Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
MIOPAN

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Haydarpaşa’yı otel yapmak barbarlıktır!

Tarih: 3 Mart 2008 Kaynak: Vatan Yazan: Haşmet Babaoğlu
Biliyorsunuz, İstanbul’da şehrin tarihine tanıklık etmiş ne kadar bina varsa, hepsini otel yapmaya kalkışan bir zihniyet hakim.

Her siyasi görüş içinde o zihniyetin temsilcileri var. Bu yaklaşımı modernleşmenin-gelişmenin bir parçası olarak görüyorlar. Ve şimdi de Haydarpaşa Garı’na kafayı taktılar. Orayı otel yapmak istiyorlar.

Liman ve depolar kalkacak, kıyı yatlara açılacak, trenler artık Haydarpaşa’dan kalkmayacak, geride Selimiye Kışlası’na kadar uzanan alan kongre ve uluslararası iş merkezi olacak... Proje bu! Tamam!

Fakat neden 81 yaşındaki o güzelim bina ille de otel olacak? Ne anlamak mümkün bu zihniyeti, ne de onaylamak! Peki soralım bakalım; İstanbul’un on katı kadar turist alan Parisliler böyle bir durumda ne yapmış?

2000’li yıllardaki sayılara bakacak olursak, Paris’e bir yıl içinde 45-50 milyon turist geliyor. 2006 yılında İstanbul’a gelen turist sayısı 5.5 milyona ulaşmış.

Ama tarihi d’Orsay Garı’nı bitmek tükenmek bilmeyen turist akınına hizmet edecek yeni bir otel binası olarak düzenlemek Paris’i yönetenlerin aklından bile geçmemiş! Üstelik inşa edildiği 1900 yılından beri d’Orsay Garı’na bir de otel eşlik etmekteydi. (5. Cumhuriyet’in başlangıcı olan, De Gaulle’ün 1958’de iktidara geri dönüşünü açıkladığı otel!)

D’Orsay 1986’dan beri koleksiyonlarıyla bütün dünyaya parmak ısırtan bir müze! Otele ihtiyaç varsa yüzlerce otel inşa edilebilir. Ama Haydarpaşa Garı tek ve eşsiz.

Hem şehrin hem de ülkenin tarihine tanıklık etmiş bir binayı o doku ve hayatın içinden koparıp otel yapmak ayıptır! Hatta barbarlığa kravat taktırmaktır ki, kimse aldanmaz buna!

Böyle binalar halka açık mimari bir hazine ve doku olarak korunmalı. Gar, yakında kaçınılmaz olarak işlevini kaybedecekse trenlere kapanması anlaşılabilir.

O zaman yapılacak en iyi iş binayı müze ve kültür merkezine dönüştürmek. Diyorlar ki, otel yapmak orayı “komadan çıkartıp hayata döndürmek”tir. Pek kolaycı, pek ucuz bir bakış!

Müzelerin “yaşamadığı”nı kim söylemiş! Vakfını kur, desteğini ver, uluslararası ilgi çekecek sergiler aç, bak o zaman yaşıyor mu yaşamıyor mu?

Yolunuz geçerse iskeleye de bakın! Haydarpaşa Garı denilince, hep gözardı edilen bir bina vardır. Yanıbaşından veya içinden geçerken etkisini hissettiğimiz ama kafamızı kaldırıp şöyle dikkatlice bakmadığımız bir bina daha...

Haydarpaşa Vapur İskelesi!.. Osmanlı’nın son eserlerinden biridir (1917-18) ve mimarı Vedat Tek’tir. O Vedat Tek ki hayatına hem Osmanlı Saray Başmimarlığı’nı hem de Cumhuriyet’in erken döneminin en seçkin yapıtlarının inşasını sığdırmıştır.

Bundan sonra, oradan geçerken kaldırın kafanızı da bu ilginç yapıya bakın! Tek’in alameti farikası sayılacak çini panolar orada da kullanılmıştır ve Kütahyalı Mehmet Emin Usta’nın elinden çıkmadır.Konuyla İlgili LinklerTakipYorumlarYorum Sayısı: 51

3 Ekim 2008, 15:45Yazan: Burcu KarabasHaydarpaşa Limanı’nın dönüşümü konuşulurken, dünyanın en büyük liman dönüşüm projelerinden birinin en yetkili kişileri ArkiPARC 2008 için İstanbul’a geliyor.

Almanya’nın Hamburg şehrinin eski liman bölgesinin kentsel dönüşüm projesi, şu anda Avrupa’nın en geniş çaplı kentsel dönüşüm projelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hamburg şehrinin alanını %40 oranında büyütecek bu kentsel dönüşüm projesi yaklaşık 155 hektarlık bir alanda uygulanıyor.

Habere ulaşmak için tıklayın.

27 Ağustos 2008, 12:12Yazan: Gökçe ArasCumhuriyet gazetesinde Deniz Tatarer imzalı haber, İstanbul’un Anadolu’ya ve Ortadoğu’ya açılan ilk kapısı olan ve İstanbul’a göçün simgesi haline gelen Haydarpaşa Garı, hizmete girişinin 100’üncü yılında AKP hükümetince kapatılmak isteniyor. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye Özelleştirme İdaresi (TÖİ), TCDD, Devlet Hava, Liman ve Meydanları İşletmesi (DHLİ) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eliyle 2003’ten bu yana adım adım ilerletilen Haydarpaşa Garı tasviye çalışmalarının önündeki son engeller de “torba yasa” ile ortadan kaldırıldı. Haberin devamı için, Haydarpaşa oyunu

21 Ağustos 2008, 19:59Yazan: RedRapsodyBen bu konuya şöyle yaklaşıyorum. Öncelikle istanbul'u ilk kez görür gibi... Bir turist gözüyle... Tarihi yarımada gezisini tamamlayıp Galata, Taksim ordan Karaköy'e geçip bir de karşı kıyıyı görmek istiyorsunuz. Vapura, yata vs. binip karşı kıyıyı keşfe çıkıyorsunuz. Fakat slüete baktığınızda 'LİMAN' 'TİCARET' ve koteyner lardan örülü bir duvarın yanında Barok bir eser görüyorsunuz, o da terk edilmiş havasında etrafı aynı kaos görüntüsünde. Öncelikle bu imajın yok edilmesi ve limanın taşınması en büyük dileğim. Bu bölge boşaltılıp temizlendiğinde de o görsellerdeki Araplar'ın denizi doldurup yaptığı projeler gibi birşey 'YAPAMAYACAĞINIZA' emin olun. GAP inşaata da şunu söylemek istiyorum. Buraya proje düşünecekseniz rantın ötesinde , pazarlama stratejilerinin ötesinde düşünmelisiniz, çünkü burası ne Türkmenistan, ne SUDAN, ne de Arap yarımadası, burası BOĞAZİÇİ, Dünyada böyle biryer yok başka, öyle yaptım oldu projeleri burada sökmez.

18 Temmuz 2008, 11:10Yazan: yilmazHaydarpaşa projesi bir parodoks'un ne kadar doğru olduğunun kanıtı: Her şeyi yasaklamak her şeyi serbest bırakmaktır. Bundan bir kaç yıl önce bu bölge için bir yarışma düzenlenmişti. Benim danışmanlarından olduğum grup (Bünyamin Derman-Selim Velioğlu) bu yarışmada ikincilik ödülünü almıştı. Arkadaşlarımız istenmediği halde sadece konuyu ele alabilmek için tüm Kadıköy yarımadasını ve Haremi kapsayan 1/1000 ölçekli bir maket yapmışlardı. Burası için iki saptama yapmıştık: birincisi bölgenin Kadıköy, Üsküdar bağlantısından bağımsız kendi başına bir ada gibi ele alınamayacağıydı, ikincisi ise bu alanın ağırlıklı olarak kamu kullanımına ayırmayı gerektirecek kadar değerli bir bölge olduğuydu. Yani konut/ofis fonksiyonu ancak bölgeyi sürekli canlı tutmak için "aralarda" düşünülebilirdi. Tabii gökdelenlerin hem kent silüeti, hem arazinin fiziki gerçekleri hemde İstanbul'un mevcut iş merkezleri açısından değerlendirildiğinde son derece anlamsızlaştığını söylemeye bile gerek yok. Önemli bir bölümü boş duran Büyükdere aksı göz önündeyken bu projenin ekonomik değeri olduğunu söylemek bile -yapsat konutları dışında- olanaksız. Daha sonra bu bölgeyi Üniversitemde Proje V dersinde konu olarak verdim. Uzun çalışmalar sonucunda öğrencilerimiz de benzeri sonuçlara ulaştılar. Gördüğüm kadarıyla şimdiki durumun (mezbelelik/kamyon otoparkı/konteyner limanı/halka kapalı devasal alanlar/trafik keşmekeşi) olduğu gibi kalmasını isteyenler var: Mimarlar Odasının şimdiki mesajcı yönetimi gibi. Ya da yukarıdaki proje gibi müdahalenin mümkün olabileceğini düşünenler. Bence her iki kesimde bir paradoks etrafında sıkı sıkıya birleşiyorlar. Çünkü bu günkü durumun devamını istemek nasıl olanaksızsa, bu bölgenin yukarıdaki projedeki şekilde kullanılmasını talep etmek de aynı derecede olanaksız. Her şey şaka gibi...

16 Mayıs 2008, 10:59Yazan: Burcu KarabasOrtada ihale ve sözleşme yokken Çalık Grubu’na ait GAP İnşaat’ın Haydarpaşa’yı önce Manhattan, sonra Venedik’e çeviren yağma projelerine Osmanlı versiyonu da eklendi. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhcu, Çalık grubuna ait GAP İnşaat’ın işverenliğinde hazırlatılan, Haydarpaşa’yı önce Manhattan sonra Venedik’e çeviren yağma projelerine Osmanlı versiyonu olduğu söylenen üçüncü bir modelin daha eklendiğini belirterek “Şirketin ortada bir ihale ya da sözleşme yokken bu üç projeyi niçin ısrarla hazırlattığı bilinmiyor” dedi. Haberin devamı için tıklayın.

13 Mart 2008, 14:51Yazan: Emine Merdim[image]
Şu görüntü gerçekten içler acısı. Haydarpaşa değerli bir alan her noktasını değerlendirelim demişler. [image]
Bu da bir Arap Şeyhi'nin sarayına benziyor.

13 Mart 2008, 14:44Yazan: Gökçe ArasYalçın Bayer bugünkü yazısında Haydarpaşa Port sürecinden bahsediyor. Haydarpaşa için ilk proje teklif ve konsept çalışmasını Alman Drees&Sommer firması üstlenmişti. Tartışmalar nedeniyle şirket projeden vazgeçmişti. Bu süreçte devreye, Belçika’da yaşayan ünlü mimarımız Şefik Birkiye girdi... Haydarpaşa Garı, limanı ve çevresinde yaklaşık 1 milyon m2’lik araziye uygun bir proje hazırladı. Şefik Birkiye'nin firması Atelier d'Art Urbain tarafından hazırlanan proje paftalarında şirketin resmi internet sitesinde işverenin GAP İnşaat olduğu görülüyor. [ATTACH]11041[/ATTACH] [ATTACH]11044[/ATTACH] Proje bu linkten incelenebilir.

14 Aralık 2007, 15:43Yazan: sercanOh be. Gökdelenler yapilmicak :cheers:
Alternatif Haydarpaşa projesi hazırladı
Haydarpaşa Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında ilk projeyi Çalık Holding için yaptıklarını hatırlatan Birkiye, "Çalık Holding bir proje yarışması düzenlemişti. Bu yarışmada bizim projemiz birinci seçilmişti, fakat proje hem yaklaşım açısından hem de zamanlama açısından tam istediğimiz gibi olmamıştı. Bu nedenle yeni bir proje düşündük. Daha çok 1700'lerden 1900'lere kadar olan şehircilik anlayışlarından esinlenen, çeşitli zamanları tekrar yorumlayan bir proje ürettik. Finansmanını da organize ettiğimiz bu projeyi ihale olduğunda takdim edeceğiz" dedi. Birkiye, projeyle ilgili detayları şöyle anlattı: "Haydarpaşa projesinin bir kısmında 17. yüzyıldan esinlendik. Cumbalı evler bulunacak. Deniz kıyısından ayrı olarak içerde bir su boyu geliştirdik ve bunun üzerine yalılar yerleştirdik. Shoping mall'lar, kongre merkezleri şehre iyi entegre olmuyor. Bu tip yapıları da tepelerin üzerine bahçeler yaparak, adaların içine sakladık. Proje 3 milyon metrekarelik bir inşaat alanını kaplıyor."


Taksim'e 300 milyon dolara Osmanlı Mahallesi

10 Ekim 2007, 21:21Yazan: hasantİlgileneceklere bilgi;
İstanbul 5 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Haydarpaşa Garı ve Çevresini Kentsel veTarihi Sit Alanı olarak tescil etmişse,ve bu KTVKBK.Kararı İlgili müdürlük yada Bakanlık tarafından henüz dağıtılmamış sa bu yasal bir uygulama değildir.Müdürlük yada Bakanlığın Kurul kararını dağıtmama işlemi idari davaya konu edilerek yargı kararıyla Koruma Kurulunun tescil kararının dağıtım sağlanabilir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca Koruma Kurullarının tescil kararları herhangi bir makamın onayına yada kabul edip etmemesine bağlı değildir.Ancak yargı konusu edilebilir.Yargı konusu edilerek yürütmenin durdurulması yada iptal kararı alınmadığı sürece Koruma Kurulu kararları kesindir, bağlayıcıdır ve ilgili yasaların güvencesi altındadır.

10 Ekim 2007, 10:21Yazan: sercanHaydarpaşa'yı çalan kılıfını hazırlar
?

7 gökdelen istemiyoruz. Birsey anlamadim ben bu projeden. Gökdelensiz proje daha güzel.

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

ARKIV