Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
CUHADAROGLU ALUMINYUM OGRENCI PROJE YARISMASI 2007

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Ulaşımı Sürdürülebilir Yapmak

Tarih: 13 Mayıs 2008 Kaynak: Urban Land Yazan: Ron Nyren Çeviren: Emine Merdim Yılmaz - Arkitera.com

Kaçınılmaz iklim değişikliğini önlemek için ulaşımın sürdürülebilir yöntemlerini geliştirsek bile, bu konudaki teknolojik ilerlemeler bize yardım etmek için henüz yeterli değil. Dünya nüfusu hem topluca (kamu, özel sektör), hem de bireysel olarak kullanılacak ulaşım yöntemini seçme konusunda davranışlarını değiştirmeli.

Bu mesaj Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Çevre Tasarımı Koleji (CED) ve Toyota tarafından düzenlenen sürdürülebilir ulaşım sistemleri üzerine bir konferanstan çıktı. Kâr amacı gütmeyen EMBARQ (Dünya Sürdürülebilir Ulaşım Kaynakları Enstitüsü Merkezi)’ın yöneticisi olan Lee Schipper sunumunda “Teknoloji ile kaydadeğer şeyler yaptık fakat onu petrol kullanımını sabit tutarak gücünü ikiye katlamak için kullandık. Teknolojinin birini ya da diğerini seçmek konusunda kendimizi zorlamak zorundayız. Bu sadece akıllı arabalar ya da şehirler konusunda değil, akıllı insanlar konusunda da geçerli.”

Kaliforniyalı kâr amacı gütmeyen bir organizasyon olan Urban Age Instute’den San Rafael tarafından düzenlenen konferans, farklı disiplinlerden, fikirlerini ve iddialarını paylaşma şansı bulamayan insanlara söz verdi. Konferansın koordinatörü Gordon Feller açılışta, “Hepimiz ulaşım teknolojileri, yaratıcı yakıtlar, elektrikli sistemler ve kentsel tasarımda yeni çözümler üzerine çalışıyoruz. Bizim amacımız ortak zeminde buluşabilmek,” dedi.

“Gelecek için mümkün olan 3 yöntem var,” diyor CED Şehir ve Bölge Planlama ve Kentsel Tasarım Bölümü’nde Profesör olan Elizabeth Deakin.
• Yüksek teknolojili ulaşım,
• Planlama ile koordineli ulaşım,
• Ulaşım fiyatları stratejileri

Deakin’in başa çıkılması gereken mesele olarak üzerinde durduğu “İnsanlar bu üç farklı yöntem arasından en iyisini bulup onları bir şekilde entegre ederlerse, bizim, çocuklarımızın, torunlarımızın istediği sürdürülebilir ulaşım sistemine ulaşmış oluruz.”


Bogota'daki TransMilenio Hızlı Otobüs Sistemi

Kolombiya’dan Bogota, Brezilya’dan Curitiba, konferansta başarılı toplu taşıma sistemleri ile birkaç kez dile getirildi. Metro tarzı rampaları ve otobüslere ayrılmış özel yolları ile Bogota’nın TransMilenio Hızlı Otobüs Sistemi ve bu sistemden etkilenerek geliştirilen hızlı otobüs sistemiyle, Dünya’nın en kirli yerlerinden biri Mexico City.

EMBARQ’ın yöneticisi Nancy Kete, Mexico City yönetimi ile beraber kentin toplu taşıması için yaptıkları çalışmayı anlattı. Sonuçta yeni taşıma sistemi Metrobus 2005 yılında açılmış, çevre dostu otobüsler Avenida Insurgentes üzerinde 19,4 km’lik yolda hareket ediyor. Daha önce 265 adet özel şirketin aracı, yolcu toplamak için yaptıkları yarış trafiği yavaşlatıyor, çevre kirliliğini artırıyordu. “Metrobus, çalışma saatlerinde her iki dakikada bir geliyor ve günde 265.000 yolcu taşıyor. Baştan sona kadar yolculuk 1 saat sürüyor. Trafiğin durumuna bağlı olarak öncekine göre yarım saat ila 1,5 saat arasında zaman tasarrufu sağlanıyor,” diyor Kete.


Mexico City Metrobus Hızlı Otobüs Sistemi

Etanol gibi alternatif yakıtların benzine olan bağımlılığı azaltabilir olması çok önemli. Fakat bu yöndeki çalışmalar hala emekleme aşamasında. Kaliforniya’daki Lawrence Berkeley National Laboratuvarı yöneticisi, aynı zamanda 1997 yılı Fizik Dalında Nobel Ödülü sahibi Steve Chu “Fil çimeni ve Kuzey Amerika’ya özgü Panicum virgatum gibi bitkilerden büyük miktarlarda enerji elde edilmesi söz konusu. Mısırdan daha etkili olan bu bitkiler, gübreye ihtiyaç duymuyor ve çok fazla su istemiyorlar,” diyor.

Fakat bilim adamları bitkileri likit yakıta dönüştürmek için geçerli bir yönteme sahip değiller. Chu diyor ki “Bioyakıtı likit yakıta dönüştürmeye ihtiyacımız var çünkü fotovoltaik teknoloji geliştiği halde enerji hala pillerde tutuluyor. Bu melez araçlara uyumlu fakat kamyon, tır, tren ve uçak gibi büyük araçlar için uygun değil.”


Smart Fortwo gibi küçük araçlar otomobillerin trafikteki baskın rolünü azaltmak için önemli.

Araba paylaşım servisi Zipcar’ın ortağı ve GoLoco.org’un yöneticisi Robin Chase “Zaman çok kısa,” diyor. İklim değişikliğinden korunmak için karbondioksit emisyonunu gelecek 5-10 yılda düşürmemiz gerektiğini söylüyor ve ekliyor “Alternatif yakıtlar kullanmak, daha fazla raylı sistem yapmak, yürünebilir alanlar oluşturmak ve daha az yakıt tüketen araçlar yapmak gibi arazi kullanımı ve ulaşıma yönelik çözümler henüz yeterli etkiyi yaratmadı.”

Araba paylaşımı bir çözüm fakat bir aracın paylaşımı daha ucuz ve daha gayriresmi bir yöntem. Bir başka yabancı ile aynı aracın paylaşımından korkulması ve gidilecek yerlerin uyuşmaması bu sistemdeki en önemli sorun. Sorunların üstesinden gelmek için GoLoco insanları bir araya getirmek için varolan sosyal bağlantı sistemlerini kullanıyor. Kullanıcılar, araç paylaşmak isteyenlerin profillerini görebiliyor ve elektronik olarak sitedeki online hesaplarını kullanarak masrafları paylaşabiliyorlar.

Gelecekte bunun gibi stratejiler otomobil kullanımını içerse bile yürümek, bisiklete binmek, toplu taşıma araçlarını kullanmak gibi yöntemler arasında daha az baskın olacak. Şehirlerin biçimleri otomobilsiz olma durumunu herkes için çekici, güvenilir yapmalı ve otomobillerin kendisi daha küçük, daha yavaş olmalı. Daha fazla yeraltı ulaşım sistemi ve otomobillerin şehirdeki sayısının azalması yönünde kurallar olmalı, yürüme ve bisiklete binmek cesaretlendirilmeli. Gerçek bir modele dönüşmesi için ne gerekli? Macdonald sunumunu önemle bir ricayla tamamladı, “Politikacılar, bizlere (kentsel tasarımcı ve plancılara) gelmeli, gelecek beş yılda arabasız şehirler konusunda onlara bir vizyon vermeliyiz.”

YorumlarYorum Sayısı: 38

27 Ağustos 2007, 11:28Yazan: Melis GökerZaman Gazetesi'nin haberine göre Büyükdere Caddesi'nde yapılan yol çalışmalarının birinci etabı 1 Eylül'de tamamlanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Seyrantepe-TEM Otoyolu-Maslak bağlantısı alt-üst geçit kavşak inşaatının birinci etabının 1 Eylül Cumartesi günü açılacağını bildirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, üç etaptan oluşan projenin 1,5 ayda tamamlanacağını, projenin birinci etabını oluşturan alt geçit inşaatının 1 Eylül'de tamamlanmasının ardından trafiğin normale döneceği belirtildi.


Haberin devamını okumak için...

31 Temmuz 2007, 12:23Yazan: Melis Gökerİstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yayınlanan haberde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları yer alıyor:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İstanbul Ulaşım A.Ş. tarafından günde 720.000 yolcunun taşındığı Aksaray- Havaalanı Metro Hattı, Taksim–4.Levent Metro hattı, Zeytinburnu-Kabataş Tramvay hattı, Zeytinburnu-Bağcılar Tramvay hattı ve Kabataş-Taksim Füniküler hattında yaptırılan araştırmaya göre tüm bu raylı sistem hatları, günde 90.000 özel aracın trafiğe çıkmasını önlüyor.


Haberin devamını okumak için...

30 Haziran 2007, 21:49Yazan: mimar mahmutÖncelikle sayın ncc.
İstanbulu ilgilendiren bir konuyu İstanbul başlığı altında açmam gayet normal olsa gerek.Bunu neden "off off "diyecek kadar stres yaptığınızı anlamadım :)
Sayın metuplanner
Uzun yazınızı sıkılmadan okudum rakamsal gerçekler bir yana. Ticari araç sürücülerinin kural tanımazlığı gerçek bir problem bu şehide.Trafik düzenini bozdukları gibi Sürüş güvenliğinide tehdit etmekteler .(Özellikle minibüscüler)Tabiki birdenbire halk otobüsleri ve minibüslerin kaldırılması sözkonusu olamaz ama en azından bu süreç minibüsler için biraz hızladırılabilir ve peyderpey tasfiye edilmeleri mümkündür ve istanbullun hakkıdır.Gelişmiş ülkelerin hiçbir yerinde görülmeyen ve rantlarına dokunulduğunda polise bile sopa göstermekten çekinmeyen bu ilkel "insancıklar"daha fazla şehrimde barınmamalılar.

Metrobus işletmeye açıldığı zaman minibüsler dikey seferlere başlayacaklar fakat bu seferde e5'e göre nispeten çok daha dar olan cadde ve sokakları felç edecekleri açıktır.

Başka bir yazılarımda belirttiğim gibi İstanbula olan göç kısa vadede durdurulamazsa kural tanımazlık yüzünden şehir özgürlüklerimiz tehdit altına girebilir.Bu bağlamda vize önerisini çok ciddiye alıyorum .

30 Haziran 2007, 18:15Yazan: Omer Yilmazİlk mesajın İstanbul forumu altına gönderilmiş olması bana göre de doğru değil. Ancak sonradan konu biraz toparlanmış. Fazla uzatmadan toparlandığı yerden, fiziksel çevre ile ilgili boyutu odaklı olarak devam edebiliriz.

30 Haziran 2007, 18:06Yazan: Kadir Yurdakulallah aşkına bir şey soracam,
actıgınız başlığın ve konunun İstanbul Başlıklı bir Mimarlık alt forumuyla ne alakası var?
Minibüs terörünün mimarlık forumuyla ne alakası var?

off off!


Öncelikle sorduğu sorunun cevabını düşünememiş biri için kullandığınız üslup çok çirkin.

Sorunuzun cevabına gelince; evet, çok alakası var. Şehirleri mimarlar planlar ve o şehirlerde plansızlıktan oluşan sorunların çözümleri de mimarlardan gelmelidir. Bir mimarın bu konuda kaygı duymasını ve bunu "İstanbul" başlığı artında tartışmaya açmasının neresine "off off!" diyebilecek kadar şaşırdınız anlamadım.

Konu başlığını eleştirebilirsiniz, yeni bir öneri söyleyebilirsiniz ama tutumunuzun saygı sınırlarını aşmamasına dikkat edin lütfen.

30 Haziran 2007, 16:03Yazan: metuplannerSayın mimar mahmut,

Ankara’da yaşamama rağmen yazdığınız mesaj ilgimi çekti. Bir yıl kadar İstanbul’da yaşamış, halen de sık sık İstanbul’a giden bir şehir plancısı olarak, bende İstanbul’un en önemli sorunlarından birisinin “ulaşım sorununu” olduğunu düşünüyorum. Hatta olası bir depremden sonra ikinci sıraya çok rahat yerleştirebilirim.

Küreselleşme falan hikaye. Altyapı yetersizlikleri nedeni çalışmayan bir kenti küreselleştirseniz, ya da dünya kenti yapsanız ne olur!!! Sanırım şanslı azınlık bunu canı gönülden istiyordur. Ancak, hergün trafikte sinir krizi geçiren, teknik ve sosyal altyapı yetersizlikleri nedeni ile “insanca” yaşamaktan uzak çoğunluk için sanırım birşey ifade etmiyordur, küreselleşme, gökdelenler, vs. vs.

Bende ulaşım problemin temelinde de, sadece ulaşım altyapısının yetersizlikleri değil, kurallara uymamanın yattığını düşünüyorum (Sizin gibi). Bir sayı veremeyeceğim, ama sanırım hergün onlarca, belki de yüzlerce kişi anlattığınız koşullara benzer koşullarla karşı karşıya geliyordur. Ortada bir kent kültürü sorunu olduğu açıktır. Ancak ben bu meseleni bu boyutuna değinmek yerine, mesajın sonunda sorduğunuz sorulara ilişkin birkaç noktaya işaret etmek istiyorum, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesinin minibüs ve halk otobüslerini kaldırması ile ilgili öneriniz çerçevesinde.

Bence ortaya koyduğunuz öneri mevcut koşullar içinde pek uygulanabilecek bir öneri gibi durmuyor. İstanbul’daki kara ulaşımı yolculuk payları düşünüldüğünde, bu açıkça görülüyor bence (figür 1).

İstanbul’da kara ulaşım yolculuk payları içerinde ancak %15.63’ü İETT otobüsleri ile yapılıyor (figür 1) ve bu payla, İETT otobüsleri kamu toplu taşımacılığında % 63.67’lik kısmı karşılıyor (figür 2). Raylı sistem ve deniz ulaşımı payları ise, İstanbul gibi bir kent için çok ama çok düşük düzeylerde (figür 2).

Kısa vade de metro yapımının gerçekçi olmaması nedeni ile, özel halk otobüslerinin kaldırılması, bu payın İETT otobüs filosu ile karşılanması meselesini gündeme getirir. Bir başka deyişle, kaldırılacak özel halk otobüslerinin %12.52’lik payının, İETT otobüs filosuna eklenecek yeni otobüsler anlamına gelmektedir.

Ayrıca, minibüslerin kaldırılması da, yeni otobüs ihtiyacı demektir. Her nekadar otobüs, minibüs kadar esnek bir toplu taşıma aracı olmasa da, kabaca bir belediye otobüsünün altı minibüse eşit olduğu kabul edip, minibüslerin %22.33’lük paylarının da, İETT otobüsleri tarafından karşılanması durumunda, İETT otobüs filosunun yaklaşık %3.8 oranında artırılması gerektiğini söyleyebiliriz.

Yani, özel halk otobüsü ve minibüslerin kaldırılması, İETT otobüslerinin payının (%15.63+%12.52+%3.8) %31.95 olması, yani mevcut İETT otobüs filosunun iki katına çıkarılması demektir. Sanırım önerinizin bana gerçekçi gelmemesinin arkasında yatan neden budur.

Ancak çözüm, sayın Kadir Yurdakul’un belirttiği gibi metroda da olmayabilir. Tabi ki bazı akslar boyunca metro (ya da hafif raylı sistemler) önerilmelidir. Ancak bu sistemler lastik tekerlekli sistemler kadar esnek değildirler. Üstelik bu gibi altyapılar, üstyapıdan sonra gerçekleştirilirlerse, kamulaştırma, yapım, vb. maaliyetleri oldukça artmaktadır.

Sanırım çözüm, insanların özel araçlarını bırakmaya özendirilmesi olmalıdır. %43.69’luk özel araç payı düşünüldüğünde, sorunun temeline ulaşılabilir. Ancak, bunun için özel araç kullanımının teşvik edilmemesi gerekir ki, büyükşehir belediyesi tarafından ulaşıma ilişkin her türlü müdahale (kavşaklar, yedi tepe yedi tünel gibi) aksi yöndedir.

Saygılarımla.

Figür: 1 ve Figür: 2 - Kaynak: İETT - İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü -

30 Haziran 2007, 10:12Yazan: nccallah aşkına bir şey soracam,
actıgınız başlığın ve konunun İstanbul Başlıklı bir Mimarlık alt forumuyla ne alakası var?
Minibüs terörünün mimarlık forumuyla ne alakası var?

off off!

29 Haziran 2007, 18:31Yazan: Kadir YurdakulBahsettiğiniz kitlenin eğitimsizliği insanı canından bezdiriyor söylediğiniz gibi. Bizim toplumumuzda bu tür saygısızlıkları cezalandırma, dışlama gibi mekanizmalar olmadığı için istedikleri gibi at koşturuyorlar. Dolmuşlar ve halk otobüsleri ihtiyaca yanıt veriyorlar şu an için, yasaklamanın bir çözüm getireceğini sanmıyorum. Bu sorunları sadece metro çözebilir.

29 Haziran 2007, 17:32Yazan: mimar mahmutGeçen sabah işe giderken merterde trafik sıkıştı.Yan şeritdeydim. Ana yolda trafik gayet güzel akıyorken bizim yol tıkanmıştı .Sebeb ? Önleri açık olduğu halde gitmeyen dört adet minibüs(özür dileyerek söylüyorum "e5 teröristi")Bizleri boncuk gibi dizmişlerdi? Kendi rantları için kural tanımayan ve başkalarına karşıda saygısı olmayan "insancıklar" daha ne kadar İstanbulda barınacaklar?Ankara B.Ş.Belediyesi halk otobüslerini kaldırıyor .İstanbul B.Ş.Belediyeside cesur bir karar verip minibüsleri ve halk otobüslerini kaldırıp insanların hakketikleri konforlu seyahati sağlasa nasıl olur? Bu konudaki fikirleriniz nelerdir?

21 Haziran 2007, 11:00Yazan: Omer Yilmaz"Yeniden" demeyi unutmuş Sayın Başkan. "Yeniden yayalar Boğaziçi Köprüsü'nde" olmalıydı... Hayal mayal hatırlıyorum. Ortaköy'den asansöre binerek yukarı çıkmış ve yürümüştüm köprüde... Sertifika ise kötü bir fikir. Biletini adam gibi bir tasarımcıya verirsin, olur sana anı.

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Ekim 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

ISLAK MEKAN REHBER