Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
ARKIV

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Sit alanlarında yeni bina olmamalı

Tarih: 13 Mayıs 2008 Kaynak: Milliyet Yazan: Gürkan Akgüneş
Dünya Mirası Koruma Merkezi Başkanı Francesco Bandarin, Four Seasons ek otel inşaatının bulunduğu alanı gezdiğini belirterek, genel itibariyle bu tip tarihi sit alanlarında yeni inşaatların olmaması gerektiğine inandıklarını vurguladı.

İstanbul’da 4 gündür incelemelerde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirasını Koruma Merkezi heyeti, 2 yıl önceki inceleme gezisine göre kentte olumlu gelişmeler yaşandığını kaydetti.

Tüm vaatlerin gerçekleştirilmediğini ve bazı eksikliklerin bulunduğunu belirten Dünya Mirası Koruma Merkezi Başkanı Francesco Bandarin, Galataport ve Haydarpaşa projelerinin iptal edilmesinin koruma için olumlu olduğunu söyledi. Four Seasons Otel’i ek inşaatını “çok dramatik” bulmadığını da vurgulayan Bandarin, ancak tarihi sit alanı olan yerlere yeni inşaatların yapılmaması gerektiğine inandıklarını bildirdi.

İstanbul’un “UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi”ndeki yerini koruyup koruyamacağıyla ilgili olarak rapor hazırlayacak olan UNESCO heyeti, kentteki gezilerinin 4. gününde izlenimlerini, dün Süleymaniye’deki Büyükşehir Belediyesi Koruma Uygulama Denetim Müdürlüğü’nde basına anlattı.

Bandarin, incelemeler sonunda toplanan bilgilerin Dünya Miras Komitesi’ne sunulacağını ve İstanbul için nihai kararın komitenin Kanada’da 2 Temmuz’da yapacağı toplantıda verileceğini belirtti.

Gerilemeler de var
Kara surları konusunda nadir bir şehir olan İstanbul’un surlarının korunmasına özellikle dikkat ettiklerini vurgulayan Bandarin, “Bazı gerilemeler de var. O da şaşkınlıkla izlediğim şekilde kent merkezine yakın alanlara dikilen yüksek binalar. Bu binalar tarihi bütünlüğü etkilememeli. Görsel bütünlüğe zarar veren Galataport ve Haydarpaşa projelerinin iptal edildiğini görüyoruz. Bu da korumaya uygun” diye konuştu.

Four Seasons ek otel inşaatının bulunduğu alanı sabah gezdiğini kaydeden Bandarin, genel itibariyle bu tip tarihi sit alanlarında yeni inşaatların olmaması gerektiğine inandıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

“Bu tür çalışmalarda tarihi dokuya etkinin küçümsenmeden izlenmesi gerekiyor. Yeni yapılar yapılacaksa da bunların yüksekliği tarihi yapıya zarar vermemeli. Alanda arkeolojik park yapılacağını gördük, bu da bizim için olumlu.”

Bandarin bölgede şu ana kadar yapılan inşaatla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine de, “İki alan var. Biri mevcut restorasyonun devam ettiği, ikincisi ise ek yapıyla ilgili. Restorasyonda en minimum müdahalenin doğru olduğunu değerlendiriyoruz.

Ölçek ekonomisine göre de sonuçta otel orada oda sayısını artırmaya çalışıyor. Dolayısıyla görsel etki açısından böyle bir inşaatın çok dramatik olmadığı, kabul edilebilir olduğu söylenebilir. Burada arkeolojik bulguların halka açılması bir artıdır” diye konuştu.

Sulukule ruhu kaybolmasın
Yüksek katlı bina sayısındaki artış ile koruma altındaki tescilli binaların yıkılmasının kentteki olumsuzluklar olduğunu kaydeden Bandarin, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından konsept projesi çizilen ve heyet üyelerinin silueti etkileyecek itirazına konu olan Haliç’teki raylı geçiş köprüsünün alternatif projelerini de görmek istediklerini belirtti.
Bandarin, Sulukule projesiyle ilgili olarak da, “Buradaki popülasyonun ihtiyaçları dikkate alınmalı. Yoğunluk a-zaltılabilir ama mutlaka oradaki insanların bölgede yarattığı ruh kaybedilmemeli” diye konuştu.YorumlarYorum Sayısı: 12

14 Ağustos 2008, 11:56Yazan: Burcu KarabasUNESCO Kültür Mirası Komitesi’nin İstanbul’daki Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan fakat yerine getirilmeyen koruma politikaları nedeniyle listeden çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kesimleri hakkında verdiği karar, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde yapılan bir toplantıda masaya yatırıldı.

[image]


Toplantı hakkındaki izlenimlerimize ulaşmak için tıklayın.

15 Mayıs 2008, 22:19Yazan: ybdDünya Mirası Koruma Merkezi Başkanı Francesco Bandarin'in yanlış anlaşıldığına dair tekzip yazısı da gecikmeden Kadir Topbaş, Ertuğrul Günay, Mustafa Demir ve bilumum ilgililere ulaştı. Haberin linki: Kadir Topbaş UNESCO’yu yanlış anlamış Kadir Topbaş UNESCO’yu yanlış anlamış Sulukule’deki ‘dönüşüm’ projesi de dahil İstanbul’un UNESCO sınavından geçtiğini açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a UNESCO Heyeti’nden “yanlış anlaşıldı” açıklaması geldi. İSTANBUL - UNESCO Heyeti Başkanı Francesco Bandarin, Sulukule ve Sultanahmet Four Seasons Otel ile ilgili projelerin ‘onaylandığına’ ilişkin basında yer alan haberler üzerine bir açıklama yaptı. Bandarin, “Üzerinde hâlâ çalışılması gereken bir projeyi UNESCO’nun ‘onayladığı’ şeklinde açıklama yapılması uygun değildir” dedi. Bandarin’in ikinci düzeltmesi de şu oldu: Sultanahmet Four Seasons Otel alanında yapılmış yeni yapılar konusuna da “Kimi basın organlarında çıkan ‘onaylandı’ haberlerinin aksine UNESCO bu projeyi ‘onaylamamıştır.’” YANLIŞ ANLAŞILAN İKİ KONUDA UYARI GELDİ Anadolu Ajansı’na dün açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’dan Dünya Kültür Mirası heyetinin İstanbul’daki incelemelerinin ‘olumlu’ sonuçlandığını açıklamıştı. UNESCO heyetinin raporun “olumlu” çıkacağını söylediğini anlatan Topbaş, denetimin ardından Türkiye’de bu konuda çalışan görevlilerin üzerindeki “stresin de kalktığını” belirtmişti. Bugün açıklama yapan Bandarin, bu konuda bir yanlış anlaşılma olduğunu belirtti: “Halen Türkiye’de bulunduğum için, yaptığımız basın toplantısı ardından yerel ve ulusal basında yayınlananları izleme fırsatı buldum. Birçok yayının doğruluğunun farkında olmakla birlikte, yanlış anlaşıldığımı düşündüğüm iki temel konu hakkındaki düşüncelerimi yeniden açıklamak isterim.” Bandarin’in açıklama metninin tamamı şöyle: Sayın Belediye Başkanı Sayın Vali Öncelikle, UNESCO Heyeti’ne İstanbul’da bulunduğu süre boyunca gösterdiğiniz sıcak ilgiden dolayı teşekkür ederim. Gerçekten, halen tartışılan birçok konu hakkında oldukça detaylı ve tam bilgi edinebildik. Tüm şeffaflığınızı ve içtenliğinizi, İstanbul’un mirasının etkin bir biçimde korunması adına gösterdiğiniz tüm çabalarınızı gönülden takdir ediyorum. Ayrıca, 2006 yılındaki UNESCO Heyeti ziyaretinde dile getirilen hassas konulardaki gelişmeyi görmekten de çok mutlu oldum. Özellikle, kentsel peyzajın korunması yönündeki kararlılığınızı ve Galataport ile Haydarpaşa projelerini iptal etme yönündeki kararınızı özellikle tebrik ediyorum. Ziyaretim boyunca basının da bize eşlik etmesi memnuniyet vericiydi. Umarım, UNESCO’nun misyonu hakkında net bir görüş ortaya koyabilmişizdir. Halen Türkiye’de bulunduğum için, yaptığımız basın toplantısı ardından yerel ve ulusal basında yayınlananları izleme fırsatı buldum. Birçok yayının doğruluğunun farkında olmakla birlikte, yanlış anlaşıldığımı düşündüğüm iki temel konu hakkındaki düşüncelerimi yeniden açıklamak isterim. 1. Sulukule Projesi hakkındaki tartışma sırasında; koruma kavramı ve sosyal ihtiyaçlar arasında bir dengenin bulunması gerektiğini net bir şekilde belirttim. UNESCO; bir kentin yalnızca anıtlar ve yapılardan oluşmadığını; kent içindeki toplulukların, tüm koruma süreci içerisinde temel bir rol oynadıklarını ve kentlilerin yaşamlarının iyileştirilmesinin kentsel korumanın önemli bir temel hedef olduğunu savunmaktadır. Bu nedenle, bir takım basın organlarının yayınladığı gibi, verimli bir şekilde dengelenmiş hale gelmesi için üzerinde hala çalışılması gereken bir projeyi, UNESCO’nun ‘onayladığı’ şeklinde açıklama yapılması uygun değildir. Demokratik ve katılımcı bir sürecin, bu alandaki tüm kararlarla beraber yürütülmesinde ısrarcıyız. 2. Sultanahmet Four Seasons Otel alanında inşa edilmiş yeni yapılar konusuna gelindiğinde, UNESCO’nun bu denli önemli arkeolojik SİT alanlarında ek yapılar inşa edilmesinin en iyi çözüm olduğunu düşünmediğini belirtmiştim. Ancak, ek yapıların tamamlanmış olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, yapıların boyutu itibariyle kent silüetini büyük oranda etkilemediği belirtilmiştir. Fakat hala, hem kentsel mirasa saygılı hem de otelin ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanabileceği farklı bir çözüm yolu izlenmiş olabilirdi ve olması da gerekirdi diye düşünüyorum. Bu nedenle, yine bu konuda da, kimi basın organlarında çıkan ‘onaylandı’ haberlerinin aksine UNESCO bu projeyi ‘onaylamamıştır.’ Yine bu konuda, bu arkeolojik SİT’in yakın zamanda kamuya açılacak olması hususunda memnuniyetlerimi ilettim. Umarım bu açıklama, olaylar karşısındaki duruşumuzu netleştirmiştir ve yine umarım ki aynı şeffaflık anlayışı ile olağanüstü şehrinizin korunması üzerine ortak çalışmalarımızı devam ettiririz. Daha önce de belirttiğim üzere, tarafımızca hazırlanacak nihai rapor, en son karar verici kurum olan Dünya Kültür Mirası Komitesi tarafından incelenecektir. Saygılarımla, Francesco Bandarin

13 Mayıs 2008, 11:17Yazan: Burcu KarabasDünya Mirası Koruma Merkezi Başkanı Francesco Bandarin, Four Seasons ek otel inşaatının bulunduğu alanı gezdiğini belirterek, genel itibariyle bu tip tarihi sit alanlarında yeni inşaatların olmaması gerektiğine inandıklarını vurguladı.

İstanbul’da 4 gündür incelemelerde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirasını Koruma Merkezi heyeti, 2 yıl önceki inceleme gezisine göre kentte olumlu gelişmeler yaşandığını kaydetti.

Haberin devamı için tıklayın.

12 Mayıs 2008, 14:27Yazan: Gökçe Arasİstanbul'un tarihî ve kültürel bölgelerinde üç gündür incelemelerde bulunan UNESCO heyeti, Yedikule'de surların yanı başına dökülmüş molozlarla karşılaştı. Belediye yetkilileri çalışmanın geçici olduğunu söyledi. Haberin devamı aşağıdaki linkte, Yedikule'deki molozlar UNESCO heyetini şaşırttı

20 Kasım 2007, 13:43Yazan: Gökçe ArasUNESCO Dünya Mirası Komitesi, şubat ayında 'Tarihi Yarımada' da son incelemesini yapmak üzere İstanbul'a gelecek. İnceleme sonucunda hazırlanan rapor komitenin 2008 yılının temmuz ayında yapacağı karar toplantısında sunulacak. Ve komite rapora göre 'Tarihi Yarımada' nın kaderini belirleyecek........

Cumhuriyet gazetesindeki Özlem Güvemli'nin hazırladığı haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

2 Haziran 2006, 09:18Yazan: günBen olsam hemen çıkartırdım diycem ama, çıkartsam daha beter olacak.

Sur içi dediğimiz bölgede zaten belli bölgeler var korunabilecek. Hatta o bölgelerin bile belli kısımları artık kurtarılamaz halde bence.

Zeyrek, Balat, Çarşamba, Süleymaniye vs. Üsküdar bile göçtü diyebiliriz. Geri kalan zaten günümüz mimarisi ile dolup taşmış durumda. Geri dönüşleri yok. Bir de tabi bu yapılaşma içinde tek olarak kalmış eserler var. Onların da çoğu rezil durumda.

Açılan yollara kurban giden eserleri düşünüce içim sızlıyor zaten.

Mesele listeden çıkarmak değil de kurtaracak işleri yapmak. Günümüz yönetici takımının bunu yapabilecek düzeyde olduğunu düşünmüyorum. Basiretli insalar var tabi, ama onların da güçleri yetmiyor.

2 Haziran 2006, 05:11Yazan: designer_83tarihi yarımada olarak bilinen suriçi nin şu anki durumu içler acısı...
şaşırdığım noktalardan birisi unesco bu zamana kadar nasıl çıkarmamış listeden...
nasıl oluyorda insanlar bu kadar değerli bir hazineye sahip çıkamıyor... bütün eserlerin dibinde ya bir iş hanı yada bir gecekondu... geçmişimizi ayaklar altına almışız yılardır üstüne basıp basıp geçmişiz... bu kadar değerli bir hazinenin hakettiği muamele bu mu?
eğer buysa bir an önce listeden çıkarılsın...
belki ozaman değerini anlar insanlar... zaten biz türk halkı ne zaman anlamışızki bişeylerin kıymetini sanırım bizim kaderimiz bu elimizdeki yiyip gitmeyince kıymetini bilmiyoruz ... varsın bu da öyle olsun türk halkı olarak buna alışığız zaten...

2 Mart 2006, 22:18Yazan: bortluceYarımadanın eski resimlerine bakılınca ne büyük bir cinayet işlendiği görülebiliyor:İstanbulun tarihi yerlerini (hala kalmışsa)sadece UNESCO'nun kuracağı bir polis kadrosu yağmacılardan köruyabilir.Ayrıca gazete kadıköy www.gazetekadıköy.com da çok güzel eski istanbulu ve kaybolan tarihini gösteren resimler var .herkese tavsiye ederim:)

12 Mart 2005, 16:30Yazan: archistoireJapon Yang, 'İstanbul Dünya Kültür Mirası Listesi'nden çıkarılmasın' diye UNESCO'da yalvardım. Kentteki eksiklikler iki yılda rahatça giderilir' dedi


Temmuz ayında Çin'in Suzhou kentinde yaptığı toplantıda, tarihi eserlerin korunması ve eksiklerin tamamlanması için İstanbul'a iki yıllık bir süre tanıyan UNESCO'nun (BM Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü) Özel Projeler Direktörü Minja Yang, tarihi kentin 'eksikliklerini' görüşmek üzere Türkiye'deydi. Büyük eleştiri konusu olan ve 10 yıldır hayata geçirilemeyen Tarihi Yarımada Koruma İmar Planı'na ilişkin çalışmalar yapan Japon direktör Yang, İstanbul'un Dünya Kültür Mirası Listesi'nden çıkarılmaması için Çin'deki toplantıda UNESCO yöneticilerine 'yalvardığını'
söylüyor.


İstanbul'un üç eksiği
Marmaray Projesi'nin İstanbul'un yeniden şekillendirilmesi için bir şans olduğunu belirten Yang, 2006 yılına kadar İstanbul'un tamamlaması gereken üç eksiği bulunduğunu ifade etti: Koruma imar planının tamamlanması, eserlere yatırım için mevzuat düzenleri ve tek bir muhatap kurum. Yang'la İstanbul'u ve kültürel mirası konuştuk.
Bir eser ya da şehrin kültür mirası listesine alınmasının koşulu nedir?
Eserler ve şehirlerin Dünya Mirası Listesi'ne alınması, zamanla farklı süreçlerden geçti. Başlangıçta bir bina tek bir obje gibi düşünülüp korumaya alınırken, zamanla binalar bütünü ve bölgenin topluca korunması ifade edildi. Şimdiyse, bir kültür mirasının doğal veya tarihi değerinin yanı sıra bir hikâyesinin olması özelliği önem kazandı.
Buradaki felsefe, şehrin korunmasının yanı sıra, tarihini anlamak, o şehrin niçin ve nasıl orada bulunduğunun değer kazanması. Dünya üzerinde 600 kadar kültürel varlık, 300 şehir var. Ama büyük bir kısmı, şehrin bir bölümünü kapsıyor.
İstanbul kültür mirasına nasıl alındı, neresi korumada?
Türk hükümeti 1983'te UNESCO'ya başvururak, İstanbul'un Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınmasını istedi.
O başvuru neredeyse İstanbul'un tamamını içeriyordu. Tarihi yarımadanın yanı sıra, Beyoğlu, Üsküdar, Sarıyer ve Boğazlar'ı kapsıyordu. UNESCO, korumayla baş edilebilmesi ve işlerlik kazanması için tarihi yarımadayla sınırlayarak İstanbul'u Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldı.
Tarihi Yarımada Surlar, Zeyrek, Sultanahmet ve Sultanahmet'teki eserlerden oluşan dört tampon bölgeye ayrılarak planlandı.
UNESCO, Çin'deki son toplantısında uyarıda bulunarak İstanbul'a iki yıl süre tanıdı. İstanbul'un eksikleri nedir?
UNESCO, Türk hükümetinin bu hareketinden çok mutlu oldu ve bazı taahhütleri
yerine getirmesi şartıyla İstanbul'u Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldı. Listeye girdikten sonra, bazı olmazsa olmazların yerine getirilmesi gerekiyordu. Bunlar plan, kanun ve muhatap kurum. Bunlar çözümlenmezse, içeride bir düzen olmazsa, UNESCO'nun dışarıdan yapabileceği hiçbir şey kalmıyor.


'Hâlâ bir muhatabım yok'
Dokuz yıldır UNESCO temsilcisi olarak İstanbul'a gidip geliyorum, hâlâ bir muhatap bulamadım. Bakanlık, belediye, koruma kurulu, sivil toplum örgütleriyle ayrı ayrı görüşüyorum, farklı konularda 'Bu benim yetki alanımda değil' diyor. Sivil örgütlerde büyük bir enerji var ama dağınık halde. Biz tüm kurumları koordine edecek ve muhatap olacağımız bir kurum bulamadık. 1995'ten beri, koruma planları hazırlanamadı.
2006'ya kadar eksiklikler giderilmezse İstanbul için nasıl bir karar alınacak?
UNESCO'nun 183 ülkenin imza attığı bir Dünya Kültür Mirası listesi var. İstanbul bu listede hiçbir şey yapmadan kalırsa, herkese bu şekilde kötü örnek görünerek örgütün yapısını bozar. Bizim istediğimiz şeyler yapılması imkânsız şeyler değil, en basitini istiyoruz. Koruma planının tamamlanmasını, bir tek muhatap kurum ve kültür miraslarına yatırım için mevzuat düzenlemelerini istiyoruz. Bunlar yapılmazsa, İstanbul Dünya Kültür Mirası Listesi'nden çıkarılarak Risk Altındaki Kültür Mirası Listesi'ne alınır. Bu, herkes için, İstanbul ve UNESCO için çok üzücü olur. Bu listede de sonsuza dek kalamaz, bir süre sonra o listeden de çıkarılır.
Bir şehrin kültür mirası listesinde yer alması ya da çıkarılması ne demek?
İstanbul'un Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alması bir prestij, listeden çıkarılmasıysa büyük bir itibar kaybı. Bu listede yer almak, direkt bir maddi kazanç sağlamıyor. Ama listeden çıkarılmak çok utandırıcı oluyor. Dünyanın en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul'u, kenti kötü yönetiyorsunuz, mirasa sahip çıkamıyorsunuz anlamına geliyor. Gelişmekte olandan öte bir ülke Türkiye, bunu çözemeyecek değil.
UNESCO son kez uyardı. Şimdi İstanbul'da nasıl bir çalışma içindesiniz?
Çin'deki toplantıda İstanbul'un kültür mirası listesinden çıkarılmaması için UNESCO yöneticilerine resmen yalvardım. İstanbul'da yeni bir yönetimin işbaşına geldiğini belirterek son bir şans istedim. Şu anda koruma planı üzerinde duruyoruz ve planı inceliyoruz. Plan ve Marmaray projesi, İstanbul için çok önemli. Marmaray'la, şehir bir raylı sistemle boydan boya birbirine bağlancak, iş ve ikâmet hareketleri çeşitlenecek, İstanbul yeniden yapılanacak. Bazı binalar yıkılacak, yerine yeni yapılar yükselecek. Bu, bir fırsat ve planla iyi değerlendirilmeli.


SELİM EFE ERDEM - Radikal - 26.08.2004

8 Temmuz 2003, 18:51Yazan: Omer Yilmazkeşke yarım ada içindeki sonradan yapılmış herşey yıkılsa temizlense.pırıl pırıl olsa...gerekli yollar yer altına alınsa.vs vs.. Öncelikle sonradan yapılmışla neleri işaret ettiğiniz çok önemli, bunu vurgulamak lazım. Hangisi ya da ne "sonradan"dır?

Tarihi yarımadayı adam etme fikrinin ütopya olduğunu düşünmüyorum. Doğru bir yerel yönetimle tarihi yarımada, herhalde dünya çapında ilgi çeken bir hale getirilebilir.

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

TAKIP