Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
ARKIPARC FORUM

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Türkiye’nin İlk Orman İşletme Müdürlüğü TOKİ Konutlarına Feda Ediliyor

Tarih: 18 Mart 2008


Karabük ilinin tarihiyle yaşıt, Karabük Orman İşletme Müdürlüğü 01 Ocak 1938'de Türkiye’nin ilk Orman İşletme Müdürlüğü olarak kuruldu. Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait yaklaşık 60.000 m2 alanda, Hizmet Binası, Sosyal Tesis, Misafirhane, lojmanlar ve yaşları 25 - 80 arasında değişen, yaklaşık 1.550 ağaç bulunuyor. Karabük şehir merkezinde yer alan ve 1940’lı yıllardan bu yana yapılan dikimlerle meşçere (küçük orman) niteliğine sahip bu alanda halen; 60 adet sedir, 100 adet akasya, 70 adet piramidal boylu selvi, kavak, sarıçam, 450 adet karaçam, çınar, mazı, söğüt, ıhlamur, ceviz, dut, incir, menengiç (nadir tür), porsuk (nadir tür), sofora (nadir tür) gibi farklı türlerde 1.550 ağaç bulunuyor.



Bugün, bu alanda yer alan 70 - 80 yıllık ağaçların kesilmesi ve yerlerine blok apartmanların yapılması planlanıyor. Orman Genel Müdürlüğü ve TOKİ arasında yapılan protokole göre yaklaşık 60.000 m2 alan karşılığında Orman İşletmesi'ne 4 bloklu 48 daire (134 m2) verilecek. Orman İşletmesi Hizmet Binası, Sosyal Tesis ve Misafirhane’nin bulunduğu ağaçlık alana, 18 adet blok apartman inşa edilerek sosyal konut niteliğinde olmayan 134 m2’lik 216 konut yapılması planlanıyor.



TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubaesi Karabük Temsilciliği, halen sağlam ve yeterli olarak kullanılan Orman İşletmesi Hizmet Binası, Sosyal Tesis ve Misafirhane’nin, yapılacak konutlar için yıkılarak, bu binaların TOKİ tarafından lüzumsuzca yeniden yapılacak olmasına dikkat çekiyor ve bu proje için yüzlerce ağacın kesilmesine karşı çıkıyor:

“TOKİ tarafından hazırlanan ve Karabük Belediye Meclisi’nce kabul edilen imar planı değişikliği birçok yönden İmar Kanununa aykırı. Bu alana ilave 2.100 kişilik nüfus artışı getirilmesine rağmen gerekli ilave Sosyal ve Teknik donatılar (okul alanı, yeşil alan, teknik altyapı) ayrılmadan imar tadilatı onaylandı.

Çevre Bakanlığı’nca, Türkiye’nin bütün illerinde Ulusal Ağaçlandırma Kampanyası’nın başlatıldığı günümüzde, bizzat Orman Genel Müdürlüğü tarafından 70 - 80 yıllık ağaçların kesilmesinin göz ardı edilmesi kabul edilemez.

Karabük ilinin kalkınmasında dönüşüme işaret eden en önemli hukuksal belge, Çevre Bakanlığı tarafından 2007 yılında hazırlanan ‘Zonguldak, Bartın, Karabük Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı’dır. Bu planlama yaklaşımının özünü, ağır sanayiden kültürel ve doğal varlıkların turizmine doğru yönelen bir ekonomik model oluşturuyor. Bu açıdan bugün için Karabük ili, ekonomik gelişme politikasının kültür ve doğa varlıklarını koruyarak ve bunları etkin bir turizm politikası ile birleştirerek gelişmesini kabul etmiştir.



Karabük Orman İşletmesi, gerek içinde barındırdığı yapılar ve doğal doku ile bir kültürel peyzaj olarak, gerek tarihsel anlamıyla, Karabük kenti için son derece önemli ve değerlidir.

Karabük Orman İşletme Müdürlüğü alanı 48 lojman karşılığında heba edilmemeli, Karabük’ün kuruluşuna tanıklık etmiş 80 yaşındaki ağaçlar gelecek nesillere aktarılmalıdır.”TakipYorumlarYorum Sayısı: 40

14 Ekim 2008, 16:32Yazan: missarchitectHerşeyi bir yana bırakın sizce etik olarak ne kadar doğru ? İnsanların sadece "başımı sokacak bir evim olsun yeter" düşüncesinden yararlanılarak bir anlık kazanç için yıllara malolacak mimari bir yanlış. Ne kadar yazıkki onca insan için birbinin aynısı tek tip gerçekleştirilen standartlaşma nın aslında birbirinden ne kadar farklı olan "insanları standartlaştırmaya" zorlaması.

5 Ekim 2008, 00:32Yazan: Salih ÖmeroğluSayın arcem

Geçende TOKİ nin benzer eserelerini Edremit körfezindede gördüm.Adeta sırtını Kaz dağlarına dayamış Efe misali klometrelerce öteden görülmekte, bunda amaç sanırım göze batması ki ,bu sağlanmış ,yoksa genelde iki katlı binaların olduğu bir yerde kim bu kadar yüksek yapı yaparki.Yakından bakamadım ama umarım kimse kullanmıyordur.

2 Ekim 2008, 21:36Yazan: arcem<007İzmit'le ilgili kentsel mekanlar üzerine bir arkadaşımla fanzin çıkartmayı düşünüyoruz.Zaman bulup gerçekleştirebilirsek bu okumaları burda da paylaşmayı düşünüyoruz.

2 Ekim 2008, 21:08Yazan: arcem<007Sayın Salih Ömeroğlu nede güzel bahsetmişsiniz; İzmit,tabiri caizse TOKİ’nin en çok "tecavüz" ettiği kentlerin başında geliyor. Zaten İstanbul'un ve sanayinin etkisi altında kötü durumdayken bir de depremle yıkılan bu kent şimdilerde yeniden yapılanıyor.Ama nasıl? Sizin de bahsettiğiniz gibi İzmit'in yüksek yerlerinde her gün yeni bir kibrit kutusu beliriyor.Nede olsa tünel kalıp diye bir şey var değil mi!Bununda …nı çıkarttılar.İnanın o tepedeki kibrit kutularının altındaki derme çatma doku çok daha nitelikli bir görünüme sahip.Çünkü içinde yaşam var.Sokaklar var mahalleler var,kıraathaneler var.Yani bir ortam var.Peki TOKİ ne üretiyor?Tamamen yalıtılmış ortamlar… Siluet konusuna hiç girmek bile istemiyorum.İzmit’e gelenler görürler ki tepedeki bu yapılar kentin “erkeklik organı” kimliğinde artık.En azından ben böyle yorumluyorum. Toplu konutun dışında sevgili belediyemiz Üniversiteye herhangi bir şey sormadan(Takip edenler bilir ;Koü Mimarlık ve Tasarım Fakültesi kurulduğundan beri bütün öğrenci projelerini İzmit üzerine üretiyor.) kentin gelecek 50 yılını etkileyecek kararlar alıyor.Kıyı sorununu “YÜZ YİRMİ METRE UZUNLUĞUNDA üstgeçit” yapıyoruz sloganıyla çözdüklerini iddia ediyorlar.Büyük harflerle yazdım çünkü onlar bir üstgeçitin 120 m olmasından dolayı gururlular.Çünkü onlar nitelik değil büyüklüklerle oy toplama derdindeler. Paraları yok mu?İnanın yığınla paraları var!Çalışıyorlar mı evet çok sıkı çalışıyorlar.Belki samimiyetle iyi niyetle çalışıyorlar.Ama alınan kararların kenti yok ettiğinin farkında değiller. Ne demeliyim bilmiyorum ki.Hele de 3 tarafı suyla çevrili bir kentte insanların boş vakitlerini geçirmek için en çok gittikleri mekanda; suyla kurulan ilişki sadece kahvenin içindeki “su” iken…

15 Eylül 2008, 05:23Yazan: Salih ÖmeroğluToki ve Kiptaş

Kat karşılığıda yer yapmaktadır, tabiki çok zenginler için,fukaraya kömür ,fukaraya erzak torbası.

Bahse konu bu kuruluşlar konut yaptıkça,benim mimarım işşiz ,benim ustam kalfam işşiz,benim marangozum benim nalburum ve benim benim diye konu uzar gider.

Toki ve Kiptaş bir bölgede faaliyete başladığında o bölgede hiç bir çalışana ve esnafa katkı sağlamadığı gibi
o bölge insanını adeta işşizliğe ve yoksulluğa itmektedir.

Birde yaptılarmı üçer, beşer binli konutlarla ne var ne yok silip süpürmektelerki bu kuruluşların böylesine bir tahribata asla hakları yoktur.

İzmit te otoyol kenarında ,depremzedeler için yapılan konutların karşı yakasına dikkat ediniz sanki yer sıkıntısı varmış gibi dağların yamacında bile çok katlı yapı yapma mantığını anlamakta güçlük çekmekteyim ,utanmadan reklam afişiylede reklam yapmakta.

Çok katlı yapı yapmak ,herhalde gelişmişliğin ifadesi olmalı ki ,TOKİ her ne hikmetse ,böylesine bir yapılaşmanın öncülüğünü yapmakta.



Devletin KİT i ,BİT i yetmedimi.

Buna topluca tepki göstermeliyiz.

Aksi halde bizim kapının önüne de kömür torbaları konulur ve erzak torbalarından almak için sıraya gireriz,bizimde artık yeşil bir kartımız olur.

13 Eylül 2008, 01:56Yazan: Ebu Bekirselam arkadaslar,

ben istanbulun dwg haritasini ariyorum.bana yardim edebilirmisiniz?

4 Eylül 2008, 14:57Yazan: mina_lavinİnsanları ve evleri;kişilikten ve siluet bilgisinden uzak tek tip hale getirmek için ve tek standart oluşturmak özel çaba sarfeden toplu konut idaresinin sonuçlarıdır. Artık konutlar o yerin jeopolitik durumu,eğim bilgisi,yeryuzunun durumu hesaba katılmadan sadece para kazanmak amacıyla yapılıyor. İhale ile yapılan bu çalışmalara parası ve çevresi olan her inşaat şirketi mühhaitlik firması katılıyor. Sonuçta zaten resimlerde görüldüğü gibi! Amaç ev alıp içinde yaşamak mı?Yoksa yaşamak istediğiniz evde mi oturmak? Buna iyice karar vermek lazım! Genelde orta gelirli ve alt gelir grubuna hitap eden bu evler bilinçli bir şekilde alınmadığından "başımda bir dam olsun" mantığı ile alınıyor. Sonunda artık her ilçede toplu konut blogları yapılmaya başlandı. Özetle şehircilik anlayışı ve mimari bilinç yok olmaya yüz tuttu diyebiliriz...

4 Eylül 2008, 14:12Yazan: Deniz BoranAğustos ayının başından itibaren yolu Karaköy’den geçen, Rıhtım Caddesi’ne veya Karaköy Vapur İskelesi’ne düşenler, etrafı kapatılmış bir binanın önünde, restorasyon çalışması olduğunu belirten büyük bir tabela ile karşılaşıyorlar. Tabelada dikkati çeken esas nokta ise binada bir restorasyon çalışması olduğu ibaresinin altında yer alan isim: TOKİ.

Haberin devamı için tıklayın

25 Ağustos 2008, 01:48Yazan: toshygördüğüm kadarı ile toki bir şekilde ihmal edilmiş "barınak" ları inşa ediyor. incelediğim yapıları ev diye tanımlamak mümkün değil.

19 Ağustos 2008, 00:57Yazan: ErDiNc_iSttoki aslında ihaleleriyle Amerika dan bile tam not almış görünen bir kuruluş, ancak neye ne kadar hizmet ediyor ve kibrit kutularının üst üste yığılması müteahhitlerden vb.lerinden başka kimleri tatmin ediyor? sormak lazım Fikir başka kibrit kutusu serpme sadece. Arazi konum bir bakın nerelerde . Yerleşen insanların nereleri bırakıp geldiklerine de bir bakın.Basit rant hikayesi film gibi.

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Ekim 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

212 ISTANBUL