Son günlerin en çok konuşulan romanı Masumiyet Müzesi gerçek oluyor. Orhan Pamuk'un roman kurgusuna uygun biçimde Çukurcuma'da yıllar önce satın aldığı binaya kurulacak Masumiyet Müzesi'nin 2010'da kapılarını açması bekleniyor.
Yazarın yıllardır üzerinde çalıştığı bir müzenin adı olan "Masumiyet Müzesi", romanıyla birlikte hayal olmaktan çıkıp gerçekleşme aşamasına geçti.
Müzede Pamuk'un roman kahramanı Kemal'in sevgilisi Füsun'un dokunduğu eşyayla oluşturulan koleksiyon sergilenecek.
Müze fikrinin gerçekleşmesinde en önemli rolü projenin mimarı İhsan Bilgin oynuyor.
İhsan Bilgin müzenin 2003'te tamamlandığını ancak ondan sonra romanın yazılmasını beklediklerini söylüyor.
Müze romanda kurgulanan bir hayatın gerçek hayata taşınması açısından da bir ilk.
Orhan Pamuk, müzenin hazırlık sürecinde dünyanın dört bir yanındaki müzeleri ziyaret etmiş ve gündelik eşyanın nasıl sergilendiğini araştırmış.
Yazar ayrıca müzede sergileyeceği eşyayı da yine dünyanın dört bir yanındaki bit pazarlarını dolaşarak toplamış.
Pamuk, kitaba sahip olanlar için Masumiyet Müzesi'ne girişi bir defalığına ücretsiz yapacak.
Bütün yorumları forumda okuyun!24 Ağustos 2009, 18:03Yazan: Selin BiçerNobel ödüllü yazarın yaklaşık 10 yıldır projelendirme çalışmalarını yürüttüğü Masumiyet Müzesi'nin hayata geçirilmesi için İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nda Genel Sekreter Yılmaz Kurt ev sahipliğinde geçtiğimiz cuma akşamı bir imza töreni düzenlendi. ilgili haberin devamını buradan okuyabilirsiniz... (devamı)
31 Ekim 2008, 14:49Yazan: luminaBu ara, Delft Üniversitesi tarafından 1988 yılında basılmış, Adolf Loos ve Le Corbusier'nin mekan konstrüksiyonlarını ve bu konstrüksiyonun elemanter yapılarını inceleyen "Raumplan versus Plan Libre" kitabını tekrar gözden geçiriyorum. Kitap içinde Beatriz Colomina'nın "On Adolf Loos and Josef Hoffman" başlıklı makalesi buradaki tartışmayı başka yönleriyle de tetikleyebilecek malzemeyi sunuyor... (devamı)
9 Ekim 2008, 14:40Yazan: MrTSayın Beyhan Bolak Hisarlıgil, yüksek lisans tezi; "Romanlarda temsil edildiği biçimiyle edebiyatta kurgulanmış mekan bir inceleme çalışması: Kara Kitap, Orhan Pamuk", 2000
9 Ekim 2008, 14:31Yazan: Simla Sunay Ozdemir Zileli kızgınlığını romanı baştan şöyle bir özetini geçerek gösteriyor bence. Bir roman eleştirisi böyle olmaz ki. Bir kere kitap özetlenmez. Okuyucuya ayıptır. Edebiyat dersinde okuduğunuz kitabın özetini yazar gibi olmuş bence. . Zileli'nin metinde özet az yer almıştır. Asıl Cumhuriyet Kitap Eki'nde iki hafta boyunca tam bir özet okumuş olmalısınız... (devamı)
9 Ekim 2008, 13:55Yazan: alpartKitabı okuyan herkes hayal dünyasındaki sarı ayakkabıyı çizip göndersin,bence bunlar aydan aya değiştirilerek sergilensin.Böylelikle müzede bir devinim olsun ve okuyucular müzeye katkıda bulunsun.
8 Ekim 2008, 23:54Yazan: ayasofyaMerhaba, Açıkçası Çılgın Türkler'in, bir kitabı körü körüne satın almak ve hatta korsanını basmada ne derece "çılgın" olunabildiğini anladığım bir kitap olarak görmekteyim. Arkasından yine Turgut Özakman'ın Çanakkale Savaşı'nı konu eden romanı Diriliş'in ise gerçekten iyi olmadığını düşünüyorum... (devamı)
8 Ekim 2008, 18:14Yazan: Simla Sunay Ozdemir Masumiyet Müzesi'nde ise, Kemal ile Pamuk nedense çakışık, simetrik bir ilişki temsiliyeti içindeymiş gibi aktarılıp sonra da kızılıyor gibime geliyor bana. Orhan Pamuk başka biri, Kemal başka biri, ki kitap zaten bunu bütün çıplaklığıyla gösteriyor; buradaki İhsan Bilgin ile kitaptaki Mimar İhsan farkı gibi... (devamı)
8 Ekim 2008, 14:50Yazan: AZMİ AÇIKDİLUzun yazı ve yorumlardan sonra Sayın Ayasofya'nın ilk yorumuna gelindiğini (kitabı okumamıştı), yine Ayasofya Hocam'ın son yorumundan anlıyoruz (kitabı okumuş).
Zarfa bakıp mazrufu okuyabilen Hocam'ın, bu özelliğini eğitimciliğine mi vermek lazım ?
Yoksa, eğitimciliğine mi vermek lazım... (devamı)
8 Ekim 2008, 14:41Yazan: luminaBence karakteri bir kahraman (ya da anti-kahraman) olarak görme arzusunun hayalkırıklığını dile getiriyorsunuz. Bir miktar Tanzimat romancılarının karakterleri içinden konuşmasını isteyen bir hal gibi; karakterin bahane olduğu, bu yüzden de karikatürleşme noktasında abartılara boğulduğu, aslında romanı görünür kılan metnin daha yazılmadan yazılmış olduğu (Ayasofya, kızma sakın!), çeşitli ahlaki tonlar içinde doğru ve yanlışı işaret etmenin ötesinde, bu kategorik ayrımı ibret verici hale getiren bir roman... (devamı)
8 Ekim 2008, 14:25Yazan: ayasofya Ancak Pamuk'un romanlarındaki Türkiye eleştirilerinde, muhalif(iyi yazar muhaliftir) olmaktan farklı sanki batıya mistik-oryantalist bir sos gibi görünme talihsizliği ne yazık ki hissediliyor. Bunun bir nedeni de benim özgür bırakılmalı dediğim dil ve anlatım teknikleri ve Türkçe'nin kendi öz suyundan çıkan "ses" ten uzak, yabancı yaratısından kaynaklanıyor... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!








