Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Avrupa ve Asya'yı fiziki olarak birleştirecek ve kıtalar arasında kesintisiz, hızlı ve güvenli ulaşımı sağlayacak büyük ulaştırma altyapısı projeleri yürütüldüğünü ve bu projede Marmaray Projesi'nin özel ve önemli bir yerinin olduğunu belirtti.
Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 7. Ulaştırma ve Haberleşme Bakanları Toplantısı Antalya'da başladı. Toplantıya, Türkiye'nin yanı sıra EİT üyesi ülkelerden İran Ulaştırma Bakanı Mohammed Rahmeti, Azerbaycan Haberleşme Bakanı Ziya Memmedov, Pakistan Haberleşme Bakanı Chaudhry Nisa Ali Khan, Afganistan Ulaştırma Bakanı Hamidullah Qaderi ile Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'dan ilgili bakanlıkların temsilcileri katıldı. EİT üyesi Türkmenistan ise toplantıya temsilci göndermedi. Toplantıda EİT üyesi olmamasına karşılık, EİT Genel Sekreterliği'nin daveti üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti'nden de ilgili bakanlık temsilcileri katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Türkiye'nin; bölgesel işbirliğinin, uluslararası barış, istikrar ve refahın anahtarı olduğuna yürekten inandığını, bunun için de bölgesel işbirliği hareketleri içinde öncü ve aktif bir rol oynadığını vurguladı. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın içinde bulunulan bölgede sürdürülebilir kalkınmanın tesisinde, bölge halkının refahının artırılmasında ve barışın sürekliliğinin sağlanmasında önemli bir araç olduğuna inandığını ifade eden Yıldırım, Doğu ve Batı arasında stratejik konumu bulunan ve bu nedenle son derece dinamik ekonomik ve siyasi gelişmelere açık olan EİT bölgesinin, müreffeh ve aynı zamanda uyum içinde varlığını sürdürebilmesinin, sadece üye ülkeler için değil, küresel açıdan da son derece büyük önem arz ettiğini kaydetti.
Avrupa-Asya ulaştırma koridorları
EİT bölgesinin, ulaştırma sektörü açısından dünya genelinde sorunsuz ve daha çok tercih edilen bir bölge olarak tanınmasını sağlamanın amaç edinilmesi gerektiğine değinen Yıldırım, şunları söyledi:
"Kara ve demir yolu şebekelerinin kurulması, denize kıyısı olmayan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin küresel ekonomiye doğrudan entegre olabilmeleri ve gerek bölgesel gerek bölge dışı ticari faaliyetlerde başarı sağlayabilmeleri açısından bilhassa önemlidir. Gerek yük ve yolcu, gerekse enerji ulaşımında, Türkiye üzerinden geçen ve Avrupa'dan Hazar'a ve ötesine bağlantı sağlayan ulaşım koridorları Avrasya'nın bel kemiğini teşkil etmektedir. Dünya nüfusunun büyük kısmının yaşadığı Avrasya'nın, gelecekte dünya ekonomisinde önemli rol oynayacağını ve bu bağlamda Avrupa ile Asya arasındaki ulaştırma koridorlarının kritik rol üstleneceğini öngörmekteyiz."
"Marmaray Projesi'nin özel ve önemli bir yeri var"
Ulaştırma altyapısını oluşturarak Avrupa ve Asya'nın birleşmesi ve ekonomik büyüme için yeni bir ivme yaratılmasının, Türkiye'nin Avrasya'ya bakışının temelini oluşturduğuna işaret eden Yıldırım, "Bu yaklaşımla Türkiye, Avrupa ve Asya'yı fiziki olarak birleştirecek ve kıtalar arasında kesintisiz, hızlı ve güvenli ulaşımı sağlayacak büyük ulaştırma altyapısı projelerini yürütmektedir. Demir yolu sektöründe yürütülen büyük dönüşüm çalışmalarımız içinde Marmaray Projesi'nin özel ve önemli bir yeri vardır" dedi.
Bu projeyle modern ve yüksek kapasiteli bir raylı sistemle, iki kıtanın boğazının altından geçen batırma tüp tünellerle birbirine bağlandığını anlatan Yıldırım, projenin tamamlanmasıyla Asya ve Avrupa arasında kesintisiz, hızlı ve güvenilir bir demir yolu bağlantısının sağlanacağını bildirdi. Yıldırım şöyle devam etti:
"Bu projenin tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Kars-Tiflis-Bakü Demir yolu Projesi de bizim için ayrı bir öneme sahiptir. Zira söz konusu proje ile Avrupa'yı Türkiye üzerinden Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetlerine bağlayacak ve (Demirden İpek Yolu) olarak adlandırdığımız bir ana demir yolu güzergahı tesis etmiş olacağız.
Bu demir yolu projelerinin yanı sıra ülkemiz üzerinden İran'a geçerek Orta Asya Cumhuriyetlerine ulaşan demir yolu hattının Van Gölü geçişinde yaşanan dar boğazı aşmak üzere projelendirdiğimiz Van Gölü Kuzey Geçişi de Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Bölgesi için taşımacılığı ve ticareti geliştireceğine inandığımız bir projedir."
Bakan Yıldırım, Asya'dan Avrupa'ya kesintisiz ve etkin ulaştırma ağlarının oluşturulmasına duyulan ihtiyacın ve bu konudaki uluslararası ilginin bilinciyle EİT'in uluslararası trafiğin hizmetindeki ana arterlerde eksik bağlantıların tamamlanmasına, mevcut bağlantıların iyileştirilmesine ve sorunsuz bir trafik akışı sağlanmasına öncelik vermesi gerektiğine dikkati çekti.
Haberleşme alt yapısının modernizasyonu
EİT üyesi ülkeler arasında malların ve kişilerin dolaşımının kolaylaştırılması ve bu çerçevedeki transit taşımacılığın önündeki engellerin kaldırılmasını amaçlayan Transit Taşımacılık Çerçeve Anlaşması'nın ve EİT kapsamındaki en önemli somut proje olan İstanbul-Tahran-Taşkent-Almatı Trans-Asya Demir Yolu Güzergahı'nda düzenli konteyner tren seferlerinin önemini de vurgulayan Yıldırım, şu bilgileri verdi:
"Diğer taraftan, bölgemizde ulaştırma altyapısına verdiğimiz önem ve yapmayı planladığımız yatırımların yanı sıra haberleşme altyapımızın modernizasyonu çalışmaları hızla devam etmektedir. Bu kapsamda, iletişim çağı olarak anılan 21. yüzyılda EİT bölgesinin yalnızca kişi ve mal taşımacılığı değil, bilgi ve enformasyon teknolojileri kapsamında da çağı yakalayan bir yaklaşım sergilemesine katkıda bulunduğumuza inanıyoruz. Bu doğrultuda, ilerleyen yıllarda Örgüt gündeminde yer alabilecek her türlü girişimi destekliyoruz."
"Turizm, petrol kadar önemli bir gelir kaynağı"
Öte yandan Ulaştırma Bakanı Yıldırım ile Azerbaycan Azerbaycan Haberleşme Bakanı Ziya Memmedov, toplantının başlamasını beklerken, Sheraton Otel terasında sohbet ettiler. Azerbaycan Haberleşme Bakanı Ziya Memmedov, "Görüyorum ki, Türkiye'de turizm, bizdeki petrol kadar önemli bir gelir kaynağı" dedi.
Bakan Yıldırım ise turizmin petrolün yerini alamayacağını, turizmden elde edilen gelirin, dillendirilen rakamlar kadar olmadığını belirtti. Yıldırım, Türkiye'den Avrupa'ya giden bir turistin 1000-1200 euro harcarken, Avrupa'dan Türkiye'ye gelen turistin harcamasının 500-600 euro arasında kaldığını, bunun da "Her şey dahil" sisteminden kaynaklandığını söyledi.
TakipYorumlarYorum Sayısı: 7724 Eylül 2008, 10:56Yazan: Gökçe ArasAsya ile Avrupa’yı denizin altından bağlayacak Marmaray Projesi’nde son tüp tünel Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla denize batırıldı. Üsküdar Marmaray İskelesi’ne gelen Yıldırım, basın mensuplarıyla römorkörlere binerek tüp tünelin bağlı bulunduğu “Ecem Sultan” platformuna gitti. Burada düzenlenen törende konuşan Yıldırım, İstanbulluları bu sabah vaktinde güzel bir sürprizle uyandırdıklarını belirterek, “Tarihi proje Marmaray’da önemli bir aşamayı geride bırakıyoruz” dedi. Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
11 Eylül 2008, 17:07Yazan: Mehmet Kasım2008Marmaray Projesinin Sirkeci-Yenikapı arasının güzergahı haritada net bir şekilde görülüyor.
11 Eylül 2008, 16:23Yazan: Mehmet Kasım2008Haberlerden öğrendiğime göre Yedikule-Yenikapı arasında 550 binanın yıkılma tehlikesi varmış. Sahiplerine tebiligatlar yapılmış. Hukuka yansıyan konu ile Antılar Kurulu projenin bu etabını durdurmuş. Diğer kısımlarda inşaat tüm hızıyla devam ediyor.
9 Temmuz 2008, 10:48Yazan: Burcu KarabasMarmaray Projesi kapsamındaki Ayrılık Çeşme İstasyonu nedeniyle taşınması planlanan Ayrılık Çeşmesi'nin yerinin değiştirilecek olması tepki görüyor. Habere ulaşmak için tıklayın.
27 Haziran 2008, 18:33Yazan: Zeynep GüneyDevamı...
27 Haziran 2008, 18:33Yazan: Zeynep GüneyGezi sırasında bize dağıtılan planlar:
26 Haziran 2008, 11:51Yazan: Zeynep Güney24 Haziran 2008 Salı günü Yenikapı Marmaray ve Arkeolojik Kazı Alanı'nda gelinen son durumun incelenmesi amacıyla İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kentsel Uygulamalar Direktörlüğü önderliğinde bir gezi düzenlendi. Yaklaşık 58.000 metrekarelik bir alanda 3,5 yıldır sürdürülen çalışmaları Arkitera Mimarlık Merkezi olarak yerinde gözlemledik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Yardımcısı Zeynep Kızıltan’ın eşliğinde gerçekleştirilen gezide Arkeolog Mehmet Ali Polat ve Arkeolog Metin Gökçay kazı alanı ve çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Haberin devamı için: Yenikapı Arkeolojik Kazı Alanı’ndaydık
Dipnot olarak belirtmeliyim ki oldukça keyifli bir geziydi. Sürekli gazetelerden ya da katıldığım konferanslardaki sunumlardan gördüğüm kazı alanını gezmek çok heyecan vericiydi. Diğer yandan gezinin 12:00 - 14:30 saatleri arasında düzenlenmiş olması nedeniyle kavurucu bir deneyim de olduğunu söyleyebilirim :D Ben o sıcakta gezerken zorlandım, çalışanlara kolay gelsin...
30 Mayıs 2008, 10:44Yazan: Burcu KarabasMarmaray inşaatının tamamlanmasıyla önemli değişimler geçirerek İstanbul’un ulaşım ağlarının birleştiği en yoğun nokta olması öngörülen “Yenikapı Transfer Noktası”, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti uygulamaları bağlamında düzenlenen açık masa toplantısında tartışıldı.
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/05/30/yenikapi_1.jpg)
Aynı zamanda Bilgi Üniversitesi Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı ve Milano Politeknik öğrencilerinin dönem projesi olarak çalıştığı “Yenikapı Transfer Noktası Sergisi”nin açılışı olma özelliğini de taşıyan toplantıya, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı Öğretim Üyeleri Prof.Dr. İhsan Bilgin, Prof.Dr. Murat Güvenç, Dr. Tansel Korkmaz ve atölye yürütücüsü Mimar Mehmet Kütükçüoğlu’nun yanı sıra Bahçeşehir Üniversitesi Ulaştırma Uygulama Araştırma Merkezi Başkanı Prof.Dr Mustafa Ilıcalı ve DHL Marmaray Proje Uygulama Birimi Koordinatörü Haluk İbrahim Özmen konuşmacı olarak katıldı.
Habere ulaşmak için tıklayın.
27 Şubat 2008, 17:43Yazan: yilmazİki üç yıldır desteklediğimiz bir tez var. Eğer yeni bir köprü hatta tüp geçit yapılacağı yerde birinci boğaz köprüsü -ki ekonomik ömrünü tamamladığı söyleniyor- tıpkı Lizbon'daki Tagus Nehri Köprüsündeki gibi elden geçirilir ve raylı sistemle donatılırsa bu köprü/tünel trafik tartışmaları da bitmiş olur. Hem de sadece köprü yenileme/geliştirme maliyetine. Aynı yollar kullanılabilir, iyileştirici birkaç düzenleme yapılabilir (Ortaköy giriş ve çıkışları ve Beylerbeyi Çıkışı gibi.) Raylı sistem olduğu takdirde yeni bir otopark sistemiyle hem kent hemde araç kullanıcıları kurtarılmış olurlar. Böyle bir sistem kentin gelişmesini yeni bir köprü gibi etkilemeyeceği gibi mevcut potansiyellerin de azami kullanımını sağlar. Şimdi tüp geçit kentin iş merkezlerini yeniden Marmara kıyısına kaydırırken, Kuzeye yapılması planlanan köprü de yeni yerleşim bölgelerini orman ve su havzalarının ortasına yerleştirecek. Ne gereği vardı bunlara. Eldeki olanakları daha iyi kullanabilmenin yolları varken? Portekizliler mi çok akıllı? Hala anlamış değilim. Neden olmasın?
26 Şubat 2008, 17:24Yazan: Omer YilmazBu ilginç deneyimi yaşayanlardan birisi de bendim. :) Şantiyelerin (gezdiğimiz üç şantiyeden ikisi) Marmaray şantiyesi olması dışındaki belirgin özelliği Japon şantiyeleri olmasıydı sanırım. İş güvenliği ile ilgili önlemler gerçekten dikkat çekiciydi. Marmaray projesini yönetenleri bu bilgilendirme çalışmalarından ve şeffaflıklarından dolayı kutlamak gerekli. Her ne kadar projelere ilişkin maket, çizim göremesek de böyle bir bilgilendirme alışkın olduğumuz kapalılığı kırmak açısından çok önemli. Haberde de okuyacağınız gibi üç şantiyeyi ziyaret ettik. Paketi tamamlamak için Tuzla'daki tünel yapım tesislerini de gezmemiz gerekiyordu. Lumina'nın daveti ve güzel hava koşulları Kerpe'de balık yemeye daha cazip kıldığı için Tuzla'yı bir başka zamana erteleyerek Kerpe'ye gittik. :) Üsküdar'daki İstasyon şantiyesi bugüne kadar bilmediğim bir kaç şeyi öğrenmemi sağladı. Bunlardan en önemlisi istasyonun asıl olarak Üsküdar Meydanı'nın altında yer almadığıydı. Bu kadar eksik ve yanlış bilgilenmem benim hatam mıdır yoksa bizleri bilgilendirmesi gerekenlerin mi inanın kararsızım. Habere istasyon inşaatına ait epeyce fotoğraf eklenmiş durumda. Aşağıya bu istasyonun yerini kabaca işaretliyorum. Meydan ne olacak? Çıkışlar nerede olacak? Bu yapının üstü ne olacak? Bu soruların cevapları belirsiz. En azından şantiyedeki mühendislerden öğrendiğimiz kadarıyla bu biraz da Üsküdar Belediyesi'nin tasarrufunda bir konu... Bu konuda daha söylenecek çok söz var kuşkusuz.
Bütün yorumları forumda okuyun!










