Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
SAYISAL GRAFIK

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Evini kurtarmak istiyor ama onu duyan yok...

Tarih: 5 Mayıs 2008 Kaynak: Sabah Yazan: Müjgan Halis


Kentsel dönüşüm projesi nedeniyle yıkım tehdidi altındaki Sulukule'de koruma altında olması gereken 'tescilli' tarihi evler de aynı riskle karşı karşıya. Mahalledeki tescilli evlerden birinin sahibi olan Sezer Tanınmış, 100 yılı aşkın bir tarihi olan evini kendisi restore ettirmek istiyor ama belediyenin bu konuda sağır sultanı oynadığını öne sürüyor...

Çocukluğu Sulukule'nin arka sokaklarında geçti Sezer Tanınmış'ın. Şanslı Romanlardandı, babası sigortalı bir işte çalışıyordu, o yüzden kimseye muhtaç değillerdi. O 18 yaşını sürerken annesi Sevim ve babası Saadettin iki çocuğuna kendilerinden sonra da başlarını sokacağı bir ev bırakmanın arayışına girdiler. Topkapı Surları'nın hemen yanındaki bodrumuyla üç katlı ahşap binayı kendi tabiriyle boyunlarındaki, kulaklarındaki altınları bozarak ve ondan bundan borç alarak satın aldılar. Hayatının en güzel yılları şimdi 100 yaşını aşan bu evde geçti. Aldıklarında mahallenin en güzel evlerinden biriydi. O evde âşık oldu, o evde görücüye çıktı, o evden gelin çıktı, içgüveysi olan kocasıyla o evde yaşadı ömrünün en güzel yıllarını, üç çocuğunu o evin üst katında doğurdu. Sezer Tanınmış'ın ömrünün 40 yılı böyle geçti. Derken yıllarca onları hiç hatırlamayan 'büyükleri' bir gün kapılarını çaldı. Dedi ki Sezer'e ve onun gibi TC tapulu evsahibi olan nice Sulukuleli'ye, "Evlerinizi üç kuruş paraya bize verin, Sulukule'de bizim size taksitle satacağımız evlerde oturun." Evinde geçirdiği yaşamın 'masal gibi' olduğunu söyleyen Sezer Tanınmış, yıllar öncesinde evlerini satın aldıkları dönemde bahçedeki dut ağacını bile gözleri yaşararak anlatıyor: "Satın aldığımızda bu ev bir dut ağacına dayalıydı, onu sonra kestirdik, kütüğünü hâlâ saklarım. Bir kütük hatıra olur mu, ama oluyor. Burayı nasıl bırakıp gideyim, kokladım mı hâlâ annemle babamın kokusu geliyor burnuma." Yedi ay önce kalbine yenilen annesi Sevim Hanım ise son günlerini çok sevdiği evini kaybetme korkusuyla geçirdi. Talihsiz kadın, evinin kaderini konuşmak üzere Fatih Belediyesi'ne gittiği bir gün, tesadüf bu ya, memurları bilgisayar başında kendi evi üzerine konuşurken bulmuştu ve "Teyze, evini bana sat," ısrarlarına maruz kalmıştı. Sevim Tanınmış da evinin başına çöreklenen bu insanları son nefesine kadar anlattı.

Restore Ettirmek İstedi
Belediye, Tanınmış ailesinin evine 109 bin YTL fiyat biçmişti. Annesinin ölümünden sonra, Sezer Tanınmış uzun süre kararsız kaldı. Belediye tarafından tespit edilen ve kesinlikle yıkılamayacak 37 tescilli evden biri olan evini daha iyi fiyat veren üçüncü şahıslara mı satsa, yoksa belediyeye verip, karşılığında borçlanarak Sulukule projesinden bir ev mi alsa bilemedi. Belediye mülk sahiplerinin evine biçtiği bedeli, Sulukule'de yapacağı yeni evin fiyatından kesiyor, kalanı için de 15 sene vadeyle borçlandırıyordu. Ancak projeye göre kendi evini değil, Sululukule'de herhangi bir yerdeki, herhangi bir evi veriyordu. Bu kararsızlığı yaşarken, şimdiye kadar hiç bilmediği, kimsenin de kendilerine anlatmadığı bir hakka sahip olduğunu öğrendi Sezer Tanınmış. Kentsel yenilemenin hukuksal altyapısını oluşturan 5366 sayılı yasanın kendisi gibi mülk sahiplerine evlerini projeye uygun olarak yapma hakkı tanıdığını. Sezer her durumda yeni bir ev sahibi olabilecekken, evinden, anılarından kopmamak uğruna bu çözüme yöneldi ve evini belediyeye vermeyip, restore ettirme arayışı içine girdi: "Bütün isteğim, becerebilirsem anamın babamın mekânında oturmak. Beceremezsem, ne yapacağımı bilemiyorum."

Bürokrasi Karışık
Ancak restorasyon hem bürokrasisi çok karışık, hem de maddi külfeti Sezer Tanınmış'ın karşılayamayacağı kadar zor bir işti. Sulukule Platformu'ndan mimarların devreye girmesiyle, Yıldız Teknik Üniversitesi Restorasyon Bölümü yardımına koştu. Evinin röleve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin çizimini, bölümün yüksek lisans öğrencileri dönem ödevi olarak üstlendi. Sezer'in içi rahatlamış, böylece 30- 40 bin YTL'lik bir külfetten kurtulmuştu. Ancak iş bununla bitmiyordu. Çünkü proje çizilmiş olmasına rağmen, anılarını geçirdiği bu evi nasıl ve neyle restore ettireceğini bilemiyordu. Annesinin ölümünden sonra babasından kalan 400 YTL yetim aylığıyla geçinen ve bu arada kocasından da ayrılan Sezer Tanınmış bu aşamada belediyenin kapısını çaldı. Fatih Belediye Başkan Yardımcısı Talip Temizer'le görüşmesi ona umut verdi: "Dedim ki bana nasıl olsa projeden bir ev veriyorsunuz, başka bir evi değil, kendi evimi verin. Çünkü bu ev tescilli, yani yerine başka bir ev yapmam mümkün değil. Maliyeti neyse çıkarın, projeyi üniversitenin desteğiyle çizdiriyorum. Çizim bedelini maliyetten düşün ve kalanı için beni borçlandırın." Belediye bu öneriyi düşüneceğini söyledi ama sonrasında ne telefonlarına çıktı, ne de bir cevap verdi. Sözlü başvurusuna yanıt alamayınca evini kurtarmak için her yolu deneyen Sezer Tanınmış bu kez dilekçeyle başvurdu. Gelen yanıtta, restorasyon için Toplu Konut İdaresi (TOKİ) adres olarak gösterilmişti. Ama o bu olanağı ve TOKİ taksitlerinin ayda 1500 YTL'yi bulduğunu zaten biliyordu. Aylık geliri bu kadar yüksek bir taksite uygun değildi. Bu arada evinin basit onarımı için gerekli başvuruyu da yaptı.

Yeni Bir Model Üretilmeli
Ömrünü geçirdiği evinden ayrılmamak için çabalayıp duran ve hiçbir başvurusuna yanıt alamayan Sezer Tanınmış, belediyenin kendisi gibi mülk sahipleri için yeni bir model oluşturmasını istiyor. Üniversite-sivil toplum-belediye işbirliğinin Sulukule'nin tarihsel dokusunu koruyacağına inanıyor ancak bir yandan da belediyenin kendisinin 'tescilli' olarak ruhsatladığı evlere de hoyratça davrandığını anlatıyor. Yasaya göre kesinlikle yıkılmaması gereken evlerden ikisinin yıkıldığını ve mahalle olarak bu yıkımlarla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtiyor. Kendi bitişik evinin de tescilli olduğunu ve ev sahibinin kiraya çıktığını anlatan Tanınmış, tescilli evlerin belediye tarafından korunmadığını, yıkılmayanların da boşalır boşalmaz harabeye döndüğünü söylüyor. Taşoluk'taki evler bitmeden mahallede yıkımların başladığını ve her gün bir yıkımla yaşamanın, savaş etkisi yarattığını da belirten Sezer Tanınmış sözlerini şöyle sürdürüyor: "Burada bir yaşam sürerken, bir yandan da sürekli evler yıkılıyor. Molozlar kaldırılmıyor, elektrik kabloları açıkta bırakılıyor, çocuklar demir filizlerinin arasında oynuyor. Burası da kentin bir parçası. Sorarım size, bunu Nişantaşı'nda yapabilir misiniz, bir yaşam sürerken başka yaşamlarla oynayabilir misiniz?"TakipYorumlarYorum Sayısı: 94

24 Eylül 2008, 10:58Yazan: Gökçe ArasMimar, şehir planlamacıları ve sosyologların aralarında bulunduğu bir grup, Fatih'te ''Sulukule'' olarak bilinen bölgede Fatih Belediyesi'nce yürütülen yenileme projesine alternatif bir proje hazırladı. Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

22 Temmuz 2008, 11:00Yazan: Emine MerdimSulukule Guardian'da. Video: Oldest Roma settlement in Istanbul under threat | World news | guardian.co.uk

14 Mart 2008, 14:08Yazan: RedRapsodyeee!! mezbelelik devam etsin o zaman :) Etmesin elbette, eğer konuyu yakından izliyorsanız Roman mahallesindeki alternatif çalışmalardan haberiniz vardır. Bir yerin rehabilitasyonu oranın tamamen yıkılıp, rant elde edip yeniden imarıyla sağlanamaz. Bu denenmiş, araştırılmış ,ortaya konmuş. Daha titiz,yavaş ve bilimsel bir rehabilitasyon süreci izlenmeliydi. Belediyeler heryeri güzelleştirmek adına çok hızlı yıkım-yapım yolunu izliyorlar. Kendilerince haklı nedenleri olabilir, fakat bu şekilde toplumun büyük çoğunluğunu psikolojik ve kültürel çöküntüye ittiklerini ileride anlayacaklar. Bu toplumu arındırma, temiz toplum yaratma kaygısı geri dönüşsüz bir şuursuzluk ve çöküntü yaratacak. Mutlu hissetmediğiniz şehir asla güzel olamaz. Plazadan gördüğünüz değil, sokakta yürürken yaşadığınız kenttir. Bunun yaşamayı sevmeyen, plaza-otomobil-ev üçgeni dışında bir yaşamı olmayanlar için bir anlam ifade etmesini beklemiyorum.

14 Mart 2008, 11:53Yazan: mimar mahmuteee!! mezbelelik devam etsin o zaman :)

14 Mart 2008, 11:06Yazan: RedRapsodyo bölgede şantiyesi olmuş birisi olarak yıkım kararını çok olumlu karşılıyorum .arabayla giderken biraz yavaşlayın bakalım başınıza neler geliyor?Ancak bu insanlara çok daha iyi koşullarda yaşama imkanı sağlanarak şehre uyumları sağlanmalı Bu görüşlerinizin 60 yıllık olduğunu söylesem ve 60 yıl sonunda bu felsefenin çöktüğünü, bu felsefeyi başlatanlar vazgeçmişken şimdi sizin savunucusu olduğunuzu? 60 derken insaflı davranmak istedim aslında 160 yıllık. UNESCO kültür mirasına dahil 'Romanlar' ve Roman yaşam tarzını öldürerek kente katmak , dahiyane! Gözlerimin dolmasına neden olan bir görüntü: 'Fotogrametrik rölöve almak için yapının üzerine yerleştirilmiş pointer fişlerini koluna takmış müziğini sürdürerek sessizce tepki gösteren Roman.' Kim düşündüyse son yıllarda gördüğüm en güçlü eylemdir bu. ' Benim de Rölövemi al diyor adam'. Bak benim kültürüm bu, yaşam tarzım bu, ben böyle varım, apartmanda yaşayamam, klarinet çalamam apartmanda diye haykırıyor sessiz kalarak. Daha önce okumadıysanız Korhan GÜMÜŞ'ün yazısı' Kentten Geriye Ne Kalacak' Açık Radyo

14 Mart 2008, 10:44Yazan: mimar mahmuto bölgede şantiyesi olmuş birisi olarak yıkım kararını çok olumlu karşılıyorum .arabayla giderken biraz yavaşlayın bakalım başınıza neler geliyor?Ancak bu insanlara çok daha iyi koşullarda yaşama imkanı sağlanarak şehre uyumları sağlanmalı

13 Mart 2008, 16:35Yazan: Emine MerdimElimize bugün ulaşan basın bülteni ve fotoğraflar... [CENTER][CENTER]BASIN AÇIKLAMASI[/CENTER][/CENTER] [CENTER][CENTER] [/CENTER][/CENTER] DOZER DIKKAT BURADA INSAN YASIYOR! Biz Sulukule’nin en yoksulları, kiracılarız. Sulukule’nin ne Fatih Belediyesi’nin “Kentsel Yenileme Projesi”nde, ne de Taşoluk ev listelerinde görebileceğiniz yüzüyüz. Bizi “kentsel yenileme projesi”nde göremezsiniz, çünkü insan yerine koyulup, hesaba katılmadık. Bizi Taşoluk ev listesinde de göremezsiniz, çünkü bu listeye yazılmaya teşebbüs dahi edemeyecek kadar yoksuluz. Bugün burada yok sayılmaktan kurtulmak, görünür olmak için sizlerin karşısına çıkıyoruz. Biz Sulukule’li yoksul kiracılar: Sevtap, Sabriye, Türkan, Necla, Cemal, Bilen, Güllü, Hayriye, Gökçe, Cevriye, Sami, Erdoğan ve daha onlarcası: Yoksuluz, yoksunuz, ama bugün yine de iyi kötü başımızı sokabileceğimiz bir damımız var; yarın ise sokaktayız… Fatih Belediyesi onlarca yıldır yaşadığımız mahalleden bizi atmak istiyor, evlerimizi başımıza yıkıyor. Son olarak 7 Mart günü Belediye evlerimizin kapısına “yıkılacak” anlamına gelen “X, Y” işaretleri koymaya başladı. Belediye farkında mı, bilmiyoruz: Kırmızı çarpı işareti koyduğu, koyacağı evlerde biz yaşıyoruz; o evlerde yatıp o evlerde kalkıyoruz; o evlerde çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Yıkılırsa sokakta kalacağız. Belediye diyor ki, “Sulukule için dünyanın en sosyal projesini yaptım”. Sokağa atılmanın neresi sosyal? Proje mimarları diyor ki, “Sulukule projesi romantik ve insani bir projedir”. Sokağa atılmanın nasıl bir “romantik ve insani” tarafı var? Bu proje “sosyal” ve insani” ise, neden içinde biz yokuz? Neden biz yoksul kiracıların fikri hiç sorulmadı? Bize hiç danışılmadı? Belediye diyor ki: “Projeden ev edinmek için anlaşan ev sahipleri ‘evimi yıkın’ diye dilekçe verdi. Vatandaşın dilekçesini işleme koymak zorundayız.” Mülk sahibi vatandaşa hizmet aşkı içinde dozer gönderen Belediye’yi tebrik ediyoruz. Ne kadar, ne kadar hızlı ve güzel çalışan bir belediye! Oysa aynı Belediye öte yandan ev sahiplerine şöyle tebligat gönderiyor ve diyor ki “Evini kiracısıyla birlikte 31 Mart’a kadar boşalt. Elektrik ve suyu kapat, anahtarı bana getir. Getirmezsen, projeden ev alma hakkını kaybedersin.” Yani ev sahipleri üzerinde baskı kurarak elektriğimizi, suyumuzu kestiriyor, evlerde yaşama imkanını ortadan kaldırıyor. Mahallede her gün ev sahipleri ile kiracılar arasında kavga çıkmasına neden oluyor. Belediye böylece ellerini kirletmediğini mi zannediyor? Bizim gözümüzde masum kaldığını mı sanıyor? Bu ülkede kiracı hakları diye bir şey yok mu? Taşoluk’a niye gitmediniz mi diyeceksiniz? Taşoluk’a ev için müracaat eden kiracılar Taşoluk ev listesine yazılmaktan başka çare bulamayan kiracılar 15 gün önce sözleşme imzalamak üzere Ziraat Bankası’na çağrıldı. Burada “sosyal proje”nin bir sürprizi daha yaşandı. Banka, damga pulu vergisi için 1000 YTL isteyince, gerisin geriye mahalleye döndüler. Damga pulu vergisini veremeyen, 15 sene her ay o taksitleri nasıl verecek? Bizler gelir durumuzu bilecek kadar gerçekçiyiz. O yüzden TOKI Taşoluk evlerine müracaat etmeye teşebbüs bile etmedik. Bizler buradan evlerimizi, yuvamızı, hayatımızı, geleceğimizi başımıza yıkmadan Fatih Belediye başkanı Mustafa Demir'e sesleniyoruz Başkan, medya önünde "dünyanın en sosyal projesi" diyorsun. Sorduk soruşturduk: Sosyal proje ne demek? "İNSAN YARARINA YAPILAN PROJE" demekmiş. Başkan, biz de sana medya önünde soruyoruz: Üzerimize koyduğun çarpı işareti ne kadar sosyal? İstanbul’un çeşitli mahallelerinde, “kentsel iyileştirme” yapılacak diye, hayatı daha da kötüleştirilen, evleri yıkılan, yıkım sonrası çadır ve barakalarda yaşayan çok sayıda aile var. Buralarda aileler elektriksiz, susuz, sağlık hizmetleri olmaksızın ve tuvalet dahil hiçbir temel ihtiyaçları karşılayamadan yaşıyorlar, çocuklar da okullarından olmuş. Evlerimiz yıkılırsa bizler de bu mahallelerdeki gibi sokakta kalacağız. Son kez sesleniyoruz; Bizler ne TOKİ'nin Taşoluk konutlarının bedellerini, ne de Sulukule dışındaki yerlerin daha yüksek olan kiralarını ödeyecek durumdayız. Bizler alternatif barınma imkanları sağlanmadan evlerimizden çıkmayacağız. UNUTMAYIN İŞARETLİ EVLERDE HALA TENCERE KAYNIYOR. Sulukuleli Kiracılar[COLOR=black][/COLOR]

11 Mart 2008, 11:57Yazan: Burcu Oztaskin[SIZE=2]Sulukule’de yıkımların başlayacağının habercisi.[/SIZE] [SIZE=2]Belediye görevlileri gelip evleri işaretlemiş. Ali Baba ve 40 Haramiler’de vardi böyle bir sey...[/SIZE] [SIZE=2]Bir grup da bu olayi protesto ediyor.[/SIZE] [SIZE=2]Ellerine boyalari alip binalara çiçekler böcekler çizeceklermiş bu hafta icinde[/SIZE]

2 Mart 2008, 15:32Yazan: yilmazMetin beyin yazısında Venedik için niye kentsel yenileme yapılmıyor diye sorduğunu gördüm. Venediğe defalarca gittim ve kaldığım hiçbir yerde (Roma'nın aksine) rutubet yoktu. Çünkü daha önce defalarca kentsel dönüşüm/yenileme çalışmaları yapılmıştı. Son olarak Ocak 2007 tarihinde yayınlanan bir çalışma da Venedikte Arsenal bölgesi için bir kentsel yenileme önerisi getiriyor. Burada ilginç olan İstanbul Deklerasyonu 1996 kapsamında bir urban regeneration önermesi. İsteyenler belgeye http://www.bepress.com/cgi/viewcontent.cgi?article=1038&context=feem adresinden ulaşabilirler. Biraz geç oldu ama kabahat benim geç gördüm. Bu konu pek öyle kalıplarla yaklaşılabilecek bir konu olmadığı gibi her durum için farklı öneriler geliştirilmesi şart. Ama öneri geliştirmek yerine kavrama global saldırı düzenlenirse, en korkunç kentsel dönüşümle de kader gibi yüz yüze kalacağız demektir. -17 Ağustosta olduğu gibi-... Selamlar Yılmaz

28 Şubat 2008, 18:11Yazan: Gül KeskinUrban Land Institute (ULI) tarafından 27 Şubat 2008 tarihinde İstanbul Swissotel’de “Kentsel Dönüşümün Başarılı Örnekleri” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıda Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir Sulukule projesiyle ilgili bilgi verdi ve burada yenilenen alanları, ekonomik ömrünü tamamlamış, hala iç göçe maruz, deprem riski altında ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan tarihi eserlere sahip bölgeler olarak tanımladı. Pınar Özden'in (Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi 2. Başkanı), Fatih Belediyesi Başkanı’nın “Evrensel ve tarihsel değerleri olan eserleri projede koruyoruz.” sözlerine ithafen geçtiğimiz günlerde tescilli bir yapının yıkıldığını hatırlatması üzerine ise Başkan’ın eleştiriye yanıtı “Yanlışlıkla olabilir” oldu. ULI Tarafından Düzenlenen Toplantıda "Kentsel Dönüşüm Projeleri" Masaya Yatırıldı

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

ARKIPARC FORUM