Geçen mayıs ayında İstanbul’u ziyaret eden UNESCO heyetince hazırlanan rapor, Kanada’da Dünya Mirası Komitesi toplantısında görüşülüyor. Komite’den geçmesi beklenen raporda, İstanbul’un Dünya Kültür Mirası Listesi’nde kalması için Şubat 2009’a kadar hatalı uygulamaların düzeltilmesi öngörülüyor. Raporun kentsel yenileme alanı ilan edilen Sulukule ile ilgili bölümlerinde proje “soylulaştırma” olarak niteleniyor. Raporda “Koordinasyon halen bir sorun olarak durmaktadır. Bu, Süleymaniye’deki dokuz tarihi evin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait firma (KİPTAŞ) tarafından yasadışı biçimde yıkılması, Fatih Belediyesi’nce Zeyrek’te dört tarihi evin yıkılması ve Fatih Belediyesi’nin yaptığı, eski bir Roman yerleşimini yerinden etmeyi içeren soylulaştırma projesiyle Sulukule’de kendini göstermektedir” deniliyor. Sulukule Platformu “Koruma literatüründe neredeyse ‘suç işlemek’le özdeş anlama gelen soylulaştırma sözcüğü, umarız yöneticilerin gözlerini açar ve Sulukule’deki yasadışı uygulamalara son verilmesini sağlar” açıklamasını yaptı.
TakipYorumlarYorum Sayısı: 9424 Eylül 2008, 10:58Yazan: Gökçe ArasMimar, şehir planlamacıları ve sosyologların aralarında bulunduğu bir grup, Fatih'te ''Sulukule'' olarak bilinen bölgede Fatih Belediyesi'nce yürütülen yenileme projesine alternatif bir proje hazırladı. Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
22 Temmuz 2008, 11:00Yazan: Emine MerdimSulukule Guardian'da. Video: Oldest Roma settlement in Istanbul under threat | World news | guardian.co.uk
14 Mart 2008, 14:08Yazan: RedRapsodyeee!! mezbelelik devam etsin o zaman :) Etmesin elbette, eğer konuyu yakından izliyorsanız Roman mahallesindeki alternatif çalışmalardan haberiniz vardır. Bir yerin rehabilitasyonu oranın tamamen yıkılıp, rant elde edip yeniden imarıyla sağlanamaz. Bu denenmiş, araştırılmış ,ortaya konmuş. Daha titiz,yavaş ve bilimsel bir rehabilitasyon süreci izlenmeliydi. Belediyeler heryeri güzelleştirmek adına çok hızlı yıkım-yapım yolunu izliyorlar. Kendilerince haklı nedenleri olabilir, fakat bu şekilde toplumun büyük çoğunluğunu psikolojik ve kültürel çöküntüye ittiklerini ileride anlayacaklar. Bu toplumu arındırma, temiz toplum yaratma kaygısı geri dönüşsüz bir şuursuzluk ve çöküntü yaratacak. Mutlu hissetmediğiniz şehir asla güzel olamaz. Plazadan gördüğünüz değil, sokakta yürürken yaşadığınız kenttir. Bunun yaşamayı sevmeyen, plaza-otomobil-ev üçgeni dışında bir yaşamı olmayanlar için bir anlam ifade etmesini beklemiyorum.
14 Mart 2008, 11:53Yazan: mimar mahmuteee!! mezbelelik devam etsin o zaman :)
14 Mart 2008, 11:06Yazan: RedRapsody








