Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
ARKITERA MIMARLIK MERKEZI 8 YASINDA

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Başbakan Erdoğan; “Tüneller İstanbul trafiğini rahata kavuşturacak…”

Tarih: 20 Mart 2008 Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Restore edilen Akaretler Sıraevleri’ni açan Başbakan Erdoğan, “İstanbul’a aşığız. İstanbul yaşanılabilir bir kent olmanın ötesinde, Türkiye'nin vizyonu olan bir kenttir. Büyükşehir Belediyemizin yaptığı metro ve tünel yol çalışmaları da İstanbul trafiğini rahata kavuşturacak ve bittiğinde takdiri alacaktır” dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak İstanbul’da gerçekleştirilen en büyük restorasyon projesi olan Beşiktaş’taki “Akaretler Sıraevleri”ni Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş birlikte açtı. Açılışta konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Akaretler Sıraevleri”ni restore ederek İstanbul’a yeniden kazandıran Serdar Bilgili, ilgili tüm kurum, şirket, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt ve tüm çalışanlara teşekkür etti.

“Ülkede başka şeylerle uğraşıyoruz. Temenni ediyorum ki er ya da geç bu millet bunu da aşacaktır. Bunu aştığımız gün zaten söylüyorum, gümbür gümbür yürürüz” diyen Başbakan Erdoğan, Akarekler’de hem İstanbul’un diğer bölgelerine hem de ülkenin tüm şehirlerine örnek teşkil edecek bir çalışma gerçekleştirildiğini belirterek, son dönemde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün milletin yüzünü ağartacak birçok eseri restore ederek ülkeye kazandırdığını söyledi. Vakıfları 960 yıldır Türkiye ve eski Osmanlı coğrafyasında yoksulun, kimsesizin, garibin, gurebanın, yolda kalmışın ve kimsesin koruyucusu olduğunu ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, bu medeniyete sahip çıkmanın ve eşsiz zenginliği yeniden canlandırmanın kendilerine nasip olduğunu kaydetti.

Adana’da 1111 vakıf eserinin toplu açılışını örnek gösteren Erdoğan, tamamen çöplük, mezbelelik haline gelmiş olan bu eserleri ülkeye ve halka kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını dile getirdi. Bu eser sayısının Kültür ve Turizm Bakanlığının elindekilerle birlikte 4 binlere ulaştığına dikkat çeken Erdoğan, 5 yılda yaptıkları çalışmalarla adeta kaybolan bir medeniyetin yeniden ayağa kalktığını vurguladı.

“Özel tarihi eserleri otele çevireceğiz…”
Batıda bütün tarihi eserlerin restore edilerek geleceğe taşındığının altını çizen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Batıya gidiyorsunuz bakıyorsunuz ki bütün tarihi eserlerini nasıl ele alıp canlandırıyor ve geleceğe yürüyorlar. Bizde ise ‘Bırakın kendi haline gitsin’ diyoruz. İşte doğduğum, büyüdüğüm şehir... Buralardan geçerdik, maalesef kapanın elinde kalmıştı Akaretler. Ama şimdi kapanın elinde değil, gerçekten sahiplerinin elinde olan bir Akaretler var. Göreve geldiğimizde şimdi Başbakanlık Ofisi olarak kullandığımız binanın yanında Beşiktaş Kaymakamlığı bulunuyordu. Bu bina Dolmabahçe Sarayı’nın mimarisi ile tezat halindeydi. Adeta orada bir sığıntı ve hançer gibi duruyordu. Orayı ele alarak yeniden yaptık. Şimdi de kaymakamlığa ait olan aynı yerdeki bir binayı çok amaçlı olarak yapıp sadece İstanbulluların değil, tüm insanların hizmetine sunacağız” diye konuştu.

Yine aynı yerde bulunan ve daha önce Tekel deposu olarak kullanılan yeri de örnek gösteren Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli mücadeleler sonucu bir girişimcinin burayı aldığını dile getirdi. Başbakan Erdoğan, “Fakat engeller anlatılamayacak kadar çok. Almak yetmiyor, ‘Burayı yapayım, yaparım, ne gerekiyorsa yapacağım’ demek de yetmiyor. İçeriden birileri adeta bariyer oluşturuyorlar, ‘Hayır yapamazsın veya yapacaksan benden geçmen lazım’ diyor. ‘Senden nasıl geçeceğim, onun yolunu söyle’ dediğiniz zaman işte orada bakıyorsunuz ahlaki olmayan yollarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Sıkıntımız burada. İşte bizim bunu aşmamız lazım ama biz bunlarla uğraşmıyoruz ki ülkede, başka şeylerle uğraşıyoruz. Temenni ediyorum ki er ya da geç bu millet bunu da aşacaktır. Bunu aştığımız gün zaten söylüyorum, gümbür gümbür yürürüz” şeklinde konuştu.

İstanbul’a özel tarihi eserlerin birçoğunu otele çevirme kararı aldıklarını belirten Erdoğan, İstanbul’da şu anda tüm otellerin yatak kapasitelerinin dolu olduğunu ve ihtiyaca cevap veremediğini söyledi. Vatandaşın “Ben otel yapacağım ve bu şaheser olacak. Bırak da bitireyim” dediğini dile getiren Erdoğan, ancak engellerin çıkarıldığını ifade etti. Erdoğan “Biz yeni bir karar aldık. İstanbul’a özel tarihi eserlerimizin birçoğunu otellere çevirelim. Hem tarihimizi tanıtalım, hem bu eserlerle yatak kapasitemizi arttıralım.” dedi.

“Müze Şehir” İstanbul…
İstanbul’un “müze şehir” olması için müzelerin sayısının artırılması gerektiğini ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu çerçevede hem vakıf eserlerinin hem de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın elindeki eserleri süratle hayata geçirmenin gayreti içinde olduklarını kaydetti. Başbakan Erdoğan, 5 yılda 1,2 milyar YTL yatırım yaptıklarını, 50 bin kişiye istihdam sağladıklarını belirterek, “İşte tarihe, mirasa, kültüre sahip çıkmak budur” diye konuştu.

Akaretler’deki sıra evlerin Sultan Abdülaziz döneminde hizmete açılmış Osmanlı döneminin ilk toplu konut ve ilk sıra ev örneği olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, kendilerinin de toplu konuta büyük önem verdiklerini, 81 ilde başlatılan 290 bin toplu konuttan 170 binini sahiplerine teslim ettiklerini söyledi. “İstiyoruz ki, Türkiye gecekondularla adeta akşam yatılıp, sabah planlanmış ülke olmasın. Üzerinde düşünülsün, projeler zihinsel üretimin neticesinde oluşsun. Bunu da başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diyen Erdoğan, restore edilen Akaretler Sıraevleri’nin İstanbul’a hem tarihi bir mekan, hem işlevsel bir alışveriş merkezi, hem de dinlenme ve nefes alma imkanı kazandırdığını kaydetti.

Erdoğan, “Şimdi Akaretler bizim için çok daha anlamlı bir mekan haline geliyor. Akaretler’den yukarı dediğimiz zaman artık yorulmayacağız. Bu yokuş artık dinlendiren bir yokuş oldu. Ortaya çıkan eserde, mimariden, estetikten, kullanışlılıktan ve sadelikten taviz verilmediğini görüyoruz. Aslına uygun olarak yapılması önemli. Burada kilit taş yerine granit taşların kullanılmasını da önemli. Böylece kolay kolay burası deformasyona uğramayacak” dedi.

“Göç İstanbul’u tehdit ediyor…”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1950’li, 60’lı ve 70’li yıllarda kente başlayan aşırı göçün İstanbul’u tehdit ettiğini ifade ederek, artık vatandaşların mümkün olduğunca İstanbul’a gelmediğini, İstanbul’un da bu yükü kaldıramadığını söyledi. Şimdi İstanbul’da deprem ihtimaline karşı Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyeleri ile koordineli yeni adımlar attıklarını ve yeni Yerel Yönetimler Yasası’nı da bunun için çıkardıklarını belirten Erdoğan, bu adımlarla birlikte İstanbul’un çok daha farklı bir hale geleceğini söyledi. İstanbul’un 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti ilan edildiğini de hatırlatan Erdoğan, “İstanbul’u süratle dünya kültür başkentine hazırlamamız lazım. Bunun çalışmaları yapılıyor. Birçok tarihi eser restore ediliyor. İnanıyorum ki, onurla, gururla 2010 yılını karşılayacak ve bunu da başaracağız” diye konuştu.

Önümüzdeki yıl IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarının İstanbul’da yapılacağını, bu toplantılar için bütün hazırlıkların yapıldığını bildiren Erdoğan, Haliç kenarındaki Sütlüce Mezbahası’nı belediye başkanlığı döneminde kültür merkezi olması için çalışma başlattığını, ancak görevi bıraktıktan sonra orasının yarım kaldığını belirterek, “Şimdi Başkanımız Kadir Topbaş, bu dönemde orayı tamamladı. Önümüzdeki birkaç ay içinde Sütlüce Kongre ve Turizm Merkezi olarak hizmet verecek” dedi.

“Eminönü ve Fatih’i bütünleştireceğiz…”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski İstanbul’un çehresini yenilemek için tüm sur içini ele aldıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü; “Eminönü ile ilgili atılan adım da budur. Eminönü ilçesini Fatih’e katarken düşündüğümüz incelik var. Eminönü, mevcut nüfusuyla 30 bin ama gündüz nüfusu 3 milyon. 30 bin nüfusun Eminönü’ne sağladığı kaynakla siz 3 milyonluk bir yükü kaldıramazsınız. Belediyeciliği bilen de konuşuyor, bilmeyen de... Biz, Eminönü'nü Fatih'in içine katmak suretiyle daha güçlü, tüm tarihi eserleriyle bütünleşen bir Fatih’i meydana getireceğiz. Böylece Fatih İlçesi içindeki bazı ucubelerden de kurtulmak suretiyle... Mesela Sulukule projesi var. Bunun hakkında da böyle garip garip şeyler konuşuyorlar. Bunu konuşanlar daha bir kere gidip Sulukule’yi görmüş değildir. Görmüş olsalar böyle konuşmazlar. Şimdi yapılan Sulukule projesine bak. Bu projeyi gördüğün zaman, eğer samimiysen, aklıselim sahibiysen diyeceğin şey; ‘Arkadaş tebrik ederim. Burada güzel bir eser meydana getiriyorsun. Sulukule’yi o ucube halinden kurtarıp, modern, çağdaş ama tarihi bir sokak, tarihi caddelerle donanmış bir yer haline getirdiğiniz için size teşekkür ederiz’ diyeceksin. Atılan adım budur. Biz İstanbul'u seviyoruz. İstanbul sevdalısıyız. İstanbul’a aşığız. İstanbul yaşanılabilir bir kent olmanın ötesinde, Türkiye'nin vizyonu olan bir kenttir. Ona gereken önemi vermemiz lazım ve gözümüz gibi bakmamız gerekiyor.”

Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbul’a yapılan yatırımların birçoğunun da yeraltında yapıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, “Adeta kuyu misali yerin altına tüneller açılıyor. Bütün bu tüneller İstanbul’un ulaşımını rahata kavuşturmak için açılıyor. İstanbul’da metroya yönelik olarak da, hafif metro ve tünel yollara yönelik olarak da çok önemli yatırımlar yapılıyor. Ama bunlar hep yerin altında olduğu için görünmüyor. Millet minareyi görür, ama kuyuyu görmez. O bakımdan sıkıntı var. İnanıyorum ki bütün bu engeller bittiği zaman, takdiri de yapacaktır” diye konuştu.YorumlarYorum Sayısı: 32

22 Mayıs 2008, 12:12Yazan: Emine Merdim[image]
Akaretler Sıraevler'in aydınlatma projesi Aydınlatma.com.tr'de. Akaretler Sıraevler

30 Mart 2008, 19:40Yazan: Ali Emrah ÜNLÜSevgili arkadaşlar Başlığın oldukça iddalı olduğunu düşünüyorum. Başlığı atanların önce Türkiye'deki kentsel ölçekli rehabilitasyon uygulamalarını sonra da avrupa'da yapılanları hiç bilmedikleri anlaşılıyor. Yapılan çalışma kıymetli bir çalışma ama ne yazık ki restorasyon anlamında değil- Akaretler İstanbul'un konut fonksiyonlu tarihi yapıları arasında çok önemli bir yere sahiptir. Yıllarca harap ve kullanılmaz halde tutulmuştur. Bugün kullanılıyor olmaları sevindiricidir. Ancak yapılan müdehaleler binalar için geri dönülmez bir seviyededir. Kargir cepheler tutularak içeride neredeyse tamamen Betonarme sistem kullanılmıştır. Cephe üzerindeki taşların üzerleri boyanmış durumdadır. Bir koruma uzmanı olarak içim kan ağlıyor- Bu binalara bunu yapmak ne kadar doğru- 19 ve 20. yy. kargir konut mimarisi bu kadar mı heba edilir. Bu yapıları kendi malzemeleri ile aslına uygun olarak depreme karşı da güçlendirerek korumak mümkündür. Neden her zaman ilk akla gelen beton ve çimento bazlı sıva kullanmaktır. Bu binaların duvarlarında kireç harcı kullanılmıştır. Duvarları doğal taştır. Çimento sıva yapı içinde kireç ve doğal taş ile uyumsuz bir malzeme olduğundan yapının doğal tuz-nem dengesini bozmaktadır. Çimento suya hasret bir malzeme olduğu için yapıdaki tüm suyu bünyesinde toplamaktadır. Aynı anda sahip olduğu tuzu da kendi bünyesi dışına atar- Açığa çıkan tuz özellikle doğal taş bünyesine geçerek- tuz kristilizasyonunu sebep olarak taşın yapısını bozar ve zaman içinde taş iç basınç nedeni ile patlamaya başlar. Artık dünyanın hiçbir yerinde tarihi binalarda çimento kullanılmamaktadır. Türkiye hariç- çimentoyu ne kadar çok severmişiz. çimento ve beton çağımızın mükemmel yapım malzamesi olarak algılanabilir ama ne yazık ki restorasyon konusunda değil. Yapılan işin restorasyon anlamında başarılı olduğundan bahsetmek ne yazık ki doğru olmaz- Bir kaç yıl içinde yapılan restorasyonun ve uyumsuz malzeme kullanımının neden olduğu bozulmaları hep birlikte göreceğiz. Bir lafım da fonksiyon ile ilgili- ofis,konut ve otel kullanımı doğru bana göre ama A++ sınıfında bir lüks ötesi mağaza işlevi ne kadar çalışır göreceğiz- Bu mağazaların bir süre sonra görünme kaygısı başlayacak ve cephelerin tamamı vitrine çevrilecek- o zamanki manzarayı hayal bile etmek istemiyorum. Akaretlerin tüm algısı bir anda yok olacak. Kim dur diyecek? Mal sahibi VAkıflar mı? Koruma Kurulu mu? Proje Müellifi mi? Beşiktaş Belediyesi mi? KİMSE. Ali Emrah ÜNLÜ rest.y.mimar (İTÜ)

20 Mart 2008, 12:06Yazan: Gül KeskinAkaretler Sıraevler'in açılışıyla ilgili 20 Mart 2008 tarihinde basında yer alan haberlerden bazıları şunlar: Başbakan Erdoğan; "Tüneller İstanbul trafiğini rahata kavuşturacak" Osmanlı'nın ilk toplu konut projesine lüks merkez Akaretler'e 75 milyon dolarlık yüz Erdoğan'dan Beşiktaşlı Bilgili'ye '1903' jesti

20 Mart 2008, 00:10Yazan: ninlilBugün açılış yapıldı... Otel rezervasyonu başlamış bile :) W İstanbul Haberin tümü

8 Ağustos 2006, 10:59Yazan: asteria
Rica ederim, sezgi11, :)

Bol şans ve başarılar dilerim...

7 Ağustos 2006, 16:55Yazan: sezgi11Ben bu kadar çabuk cevap yazdığınız için çok teşekkür ederim. İyi çalışmalar,
sevgiler...
sezgi11

7 Ağustos 2006, 13:56Yazan: asteria
Merhaba sezgi11, :)

Eğer günde bir kaç defa önünden geçiyorsanız, hiç çekinmeden onların çalışma ofislerine de uğrayabilirsiniz. Çok nazik ve misafirperver yetkililerle karşılaşacaksınız.

Sevgili İç Mimar Zeynep Edes'le görüşebilir ve CV ulaştırmanın veya onlarla çalışabilmenin olanaklarını araştırabilirsiniz..

Ben forumda onlara ait telefon bilgileri veya e-mail adresi yayınlamanın doğru bir uygulama olduğunu sanmıyorum...

Size yardımcı olabilmemin başka bir başka yolu var mı? :)

İyi çalışmalar

7 Ağustos 2006, 13:32Yazan: sezgi11asteria merhaba,
akaretler residences hakkında bazı bilgiler almak istiyorum senden, tabii mümkünse. Mesela, çalışmaları yapan firmanın telefonu veya mail adresi var mı sende?
CV yollamak istiyorum çünkü.... (Hergün önünden iki,üç defa geçtiğim bu çalışma alanında süren çalışmaları yakından görmek ve uygulama adına yeni şeyler öğrenebilmek için çok büyük heyecan duyuyorum.)
Saygılar
sezgi11

6 Temmuz 2006, 18:01Yazan: asteria
Merhaba sevgili etic, :)

Hoşgeldiniz ve çok teşekkür ederim..Sizden duymak ayrı bir keyif.. :)

Doğrusu, Akaretler Sıraevleri'nin restorasyon ve renövasyon çalışmalarının nihayet artık tamamlanacağını ve 2007 sonuna yetiştirileceğini öğrenince en çok sevinen ve gurur duyanlardan biri de ben oldum. Ümit ederim ki tüm Beşiktaş sakinleri de biraz sabır ve şantiye ortamına biraz daha tahammül göstermelerinin karşılığını gurur duyacakları bir sokak ve semt olarak göreceklerdir. :)
Kendi adıma, ben konutların bahçelerinde keyifle oturup, küçük salonlarındaki etkinliklere gidebilmeyi sabırsızlıkla bekliyorum..

..tekrar teşekkürler

6 Temmuz 2006, 17:40Yazan: eticsevgili asteria ,
görüyorum ki konulara olan güzel katkılarınız tüm hızıyla sürmekte. görseller için teşekkürler ;)

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

FARUK GOKSU