
Bostancı Oruç Reis İDO İskelesi, yeni ve modern yüzüyle İstanbulluların hizmetine girdi. Açılış töreninde konuşan Başkan Topbaş, “Yılsonunda İstanbul’a 22 milyar YTL yatırım yapmış olacağız. O kadar iş yapıyoruz ki açılışlarına bile yetişemiyoruz” dedi.
Büyükşehir Belediyesi’nin Şirketlerinden İDO, İstanbul’un trafik sorununun çözümüne alternatif oluşturan deniz ulaşımını geliştirmek amacıyla kaliteli ve konforlu hizmet verme anlayışını sürdürüyor. Bu kapsamda İBB Yapı İşleri Müdürlüğü tarafından bütün iskeleleri yenilenen İDO'nun, son olarak Bostancı Oruç Reis İDO İskelesi, yeni ve modern yüzüyle İstanbulluların hizmetine girdi. İskelenin açılış töreninde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra, AK Parti Artvin Milletvekili Ertekin Çolak, İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy ve Kadıköy Kaymakamı Hasan Karahan ile vatandaşlar yer aldı.
3,915 milyon YTL’ye kalıcı ve estetik iskele…
Törende konuşan Başkan Kadir Topbaş, Bostancı Oruç Reis Deniz Otobüsü İskelesi’nin yenilenmesinin İBB'ye 3,915 milyon YTL’ye mal olduğunu belirterek, şirketin derme çatma ve estetik olmayan iskele görüntülerine son verdiğini, bir dünya metropolü olan İstanbul’a da bunun yakıştığını söyledi. Yılsonu itibariyle, 5 yılda İstanbul’a 22 milyar YTL yatırım yapmış olacaklarını vurgulayan Kadir Topbaş, “O kadar iş yapıyoruz ki açılışlarına bile yetişemiyoruz. Bu yatırımların kaynağı, AK Parti hükümetinin iktidarda olması değil, AK Parti anlayışının yerel yönetimlerde olmasıdır. Bu dönem kaynaklarımız yüzde 40 düşmesine rağmen ve sorumluluğumuz 3,5 katına çıktığı halde, tencerede pişirip kapağında yiyoruz. Yatırımlara çok büyük önem veriyoruz” diye konuştu.
“Bir dönemde cumhuriyet döneminin 3 katı kavşak yol yaptık”
İstanbul ve dünya üzerindeki diğer büyük şehirlerin en büyük probleminin ulaşım olduğunu hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, cumhuriyet tarihi boyunca 57 kavşak yapılan İstanbul’da, kendi dönemlerinde 152 kavşak ve yol düzenlemesi bitirdiklerini, 44’ünün inşaatının devam ettiğini, 30’unun ihale aşamasına geldiğini, hedefin de 349 olduğunu kaydetti. Metro ve tünel yol yatırımlarının da büyük bir hızla sürdüğünün altını çizen Başkan Kadir Topbaş, “Önümüzdeki dönem sonuna kadar metro ağını Kartal, Tuzla, Silivri, Beykoz ve Sarıyer’e kadar genişleteceğiz. Buradan metroya binecek bir insan, yeraltından hiç çıkmadan, aktarma istasyonlarıyla, Silivri, Sarıyer ve Beykoz’a gidebilecek” dedi.
İDO’da yüzde 60 yolcu artışı sağlandı
İstanbul’da günlük toplu taşıma sayısının göreve geldikleri dönemde 3 milyon 900 bin kişi olduğunu dile getiren Kadir Topbaş, karayolu, raylı sistem ve denizyolu yatırımlarıyla bu rakamı 5 milyon 400 bine çıkardıklarını hatırlattı. Şehir Hatları işletmesinin İDO’ya geçmesinin ardından, 16 yeni iskele açtıklarını, çok sayıda gemi aldıklarını dile getiren Başkan Topbaş, İDO’nun her gün 325 bin yolcu, 25 bin araç, yılda ise 98 milyon yolcu taşıdığını söyledi. Kendi dönemlerinde deniz ulaşımında yüzde 60 yolcu artışı sağlandığına dikkat çeken Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Denizde, çok daha hızlı sefer yapacak gemiler getireceğiz’ dedik. Bu, ‘eski gemiler kalkacak’ şeklinde anlaşıldı. ‘Oysa, asla eski gemileri kaldıracağız’ demedik. Hatta jilet olmayı bekleyenleri bile yenileyerek sefere aldık. ‘Vapurunu Kendin Seç’ kampanyası ile İstanbulluların istediği modelde 20 gemi siparişi verdik. 5 tanesi Ekim ayından itibaren gelmeye başlıyor. Şimdi de bazıları ‘Haliç Tersanesi satılacak’ diyorlar. Yok böyle bir şey. Yunus’un güzel bir sözü var; ‘Eğri dalın gölgesi eğri olur’. Bizim gölgemiz eğri düşmez. Çünkü hep yapabildiğimizi söyledik ve söylediğimizi mutlaka yaptık.”
Bostancı Oruç Reis İskelesi’nin teknik özellikleri…
Kadir Topbaş, konuşmasının ardından protokol üyeleri ve törene katılan bir grup sporcu çocuk ile kurdele keserek, yenilenen Bostancı Oruç Reis İskelesi’ni hizmete açtı. Yenilenme çalışmaları 1 yıl önce başlayan iskele, ahşap ve taş ağırlıklı olarak klasik mimari tarzında tasarlandı. İç ve dış terminal olarak 2 bölüm halinde düzenlenen iskelenin 1100 metrekarelik bölümü dış, 730 metrekarelik bölümü iç hatlar olarak projelendirildi. İskele çevresindeki, kafeteryalar, gazete bayi ve diğer satış noktaları da genel mimariyle uyumlu olarak yapıldı. Günde yaklaşık 10 bin yolcunun geçiş yapabildiği ve Marmara'nın her noktasına yolcu yönlendiren iskelenin yenilenmesi 3,915 milyon YTL'ye mal oldu.YorumlarYorum Sayısı: 46
22 Kasım 2008, 20:40Yazan: mina_lavinBu gün tüm Tv'lerde 1. haber olarak yayınlanan Karaköy İskelesinin çöküsü, çalışanların canları pahasına oradaki eşyaları tahliyesi ve İstanbul'ların cumartesi gezisindeki iskele yerine ters yatmış beton kalıp halini herkes verdi. Her kanal yetkili adı altında bir çok kişiyle konuştular. Gemi Müh. Odası Başkanı, emekli Karaköy memuru vs.. İdo genel müdürlüğü bu konuda "biz bu lodos ve sonucundaki iskele batışından kati suretle sorumlu değiliz "dediler. İskele için şimdilik ön görülen; yeni dubalarla güçlendirme ve kısmen yenileme çalışmalarından ibaretmiş. Son değişiklik ne olur bilinmez elbette ama şuan yeni bir iskele yapım projesi yada yarışması şuan söz konusu değilmiş. Keşke bir yarışma açılsa en azından kayda değer mimaride yada çelik yada daha güçlü bir yapı projesi ortaya çıksa? Umarım güzel gelişmeler olur. Yoksa bir duba ile iskele hayata dönecekse koltuk değnegiyle vinç çekmek gibi sadece mucizeler bekleriz..
22 Kasım 2008, 20:14Yazan: Zeynep AlpayKarakoy'deki Karakoy-Kadikoy hattinin vapur iskelesi dun aksam (21 Kasim 2008) batti/ batmis. Bakalim yerine ne yapilacak. Yarisma olsa... dileriz... keske...
Goruntuler icin;
HABERTÜRK Video
5 Mayıs 2008, 21:41Yazan: brokolibu tasarımlara ancak gülünür kanımca......mimar sinanın torunlarına bak !!! hep söylerim Eğer sinan yaşasaydı ne yapardı diye ? yanıtı açıktır: çağının ilerisinde olan bir tasarımcı ve uygulamacı olarak bu çağın da önünde olurdu....geçmişte kalmayıp öncü tasarımlar yapardı...sevgili hocam bülent özer derdi ki, "nostalji iyidir...olabilir...kişiye özgü bir davranıştır...buraya kadar tamam ....ancak nostaljicilik bir hastalıktır...ve diğer insanları ilgilendirmez"
neyse uyanma vakti gelmedi mi mimarlık camiası :))
28 Nisan 2008, 14:12Yazan: Gül KeskinModern ve estetik İDO iskelesi Bostancı'ya yakıştı
Bostancı Oruç Reis İDO İskelesi, yeni ve modern yüzüyle İstanbulluların hizmetine girdi. Açılış töreninde konuşan Başkan Topbaş, “Yılsonunda İstanbul’a 22 milyar YTL yatırım yapmış olacağız. O kadar iş yapıyoruz ki açılışlarına bile yetişemiyoruz” dedi.![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/04/28/iskele.jpg)
Haberin devamı için tıklayın.
19 Mart 2008, 09:27Yazan: Omer YilmazKadıköy ve Karaköy gibi büyük iskelelerde bezemeden çok daha önemli olan iç mekanların daha konforlu hale getirilmesiydi. Gerçi bu yenilemeler ile iskelelerin iç mekanları da nispeten daha konforlu ve yine bazı açılardan nitelikli hale geldi ama bu mimarlık hizmetinin asıl olarak oraları için alınmadığı açık olarak ortada. Oturan sayısını ikiye üçe katlayacak çözümlere gidilmedi, HVAC sistemleri daha iyi hale geldiği halde ideal hale getirilemedi, iç mimarlık adına parlak sayılabilecek hiç bir uygulama yapılmadı... Oysa vapur kaçırıldığında uzunca sayılabilecek bir süre beklenen mekanlar bu iskeleler. Lumina'nın yazdıkları ne kadar doğru.
19 Mart 2008, 09:17Yazan: THELIONYorumsuz.
19 Mart 2008, 01:31Yazan: luminaDünyayı "kavrama" ya da Berger'e atfen "görme biçimleri"nin görünümleri bunlar. AKP belediyelerinin en büyük sıkıntısı bu bence. Nesneleri aşırılaştırarak ne oldukları üzerine düşünmeyi unutup, kendinden menkul değer yargılarını sergileme - popüler dille, simgeleştirme - altlıklarına çeviriyorlar. İskelenin gündelik hayatın tozu dumanı içinde ne olacağı heyecanına değil de tarih, ecdad, gelenek gibi "yüce" anlatı kanallarından yayın yapma telaşına fazlasıyla kapılıyorlar. Aslında, söz konusu kanallar üzerine düşünme mesaisi de es geçiliyor böyle bakınca. Hal böyle iken, önümüze çıkan nesneler ancak ahbap çavuş ilişkileri içinde esnaflık alanına ait uzlaşmaların yansıması olabiliyor. Bunun da en basit, kestirme yolu dekorasyon; yani yüzeyin görüntülerini değiştirmek.
19 Mart 2008, 00:13Yazan: Ethem Ovunc TarBence de eskisine oranla daha "iyi" durumda bu "yeni" iskeleler. Bir şehrin neredeyse tüm iskelelerini yenilemek önemli bir iştir. Çağdaş mimarlık örneği olabilecek bir potansiyel tamamiyle harcanmıştır. O kadar paraya yazık olmuştur. Yani sonuçta önemli olan terminallerin temizliği boyanın cilanın yeniliği ise gereksiz çok masrafa girmiş İDO. Alçıpanla dörtkenar bir blok çevirse, üstüne de ondule levha atsa gene aynı sonuca ulaşılırdı. Böylesi kamusal projeleri yarışma açmaya, en iyinin en iyisini aramaya ne gerek var zaten. Araya mimarları tasarcımcıyı sokmak ekstra maliyet demek, değil mi? Yazık, şehri etkileyecek bir potansiyel daha çöpe gitti.
18 Mart 2008, 10:37Yazan: Gül KeskinRestorasyonu tamamlanan Kadıköy İskelesi 17 Mart 2008 tarihinde yapılan açılış töreniyle hizmete girdi. Kadıköy İskelesi modern (!) yüzüyle İstanbulluların hizmetinde...
11 Haziran 2007, 00:43Yazan: ayasofyaAçıkçası Kadıköy İskelesi içlerinde en "kabul edilebilir olanı" gibi. Görece olarak. Ama çatısı beni uçurdu. Yazık mdfye cilaya.
Thelion Zeyd'in biraz "taraftar" tutumunu iyi açıklamış. Aynı fikirdeyim. Şurada tartışıyoruz. Öfkeyle kalkan zararla oturuyor. Kişinin takma ismiyle ciddiyeti ile orantı kurmaya kadar gitmiş.
Şurada mimariden ve yerel yönetimlerin "ben istediğimi istediğime yaptırırım" mantığının eleştirisi vardır. Bakınız bir şekilde bu inşaatların hesaplarına kitaplara bakılsa ya da ihale edilişlerine hiç bir kusur bulamazsınız. Herşey kitabına uygundur...
O zaman bize ne kalır;bir ya da bir kaç kişinin seçimi. Var olup olmadığı belli olmayan bir lamine ahşap kullanımı ödülü.
O da bir ayrı mizahi konu bence. Detail dergisinin ahşap detayı konularını inceleyen bir sayısında "en olağan" ahşap yapı bunlardan çok daha farklı çok daha değerli gibi.
Bir de öyle bir bina düşünün betonunda ödül almış çimento olsun. O bina değerli bir mimari yapı mıdır?????
Pekiyi...
Ben de katılıyorum eskisine göre daha iyi uzun süre zarar eden bir kit olarak şehir hatları işletmesi yine çok uzun süre özelleştirileceği ya da belediyeye devredileceği için bakımsız kaldı. Şimdi para var. Hız var. Yetki var. İktidar desteği var. Ve bittabi ben yaptım oldu var.
Şu "kendi vapurunu kendin seç kampanyası" bile sonuna kadar bir PR işi. Biraz millet sesini çıkardı da oldu. Sonra da başarı hikayesi diye anlattılar durdular. Forumda da tartışıldı uzun uzun. Zaten belli 6 adet birbirinin aynısı şimdiki vapurların taklidini siteye koydular. Asıl burada önemli olan yolcuyu güvenli bir biçimde indirip bindirmek ve HIZLI olarak vapuru yanaştırmak. (Bütün krtik nokta bu) Bu konuda ne gibi gelişme var bilgi yok bilen yok. Bilmem kaç tane gemi dışarıya sipariş verildi yaptırılıyor. Gelince KURDALELER kesilir ne gibi bir halk seçimi olduğundan bahsedilir.
Sonrası yeni nesil bilmam kaç beygirlik dizel motoru parasını verip satın almak var.
Gelelim iskelelere.
İşte size Bostancı ve Büyükada iskeleleri.
![[image]](http://www.pekerler-grup.com/files/images/projects/bostanci_iskele/h/04.jpg)
Bir de şu var.
Alıntı:
Gölge etmeyin başka ihsan istemeyiz!
KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 31.3.1984 tarihli 2234 numaralı kararı uyarınca 'Doğal ve Kentsel SİT Alanı Bütünü' ilan edilmiş olan Adalar’dan Büyükada'nın, tarihi iskele binasının hemen önünde, iskele üstüne inşa edilen çelik aksamlı güneş tentesi, binanın tarihi kimliğini gölgede bırakmaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ihaleye verilen söz konusu uygulama ve iskele binası içindeki uygunsuz eklenti ve düzenlemeler için İstanbul 5. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kurulu'ndan gerekli izin alınmamıştır.
1914-15 yılları arasında İzmitli mimar Mihran Azaryan tarafından yapılan Büyükada İskele binası, çeşitli dönemlere ait fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere amaca yönelik tasarımı dolayısıyla zaten güneş, yağmur, kar, fırtına gibi hava muhalefetleri için kapalı bekleme salonları yanı sıra binayı çepeçevre saran üzeri örtülü etrafı acık dolayısıyla havadar bekleme alanlarına da sahiptir.
Ancak günümüzde iskele binasının ana salonuna konulan turnikeler yanı sıra gecekondu misali kontrolör kulübesi nedeniyle bu büyük kapalı salon kullanılamaz hale gelmiş, yaz sıcağında gölgede üstelik rüzgar koridorunda bekleyebileceğimiz yan cephelerdeki alanların girişi demir parmaklıklarla kapatılarak cop bidonlarına tahsis edilmiştir! Böylelikle işgal altına alınan iskele binasının alternatifi olarak da bizlere usulsüz ve uygunsuz çelik yığını bu güneş tentesi reva görülmektedir. Bostancı İskelesi’ndeki benzerinin örtü malzemesiyle kapatılacağı düşünüldüğünde ancak sauna olarak kullanılabilecektir!
Büyükada İskelesi üstüne kaçak olarak yapılan çelik yığınından imal bu çirkin güneş koridoru ile iskele binasının ana salonundaki usulsüz ve uygunsuz eklentilerin kaldırılmasını, yan cephelerdeki bekleme alanlarının yeniden açılmasını, bundan sonra ihtiyaç duyulduğu takdirde iskelenin ekteki eski fotoğrafları incelenmek suretiyle ancak tarihi yapıyla oran ve uyum içinde bir güneş tentesi uygulamasına izin verilmesini istiyoruz.
Emine Çiğdem TUGAY-Adalar Postası
---- Alıntı bitti. Belediye pek bir şeyi takmıyor yani.
Ekte heme Büyükada hem de Heybeli'nin iskeleleri var. Büyükada İskelesi'ni yapanı biliyoruz. Bostancı da ona çok benziyor. Heybeli ise çok daha fonksiyonel ahşaptan çok daha basit. Eh ha lamine ahşaptan yapmışsın ha eski betonarme üstü ahşap binayı beyaza boyamışsın.
Maltepe İskelesi'nin mimari açıdan görsel yönden Heybeli iskelesi'nden ne gibi bir farkı vardır. Ne gibi özelliği vardır. Sinirlenecek kadar taraf tutacak kadar ne gibi ayrıcalığı vardır da biz eziğiz siz de bizim durumumuzu çözdünüz Türk Ulusu'nun durumu çözdüğünüz. Ulus üstü bir haliniz var herhalde.
Ekteki bina resimlerini iyi inceleyin lütfen.
Bütün yorumları forumda okuyun!










