
Deniz ulaşımına 4 yılda 350 milyon dolar yatırım yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi İDO, bütün iskelelerin yenilenmesi projesi kapsamında Kadıköy İskelesi’ni de yenileyerek modern yüzüyle hizmete aldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Şirketlerinden İDO, bütün iskelelerin yenilenmesi projesi kapsamında Kadıköy İskelesi’nin restorasyonunu tamamladı. İskelenin bugün gerçekleştirilen açılış törenine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Selamet’in yanı sıra, Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, Adalar Belediye Başkanı Coşkun Özden, Selimpaşa Belediye Başkanı Ahmet Yağcıoğlu, Akfırat Belediye Başkanı Hilmi Yıldız ile Başkan Topbaş’ın Ulaşım Danışmanı Mustafa Ilıcalı, Ulaşımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Muzaffer Hacımustafaoğlu, Fen İşleri Daire Başkanı Abdurrahman Uçak ve İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy katıldı.
İskelenin çehresi 2.5 milyon YTL’lik yatırımla değişti…
Eskiyen görüntüsü ve mevcut yapısıyla yetersiz kalan Kadıköy’deki Eminönü-Karaköy İskelesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yapı İşleri Müdürlüğü ve İDO Yapı İşleri Şefliği’nin ortak yürüttüğü çalışma ile yenilendi. 2,5 milyon YTL.’ye mal olan restorasyon kapsamında Kadıköy İskelesi’nin ana taşıyıcı sistemi hariç tüm imalatlar yeniden yapıldı. Tamamen yenilenen iskelede, alt kat yolcu salonunun yanı sıra kafeterya, kafeterya açık terası ve seminer odaları gibi imalatlar yapıldı.
Yenileme çalışmaları kapsamında; Bina cephe ve dış bölme duvarları tamamen sökülerek, dış cephe günümüz teknolojisine uygun precast beton elemanlarla Osmanlı mimarisine uygun olarak kaplandı. Zemin kaplamalarının tamamı söküldü ve doğal malzeme traverten ile kaplandı. Zemin katın duvar iç kaplaması ve saçak altları ise uzun ömürlü ve görsel niteliğe sahip kompakt malzeme ile örtüldü. Pencere ve galeri boşluğu tavan kaplamaları sapelli cinsi doğramayla yapılan iskelede, alt kat ile üst kat arasında çelik merdiven mevcut. Kazan dairesi ve su deposu da yenilenen iskelenin, ana taşıyıcı sistemi hariç tamamı yenilenmiş oldu.
Ulaşıma 4 yılda 8.7 milyar YTL’lik yatırım yapıldı
Törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Selamet, dünya kenti İstanbul’u geleceğe büyük bir aşk ve şevkle hazırladıklarını belirterek, “Tek hedefimiz, modern ve yaşanabilir bir İstanbul. Tüm dünya kentleriyle yarışabilecek bir noktaya gelmiş bir İstanbul. Bunun için görevde bulunduğumuz son 4 yılda İstanbul’a 8.7 milyar YTL’lik ulaşım yatırımı yaptık. İstanbul’un en büyük meselesi olan trafik sorununun çözümü için İstanbul’un dört bir yanında karayolu, metro, tünel yol, ve deniz yolu yatırımlarımızı büyük bir hızla sürdürüyoruz. Şunu açıkça ifade edebilirim ki Cumhuriyet’in ilanından bugüne kadar İstanbul’da ulaşım adına bu denli büyük yatırımlar yapılmadı. Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinin yüzde 50’sinden fazlasını ulaşıma ayırdık ve 4 Yılda 8,7 milyar YTL’lik ulaşım yatırımı yaptık.
Hedefimiz: 2012 yılına kadar ulaşıma 22,6 milyar YTL’lik yatırım yapmak” diye konuştu.
İDO dünyanın en büyük taşımacılık şirketi…
Dünyanın en elverişli suyoluna sahip İstanbul’da deniz ulaşımının oranı çok düşük olduğuna dikkat çeken Başkan Vekili Ahmet Selamet, ulaşım sorununu çözerken deniz ulaşımına ayrı bir önem verdiklerine dikkat çekerek, şöyle konuştu; “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak deniz ulaşımının toplam ulaşımdaki payını arttırmak için çok önemli adımlar attık. İDO’yu, 82 iskelede 107 gemi ile 1200 sefer gerçekleştiren, dünyanın en büyük taşımacılık şirketi haline getirdik. Her tarafı suyollarıyla çevrili olmasına rağmen denizyollarıyla yapılan yolculuğun yüzde 3,4 gibi çok düşük oranlarda kalması kabul edilebilir bir durum değil. Burada bir güç birliğine ihtiyaç vardı ve onu gerçekleştirdik. Kıyı kenti olan güzel İstanbulumuzun deniz trafiğini planlamak, entegre etmek ve koordine etmek için Şehirhatları İşletmelerini devraldık. 12 yıldan beri özelleştirme kapsamında olan ve yatırım yapılamayan bu işletmenin devri ile birlikte denizyollarının kullanımında büyük bir verimlilik sağladık. 20 yıldır yapılmayan yatırımı 1 yılda yaptık. 56 iskeleyi yenileyerek İstanbul’a kazandırdık. Devraldıktan sonra mevcut olan gemilerin bakım ve onarımlarını gerçekleştirdik. Filomuzu İstanbul'a özgü, yine dış tarafı açık, dışarıyı izleme imkanı veren manevra kabiliyeti ve sürati yüksek yeni gemilerle büyütüyoruz. Devraldığımız bakıma muhtaç 32 vapurun bakım onarım çalışmalarını Haliç Tersanesi'nde yaptık. Bunun için de 150 Milyon YTL’lik bütçe harcadık. Aykut Barka, İstanbul 9’u baştan aşağı yeniledik. Şimdi de Barış Manço’yu yeniliyoruz.”
Deniz ulaşımında büyüme yüzde 60’ın üzerinde…


İDO’nun şehir içi ve çevre illere yapılan seferlerde her gün ortalama 325 bin yolcu ve 25 bin araç taşır hale geldiğini ve Şehir Hatları İşletmesi’nin İDO’ya devredilmesinin ardından yıllık yolcu sayısının 61 milyon’dan 98 milyona çıktığını ifade eden Ahmet Selamet, “Denizde yüzde 60’lık bir büyüme sağladık. Bununla birlikte araç sayısı da 3 milyon 600 binden 6 milyon’a çıktı. Burada da yüzde 66’lık bir büyüme söz konusudur. Bu, güven ve kalitenin yansımasıdır. Bu dönem 16 yeni hat açtık. Bu hatlardan Pendik- Yalova hattı ile Bursa - İstanbul arasını 75 dakikaya indirdik. Suhulet ile birlikte 4 yeni arabalı vapur yaptırdık. 2 adet hızlı feribot, 5 adet deniz otobüsü, 2 adet açık güverteli hızlı feribot ve 5 adet vapur alımı yaptık. ‘Vapurunu Sen Seç’ kampanyası çerçevesinde İstanbulluların seçtiği 5 yeni vapur da 2008 Ekim ayında Boğaz’ın serin sularında yüzecek. Ayrıca Pendik Yalova hattında çalışacak 2 yeni hızlı feribot şu an Hong Kong da imalat aşamasında. Bunlar 2008’in ortalarında hizmete girecek. Aldığımız yeni gemilerle birlikte yatırımlarımız 350 Milyon dolara ulaşıyor” şeklinde konuştu.
Deniz taksi ve marinalar geliyor, İstanbul’un süsü iskeleler yenileniyor…
İstanbul'da deniz ulaşımının payını yüzde 10’a çıkarmak için deniz taşımacılığında yeni açılımlara ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle de deniz taksi projesini hayata geçirdiklerini anlatan Başkan Vekili Selamet, 250 bin dolar değerinde 6 adet deniz taksi 27 iskelede hizmete başlayacağını kaydetti. Boğaziçi trafiğini düzenlemek için 7 Marina yapacaklarını ve Ambarlı-Bandırma Arası Ro-Ro Hattı’nın hizmete açılması için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Selamet, proje bittiğinde Ambarlı-Bandırma arasında 2 Ro-Ro gemisiyle günde 1700 tır taşıyacaklarını söyledi.
“İstanbul iskeleler şehridir. Suyla iç içedir kara ile denizi birbirine bağlar. İskeleler kent dokusunu rahatsız etmez, denizden karaya yumuşak bir geçiş noktasıdır” diyen Selamet, konuşmasını şöyle sürdürdü; “İDO’nun Şehirhatları İşletmesi’ne ait iskelelerin büyük bir kısmı tarihi önem ve değer taşıyor. Bunun için tüm iskelelerin bakım, onarım ve rehabilitasyonunu yapmayı kendimize büyük bir vazife telakki ettik. Hayata geçirdiğimiz restorasyon projeleriyle iskelelerimizi temiz, konforlu ve refah hale getirdik. Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa ve Beşiktaş İskeleleri ile Haliç hattında faaliyet gösteren Eminönü Haliç, Ayvansaray, Balat, Sütlüce, Fener, Hasköy İskeleleri ve Boğaz Hattındaki Anadolu Hisarı, Kandilli, Kanlıca, Çubuklu, Üsküdar Kabataş, Büyükdere, Çengelköy, Yeniköy, Arnavutköy ve Sarıyer İskelelerinin bakım onarımlarını tamamladık. Bostancı ile Bakırköy Deniz Otobüsü İskeleleri de köhne ve baraka konteynırlarından bugünkü modern görünümüne kavuştu. Ayrıca Maltepe İDO İskele ve Terminal binası ile Yalova Feribot İskele binalarını yaptık. Eskihisar-Topçular İlave İskele ve Terminal Binalarının yapımı sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız yatırımlarla deniz ulaşımında İstanbullulara verilen hizmetin kalitesini daha da arttırdık. Bize teslim edilen Şirketi-i Hayriye markasını daha da zenginleştirerek hizmetimizi sürdüreceğiz.”
Açılışta Ressam Cumhur Koraltürk Resim Sergisi de yer aldı
Törende konuşmaların ardından İstanbul Büyükşehir belediye Başkan Vekili Ahmet Selamet ile diğer protokol üyeleri kurdele keserek iskelenin açılışını gerçekleştirdi. Tepeden tırnağı yenilenen iskelenin üst katında oluşturulan mekânlarda kültür ve sanata yönelik aktiviteler de yapılabilecek. “İDO Sanat Merkezi” olarak düzenlenen iskelenin üst katında ilk sergi de törenle birlikte açıldı. Ressam Cumhur Koraltürk’ün fırçasından tuvale yansıyan “Vapurlar ve İstanbul” konulu yağlıboya resim sergisi, 24 Mart’a kadar İstanbullular tarafından ücretsiz görülebilecek.Konuyla İlgili LinklerYorumlarYorum Sayısı: 46
22 Kasım 2008, 20:40Yazan: mina_lavinBu gün tüm Tv'lerde 1. haber olarak yayınlanan Karaköy İskelesinin çöküsü, çalışanların canları pahasına oradaki eşyaları tahliyesi ve İstanbul'ların cumartesi gezisindeki iskele yerine ters yatmış beton kalıp halini herkes verdi. Her kanal yetkili adı altında bir çok kişiyle konuştular. Gemi Müh. Odası Başkanı, emekli Karaköy memuru vs.. İdo genel müdürlüğü bu konuda "biz bu lodos ve sonucundaki iskele batışından kati suretle sorumlu değiliz "dediler. İskele için şimdilik ön görülen; yeni dubalarla güçlendirme ve kısmen yenileme çalışmalarından ibaretmiş. Son değişiklik ne olur bilinmez elbette ama şuan yeni bir iskele yapım projesi yada yarışması şuan söz konusu değilmiş. Keşke bir yarışma açılsa en azından kayda değer mimaride yada çelik yada daha güçlü bir yapı projesi ortaya çıksa? Umarım güzel gelişmeler olur. Yoksa bir duba ile iskele hayata dönecekse koltuk değnegiyle vinç çekmek gibi sadece mucizeler bekleriz..
22 Kasım 2008, 20:14Yazan: Zeynep AlpayKarakoy'deki Karakoy-Kadikoy hattinin vapur iskelesi dun aksam (21 Kasim 2008) batti/ batmis. Bakalim yerine ne yapilacak. Yarisma olsa... dileriz... keske...
Goruntuler icin;
HABERTÜRK Video
5 Mayıs 2008, 21:41Yazan: brokolibu tasarımlara ancak gülünür kanımca......mimar sinanın torunlarına bak !!! hep söylerim Eğer sinan yaşasaydı ne yapardı diye ? yanıtı açıktır: çağının ilerisinde olan bir tasarımcı ve uygulamacı olarak bu çağın da önünde olurdu....geçmişte kalmayıp öncü tasarımlar yapardı...sevgili hocam bülent özer derdi ki, "nostalji iyidir...olabilir...kişiye özgü bir davranıştır...buraya kadar tamam ....ancak nostaljicilik bir hastalıktır...ve diğer insanları ilgilendirmez"
neyse uyanma vakti gelmedi mi mimarlık camiası :))
28 Nisan 2008, 14:12Yazan: Gül KeskinModern ve estetik İDO iskelesi Bostancı'ya yakıştı
Bostancı Oruç Reis İDO İskelesi, yeni ve modern yüzüyle İstanbulluların hizmetine girdi. Açılış töreninde konuşan Başkan Topbaş, “Yılsonunda İstanbul’a 22 milyar YTL yatırım yapmış olacağız. O kadar iş yapıyoruz ki açılışlarına bile yetişemiyoruz” dedi.![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/04/28/iskele.jpg)
Haberin devamı için tıklayın.
19 Mart 2008, 09:27Yazan: Omer YilmazKadıköy ve Karaköy gibi büyük iskelelerde bezemeden çok daha önemli olan iç mekanların daha konforlu hale getirilmesiydi. Gerçi bu yenilemeler ile iskelelerin iç mekanları da nispeten daha konforlu ve yine bazı açılardan nitelikli hale geldi ama bu mimarlık hizmetinin asıl olarak oraları için alınmadığı açık olarak ortada. Oturan sayısını ikiye üçe katlayacak çözümlere gidilmedi, HVAC sistemleri daha iyi hale geldiği halde ideal hale getirilemedi, iç mimarlık adına parlak sayılabilecek hiç bir uygulama yapılmadı... Oysa vapur kaçırıldığında uzunca sayılabilecek bir süre beklenen mekanlar bu iskeleler. Lumina'nın yazdıkları ne kadar doğru.
19 Mart 2008, 09:17Yazan: THELIONYorumsuz.
19 Mart 2008, 01:31Yazan: luminaDünyayı "kavrama" ya da Berger'e atfen "görme biçimleri"nin görünümleri bunlar. AKP belediyelerinin en büyük sıkıntısı bu bence. Nesneleri aşırılaştırarak ne oldukları üzerine düşünmeyi unutup, kendinden menkul değer yargılarını sergileme - popüler dille, simgeleştirme - altlıklarına çeviriyorlar. İskelenin gündelik hayatın tozu dumanı içinde ne olacağı heyecanına değil de tarih, ecdad, gelenek gibi "yüce" anlatı kanallarından yayın yapma telaşına fazlasıyla kapılıyorlar. Aslında, söz konusu kanallar üzerine düşünme mesaisi de es geçiliyor böyle bakınca. Hal böyle iken, önümüze çıkan nesneler ancak ahbap çavuş ilişkileri içinde esnaflık alanına ait uzlaşmaların yansıması olabiliyor. Bunun da en basit, kestirme yolu dekorasyon; yani yüzeyin görüntülerini değiştirmek.
19 Mart 2008, 00:13Yazan: Ethem Ovunc TarBence de eskisine oranla daha "iyi" durumda bu "yeni" iskeleler. Bir şehrin neredeyse tüm iskelelerini yenilemek önemli bir iştir. Çağdaş mimarlık örneği olabilecek bir potansiyel tamamiyle harcanmıştır. O kadar paraya yazık olmuştur. Yani sonuçta önemli olan terminallerin temizliği boyanın cilanın yeniliği ise gereksiz çok masrafa girmiş İDO. Alçıpanla dörtkenar bir blok çevirse, üstüne de ondule levha atsa gene aynı sonuca ulaşılırdı. Böylesi kamusal projeleri yarışma açmaya, en iyinin en iyisini aramaya ne gerek var zaten. Araya mimarları tasarcımcıyı sokmak ekstra maliyet demek, değil mi? Yazık, şehri etkileyecek bir potansiyel daha çöpe gitti.
18 Mart 2008, 10:37Yazan: Gül KeskinRestorasyonu tamamlanan Kadıköy İskelesi 17 Mart 2008 tarihinde yapılan açılış töreniyle hizmete girdi. Kadıköy İskelesi modern (!) yüzüyle İstanbulluların hizmetinde...
11 Haziran 2007, 00:43Yazan: ayasofyaAçıkçası Kadıköy İskelesi içlerinde en "kabul edilebilir olanı" gibi. Görece olarak. Ama çatısı beni uçurdu. Yazık mdfye cilaya.
Thelion Zeyd'in biraz "taraftar" tutumunu iyi açıklamış. Aynı fikirdeyim. Şurada tartışıyoruz. Öfkeyle kalkan zararla oturuyor. Kişinin takma ismiyle ciddiyeti ile orantı kurmaya kadar gitmiş.
Şurada mimariden ve yerel yönetimlerin "ben istediğimi istediğime yaptırırım" mantığının eleştirisi vardır. Bakınız bir şekilde bu inşaatların hesaplarına kitaplara bakılsa ya da ihale edilişlerine hiç bir kusur bulamazsınız. Herşey kitabına uygundur...
O zaman bize ne kalır;bir ya da bir kaç kişinin seçimi. Var olup olmadığı belli olmayan bir lamine ahşap kullanımı ödülü.
O da bir ayrı mizahi konu bence. Detail dergisinin ahşap detayı konularını inceleyen bir sayısında "en olağan" ahşap yapı bunlardan çok daha farklı çok daha değerli gibi.
Bir de öyle bir bina düşünün betonunda ödül almış çimento olsun. O bina değerli bir mimari yapı mıdır?????
Pekiyi...
Ben de katılıyorum eskisine göre daha iyi uzun süre zarar eden bir kit olarak şehir hatları işletmesi yine çok uzun süre özelleştirileceği ya da belediyeye devredileceği için bakımsız kaldı. Şimdi para var. Hız var. Yetki var. İktidar desteği var. Ve bittabi ben yaptım oldu var.
Şu "kendi vapurunu kendin seç kampanyası" bile sonuna kadar bir PR işi. Biraz millet sesini çıkardı da oldu. Sonra da başarı hikayesi diye anlattılar durdular. Forumda da tartışıldı uzun uzun. Zaten belli 6 adet birbirinin aynısı şimdiki vapurların taklidini siteye koydular. Asıl burada önemli olan yolcuyu güvenli bir biçimde indirip bindirmek ve HIZLI olarak vapuru yanaştırmak. (Bütün krtik nokta bu) Bu konuda ne gibi gelişme var bilgi yok bilen yok. Bilmem kaç tane gemi dışarıya sipariş verildi yaptırılıyor. Gelince KURDALELER kesilir ne gibi bir halk seçimi olduğundan bahsedilir.
Sonrası yeni nesil bilmam kaç beygirlik dizel motoru parasını verip satın almak var.
Gelelim iskelelere.
İşte size Bostancı ve Büyükada iskeleleri.
![[image]](http://www.pekerler-grup.com/files/images/projects/bostanci_iskele/h/04.jpg)
Bir de şu var.
Alıntı:
Gölge etmeyin başka ihsan istemeyiz!
KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 31.3.1984 tarihli 2234 numaralı kararı uyarınca 'Doğal ve Kentsel SİT Alanı Bütünü' ilan edilmiş olan Adalar’dan Büyükada'nın, tarihi iskele binasının hemen önünde, iskele üstüne inşa edilen çelik aksamlı güneş tentesi, binanın tarihi kimliğini gölgede bırakmaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ihaleye verilen söz konusu uygulama ve iskele binası içindeki uygunsuz eklenti ve düzenlemeler için İstanbul 5. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kurulu'ndan gerekli izin alınmamıştır.
1914-15 yılları arasında İzmitli mimar Mihran Azaryan tarafından yapılan Büyükada İskele binası, çeşitli dönemlere ait fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere amaca yönelik tasarımı dolayısıyla zaten güneş, yağmur, kar, fırtına gibi hava muhalefetleri için kapalı bekleme salonları yanı sıra binayı çepeçevre saran üzeri örtülü etrafı acık dolayısıyla havadar bekleme alanlarına da sahiptir.
Ancak günümüzde iskele binasının ana salonuna konulan turnikeler yanı sıra gecekondu misali kontrolör kulübesi nedeniyle bu büyük kapalı salon kullanılamaz hale gelmiş, yaz sıcağında gölgede üstelik rüzgar koridorunda bekleyebileceğimiz yan cephelerdeki alanların girişi demir parmaklıklarla kapatılarak cop bidonlarına tahsis edilmiştir! Böylelikle işgal altına alınan iskele binasının alternatifi olarak da bizlere usulsüz ve uygunsuz çelik yığını bu güneş tentesi reva görülmektedir. Bostancı İskelesi’ndeki benzerinin örtü malzemesiyle kapatılacağı düşünüldüğünde ancak sauna olarak kullanılabilecektir!
Büyükada İskelesi üstüne kaçak olarak yapılan çelik yığınından imal bu çirkin güneş koridoru ile iskele binasının ana salonundaki usulsüz ve uygunsuz eklentilerin kaldırılmasını, yan cephelerdeki bekleme alanlarının yeniden açılmasını, bundan sonra ihtiyaç duyulduğu takdirde iskelenin ekteki eski fotoğrafları incelenmek suretiyle ancak tarihi yapıyla oran ve uyum içinde bir güneş tentesi uygulamasına izin verilmesini istiyoruz.
Emine Çiğdem TUGAY-Adalar Postası
---- Alıntı bitti. Belediye pek bir şeyi takmıyor yani.
Ekte heme Büyükada hem de Heybeli'nin iskeleleri var. Büyükada İskelesi'ni yapanı biliyoruz. Bostancı da ona çok benziyor. Heybeli ise çok daha fonksiyonel ahşaptan çok daha basit. Eh ha lamine ahşaptan yapmışsın ha eski betonarme üstü ahşap binayı beyaza boyamışsın.
Maltepe İskelesi'nin mimari açıdan görsel yönden Heybeli iskelesi'nden ne gibi bir farkı vardır. Ne gibi özelliği vardır. Sinirlenecek kadar taraf tutacak kadar ne gibi ayrıcalığı vardır da biz eziğiz siz de bizim durumumuzu çözdünüz Türk Ulusu'nun durumu çözdüğünüz. Ulus üstü bir haliniz var herhalde.
Ekteki bina resimlerini iyi inceleyin lütfen.
Bütün yorumları forumda okuyun!










