Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
SAHINOGLU

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Tip Tip" Okul Projeleri

Tarih: 12 Mart 2008 Yazan: Gökçe Aras - Arkitera.com

24 Derslikli İlköğretim Okulu Tip Projesi - Kaynak: MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 1980 tarihli onaylarıyla eğitim yapılarının projelendirilmesi, yapımı, kullanılması, geliştirilmesi, onarımlarına ilişkin esasları tespit etmek, ilgili mevzuat taslaklarını gerekçeleriyle birlikte hazırlamak amacıyla eğitim yapıları çalışma grubu oluşturulmuş ve uygulama çalışmalarına başlanılması kararlaştırılmış.

Günümüzde ise Milli Eğitim Bakanlığı Yatırımlar ve Tesisler Dairesi Başkanlığı 1992 yılında çıkarılan 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanununda verilen görevleri yürütmek üzere bugün Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı’nda yardımcı hizmet birimleri arasında yer alıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı Yatırımlar ve Tesisler Dairesi Başkanlığı’nın en önemli görevlerinden birisi ise Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul ve kurumların binalarını yapmak veya yaptırmak.


Sekiz Derslikli Engelli Çocuklar İlköğretim Okulu Tip Projesi - Kaynak: MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı

Proje müelliflerinin belirtilmediği bu binaların projelerinin resimlerine ve proje ile ilgili kısıtlı bilgiye MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı’nın resmi web sitesinden ulaşmak mümkün. Adalet Bakanlığı’na bağlı Adalet Sarayları binalarında olduğu gibi bu binalarda da yöresel Türk mimarisinin izlerini bulunuyor. Binaların hemen hemen tamamında Geleneksel Türk evlerinde kullanılan geniş saçaklar, payandalar ve çıkmalar mevcut. Bunun yanında kemerlerle süslenmiş cepheler de görmek mümkün.
MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı tarafından projelendirilen yapı tiplerini şu şekilde sıralamak mümkün, ilköğretim okulları, liseler, meslek liseleri, pansiyonlar, atölyeler, çok amaçlı salonlar, yemekaneler, özel eğitim okulları, anaokulları, lojmanlar, halk eğitim merkezleri, bekçi kulübeleri ve spor salonları.

Projelerin elde edilme yöntemleri ile ilgili MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı’ndan bilgi aldık.

Aldığımız bilgilere göre, okulların ihtiyaç programlarını kurum bünyesindeki mimarlar, eğitim dairelerinin de görüşlerini alarak hazırlıyorlar. Projeler eğitim dairelerinin de görüşleri alındıktan sonra müşavir firmalara yaptırılıyor. Mimari projeleri kurumdaki mimarlar kontrol edip, müşavir firmayı yönlendirerek tasarıma katkıda bulunuyorlar.

Projelerin mimarileri tip proje fakat mühendislik projeleri uygulanacakları yerlere göre revize ediliyor. Zemin incelendikten sonra depremsellik ve iklim özelliklerine göre mühendislik projeleri revize ediliyor.


16 Derslikli İlköğretim Okulu Tip Projesi - Kaynak: MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı

Bütün bölgelerde ihtiyaçlara göre çeşitli kaynaklarla yatırımlar yapılıyor. İllerdeki valilikler, yapım programı alınarak merkezi yönetim bütçesinden, İMKB’nin ayırdığı bütçe ve Dünya Bankası ya da Avrupa Birliği’nin verdiği kredilerle yaptırılanlar okullar var.

Projelerin mimari proje ile elde edilmemesinin sebebi ise yönetim bütçesinden bu iş için ayrılmış bir proje kaynağı olmaması. Önceleri üniversitelere projeler yaptırılmış ama belediyecilik hizmetleri imar planlarında ayrılan alanlarına uygun olmayan projeler oldukları için uygulama şansı bulunamamış. Uygulanan tip projelerin değiştirilecek, geliştirilecek yanları var ama en azından %50 – 60 ölçüsünde isteğe yakın projeler yaptırılmış.

Öğrencilerin ve öğretmenlerin memnuniyetleri ile herhangi bir anket çalışması yapılmamasına rağmen genel olarak binaları kullananların memnun oldukları yönünde.

Engellilerin eğitimi için tasarlanan okullarda ise özel eğitim rehberlik ve danışma hizmetleri genel müdürlüğü ile işbirliği halinde çalışılıyor. Onların verdiği ihtiyaç programlarına göre yaptırılmaya çalışılıyor.

Projelerde tercih edilen mimari tarzın mimarın mı yoksa kurumun mu tercihi olduğu yönündeki sorumuz ise cevapsız kaldı.İmaj Galerisi
YorumlarYorum Sayısı: 59

13 Mart 2008, 20:09Yazan: ayasofyaYahu onu bırakınız. Arkitera'nın kendi kütüphanesi'nden takım Arkitekt dergilerini karıştım biraz evvel. Oradaki "mektep" projeleri bile o kadar özgün o kadar güzel ki. 1933'te neler yapmışlar mimarlarımız. Altına da imzayı atmış, Mimar Behçet diye. (Soyadı kanunun 1934'te çıktı ya) Helal olsun.

13 Mart 2008, 15:36Yazan: Ethem Ovunc TarArkiv'den de ulaşıp görebileceğimiz bir çok "çağdaş" okul mimarisi örneği mevcut. Cengiz Bektaş'ın, Haydar Karabey'in, Nevzat Sayın'ın gayet güzel eserleri var. Bence sorun "mimarlığımızda" değil, mimarlığı "boş iş" mimarları "diplomalı amele" zanneden saygısız "idari yetkililer"de. Bu kişilerin bazılarının "mimar" olması da ayrı bir sorun elbet. Beyoğlu'nda bir tip var bilen bilir, elinde not defteri sağdan soldan geçen çiftleri durdurup bir miktar bahşiş karşılığı "şiir" dediği lafları okuyor, kendisine de "şair" diyor. Bilmem anlatabildim mi?

13 Mart 2008, 11:12Yazan: yasemin darbazHem adalet saraylarında hem de eğitim yapılarında ortaya çıkan bu mimari rezaletin uzun vadeli sonucu, kentlerin çehrelerinin değişecek olmasıdır. Yarın mimari anlayışı çok gelişmiş bir irade gelip bunları değiştirmeye kalksa bile, hem yapılmış bir yatırımı yok sayamayacağından, hem de işleyişe zarar vermekten haklı olarak çekineceğinden, bu garabet gibi binalarla birlikte yaşamaya boyun eğeceğiz. öte yandan anlamadığım şey de şu; bir ülke, milli bayramlar ve özel günler dışında göz atmaya imtina ettiği ulu tarihine sadakatini sadece o dönemlere ait yapıların berbat replikalarını yaparak mı gösterir? referans noktalarını bilmeden, sebebini hiç düşünmeden, bağlamından bu denli kopuk, gökten düşmüş gibi binalar yaparak mı? bu bana, hiç bir felsefesi anlaşılmamış ve anlaşılmaya da çalışılmamış bir bilgenin mezarına, her gün doğumunda çiçek bırakmak gibi geliyor. mezarı temiz tuttuğunuz ve çiçeklerle süslediğiniz müddetçe, içindekinin ne dediğinin hiç bir önemi yok nasılsa.. edit: biraz evvel hukukçu bir arkadaşımla adalet sarayı binalarına baktık. şöyle dedi: bu resmen kıyafet balosu.. 'kıyafet balosu' kavramını sevdim. söylemek istedim.

12 Mart 2008, 11:57Yazan: Gökçe Aras........ Proje müelliflerinin belirtilmediği bu binaların projelerinin resimlerine ve proje ile ilgili kısıtlı bilgiye MEB Yatırım ve Tesisler Daire Başkanlığı’nın resmi web sitesinden ulaşmak mümkün. Adalet Bakanlığı’na bağlı Adalet Sarayları binalarında olduğu gibi bu binalarda da yöresel Türk mimarisinin izlerini bulunuyor. Binaların hemen hemen tamamında Geleneksel Türk evlerinde kullanılan geniş saçaklar, payandalar ve çıkmalar mevcut. Bunun yanında kemerlerle süslenmiş cepheler de görmek mümkün.....Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz. [ATTACH]11022[/ATTACH]

6 Aralık 2006, 20:43Yazan: abdullahbattalsevgili gün; seninle mutabığım, muhalif değil.Şovanizme ihtiyacımız yok.Heyecanlı birisin yazılarını takip ediyorum..ama asi cevaplar yerine biraz durulmuş aktarımlarını yeğlerim.

6 Aralık 2006, 15:44Yazan: archerchitectBence biraz önce okuduğum o -acıklı- forumda olduğu gibi Türk mimarlarının tembelliğinden, üşengeçliğinden kaynaklanıyor.Tabii buna herkesi katamayız bunun için çalışan bunun için dertlenen mimarlar var.
Bu arada bu geçmişimizi reddetmekte olmuyor.Türkiye'nin dünyadaki ülkeler arasında çok farklı bir konumu var.-Mimarlığı 3.sınıfta bırakan biri- bunu değerlendirdi ve nobel aldı.Bizim mimarlığımızın ileriside zaten körü körüne -modern- mimarlık olmayacak.Türkiye'ye özgü bir mimarlık olmalı.Bu yönde giden çok iyi mimarlar var.Han Tümertekin B2 evi projesi buna örnek.
Herşey bir yana ; çalışmalıyız, daha çok çalışmalıyız....

Saygılar..

6 Aralık 2006, 09:32Yazan: EilstinaTürk mimarisinde kimlik sorunu yaşandığı bir gerçek. Ve bu sorunun çözümünün genelde kutuplarda arandığı da.

Hükümetin bir şekilde, İBB tecrübeleri zamanında da görülen, Neo Osmanlici bir yaklaşımının olduğu bariz. İdeolojik olarak da destekledikleri bu tutumun etkisiyle çıkarttıkları yayınlar, kültür aktiviteleri, görsel öğeler hep aynı, nostaljik özlemli imgeleri sunuyor Beşiktaş'taki Kadıköy Vapur İskelesinin ya da Feshane Ramazan Etkinlikleri'nin en bariz örnek olarak verilebileceği şekilde. Evet bir şekilde hoş göründükleri yadsınamaz, en azından çevredeki estetik olmayan anlayış içerisinde, ama bunlar "cepkenli sultanahmet satıcıları" mantığından iletiye de gitmiyor. Nasıl gitsin ki? Günün mimarisine çözümler, geçmişin taklitçiliğinde bulunmamali Yeniden değerlendirilmesinde bulunabilse de.

Neden bu tür bir yaklaşıma gidiliyor?
Çünkü Osmanlı'yı sorgulamadan idealize eden romantik bir aidiyet hissi var bilinçaltlarında. Bunun karşısında da Batı düşüncesini, özellikle modernizmi idealize eden ve sıkı sıkıya buna bağlanmışlar var.

Bedrettin Dalan'ın Yeditepe Üniversitesi bu zihin yapısına(idealize edilen şeylere romantik yaklaşımın kopyala yapıştırla bugüne kolajı) bir örnek aslinda.
Selçuklu mimarisinden "kopya"lanmış mimari öğeleri "inşa edilmiş, tasarlanmamış" bir şekilde kesip yapıştıran, granit döşeme ve cam merdiven yapınca bir mekanın lüks ve rahat olabileceğini düşünen, kullanıcıları hiç düşünmeyen, işe yaramayan saçma yapılarıyla. Ama Türkiye'deki diğer üniversite kampüslerine kıyasla iyi olmasi bir ölçüde katlanabilir kılıyor. Düşünün diğerlerinin durumunu.
Sanirim bu okullar da aynı bağlamda değerlendirilebilir.

Peki Mimarlar ne yapıyor? İş alabilmek için değiştiriyorlar, iş alabilmek için süslüyorlar.

Mimarlar ne yapıyor? Orijinallik ve estetiğe dair kaygıları bir kenara atıp, işverenin ya da müteahitin kişisel doğruları, maliyet, o anki moda malzemeler ve bunun gibi etkilerle bina tasarliyorlar.
Ne oluyor sonrasinda, böyle evlerde kalıyor, böyle okullarda okuyor, böyle işyerlerinde çalışıyor, böyle bir şehirde yaşıyoruz.

Neden bir kimlik üretemiyoruz? Bu sorunun cevabını vermeliyiz ilkönce.
Neden kutu kutu, olmadi süslenmiş kutu kutu yapılara sahip olmaya zorlaniyoruz?

İstanbul ve Türkiye çıkartamaz mi bir kimlik??
Camilerimiz neden 17-18 yy. camilerinin kötü taklitçileri olarak yapılıyor, neden gökdelenlerimiz camdan estetiksizlik abideleri olarak yükseliyor, neden metro istasyonlarimiz temiz ama tasarimsiz, neden evlerimiz "sigara kutularına delik açılmış" betonarme tabutlar şeklinde, neden şehirlerimiz biçimsizliklerin merkezi olmaktan öteye gidemiyor?

Ve neden mimarlar da bir şey yapmıyor?

6 Aralık 2006, 09:02Yazan: günMetro çalışmaları sırasında ortaya çıkan bizans eserleri,kalıntıları tekrar gömülürken yok edilirken,birden bu topraklara kendi mührümüzü vurma çabasıda ne?Önemli merkezlere cami yapma isteği de aynı zihniyetin sonucu olsa gerek.
Uzun vadede siyasi ve tarihi bir plan olabilir,eğer doğru yapılırsa(tabi burası çok önemli! tahmin ediyorumki alçıpandan sahte eklemeler yaparlar) gerçekten doğru yorumlanırsa güzel sentezlere ulaşılırsa şahsımca bu proje hayata geçmeli.Geçmişi olan soylu haysiyetli bir millet olmamıza karşın ne çok fazla aristokrat nede centilmen yetiştiremedik.Mimarimizde zayıf.Bir şekilde belirgin bir kimlik kazanmalı toplumumuz.Araptan kaçıp İngilize tutulmayalım.


Bu topraklara mührümüz zaten vurulmuştur. Aristokrat yetiştirilmez zaten, doğulur. Bizde mavi kanlılık yoktur. Centilmen değiliz bu doğru ama onların da el öpüp, bol bol please demek dışında fazla da bir centilmenliklerini görmedim.

Ne Arap'tan kaçıyoruz, ne İngiliz'den, Ne Arap'a tutulduk, ne İngiliz'e.

6 Aralık 2006, 03:04Yazan: abdullahbattalMetro çalışmaları sırasında ortaya çıkan bizans eserleri,kalıntıları tekrar gömülürken yok edilirken,birden bu topraklara kendi mührümüzü vurma çabasıda ne?Önemli merkezlere cami yapma isteği de aynı zihniyetin sonucu olsa gerek.
Uzun vadede siyasi ve tarihi bir plan olabilir,eğer doğru yapılırsa(tabi burası çok önemli! tahmin ediyorumki alçıpandan sahte eklemeler yaparlar) gerçekten doğru yorumlanırsa güzel sentezlere ulaşılırsa şahsımca bu proje hayata geçmeli.Geçmişi olan soylu haysiyetli bir millet olmamıza karşın ne çok fazla aristokrat nede centilmen yetiştiremedik.Mimarimizde zayıf.Bir şekilde belirgin bir kimlik kazanmalı toplumumuz.Araptan kaçıp İngilize tutulmayalım.

3 Mart 2006, 00:01Yazan: cassioandroBu öykü belki içeriği ile biraz ağır gelebilir, gerçekliğini ve can acıtıcılığını arttırmak için argo ve gevşek monologlar içeriyor. Haksızlık ediyor olduğumu düşünebilir yada bu öykünün yerinin burası olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak ben ve bizler mesleğimizi doğru dürüst yapmaya çalışırken yapılan haksızlıklara bunun müstahak olduğunu düşünüyorum.

Hiç tanımadığımız bir ülkede yaşananlar, o ülkenin yönetenleri ve çevirdikleri dolaplar üzerine kısa bir öykü.

kahramanlar

taiyuppie: Başbakan
emily: Başbakanın eşi
oghbuldagh: Başbakan yardımcısı
camel: Maliye bakanı
osein: Eğitim bakanı
caddir: Malum bir belediye başkanı

(Ding dong)
taiyuppie: Kapı çalıyor emily, bi bakıver.
emily: taiyuppie, koş koş, oghbuldagh, camel ve osein gelmiş.
taiyuppie: Hoşgeldiniz de hayırdır, ne oluyo?
oghbuldagh: Abicim bi içeri geçelim de hele, başımızı ağrıtıyorlar gene.
taiyuppie: camel, bu arada sen naaptın abicim, çabuk istifa et, deermişim :) Hadi geçin içeri bakalım.
camel: Hürmetler ablacım, yiyecek bi şeyler var mıydı acaba, eşim son yaptığım villayı üstüne yapmayınca fena bozuk attı.
taiyuppie: Az ye biraz olum, az ye.
osein: Efendim, bende burdayım, hürmetler.
taiyuppie: Olum evdeyiz, bırakın bu ayakları, hürmetlermiş. Hadi geçin içeri.

Yirmi dakika sonra

taiyuppie: Deme yav, bak şunların işine, demek beğenmemişler okul projelerini ha. Olum ben size dedim ama vray kullanın diye :p
osein: Abi nolur iki dakka dalga geçme ya, bunlar benim hayallerimdi, niye kimse beğenmiyo, ben değilmiyim bu işin sorumlusu, bana ne ya.
taiyuppie: Mızıklanma, adamlar beğenmemiş demekki, onlarda haklı, o kadar okumuş, mürekkep yalamışlar, sen kalk kendi bildiğini oku sonra, yemezler işte bak.
oghbuldagh: Abi ne diyosun, hani değişim falan hikayeydi, alttan alttan götürecektik malı, kendi bildiğimizi okuycak, kendi adamlarımıza iş sağlayacaktık.
osein: Öhüüüüü...
taiyuppie: Olm dur ya, şaka yaptım, eki eki kükiri kü. Amma safsınız ya, kabineyi değiştiricem yav, ne bu, olmuyor ama.
osein: Ya hacı, yapma şöle nolursun, hiç haz almıyorum bu şakalardan, smirff.
camel: ogurp, bugurp bıdrurppp...
oghbuldagh: Hacı, camel bişeyler söylemeye çalışıyor sanırım.
taiyuppie: Ha söyle tombişim, noldu, senin alanın değil bu ama olsun, sende bizdensin ;)
osein: Saflık sizde, devlet erkanı değilmisiniz, her yaptığınızı açıklıyorsunuz, sallayın küreği kazmayı, dikin binaları, olsun bitsin yauv.
oghbuldagh: Ya camel, pratik düşünüyosun da eskisi gibi olmuyo işte, biz sölemesek onlar bi yerden duyuyolar.
taiyuppie: Siz durun bakiyim, ben şöle bi açıklama yapayım: "beğenmeyen alsın rapidosunu, gitsin". Nasıl ama? Şşt, osein, sana diyom?
osein: Hacı iyisin hoşsun da ne olacak şimdi ya, ben herkes beğensin istiyom, acaba dışardan mimar mı getirtsek, du ben bi caddir'i arayım da gelsin hele, o bilir bu işleri.

Yirmi dakika sonra

caddir: Akşamı şerifleriniz hayrola, napıyonuz olum toplanmış böle?
taiyuppie: Yav sorma, bizim şu evin önündeki kaldırımları değiştirtecektik de, sen aklımıza geldin, olsa olsa o yapar dedik. :p
caddir: Hönk.
oghbuldagh: (taiyuppie'in kulağına eğilerek) Adam bunak zaten, nolursun bi dalga geçme.
osein: Ya yok caddir, sen ona bakma. Bizim mesele başka.
caddir: Olum taiyuppie, varya kulağını çekerim, bugüne bugün oğlum sayılırsın.
taiyuppie: Höösst, öhm köhm. Neyse, biz mesleyi anlatalım da. Şimdi bu yeni yapacağımız okullar varya, onlar için dışardan mimar getirtsek, nasıl olur acaba, bu mesela neufert varmış benim duyduğum.
osein: Çok değerli bir mimardır kendisi ama internetten tarattırdım, herangi bi yerde iletişim bilgilerine rastlayamadık.
caddir: Bende uğraştıydım zamanında, o adam bi efsane, bulamadık onu. Ama benim bildiğim bikaç isim var evelallah. mesela bir zaha hadid var, ama cadı gibi bişey, çok çirkin. Sonra calatrava var, ama okul yapmışmı bilmiyorum hani, tren istasyonu var, gökdelen yapmışlığı da var, marifetli çocuktur. Anlatsak hemencecik kapar olayı.
osein: Anaa, acaba geleneksel sentezimizi de uygulamaya geçiri mi bu adam yav, abi ne biçim bişey olur ha.
taiyuppie: Evelallah onu da yaptırtırız, ama günahı nedir bu adamın, ne kadara çalışır ki acep?
caddir: Valla ben şu geliç köprüsü için fiyat aldıydım, çok tuzlu, sonra ben kendim yapmaya karar verdim projeyi, isterseniz okulları da ben yapabilrim ehiri ehiri.
taiyuppie: şey yok, biz gene bu ispanyola yaptıralım da sonra seslerini keser bu bizim mimarlarda. Adamlara en kaliteli hizmeti getiriyosun, gene yaranamıyosun.
oghbuldagh: taiyuppiecim, iyisin hoşsun da ödenek nerden çıkaracaz, az buz proje değil valla iliğimizi kurutur bu ispanyol ha, söliim.
camel: prngghh, hübell, gourpss
taiyuppie: Ha söle camelcim, boğulmadan canım, hadi bakim.
camel: Hani şu öğretmenlere yapacağınız zam varya, onu mesela yapmasanız, ölür mü öğretmenler, mis gibi yaşıyorlar işte. Ben bu parasızlıkla, bu maaşımla sesimi çıkarmıyorum, onlar ne yapıyoki, hem bizim çocuklarımız akıllıdır, öğretmen ne yazar.
osein: Babacım, nolur yapmayın yav, adamlar boğazıma çökerler valla, bu kaçıncı kesinti.
taiyuppie: oseinciim, sen yeni okul projelerin tanıtımını yaptığımız zaman bak gör, herkes unutacak. Bi kere unutmasalar biz hala nasıl buralarda olurduk ki?
camel: demi yav, hahahaha

odadaki kabine üyeleri göbeklerini tutarak gülmeye başlamışlardı, gene hakkını vermeleri gerekenlerin hakkını haketmeyenlere yedireceklerdi.
Ve o ülkede yaşayan her insanın bir anlık midesi bulanmıştı. İçlerinden bir ses bu kadar güvendikleri kişilerin gene bişeyler çevirdiğini ve sonra mide kaldırıcı bir tavırla güldüklerini söylüyordu onlara ama umursamadılar, kıtkanaat geçindikleri hayatlarında şükür etmeleri ve daha kötüsünün de olabileceği safsatalarıyla öyle bir uyutulmuşlardı ki kabine üyeleri bu konuştuklarını gözlerinin önünde yapsa seslerini çıkaramazlardı belki, kimbilir?

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

TAKIP