlar dahi ayrışmamıştı. Yapılar kamusal mekanları içeriyordu. Altta caddeler, üstünden geçen yaya yolları ve yapıların genişleyen taban alanı kadar, yani bütün yerleşim alanı kadar büyüklükte bir kamusal boşluk ve nihayet konut veya işyeri veya otel, veya müze, veya ne isterseniz olabilecek boş bir strüktür.
Metaforların özelliği kendilerini ele vermeleridir
Her iki mimar da sunumlarını yaptıkları kolokyumda sanki derslerini çalışmamış öğrenciler gibi hazırlıksızdı. Ancak konumlarındaki kırılganlık, gerçekte hazırlıksız olmalarından değil, bence tasarımlarının her türlü bağlamsallaştırma veya akılcılaştırma çabasına karşı durmasındaydı. Dolayısı ile sorun öyle tahmin ediyorum ki onların ne düşündüğü ile ilgili değil, onların tasarımlarının ne ifade ettiğini algılamaya veya tartışmaya çalışanlar ile ilgili bir sorundu. Örneğin Tarihi Yarımada’da Türk Mahalleleri tasarlayan ya da Sütlüce Mezbahası’nı kendi kafasına göre kültür merkezine dönüştüren mimarların böyle bir sorunu olamazdı. Çünkü onun tasarımı her şeyden önce bir iktidar söylemine eşlik ediyordu. Dolayısı ile kendi içinde tartışmasızdı. Türk Mahalleleri’ni tasarlayan mimar gerçekte bir şey tasarladığının, bir edebi metin oluşturduğunun farkında değildi. Bu nedenle her türlü görelilik tasarımın dışındaydı. Oysa Fuksas ve Hadid, her ne kadar iktidar tarafından belirlenen koşullarda tasarımlarını sunuyor olsalar da, iktidar alanının dışındaydı. Çünkü karar organı kendilerinin dışında, metinsel, kurmaca bir iktidar yaratmaya çalışıyorlardı. Bunun her an hissedilmemesi mümkün değildi. ‘Türk Mahalleleri’ yaratan mimarların metaforları kendilerini ele vermiyorlar ve ancak çatışma yaratmaktan öteye gitmiyorlardı. Onların metaforları her koşulda kendilerini ele veren, çatışmaları kendi içinde üreten metaforlardı. Bu yüzden seçici kurul en çok bu iki tasarımı değerlendirmekte zorluk yaşamış olabilir. Bu tasarımların değerlendirilebileceği dahi söylenemez. Çünkü onları değerlendirebilecek olan kendi özgöndermeleridir. Hatta kendileri kendilerinin karşıtına dahi dönüşebilir. Nasıl bazı plancılar hiçbir itirazla karşılaşmadan kenti kendi başlarına planlayabileceklerini zannediyorlarsa, bazı mimarlar tarihi binaları korumak adına kurmaca bir dil yarattıklarının nasıl farkında değillerse; bu tasarımların ütopyacı projelere dönüşmesi veya metaforlar olarak paradokslar üretmesi de yalnızca mimarların elinde değil.
- Türk Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Murat Artu’nun Açıklaması
- İstanbul’un Yeni Yüzünü Zaha Hadid ve Ken Yeang Şekillendirecek
- Kartal ve Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm Projeleri
- İMP Yarışmasıyla İlgili İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Cafer Bozkurt’un Açıklaması
- IMP Yöneticisi Hüseyin Kaptan'dan Tartışılan Yarışma İçin Cevaplar
- 6 “Starchitect”in İstanbul Sunumu Hakkında Bazı Sorular
- Yarışma Sihirli Bir Değnek Değildir
TakipYorumlarYorum Sayısı: 25329 Temmuz 2008, 14:57Yazan: Gökçe ArasEvrensel gazetesinde Kartal Belediye Meclis Üyesi İbrahim Doğan tarafından kaleme alınan yazıya asağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Kartal’da kamusal alanlar talan ediliyor [COLOR=#808080][/COLOR]
26 Şubat 2008, 09:27Yazan: Omer YilmazÜzerinde tartışılması gereken bir durum kuşkusuz. Neoliberal Zaha Hadid 5 - Toplumcular 0.
26 Şubat 2008, 09:23Yazan: Emine MerdimKartal Belediyesi 3 senedir ayda bir Kentim isminde bir gazete yayınlıyor. Bu gazetenin Şubat 2008 sayısındaki bulmacanın bir sorusu Kartallılar için büyük anlam ifade eden bir mimar.
22 Şubat 2008, 11:54Yazan: Zeynep Güney2006 yılının ilk aylarında Zaha Hadid, MVRDV, Massimiliano Fuksas, Kisho Kurokawa, Ken Yeang ve Kengo Kuma, Kartal Sanayi Bölgesinde Merkezi İş Alanları Planlaması ile Küçükçekmece Sahilinde İç Dış Kumsal Rekreasyon Alanları Planlaması için İMP (İstanbul Metropoliten Planlama Merkezi) tarafından davet edilmişlerdi. Bu davetten itibaren ilgiyle izlenen süreç Nisan 2006’da Kartal Sanayi Bölgesinde Merkezi İş Alanları Planlaması projesini Zaha Hadid, Küçükçekmece Sahilinde İç Dış Kumsal Rekreasyon Alanları Planlaması’nın ise Ken Yeang tarafından tasarlanmasının uygun bulunmasıyla devam etti. Uzun zamandır bu projelerin bir adım ötede nasıl bir görünüme kavuşacakları bekleniyordu. 21 Şubat 2008 günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş ve Kartal Projesi’ni yürüten Zaha Hadid bir araya gelerek projenin 1/5000’lik planlarını ve görsellerini kamuoyuyla paylaştılar...
Haberin devamı için: “Kartal Bizim için Eşsiz Bir Proje”
15 Ocak 2008, 09:58Yazan: Omer YilmazÖzür...
15 Ocak 2008, 09:29Yazan: Emine MerdimGönderdiler fakat hepsi bildiğimiz imajlar.
14 Ocak 2008, 17:13Yazan: sercanKeske size Kartal projenin resimlerini gönderseydiler :D Yazarin "blogu" Fikri'nin fikri: Ünlü mimar Zaha Hadid’in tasarladığı Kartal’ı ilk siz görün
14 Ocak 2008, 13:47Yazan: Emine MerdimBiraz önce Zaha Hadid'in ofisinden bir e-mail geldi. Forum'daki Zaman gazetesindeki haber ile imajları görmüşler bunların hangi projelere ait olduklarını ilettiler. İlk iki imaj Almaty Republic Square projesine ait. Diğer imajlardaki tahminlerimiz doğru.
14 Ocak 2008, 13:00Yazan: sercanGaliba esas ilk görüntü bu
![[image]](http://cumaertesi.zaman.com.tr/images/2008/01/12/kartal.jpg)
14 Ocak 2008, 11:21Yazan: Omer YilmazHepsi yapabilir... Zaten size değil ki sözümüz.
Bütün yorumları forumda okuyun!










