Arkitera.com ICON DERGISI

Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
SANTIYELERE RAF

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Tarlabaşı 9 ünlü mimara emanet

Tarih: 7 Temmuz 2008 Kaynak: Hürriyet Yazan: Ersin Kalkan
Tarihi İstanbul’un önemli bir parçası olan Tarlabaşı, değişim ve dönüşüm için gün saymaya başladı. Bölgedeki binalar büyük 1870 yangınından sonra evsiz kalan İstanbulluları yerleştirmek için yapılmıştı. Yüzyıl önce semtte Rum, Ermeni, Polonyalı, Yahudi ve Bulgar nüfusu ağırlıktaydı. Bu özelliğini 40 yıl öncesine kadar sürdürdü.

6-7 Eylül 1955’teki yağma ve saldırılardan en çok burası etkilendi, azınlık yurttaşlar gitti. Boş evler önce işgalcilerin eline sonra Hazine’ye geçti. Bunların da bir kısmı satıldı, kalanlar ecri misil uygulamasıyla işgalcilere verildi. 1990’larda terör nedeniyle boşaltılan köylerin sakinleri de buraya yerleşti. Yani sosyal doku tamamen değişti. Eski zamanın seçkin muhiti kapkaç ve gasplarla gündeme geldi. Semtteki binaların yeni sahipleri ve işgalciler tarihi yapıları yıkmaya, değiştirmeye başladı. İstanbul’un merkezlerinden biri, tam bir çöküntüye dönüştü. Sonunda Beyoğlu Belediyesi semte el attı. Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Haziran 2005’te çıkarılan 5366 sayılı yasaya dayanarak bölgeyi "yenileme alanı" ilan etti. Şubat 2006’da Bakanlar Kurulu kararıyla işe başlandı. Bir yıl sonra projenin şartları tamamlandı. İhaleyi GAP İnşaat kazandı. Bülbül, Çukur ve Şehit Muhtar mahallelerini kapsayan proje için bir ekip oluşturuldu. Dokuz adadan oluşan proje alanı toplam 20 bin metrekare, alanda 278 bina yer alıyor. Tarlabaşı projesinde 54 mimar, şehir plancısı, akademisyen ve sosyolog çalışıyor. Bölgenin yeni yüzünü Tasarım Grubu şekillendirecek. Bu grupta 7 mimarlık şirketinden 9 ünlü mimar var. Mimarların her birine proje alanında belirli adalar verildi. Şu anda mezbelelik durumundaki bu adaların yeni şekli kağıt üzerinde ortaya çıktı. Projeler üç boyutlu hale getirilip sunumları yapıldı. Tarlabaşı Projesi’nin son hali Beyoğlu Belediyesi’nin Tünel’deki sergi salonunda sergileniyor. Belediye Başkanı Demircan, "Projenin nasıl olduğunu hem Tarlabaşı sakinleri hem de İstanbullular görsün ve itirazlarını, eleştirilerini bize iletsinler istedik" diyor.

280 binanın yer aldığı bölgede, en yüksek tarihi yapı baz alınarak binaların yükseklik sınırları belirlendi. Dar parsellerden 5-6 tanesi tarihi siluetleri korunarak içerden birleşerek inşa edilecek. Yeni yapılar için eskilerle uyumlu ama farklı tipte cepheler tasarlandı. Her mimar bu boşlukları kendine göre doldurdu./_np/5076/5925076.jpg

Tarlabaşı Halkı
Proje ekibindeki sosyologlar proje alanında yaşayanların sosyal profillerini yüzyüze görüşmelerle belirlenmiş:

Doğu ve Güneydoğu’dan gelenler ağırlıklı. İkinci sırada Karadenizliler var. Az sayıda Rum, Ermeni ve Süryani yaşıyor.

Çoğunlukla katı atık toplamak, seyyar satıcılık, midyecilik gibi işler yapıyorlar. Çoğu sosyal güvenceden yoksun.

17-25 yaş arasında kalifiye olmayan işlerde çalışan veya işsiz 55 genç; 25 yaş üzeri işsiz veya kalifiye olmayan işlerde çalışan 60 kişi var. 25 yaş üzeri kalifiye işlerde (bankacılık, inşaat mühendisi, öğretmen, otomotiv sektörü vb.) çalışan genç sayısı ise 14.

80 çocuk ilköğretime, 20 çocuk liseye, 6 çocuk üniversiteye gidiyor.

Mülk sahipleri ne yapacak
Projenin en sorunlu yönü, ortaya çıkacak olan değerin paylaşımı. Bölgedeki pekçok mülk sahibi binaları işgalcilerin elinde olduğundan ne restorasyon yapabiliyor ne doğru dürüst kira alabiliyor. Mülk sahipleri anlaşma yaptıkları takdirde, yapının yeni halinin yüzde 42’sine sahip oluyor. Mevcut Kiracılar da TOKİ’den çekilişe katılmadan ev alabiliyorlar. İş yeri sahipleri, proje süresince yeni yerlerinin kiralarını proje merkezinden alabilecek. Konuyla ilgili sorunlar belediye, yatırımcı ve Tarlabaşı Derneği işbirliği ile çözülmeye çalışılıyor.

Tarlabaşı Proje Kurulu
Proje koordinatörlüğünü Nilgün Kıvırcık yürütüyor. Danışma Kurulu’nda ise Prof. Dr. Sercan Ögencik Yıldırım, Prof. Dr. Haluk Gerçek, Prof. Dr. Güzin Konuk, Dr. Sinan Genim, Orhan Demir yer alıyor.

Han Tümertekin (Mimarlık Yapı Tasarım)
İTÜ Mimarlık mezunu. İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. 1986’da Mimarlar Tasarım ve Danışmanlık Hizmetleri AŞ’yi kurdu. 1992’den beri çeşitli üniversitelerde ders veriyor. 2004’te Assos’ta yaptığı B2 Evi ile Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü kazandı.

Dr. Me