Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

50 Yıllık Birliktelik...

Tarih: 25 Ekim 2005 Yazan: Ebru Bayram - Arkitera.com
2 Haziran 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği” nin “mesleki denetim, askeri ücret tarifesi, büro tescil belgesi ve mimarlık hizmet alanları” ile ilgili hükümlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle kurumsal olarak Türk Serbest Mimarlar Derneği ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği, kişisel olarak da Levent Aksüt, Yaşar Marulyalı, Neşet Arolat, Murat Artu, Sinan Genim, Haydar Karabey, Ersen Gürsel, Doğan Hasol, Mehmet Affan Yatman, Salih Zeki Pekin, Bora Akçay TMMOB ‘ye karşı dava açtı.

Tartışmalı Süreç
“TMMOB Mimarlar Odası Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği.” Mimarlar Odası'nın uzun süredir uzerinde çalıştığı yönetmelik.

Bu yönetmeliğin taslağı 20-21 Kasım 2004 tarihli Nevşehir'de yapılan 30. Olağanüstü Genel Kurulda son şekline kavuşmuş ve Nevşehir'in yerel özelliklerinden de esinlenilerek "Kapadokya Yönetmeliği" olarak anılmaya başlanmıştı.
Yönetmelik onaylanmak üzere TMMOB'a gönderilmişti.

TMMOB Yönetim Kurulu 12 Mart günü toplandı ve kendilerine gönderilen yönetmelik üzerinde bazı değişiklikler yaparak Resmi Gazete'de yayımlanması sürecini başlatan son kararı aldı.

Mimarlık mesleğinin alt disiplini kabul edilen ancak daha sonra TMMOB bünyesinde kendi meslek örgütlerini oluşturan alt disiplinler dikkate alınınca, son dakikada yapılan değişiklik ile yönetmeliğin 5. maddesindeki mimarlık tanımının çerçevesi daraltıldı ve; "mimari iç mekan düzenleme ve donanımı tasarımı hizmetleri, mimari çevre tasarımı hizmetleri, kentsel tasarım, koruma amaçlı imar planları ve imar planlama çalışmaları ile inşaat yönetimi ve yapı denetimi" konuları mimarlık mesleğinin kapsamından çıkarıldı.

Serbest Mimarlık çalışmalarına büyük ölçüde kısıtlama getiren, katkıda bulunmadığı çabalardan vize harcı ile rant sağlamayı amaçlayan bu yönetmeliğin iptali için TSMD, İSMD ve yönetim kurulu üyeleri birlikte Danıştay’a dava açıldı.
Diğer yandan yönetmeliğin TMMOB yönetim kurulundaki onaylanması sırasında: daha önce mimarlık hizmetleri içinde belirtilen; “mimari iç mekan düzenleme ve donanımı tasarım hizmetleri - mimari çevre tasarımı hizmetleri, kentsel tasarım, koruma amaçlı imar planları ve imar planı çalışmaları, inşaat yönetimi, yapı denetimi, çalışma alanları” mimarlık hizmetinden çıkartılarak Resmi gazetede ilan edildi.

Mart ayı sonunda "TMMOB ve mimarlık hakkında açık mektup" adıyla yayınlanan bildiride;
TMMOB Yönetim Kurulu; mimarlık mesleğine darbe vurmakla, Amerikancı politikalara alet olmakla, TMMOB geleneğini ve tarihini hiçe saymakla, mimarlık mesleği alt disiplinleri ile kimi başka meslek disiplinlerine rant sağlamaya çalışmakla suçlanıyor.

TMMOB Yönetim Kurulu 2 Nisan günü toplandı, Mimarlar Odası'nın 30.03.2005 tarih ve 03/698 sayılı yazısı ile TMMOB Yönetim Kurulu'na hitaben yazılmış "Açık mektup" değerlendirildi, karşı metin hazırlandı.

Metinde, Mimarlar Odası Yönetim Kurulu'ndan dar meslekçi anlayış, yayınladıkları bildiriden küfürname diye bahsediliyor, Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu, "meslek örgütlerini ucuz siyasete basamak etmekle" suçlanıyor.
Ve toplantı sonunda, Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin tümü hakkında yasal işlem başlatılıldı.

Dilekçesini geri alan mimarlar
Salih Zeki Pekin ve Bora Akçay “TMMOB Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği” nin “mesleki denetim, askeri ücret tarifesi, büro tescil belgesi ve mimarlık hizmet alanları ile ilgili hükümlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle davalı olan, daha sonra dava dilekçesini geri alan isimlerden.

Yönetmeliğin açıklaması
Yönetmeliğin 6. maddesinde; Mimarlık hizmetleri içerisinde tanımlanan; mimari proje hizmetleri, rölöve, restitüsyon, restorasyon çalışmaları, İmar planlama çalışmaları, Koruma amaçlı imar planları, mimari mesleki kontrollük hizmetleri, mimari fenni mesuliyet hizmetleri; serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi’ne tabi mimarlık hizmetleridir diyerek Büro Tescil Belgesi olmaksızın yapılamayacak mimarlık hizmetleri tanımlanıyor.

Yönetmeliğin 7. maddesinde; Kendi adına çalışan serbest mimarın Mimarlar Odasına tescil ve tescil yenilemesinin yapılması ve serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi ile serbest mimar mührünün verilmesi için gerekli koşullar; 8.maddesinde Adi ortaklıklarda mimarların tescili ve tescil yenilemeleri ile iligili esaslar; 9. maddesinde de sermaye şirketi ortağı olarak mimarlık hizmetleri verebilmenin koşulları tanımlanıyor. 

Son durum
"Mimarlar Odası Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği"nin yeni biçiminin içerdiği bazı olumsuzlukları gidermek için Danıştay'a açılan dava devam edilyor.

Davalı mimarlar, "Oda" ya karşı olmadıklarını, mesleki denetim yapılmasına karsı olmadıklarını ama anayasal haklara karşı gösterilen müdahaleye karşı olduklarını belirtiyorlar. Mimarlık mesleğinin geleceğini korumaya çalıştıklarını söylüyorlar. Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Ekinci'ye göre bu, birbiriyle iç içe iki kurum arasındaki kavga değil, mimarların mesleklerine sahip çıkma savaşı.

MYK’nın aldığı karara göre kişisel olarak adı geçen mimarların, Oda çevresinde "bazı hak ve görevlerin gözden geçirilmesi" söz konusu.

İki kurum arasındaki büyük boyutlardaki gerginliğin, 50 yıllık birlikteliği nasıl etkileyeceğini, Mimarlar Odası’nın alacağı tavrı ve TMMOB yönetiminin izleyeceği politikayı merak ediyoruz.Konuyla İlgili LinklerYorumlarYorum Sayısı: 10

26 Eylül 2007, 11:29Yazan: Gül KeskinMimarlar Odası Genel Merkezi’nin 30 Temmuz 2007 tarihinde yayınladığı "Serbest Mimarlar Derneği'nin Mimarlar Odası’nın Yönetmelik Düzenlemelerinin İptali için Açtığı Dava Reddedildi" başlıklı haber,Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından tekzip edildi, metnin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

2 Ağustos 2007, 12:46Yazan: Metin Karadağ"TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği"nin Bazı Maddelerinin İptali İçin Açılan Dava Reddedildi.

Danıştay 8. Dairesi'nin E: 2005/5700 ve K: 2007/4017 sayılı kararı:
http://www.mo.org.tr/belgedocs/dava-metni-4017.pdf


Ayrıca Danıştay 8. Dairesi'nin "her iki davaya" ait kararlarına bir arada bu adresten de ulaşabilirsiniz.:

http://forum.arkitera.com/profesyonel-yasam/14545-mesleki-denetim.html




...

2 Ağustos 2007, 10:29Yazan: Gökçe ArasSerbest Mimarlar Derneği'nin Mimarlar Odası’nın Yönetmelik Düzenlemelerinin İptali için Açtığı Dava Reddedildi.

Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

25 Mart 2006, 22:11Yazan: mrtkbu saygın mimar üstadlarımız!? önce yanlarında çalışanlara haklarını versinler ,hakarete varan sözleri bıraksınlar.sonra kendi haklarını(nasıl haksa) arasınlar.yeter bu veliahtlı düzen babaları anaları gidiyor kendileri yerleşiyor,onlar gidince çocukları yerleşecek.daha ne istiyorlar anlamak mümkün değil.Eleştirdikleri konu varsa girerler mimarlar odası seçimlerine kazanırlar düzeltirler......

6 Şubat 2006, 12:23Yazan: Metin KaradağDevamı...

14. (b) Mimara birden fazla serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi ve mührü verilmez.”

Acaba davacılar ikinci büro tescil belge ve mührünü ne yapmayı düşünmektedir. Bir mimar Türkiye’nin herhangi bir yerindeki bürosunda ürettiği hizmeti, Türkiye’nin her tarafında uygulama hakkına sahiptir. 3458 ve 6235 sayılı yasalar mimarlık yapma yetkisini şahsa verdiğine göre ikinci büro tescil belgesi ve mührü, kiralama dışında ne işe yarayacaktır? Bunun izahının yapılması gerekmektedir. Acaba davacılardan hangisi birden fazla büro adına imza yetkisi almak istemektedir, ya da davacıların tümü bu ayrıntıdan haberdar mıdır?

Eczacıların ruhsatnamelerini kiraladığını biliyorduk, kasaplarda asılı ziraat mühendislerine ait ruhsatlara da alışmıştık ki, bu davadan sonra herkesin mimar olduğu ülkemizde her önüne gelenin dükkânında Mimarlık Hizmetleri Büro Tescil Belgesi görmememiz için bir engel kalmayacaktır.
Peki bu meslektaşlarım ancak bir yerde bulunabileceklerine göre, ikinci belgeyi ve mührü ne yapmayı düşünüyorlar?

Yönetmeliğin 15. maddesinin (a), (c) ve (d) bendinin üçüncü fıkrasının iptali istenmiştir.

Bu madde Yönetmelikte “Görev, Hak, Yetki ve Sorumluluklar” başlığını taşıyan dördüncü bölümde yer almaktadır.

15. (a) Mimar, bu yönetmelik kapsamına giren tüm serbest mimarlık hizmetlerini Mimarlar Odası’nın mesleki denetimine sunmakla yükümlüdür. Mimarın bu yükümlülüğü iş sahibinin, ilgili idarenin, inşaat ve kullanma izni veren mercilerin Mimarlar Odası mesleki denetimini istememesi durumunda da kalkmaz.

(c) Mimar, bu yönetmelik kapsamında olan serbest mimarlık hizmetleri ile ilgili olarak, hizmetin başlamasından önce iş sahibi ile sözleşme imzalamak zorundadır.

Bu sözleşme; işin kapsamı, süresi, aşamaları, bedeli ve karşılıklı haklar konularında Mimarlar Odası’nda hazırlanmış tip sözleşmedeki asgari koşulları kapsar. Mimarlık hizmetleri şartnamesi ve ücret tarifesi serbest mimarlık hizmetleri sözleşmesinin ayrılmaz eki sayılır.

(d) Mimar, işveren; ilk imzalayacağı sözleşme ve sunacağı serbest mimarlık hizmetlerini;

Bu maddede sıralanan uygulama hükümlerinin 1964/5 sayılı Mimarlık dergisinde yayımlanan esaslardan dili dışında nasıl bir fark vardır? Davacılar bu soruyu yanıtlamalıdırlar.

Serbest Mimarlar Derneği Yönetimi ile bazı üyeleri, Mimarlar Odası’nın serbest çalışan üyeleri ile bu bürolarda ücretli çalışan üyeleri arasında hakemlik yapmasını istememektedir.

Mimarlar Odası sadece serbest çalışan mimarların haklarını, yetkilerini ve sorumluluklarını düzenlememektedir. Mimar ile işverenin, işveren mimar ile ücretli çalışan mimar arasındaki ilişkileri de kamu ve toplum yararı temelinde düzenlemeye geçmişte oldu gibi talip olmaktadır. Meslek Odası’nın bu asli görevi kuruluş yasasında “...meslek mensuplarının birbiriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak” şeklinde tanımlanmaktadır.

İptali istenen yönetmeliğin 7. maddesinin (e) ve (f) bentleri şöyledir:
(e) İşyerinde ücretli çalışan mimar ya da mimarlara, Mimarlar Odası’nca her yıl belirlenen asgari ücretten az ücret ödenmediğinin belgelenmesi
(f) ücretli olarak çalıştıracağı mimarlarla imzalayacağı iş düzeni ve çalışma şartlarını düzenleyen sözleşmeyi vermiş olması
Bugün serbest mimarlık bürolarında sigortasız ve açlık sınırında ücretlerle mimarların çalıştırıldığı düşünüldüğünde serbest çalışan mimarın ürettiği hizmetin en az bedel tarifesini yayımladığı gibi, bu hizmetlerin üretilmesinde katkı koyan mimarların en az ücretlerinin belirlenmesi en doğal sorumluluğudur. Odamız yönetimleri ve genel kurullar bu sorumlulukla davranmıştır.

Davacı mimarların bir iddiası da uygulamanın Rekabet Kanunu’na aykırı olduğu şeklindedir. Maalesef daha yayınlarımız aracılığı ile duyurmuş olduğumuz gibi Rekabet Kurulu, Rekabet Kanunu’na aykırı olduğu iddiası ile TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’ni, TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tespit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına ilişkin Yönetmeliği’ni, TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği ile TMMOB Disiplin Yönetmeliği’ni iptal etmiş ve yöneticilere para cezası vermiş, itirazlarımız üzerine Danıştay 10. Dairesi 17.11.2003 günlü (2003/2705 Esas Sayılı) kararı ile yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.
Bu karara ve sürece ilişkin belge ve bilgiler Oda yayınlarımızda meslektaşlarımıza duyurulmuştur. Davacılar bu bilgileri Odamız arşivlerinden temin edebilirler.

Peki davacılar niçin ısrarla dava yolunu seçmişlerdir?
Derneğin amacı AB Sekreterliği’ne vermiş olduğu yetki talepli yazıda yatmaktadır aslında. Bu yazıda açıkça AB sürecinde gerçekleştirilecek düzenlemelerde mimarlık alanında yetkili kurumun Mimarlar Odası yerine kendileri olmasını talep etmişlerdir. Bugün üyeleri toplam 300’ü bile bulmayan SMD’lerin (SMD üyelerinin yarısından fazlasının da bu düşünceye kesinlikle katılmadığı bilinmektedir) yetki talebinde bulunmasını pazar kavgası dışında açıklamak mümkün görünmemektedir.

Bir meslektaşımız Mimarlar Odası’nın kurulduğu günden bu yana “mesleki denetim” uygulaması adı altında yapmış olduğu düzenlemelerin çağa uygun olmadığını, o gün için geçerli olan düzenlemeleri tekrarlamanın anlamı olmadığını, yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etmişti. Bildiğiniz gibi insanımız Tanzimat’tan bu yana çağdaşlığa kıstas olarak Batı’yı gösterir. Aslında davacıların üslubunda da bunu sık sık yakalamak mümkün.
Mimarlar Odası bilgiyi yaygınlaştırmak amacı ile mesleki alanda her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte ve anında çevirisini yaparak bilgi tekelini kırmaya çalışmaktadır. Uluslararası düzenlemeler Belgeler dergisinde basılarak dağıtılmakta ve www.mimarlarodasi.org.tr adresinde yayımlanmaktadır.
Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) uluslararası alanda mimarlık mesleğinin en üst örgütü olarak bir dizi tavsiye niteliğinde kararlar almakta ve bu düzenlemeleri ulusal kesimlere iletmektedir. Bu kararlardan bazıları “Mimarlık Pratiği İçin Tavsiye Edilen Uluslararası Profesyonellik Standartları Konusunda UIA Mutabakat Metni”nde toplanmıştır. Görüleceği gibi standart yine karşımıza çıkmaktadır. Bu metinde “Bir Mimarda Aranan Temel Koşullar”, “Mesleki Bilgi ve Yeteneğin Kanıtlanması”, “Hizmet Temini”, “Etik ve Davranış”, “Mesleği Uygulama Şekilleri” vs. başlıklar altında toplanmıştır. Bu metinde “Mimarlık Meslek Kuruluşlarının Rolü” başlığı altında meslek odalarına ilişkin aslında Mimarlar Odası’nın yıllardır uygulaya geldiği düzenlemelere değinilmektedir.

Bu metinde şöyle denmektedir: “Meslekler genellikle standartlar (örneğin eğitim, etik kurallar ve uyulması gerekli mesleki standartlar gibi) belirleyen bir yönetici kuruluş tarafından denetim altında tutulur. Kurallar ve standartlar, üyelerin özel çıkarları için değil, toplumun yararını gözetmek üzere geliştirilir. Bazı ülkelerde, belirli iş türleri mevzuatla belirli bir mesleğin yetki alanı olarak sınırlanır. Bunda amaç, üyelere çıkar sağlamak olmayıp, toplum yararı açısından bu tür işlerin sadece gerekli öğrenimi ve eğitimi, standartları ve disiplini almış kişiler tarafından üstlenilmesi gereğidir. Meslek kuruluşları mimarlığın ilerlemesi, bilginin yaygınlaştırılması ve üyelerinin belirli standartlara göre iş yapmalarını sağlayarak kamu yararının korunması amacı ile kurulmuştur.”

Yine “UIA Uluslararası Meslek Standartları Mutabakat Metni Politikalarına İlişkin Öneri Kılavuzlar: Meslek Kuruluşlarının İşlevi” adlı metinde “meslek kuruluşlarının işlevleri üç temel alanı kapsamaktadır:

• Tüketici yararı
• Kamu yararı
• Mesleki yarar-mimarların yararı

Açılan davada ve gerekçelerinde meslek odalarının bu üç işlevini yerine getirmesine yönelik düzenlemelerin hedeflenmesi ile asıl niyetin ortaya konduğunu düşünmekteyim: “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışı.

6 Şubat 2006, 12:20Yazan: Metin KaradağHaberin devamı geldi:...

**************

http://www.mimarist.org/mmektup/index.cfm?sayi=40&RecID=929


Büro Tescil Yönetmeliği Davasında Yargı’dan Ret



• Serbest Mimarlar Derneği ve bir grup mimarın Büro Tescil Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin iptali davasında yürütmeyi durdurma talebine Yargı’dan ret geldi

• “Mesleki denetim yetkisi” meslek mensubu olmanın gerekleri kapsamında ilkeleri içeren bir denetimdir.

Mimarlar Odası’nın 2 Haziran 2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği”ne Türkiye Serbest Mimarlar Derneği, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği ve bir grup mimar 1 Ağustos 2005 tarihinde dava açtı.

Davacıların farklı yayın organlarına verdikleri demeçlerde dava içeriğinin gizlendiği ya da “Neden?” sorusuna dava içeriği ile ilgisi olmayan yanıtlar verdikleri gözlemlenmektedir. Davacılarla yapılan görüşmelerde verilen yanıtlardan davacıları iki kategoride değerlendirmek mümkündür:

1. Bazı davacılar aslında neye dava açtıklarının farkında değildir ve isimleri kullanılmaktadır.

2. Diğer grup ise dava açış konularında çok nettir ve bu amaçlarını gizlemektedir.

Bu kanıya varma gerekçelerimi süreç zaten doğrulamış ve dava dilekçesinde ismi geçen, dava konusu yönetmeliğin hazırlanmasında bilfiil yer alan eski iki Oda yöneticisi birer mektup ile davadan çekildiklerini beyan etmişlerdir.
Bugüne kadar dava süreci ile ilgili yazılarda içeriğe yönelik bilgi verilmediği için tartışmayı dışarıdan izleyenler için takım tutar gibi taraf olmaktan öte bir yere varılması mümkün görülmemektedir.

Yazımda açılan davada iptal edilmesi talep edilen yönetmelik maddeleri hakkında bilgi verdikten sonra bu yönetmelik maddelerinin geçmiş izleri hakkında da bilgi vereceğim ve o zaman “Neden bugün dava açtılar?” sorusuna yanıt aramaya çalışacağım.

Dava konusu edilen yönetmelik maddelerinden ilki şöyle:

1. Yönetmeliğin 2. maddesi, yönetmeliğin kapsam maddesini tanımlamaktadır. Yönetmelik “Mesleki etkinliklerin denetimi kurallarını” kapsamaktadır.

Mimarlar Odası kurulduğu 1954 yılından bu yana doğası gereği meslek alanına disiplin getirmek, meslektaşın ve mesleğin kamu yararına gerçekleşmesini sağlamak amacı ile mesleki etkinliklere denetim getirmeyi hedeflemiş ve gelişen meslek pratiğine uyumlu bir dizi düzenleme yapmıştır.

Bu düzenleme sürecinde de Oda ve meslek pratiği konusunda sözü olan tüm mimarlar yer almış ve ciddi mücadeleler vermiştir.

Örneğin davacılardan; Bora Akçay ve Salih Zeki Pekin, Oda başkanlığı yapmış ve dava konusu yönetmeliğin hazırlanması sürecinde benim gibi aktif yer almıştır. Zaten davadan çekilme mektuplarında da bunu doğrulamaktadırlar.
Diğer davacıların da büyük çoğunluğun bu hazırlık süreçlerinde aktif olarak yer aldığı bilinmektedir.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu kuruluş amaçlarını sıralarken meslek odalarına vermiş olduğu görevlerden biri de; “Mühendislik ve Mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbiriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;” şeklinde tanımlanmıştır. Mimarlar Odası yöneticileri ve aktif çalışan üyeleri bu amacı gerçekleştirmek amacıyla Oda’nın kurulduğu 1954 yılından itibaren bir dizi düzenleme gerçekleştirmiştir.

Bu düzenlemelerde, Oda’nın kuruluş amacını gerçekleştirmek üzere“mesleki denetim etkinliklerinin denetimi için kurallar” getirilmiştir. Şubemiz arşivlerinde kısa sürede yaptığım araştırmada ulaşabildiğim belgelerden 1954 yılında yürürlüğe giren 6785 sayılı İmar Yasası’nın 14. maddesi ile mimarlık hizmetlerinin sadece mimarlar tarafından yapılabilmesinin yasal dayanakları oluşturulmuştur. Fakat bu sürecin yeterli olmadığı görülmüş ve yeni düzenleme gereksinimleri doğmuştur. Mimarlar Odası’nın yaptığı düzenlemeler ve uygulamadan verdiği deneyim sonucunda 1961 yılından itibaren mesleki uygulamaların “Ortak Mesleki Denetim Uygulaması (OMDU)” adı altında disipline edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu uygulamanın 12 Eylül 1980 darbesine kadar sürdüğü, fakat bu tarihten itibaren kesintilere uğradığı görülmekle birlikte biçimi değişse bile bugüne kadar uygulana geldiği görülmektedir.

O tarihlerde bu uygulamayı başlatarak sonraki kuşaklara aktaranlar uygulamayı yapı üretiminin ülke ve kamu yararına denetlenmesini amaçlayan bir mesleki hizmet disiplini olarak tanımlamışlardır.

Belge uygulamasının uygulamaya konduğu tarihten itibaren çıkar çevrelerinin engellenme girişimleri ile karşılaştığı görülmektedir (Yapı Denetiminde Meslek Odalarının Denetimi OMDU, 1979, Mimarlar Odası Yayını). 1961 yılından itibaren uygulamaya konan OMDU Uygulamasının ilk engelleme ile 1973 yılında karşılaştığı görülmektedir. OMDU’nun amaçları bu yayında şöyle tanımlanmıştır:

• İmzacılığı önlemek, gerçek meslek adamlarının proje yapmasını sağlamak,
• Nitelikli hizmet için asgari ücret,
• Proje standardı, ortak denetim, uygulamayı düzeltmek,

Mimarlar Odası yapı üretim sürecinde yer alan diğer meslek odaları ile birlikte geliştirdiği uygulamanın yasal dayanakları da Oda genel kurul kararları ile yürürlüğe sokulmuştur.

“Mesleki etkinliklerin denetimine kural” getirmek amacı ile yapılan düzenlemeler; 17.02.1973 yılında “Mimarlar Odası Serbest Mimarlık ve Şehircilik Bürolarının Tanımı, Tescili ve İş Dağıtım Düzeni Yönetmeliği”, 17.04.1973 tarihinde “Mühendislik ve Mimari Proje ve Teknik Uygulama Sorumluluğu Yönetmeliği”, 11.06.1974 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Ortak Mesleki Denetim Yönetmeliği” şeklinde sıralanabilir.

Oda yönetimleri mesleki uygulama yönetmeliklerini tanımlarken mesleki etik kuralları tanımlamayı ihmal etmemiş ve bu amaçla “Mimarlık Mesleğini Uygulama, Mimarlar Arası Dayanışma, Mimarlık Şeref ve Haysiyetini Koruma Yönetmeliği’ni 13.02.1971 tarihinde yürürlüğe koymuştur. Bu yönetmeliğin Amaç ve Kapsam maddesi şöyle: “Bu yönetmelik, mimarlık mesleğini uygulama, mimarlar arası dayanışma, mimarlık, şeref ve haysiyeti gereği, Mimarlar Odası üyelerinin uymakla zorunda oldukları kuralları kapsar.”
Yine aynı yönetmelikte mimarların alınmış olan genel kurul ve yönetim kararlarına uyma yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Dava konusu yönetmelik kapsamı ve uygulama tanımı ve biçimi yukarıda tanımlanan yönetmelikler ile aynıdır. Farklı olan nedir?

Davacıların büyük çoğunluğu mesleki denetimin kurallarını koyan meslektaşlarımızdır. 1961 yılında OMDU uygulaması kapsamında mesleki denetim uygulamasını başlatan Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu’nda Doğan Tekeli İkinci Başkandır. Davacılardan Sn. Levent Aksüt, Sn. Doğan Hasol, Sn. Ersen Gürsel, Sn. Murat Artu’nun mesleki denetim uygulamasının uygulamaya konduğu ilk günden itibaren farklı tarihlerde ya da aynı anda Oda’nın farklı kademelerinde aktif görev aldığı, görev yaptığı ve uygulamanın bizzat takipçisi olduğu bilgisine Oda yayınlarından ulaşılabilmektedir.

Mimarlar Odası, Mimarlık dergisinin 1964/5 sayısında “Mesleki Hizmetlerin İfasında Uyulması Gerekli Tatbikat Esasları”nı yayımlar, Sn. Levent Aksüt o tarihte Mimarlar Odası Merkez Yöneticisidir, Sn. Doğan Hasol da Oda Yayın Kurulu’nda görev yapmaktadır.

• Bu esaslara göre, projelerde, Oda Umumi Heyetlerince kabul edilmiş olan mimarlık ve mühendislik hizmet standartları aranır.
• Bu maddede adı verilen standartlar, mukavelelerin tabii ekidir. Bu standartlara uymayan projelere belge verilmez.
• Vize işlemi yapılacak mesleki hizmetler için mimarın işverenle bu yönetmelik esaslarına göre mukavele yapması ve bunun bir suretini, Şubeye tevdi etmesi esastır. Bu mukaveleler, en azından Tip Sözleşmedeki konuları ihtiva eder.
• Belge harçları, Oda Umumi Heyetlerince kabul edilecek esaslara göre alınır.
• Vs.

Davacılar, yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan “Mesleki Denetim” tanımının iptalini de istemektedirler.

İptali istenen Mesleki Denetim; Yönetmelikte Mimarlık hizmetlerinin; kamu yararını gözetmek, haksız rekabeti engellemek, meslek etiğini ve eser sahibi mimarın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan gelen haklarını korumak amaçlarıyla, Mimarlar Odası tarafından yürürlükteki standart ve normlara göre incelenerek, mimarın kayıt ve sicillerinin tutulması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım ve uygulama yukarıda adını ve tarihini verdiğim ve 1961 yılında yürürlüğe giren OMDU uygulaması (benim ulaşabildiğim en eski tarih) ile Mimarlık 1964/5 sayısında yayımlanan esaslarında, daha sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerin de aynı olduğu görülmektedir.

Davaya konu yönetmeliğin 3-5. maddesinin (a) bendinde yer alan “mimari tasarım hizmetleri tanımının” iptali de istenmiştir. Bu madde şöyle:
(a) Mimari tasarım hizmetleri; mimari proje hizmetleri, rölöve, restitüsyon, restorasyon hizmetleri, imalat projesi çalışmalarıdır.

Bu maddede “mimari tasarım hizmetleri” kapsamı dar tutulmuş denilebilir, fakat neden iptali istenebilir? Zaten TMMOB tarafından daraltılan uygulama ile ilgili Odamız tarafından bir dava açılmıştır. Halbuki davacılar burada söz konusu daraltmayı Mimarlar Odası yapmış gibi göstererek dava açmıştır.
İlginçtir davacıların iptalini istediği maddelerden birisi de yönetmeliğin 14. maddesinin (b) bendidir:

14. (b) Mimara birden fazla serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi ve mührü verilmez.”

DEVAMI VAR...

5 Şubat 2006, 17:07Yazan: Metin KaradağBu haberin devamı var mı, yok mu?

3 Şubat 2006, 12:21Yazan: Metin KaradağBu haberin devamı yok mu?

25 Ekim 2005, 14:39Yazan: Ebru Bayram2 Haziran 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği” nin “mesleki denetim, askeri ücret tarifesi, büro tescil belgesi ve mimarlık hizmet alanları” ile ilgili hükümlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle kurumsal olarak Türk Serbest Mimarlar Derneği ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği, kişisel olarak da Levent Aksüt, Yaşar Marulyalı, Neşet Arolat, Murat Artu, Sinan Genim, Haydar Karabey, Ersen Gürsel, Doğan Hasol, Mehmet Affan Yatman, Salih Zeki Pekin, Bora Akçay TMMOB ‘ye karşı dava açtı.

Haberin devamını okumak için tıklayın.
http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=5231

10 Ağustos 2005, 19:10Yazan: Gülin Şenolİstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa Serbest Mimarlar Dernekleri mayıs ayının sonunda birleşme kararı aldılar. Antalya'nın birleşmesiyle birlikte de beşinci katılımcı sağlanacak ve dernekler tek bir çatı altında toplanabilecek.

Haberin devamını okumak için tıklayın:
Serbest Mimarlar Birleşiyor!

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Ağustos 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
        1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı