Sheraton Oteli’nde 7. si yapılan Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları Ulusal Kongresi TBBM Başkan Vekili Güldal Mumcu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanı Önder Kıraç, Kıyı Alanları Yönetimi (KAY) Milli Komitesi Başkanı Profosör Doktor Erdal Özhan ile Gazi üniversitesi Rektörü Profosör Dr. Kadri Aytaç’ın katılımıyla başladı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, açılışta yaptığı sunumda, Denize kıyısı olmayan ancak yapılan rekreasyon alanlarıyla 6 tane dev parkı bulunan Ankara’da rekreasyon alanlarıyla ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı.
Ankara’nın kıyıları olmayan bir kent olmasından dolayı belediye olarak suni kıyılar oluşturmaya önem verdiklerini, mevcut göl gibi doğal yapıları ise yaptıkları düzenlemelerle halka açtıklarını ifade eden Gökçek, bu göllerden en önemlisinin Mogan Gölü olduğunu belirtti. Başkan Gökçek, Ankara’nın 6 adet dev rekreasyon alanıyla dünyanın sayılı kentleri arasında olduğunu vurgularken, Mogan başta olmak üzere düzenlemesi yapılan doğal ve suni rekreasyon alanlarını şu şekilde anlattı:
“Ankara’da, su dediğimizde, kıyı dediğimizde aklımıza bir şey gelmiyor. İlk belediye başkanı olduğumuzda acaba ‘Kızılırmak’ı Ankara’dan geçirebilme imkanımız olur mu’ diye çok düşündüm Mamak’ tan geçirsek bile 100 metre aşağıdan geçirileceğini görünce bundan vazgeçtim. Ankara’yı suya nasıl kavuştururuz düşüncesiyle rekreasyon alanlarına önem verdim . Dünya da ki şehirleri arasında en çok rekreasyon alanına sahip olan kent Ankara. Hiçbir kentte iki den fazla rekreasyon alanı göremedim. Ankara’nın 6 tane dev rekreasyon alanı var. Bu açıdan Ankara’nın şanslı olduğunu düşünüyorum. Mevcut olan gölleri geliştirme yoluyla kıyı şeridi özelliğini vermeye çalıştık. Ankara’nın en temel, en önemli kıyı şeridi bizim Mogan. Göreve ilk başladığımda Mogan Gölü çevresiyle ilgili valilik başkanlığında oluşan komitede gölü düzenlemeyi çok istedim. Özel Çevre Koruma’da buradan sorumlu kuruluş. Yıllarca burayı bize vermediler. Ancak dört yıl önce bize verdiler. Mogan çevresinde ilk uygulamamızı, gerekli düzenlemeyi yaptık. Su ve kıyılar halk için varsa değeri var ,halk yoksa elbette değeri var ama önemi fazla yok. Önemli olan kıyıları halkla paylaşmak , insanlar gelip gittikçe daha da önem veriyor ve bu kıyıları koruyor.Moganımız yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Küresel ısınma özellikle son iki buçuk senedir, ağır kuraklık şartları Mogan’ımızın yaklaşık 1,1.5 metre suyun çekilmesine yol açtı ve yavaş yavaşta yok olmaya yüz tuttu”
“Mogan’ı Düzenleyerek Halka Açtık”
Başkan Gökçek sinevizyon görüntüleri altında yaptığı konuşmasında Mogan’ı yaptıkları düzenlemeyle halka açtıklarını ifade ederek, bu şekilde halkın da Gölü korumasının yolunu açtıklarını belirtti. Mogan gölüne Pazar günleri hava şartları müsait olduğunda 30- 50 bin arasında insan geldiğini belirten Başkan Gökçek “ Moganı korumak bizim asli görevimiz” diyerek şunları sözlerine ekledi: “Vatandaşımızı yaptığımız düzenlemeyle buraya çektikten sonra Moganımızı korumamız elzem oldu. Moganımız su hattımız vasıtasıyla beslemeye karar verdik . Kızılırmak’tan gelen suyu şu anda iki hattan günde 50 bin metreküp olarak veriyoruz. Yaklaşık 5-6 ay böyle akacak olursa Mogan’ı eski seviyesine getirmiş olacağız. Üçüncü hatanda bir 50 bin metreküp su verecek olursak bu süreyi kısaltmış olacağız.”
Ekolojik Denge Kalmamış
Bazı çevrelerin Mogan’a verilecek suyla ekolojik dengesinin bozulacağını belirttiğini ifade eden Başkan Gökçek, “ Mogan’ın ekolojik dengesi kalmamış ki. Biraz daha su vermezsek Mogan’ın dengesi , balık diye bir şey kalmayacak. Su vermekten başka çare yok . Bende suyu göle uzaydan getiremeyeceğime göre getirebileceğim en yakın su kaynağı Kızılırmak ve ben de bu suyu getirdim” diye konuştu.
“Sıra Eymir’de”
Eymir gölü ile ilgili Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne çağrı yapan Başkan Gökçek, sözlerini sürdürerek “Buradan hocam aracılığıyla ODTÜ’ye bir çağrım olacak. Eymir Gölü’nde de su seviyesinde gerileme var. ODTÜ burayı halka açmıyor. ODTÜ bünyesindeki kişilere, öğretim görevlilerine kullandırıyor. Biz burayı da kurtarmak istiyoruz. Tek şartımız var. Biz diyoruz ki verdiğimiz suyu öbür tarafa da kullanalım. Lütfen burayı da halka açın ve buraya da su verelim. Düzenlemek için nasıl bir fedakarlık yapılması gerekiyorsa bizde fedakarlık yapalım. Buraya kaçak olarak vatandaş giriyor. Mademki bu yapılıyor. Kontrollü olarak biz halka açalım. Halkın hizmetine açalım. Ben şimdi oradaki boruları temizletecek bir hazırlık aşamasındayım. Eymir ile Mogan Gölü arasında 1 metre kot farkı var, bu kot farkını kullanarak Eylül ayında suyu doldurarak Eymir’ide kurtaralım. Bu konuda Üniversitelerle özellikle de Milli Komiteyle işbirliği yapalım”
Mavi Göl
Ankara’ya su veren kaynaklardan birinin de Bayındır Gölü olduğunu belirten Başkan Gökçek “Bu mavi gölü rekreasyon alnına dönüştürerek bu kıyıları da Ankara’yla iç içe getirmek istedik. Bu anlamda iki yıl önce bir düzenleme yaptık. Bu düzenleme neticesinde Bayındır Barajına Mavi Göl adını vererek şu anda ki güzellikleri Ankaralılara tattırdık Bu gölde de Pazar günleri 30 binle 60 bin arasında tatil yapan oluyor. Ankara’daki altı rekreasyon alanı içinde Cumartesi ve Pazar günleri 100 bin bazen 200 bin insan buralara gidiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak rekreasyon alanlarını çoğaltmak suni kıyılar yapıp çoğaltmak, yere yer havuzlar yapıp kıyı özlemini gidermek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu senede iki rekreasyon çalışmasını yürütüyoruz. Gençlik Parkını eski güzelliğine kavuşacak hatta eskisinden daha güzel olacak. Eylül ayına yetiştirmeye çalışıyoruz. Kuzey Ankara Rekreasyon alanı bu sene başlayacak gelecek sene Ankaralılara yeni rekreasyon alanı, suni gölde olsa yeni kıyı şeridini kazandırmış olacağız”
Göksu
Göksu göletinin rekreasyon alanı haline gelmesiyle de bölgenin değerinin arttığını vurgulayan Başkan Gökçek, bu tür projeleri sürdüreceğini söyledi. Başkan Gökçek, Göksu ile ilgili de şunları anlattı: “Eski su göleti olarak bilinen Göksu, 2003 yılına kadar tam bir bataklıktı. Bu bataklık bu gün büyük değişikliğe uğrayarak 110 bin metrekare su çapı olan bir gölet olarak hizmete girdi. Bu ağırlıklı olarak vatandaşın geldiği bir bölge oldu. Çevre açısından da bu gölün etkisi kaçınılmaz oldu. Göksu’yu 100 günde inşa ettik. 9 ayrı müteahhitle 2003 yılında. 100 günde yaptığımızda arkada 4 bina vardı yapılı olan. Bu binalardaki dairelerin fiyatlarını gölün yapımına başlamadan önce sordum. 25- 30 Milyar lira cephesine göre değişiyordu. Dört ay sonra sorduğumda bina değişmediği halde bu daireler 80 ile 100 milyar lira olmuştu. Şu anda göle bakan dubleks daireler 700 bin lira alt dairelere 300 ila 500 Milyar lira. Burada gelişme oldu. Ne sayesinde Göksu gölü sayesinde. Dolayısıyla bu tip projelere devam etmek istiyoruz. Özellikle Üniversite çevresiyle her türlü yaklaşıma işbirliğine açık olduğumuzu belirtiyor ve bu konuda söz veriyorum”
Gökçek, Büyükşehir belediyesi olarak, üniversiteler ve çeşitli kuruluşlar tarafından hazırlanacak bu tür projelere her türlü desteği vereceklerini de kaydetti.
TakipYorumlarYorum Sayısı: 275 Ekim 2008, 23:05Yazan: mdyEvet onlarda gerçekten çok komik. İnsanlar yürürken durup reklamları izleyecek. Yada yazları film günleri yaparlar. 50/70 gibi bir büyüklüğü olan bu ekranların çevresine tüm Sivas halkı toplanıp izleyecek. Bence süper fikir değerlendirmeye alabilirler. :)
3 Eylül 2008, 10:49Yazan: erdincuguzBelediye başkanı mimar olan ender kentlerden Sivas'tada her yıl değişen kaldırım taşları meşhurdur.En önemli caddelerinin sürekli kaldırım taşları değiştirilerek belediyemiz çalışıyor havasına girilir :) Her sene kaldırım taşı değiştirmeyecekler artık.Yeni bi sistem yaptılar kaldırımlara lcd tv ler yerleştirdiler artık her sene onları değiştirirler
26 Ağustos 2008, 02:54Yazan: mdyBelediye başkanı mimar olan ender kentlerden Sivas'tada her yıl değişen kaldırım taşları meşhurdur.En önemli caddelerinin sürekli kaldırım taşları değiştirilerek belediyemiz çalışıyor havasına girilir :)
21 Ağustos 2008, 11:02Yazan: Zeynep Güney"Gökçekler Ankara'da hanedanlık peşinde... Melih Gökçek 2009 yılında yapılacak yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne 4. dönemde yeniden aday. Oğlu Osman Gökçek ise Çankaya Belediye Başkan adayı olma sevdasında."
Vatan Gazetesi'nde çıkan haberin özellikle başlığı çok eğlenceli :): Gökçek'ler Matruşka gibi!
Baba-oğul Gökçeklerin televizyondaki açıklamaları ise şöyle: Vatan Video
11 Haziran 2008, 14:30Yazan: Zeynep GüneyBir inci daha, tabii ki Melih Gökçek'ten: "Türkiye’nin dördüncü büyük adamı benim!"
İlk üçü sırasıyla Cumhurbaşkanı, Başbakan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'ymış.
Haberin devamı için tıklayın.
6 Haziran 2008, 11:11Yazan: Gül KeskinBilecik'in Bozüyük ilçesinde ilk defa renkli asfalt döşeniyor. Belediyenin Dr. İsmailbey Caddesi'nde uygulamaya başladığı renkli asfalt, güneş ışınlarını emerek çevreye sıcak hava yayan siyah asfalt gibi yakıcı özellik taşımıyor.
Ayrıca estetik görünümü ile de caddeleri süslüyor. Kasımpaşa Mahallesi'nde, sıcak asfalt ile önce zemini hazırlanan ve silindiraj işlemi tamamlandıktan sonra şablonlar aracılığıyla desen verilen Dr. İsmailbey Caddesi, özel asfalt boyası ile boyanarak rengârenk bir görünüme kavuştu. Bozüyük Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu'nun da çalışmaları yerinde takip ettiği asfalt uygulamasında cadde; kırmızı, gri ve yeşil renklerdeki özel asfalt boyaları ile boyandı. Estetik görünümü yanında asfalt boyasının; güneş ışınlarını emmediği için asfaltın yakıcı sıcaklığını hissettirmemesi, yapısı itibarıyla asfaltın aşınma mukavemetini normal asfalta göre üç kat artırması, özel çimento ve akrilik reçine esaslı özelliğiyle asfalta iyice yapıştığından renkli görünümünün uzun süre kalması, yalıtım özelliği ve su izolasyonu sağlaması gibi çeşitli çevresel yararları da bulunuyor.
...
Zaman gazetesinin 6 Haziran 2008 tarihli bu haberini okuduktan sonra renkli(!) asfalt da ne menem birşey acaba diye merak edip Bozüyük Belediyesi'nin web sitesini eşeledim ve aşağıdaki fotoğrafa ulaştım. :D
![[image]](http://www.bozuyuk.bel.tr/haber/images/asfF.jpg)
30 Mayıs 2008, 11:00Yazan: Gökçe ArasGökçek'in açıklamasının ardından konu TBMM gündemine taşınmış, Ankaralı kobay mı?
29 Mayıs 2008, 22:02Yazan: ninlilAçıkçası belediye başkanlarının her yaptıklarına hayret ediyordum, eskiden! Şimdi ise; kentlere felaketlerin sadece, sel, deprem, yangın gibi doğal afetler, işgal ile gelmez diye düşünüyorum. Bursa'da ki yönetimin yaptıkları doğal afet kategorisinde değerlendirmeli derken, sanırım bütün büyükşehir yönetimlerin yaptıkları bu kategoriye katılmalı! İnsanlar denek olarak kullanılmış! Hiii!
29 Mayıs 2008, 17:45Yazan: Gökçe ArasBir inci daha.... Ankaralılara 21 gündür haberleri olmadan Kızılırmak suyu içirdim Ankara’nın 20 Yıllık Su Sorunu Çözümlendi
28 Mayıs 2008, 13:32Yazan: Omer YilmazArkitera.com'dan "Ayın İncisi" bölümü istiyoruz. İlk önerim bu son iddiadır. :D
Bütün yorumları forumda okuyun!










