Arkitera.com ICON DERGISI

Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
ARKITERA EGITIM MERKEZI

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Rekabetsiz satış

Tarih: 28 Ağustos 2008 Kaynak: Hürriyet Yazan: Yalçın Bayer
TOKİ, Ocak 2003 ile Kasım 2007 arasında 283.000 konut, sosyal donatılar, okul ve iş merkezleri vb. işleri kapsayan, yatırım maliyeti yaklaşık 18 milyar YTL olan toplam 1700 ihale yaptı.

Tabii bunlara ilişkin açılış törenlerinin önemli bir kısmı, 20 tanesi tam da geçtiğimiz yılki seçim dönemindeki 2 aya rastladı; Başbakan’ın katılımıyla... TOKİ’ye sorarsanız, "Bunlar için bizim cebimizden para çıkmadı" diyecektir. Doğrudur da... Hangi müteahhit, "Yok ben bu bedeli ödemeyeyim" diyebilirdi ki? Hele hele idarede bekleyen yaklaşık bir 7.5 milyar YTL hakedişi varken... TOKİ sadece konut da yapmadı... Emlak Bankası’ndan kendisine devredilen bazı proje ve arsaları da sattı; satmaya da devam ediyor. Çünkü TOKİ’nin paraya ihtiyacı var. Tamamlanamayan bazı projeler, Meclis’in kapanmadan önceki son gecesinde alelacele çıkarılan ’fiyat farkı kararnamesi’ gereği müteahhitlere ödeyecekleri, söz verilen yeni projeler.... TOKİ’nin nakit ihtiyacı için ’yurtdışına’ da çıkıldı. Hem de 1.5 milyar dolarlık bir paketle... Para mevcut global kriz nedeniyle bulunamadı. Satışa çıkan projelerden en önemlisi de bugünlerde 450 milyon dolar bedel ile ihaleye çıkan ’Ataköy Galeria Tesisleri’... ’Yeni Şafak’ Gazetesi bile 3 milyar dolarlık ihale diyor!..

Ancak bu piyasada olan herkes diyor ki, "Bunun adı ihale", zira bir grup dışında bu ihaleye kimse girmeyecek. Nereden mi biliyoruz? Siz olsanız tapu kaydında 2038 yılına kadar kira şerhi olan bir proje ve onun eklentilerini 450 milyon dolara satın alır mısınız?

Peki kim kurdu bu arazi üzerinde ’üst hakkını?’

TOKİ...
Kimin lehine?..

Denizciler Ataköy Turizm İnşaat AŞ (DATİ)... Yani Denizciler Ortak Girişimi...

Bir dönem Emlak Bankası’nın başını yiyen ’Denizcilik kredileri’nin lehtarları... Nasıl aldılar peki? TOKİ sayesinde...

TOKİ burayı 200 milyon dolara kiraladı; şimdi ise ’olmadı satalım’ diyor...

Sizce hangi akıllı (!) ’işadamı’ bu ihaleye girip 2038 yılına kadar dokunamayacağı bir mala 450 milyon dolar verir?

Verecek olan belli; DATİ... O da 450 milyon dolar bedelle; muhammen bedel kadar... 1 milyar dolara gider mi?

Bu konudaki tartışmanın giderek büyüyeceği anlaşılıyor.

’Çankaya’da erozyon
BUGÜN Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinin yıldönümü.

Geçen yıl, seçimin yapıldığı gün Hürriyet ’Sezer duruşu’ başlığı ile çıkmıştı. Gül’ün, seçimden bir gün önce ’kırmızı ışık’ta durarak Sezervari bir duruş sergilediğini yazmıştı. Ama daha sonra aynı Cumhurbaşkanı, Sezer’in hiçbir zaman yapmadığını yaptı ve bir işadamının ultra lüks yatında tatil yaptı. Yemin ettikten sonra Cumhurbaşkanı olarak yaptığı ilk konuşmasında, laiklik ve demokrasi vurgusu yaptı, "Kapım herkese açık, Allah beni mahcup etmesin" diye konuştu. Laiklik konuşmasına karşın kurucusu olduğu parti, laikliğin odak noktası olmaktan mahkûm oldu.

’AKP medyası’ tarafından Gül’ün "Çankaya Köşkü’nü halka açacağı" yazıldı. Aradan bir yıl geçti, böyle bir uygulaması olmadı.

Ve Vatan’da yayınlanan TNS Piar şirketinin anketi... Geçen yıl yapılan ankette ’güvenilirlik’ sıralamasında 1. sırada Ordu, 2. sırada da Çankaya Köşkü (Sezer) vardı. Bu haziran ayındaki ankette ise Ordu 1. sıradaki yerini korurken, Çankaya Köşkü (Gül) % 66’dan 57’ye, yani 4. sıraya inmişti.

Bilgi edindirme
Ve Minnesota Üniversitesi’nde iktisat doktoru öğrencisi olan Ceyhun Elgin’den bir not: "Ben Anayasa’nın tüm vatandaşlara verdiği hakka dayanarak Bilgi Edinme Kanunu’nu kullanıp Cumhurbaşkanlığı’na, 5.8.2008 tarihinde yaptığı rektör atamalarının tek tek gerekçesini sordum. Kanuna göre 15 iş günü içinde cevap verilmesi gerekiyor. Bu süre 21 Ağustos 2008’de doldu ve herhangi bir cevap gelmedi."

Bahadır ve Turgay’a ART’den ’acı’ kahve
Türkiye’deki dönüşümün önünde hiçbir engel kalmadı! AKP’nin, laikliğe aykırı girişimlerin odağı olmakla suçlanarak cezalandırılmış olmasına rağmen erki elinde tutar halde bırakılması, bundan sonraki süreçte AKP’nin önünde engel oluşturabilecek hiçbir direnç noktasının kalmadığı gerçeğinin ağırlığını olanca gücüyle hissettiriyor.

"İktidar olduk ama muktedir olama