Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
VITRA THERM

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Kuş Yuvası’nın Sırları

Tarih: 14 Şubat 2008 Kaynak: Guardian Yazan: Jonathan Glancey Çeviren: İlhan Düz


Pekin Ulusal Olimpiyat Stadyumu, 2008 Olimpiyat oyunları için ana stadyum olacak ve açılış ve kapanış törenlerine ev sahipliği yapacak
Fotoğraflar: Dan Chung

Sebastian Coe’nun Kasım’da, 2012 Londra Olimpiyat Stadyumu sunumunda yere iğne atsanız sesini duyardınız. Derin bir sessizlik ve zor tutulan esnemeler. Bu muydu yani? Mimar oldukça akıcı konuşsa da etrafımdaki fotoğrafçı, kameramanlar ve gazetecilere ruh hali her şeyi dile getiriyordu. İyi bir iş çıkarmış olabilir, fakat tasarım sanki neredeyse kasten cansız gidiydi.

Dramatik bir tezatla, bu yılki Pekin Olimpiyatları’nın ana stadı oldukça sade ve çarpıcı. İşte size, çelik ve betonun, benzersiz bir binanın –oldukça bilinen bir işleve sahip olsa da- serüveni. Pek çok mağaza, restoran, kafe, bar ve toplanma mekânlarının ince işleri devam etse de, yapı neredeyse bitmek üzere. Zaman zaman yapının inşasında 7.000 kişi çalışmış olsa da aceleye getirilmiş değil. Olağanüstü kalitede bir iş.


Su Sporları Merkezi

Eğer Çin 2008 Olimpiyatlarıyla dünyayı etkilemeye çalışıyor ise, stadyum ve diğer yapılar –Su Sporları Merkezi ve Dijital Pekin (Olimpiyatların “karargâhı”)- bunun için oldukça çarpıcı örnekler. Sinsi Londra Olimpiyatları’nın, Zaha Hadid tarafından tasarlanan, dalgaya benzeyen yüzme havuzu Londra için bir umut ışığı olsa da, arkasına saklanabileceği tek şey ileride Stratford Seddi diye anılmak olacak olan asık suratlı binasının, Çin’in yükselttiği tasarım standartlarıyla mücadele etmesi gerekecek.


“Yuva” temel olarak sıkıcı örülmüş bir çelik ağdan oluşuyor

Şu an, Pekin Stadı, hemen yanındaki uzun bulvarlardan görünebilse de, ulaşmak mümkün değil. Girişler, kalın yeşil parkalı ve kürklü şapkalı korumalar tarafından tutuluyor ve içeriye sadece uzaktaki köylerden gelen ve günde sadece 3 £ kazanan işçiler girebiliyor. İçeride, stadın bulunduğu yerde, bitmiş yapının üzerindeki yüksek yürüme yollarında, ellerinde kaynak makineleriyle işçiler dolaşıyor. Kimileri ise güvensiz bir şekilde çelik kısımların üzerinde yürüyorlar; şu ana kadar en az 10 kişinin düşüp öldüğü söyleniyor.

Uzaktan dahi fark edilen, yakınlaştıkça akılları baştan alacağını ispat eden yapı, içine girildiğinde ise baş döndürüyor. Çinliler, beş yıl önce İsviçreli mimarlar Herzog & de Meuron, Arup ile Çin Mimari Tasarım ve Araştırma Grubu tarafından sunulur sunulmaz yapıya Kuş Yuvası ismini takmışlar. 320 metre uzunluğunda 297 metre genişliğinde olan yapının yüksekliği 69 metre. 41.875 ton ağırlığındaki şaşırtıcı çelik kafes, 91.000 kişilik oturmaya sahip kırmızı, beton arenayı çevreleyip, sarıyor. Uzaktan katı bir yapı gibi dursa da yaklaştıkça tıpkı bir Çin bulmacasını anımsatan telkari bir işlemeye benziyor.

Jacques Herzog 12 metre derinliğindeki kafesi, kirişleri, merdivenleri ve diğer çelik elemanları ağaçlar ve dallarına gönderme yaparak, arenanın oluşturduğu iç ve Olimpik Park’ın oluşturduğu dış mekân arasında huşu veren bir tür “mimari orman”a benzetiyor. İçeride, neredeyse tam bir daire oluşturan kırmızı beton stadyum, herkesin oyunları eşit mesafeden izlemesine imkân veriyor. Böylece Wembley gibi kimi iddialı diğer stadyumlardan farklı olarak amacına daha uygun bir hal alıyor. Plastik oturma sıralarının üzerinde, güvenilir, dakik saatlerin de üzerinde fırtına ve güneşi engelleyen (Olimpiyatların yapıldığı Ağustos ayında Pekin çok sıcak ve gök gürültülü oluyor) ve de karmaşık beton iskeleti örtmeye yarayan basit bir membran yer alıyor.


İki işçi 100.000 koltuktan birine oturmuş dinleniyor. Oyunlar bittikten sonra stadyumun kapasitesi 85.000’e düşürülecek

Oyunlar bittiğinde, stadyum sportif ve kültürel etkinliklerin yanı sıra, Çinliler tarafından çok sevilen bayrak gösterileri ve rock konserlerine de ev sahipliği yapacak. O zamana kadar, stadyum yine Herzog & de Meuron tarafından tasarlanan, geleneksel Çin temalarını konu eden çağdaş oyunların oynanacağı, peyzaj da tamamlanmış olacak.

Tabii herkes –en azından Herzog & de Meuron’la birlikte tasarımda çalışan Ai Weiwei- Kuş Yuvası’ndan o kadar da hoşnut değil. Ai Weiwei geleneksel Çin sanatına karşı çıkmak adına, Han Hanedanlığı’na ait 2.000 yıllık bir vazoyu parçalamış, 2000 yılında da Şanghay, Xinijang bölgesindeki bir çalışma kampında “Fuck Off “ isimli tartışmalara sebep olan bir etkinliğin küratörlüğünü üstlenmişti. Babası 1950’de, Çin’in en takdir edilen modern şairlerinden Ai Qing “devlet düşmanlığı ve sağcılıkla” suçlanmıştı. Ai Weiwei, düşünce özgürlüğünün hala hoş görülmediği bir ülkede, düşüncelerini açıklama eğiliminde. 2008 Olimpiyatlarını bir tür “yapmacık gülümsemeye” benzetiyor ve her ne kadar stadyumu beğense de Çin’in gerçek politikalarını gizleyen bir “halkla ilişkiler numarası” diye adlandırıyor. Duruşu, her ne kadar mimarisi ve sporcuları olağanüstü olsa da uluslar arası spor etkinliklerinin her zaman nazik politikalar ve dostlukla el ele gitmediğini hatırlatıyor.

Kuş Yuvası, Pekin Olimpiyatları’nın ikinci önemli yapısı Su Küpü’nün ya da resmi adıyla Ulusal Su Sporları Merkezi’nin yanında bulunuyor. Avustralyalı mimarlar PTW, Arup, Shenzen Tasarım Enstitüsü, Çin İnşa ve Mühendislik Şirketi tarafından tasarlanan bu harika yapı henüz açıldı ve şu an Çin Yüzme Müsabakalarına ev sahipliği yapıyor.



Esas olarak Su Küpü, 17.000 koltukla çevrili büyük bir yüzme havuzunu içeren, 50 milyon Sterlin değerinde çelik ve betondan devasa bir kutu. Cephedeki doku, Cornwall’s Eden Centre’da da kullanılan ileri teknoloji ürünü ETFA, cam yerine kullanılan hafif bir malzeme ile oluşturulmuş. Doku, organik ve rasgele bir görünüm elde etmek için sabun köpüğünden esinlenmiş.

Büyük bir kutuyu, sırf eğlence olsun diye değil ama, bir mimarlık ve mühendislik harikasına çevirebilmek gerçekten de oldukça zekice. Üstelik oldukça da yetkin bir tasarım, yastıklar güneş ışığı ile ısınıyor ve havuzun içindeki su ve binanın ısıtılmasında kullanılıyor. Gerçekten de oldukça etkileyici. Akşam ise, bu ekstra bir bonus, Su Küpü dışarıdan harika görünen hoş bir havuz maviliğine bürünüyor; görünce kendinizi gidip yakından bakmaya mecbur hissettiğiniz binalardan birine dönüşüyor.

Üçüncü ve sonuncu önemli yapı ise Amerika ve Çin’de eğitim alan Pekinli bir mimar Zhu Pei tarafından tasarlandı. Dijital Pekin: İleride dijital tasarımlar ve teknolojilerin sergileneceği bir müze ve sergi mekânı ve aynı zamanda kent için kullanılmak üzere bir iletişim merkezi olarak tasarlanan oyunların kontrol ve bilgi merkezi. İlk bakışta 1960’larda IBM’in bilgisayarlarının dikey halini anımsatan Zhu’nun tasarımı, stadyum belirgin bir kontrast oluşturacak şekilde bir dizi yüksek yapıdan oluşuyor.

Binayı güzel kılan şey ise, malzemelerin Zhu tarafından yaklaştıkça belirginleşen alışılmadık kullanımı. Döşemelerde kullanılmak üzere Çinli bir firma ile işbirliği sonucu ortaya çıkan lifli özel malzeme sürekli değişen dijital imajların yansıtılması için de oldukça uygun. Aynı zamanda binanın içinde bilim kurgu filmlerinde görünenlere benzer köprülerde kullanılabilecek kadar da güçlü bir malzeme. Garip bir biçimde binanın dış duvarlarında, taş görünümü verecek şekilde alüminyum ile kompozit paneller olarak kullanılmış. Bu teknik konserve kutusu üreten Çinli bir firma tarafından geliştirilmiş. Oldukça yaratıcı –sonuç ise harika.

Zhu, son yıllarda, taklide, geleneksele dayanmadığı kadar batılı çağdaşlarından da farklılaşmaya çalışan modern bir Çin mimarisini kurmaya çalışan, kendi stüdyosunu kurabilmiş sayılı mimarlardan biri. Zhu’nun Olimpiyat projesindeki en büyük lüksü zaman olmuş. Çoğu modern Çinli mimardan olabildiğince hızlı ve ucuz tasarımlar yapması bekleniyor ve bu yüzden ustalıklarını ve orijinal fikirlerini ortaya koyabilmek için zamanları az ve çok değerli oluyor. Buna rağmen Olimpiyat yapılarını uygulanması beş yıla yakın bir süreyi buldu.

Ve bütün bunların hepsi sadece yaz oyunları için değil. Her birinin ileriki yıllarda –türlü politik ve ekonomik koşulları göz önüne alarak- gelişecek olan Çin mimarisine yeni ve özel önerileri var. Sadece bu sebepten bile, hepsi birer altın madalyayı hak etse de, Kuş Kafesi kendi alanında ayrı bir ödülü gerektiriyor. Tasarımlar önümüzdeki ay Londra’da açılacak olan V&A’s China Design Now’da sergilenecek, ama hiçbir şey gerçeği gibi olamaz. Herzog & de Meuron Çinli bir işçi ordusu ile gerçekten de Olimpik tasarım ortaya koymuş.

YorumlarYorum Sayısı: 21

14 Şubat 2008, 10:48Yazan: Emine MerdimGuardian gazetesinin mimarlık eleştirmeni Jonathan Glancey'in Pekin Olimpiyat Stadı ile ilgili yazısı. Kuş Yuvası'nın Sırları

23 Haziran 2007, 22:18Yazan: ayasofyacgdm adlı kullanıcı sözünden alıntıdır. [SIZE=2]bütün mühendislerde yüksek oldu mimarlar da...[/SIZE] [SIZE=2]bir sen alçak kaldın Ey Koca Sinan Usta!... cemal süreyya[/SIZE] Değerli söze varım ve yokumla katılıyorum.Ve sizi tebrik ediyorum.Koca Sinan Yüksek olup aşağı bakmamazlık yapmadı ama yüksek olanlarda koca sinan'a bakamadılar.Diyerek bende ufak bir saptama yapmak isterim.Tebrik ederim.İyi çalışmalar dilerim. Konu ile ne alakası var. Bir de açıklasanız.

23 Haziran 2007, 01:54Yazan: searchBana göre bu projenin temel sorunu form saplantısı ve yapının prensibinin formu takip etmesi. Eger form gerçekten kuş yuvasının prensiplerine dayanmış olsaydı, herşeyden önce bu kadar fazla çelik kullanmanın gereksiz olduğu ortaya çıkardı. Ayrıca mühendislik hesapları yine klasik mühendisliğe dayandığı için, yapının genelinde ki "fazlalık" hesaplara dahil olmamış, bu yüzden de , yapı elemanları gereğinden fazla boyutlarda şekillendirilmiştir..Ayrıca çin de inşaat yapmanın getirdiği iş gücü bolluğu / zaman sorunu vs., detaylara ve problem çözmeye olan ilgiyi azaltmıştır. Jaques herzog, harvard ta verdiği bir seminerde projenin zamanlaması ile ilgili çektikleri sıkıntılardan bahsetmişti, ve aynı şekilde geçen sene new yorker da çıkan bir makalede, Pierre de meuron, inşaat üzerinde ki etkilerini her geçen gün kaybettiklerinden yakınmaktaydı..
Sözün kısası, aslında başta kuvvetli olan bir fikir, klasik tarzda mühendislik hesapları, gereğinden fazla aceleci bir olimpiyat komitesi ve parasal bolluk sayesinde , hantal bir projeye dönüşmüştür.

22 Haziran 2007, 17:28Yazan: y.akdemirlicgdm adlı kullanıcı sözünden alıntıdır. [SIZE=2]bütün mühendislerde yüksek oldu mimarlar da... bir sen alçak kaldın Ey Koca Sinan Usta!... cemal süreyya[/SIZE] Değerli söze varım ve yokumla katılıyorum.Ve sizi tebrik ediyorum.Koca Sinan Yüksek olup aşağı bakmamazlık yapmadı ama yüksek olanlarda koca sinan'a bakamadılar.Diyerek bende ufak bir saptama yapmak isterim.Tebrik ederim.İyi çalışmalar dilerim.

9 Haziran 2007, 20:23Yazan: RedRapsodyBen bu strüktüre baktığımda maliyetini düşündüm hemen. Sizce bu proje ne kadara malolur. Harcanan çelik miktarıyla kaç tane bu büyüklükte stadyum yapılabilir.

Ben yine aynı örneği vereceğim. Bu projeyi yaptıranlar Firavun, yapanlar ise İmhotep tir kanımca. Özellikle Çin'in çocukları çalıştırması, işçilerini komik maaşlarla çalıştırıp böyle egolarını tatmin edeceği projelerle dünyanın karşısına çıkması bana MODERN gelmiyor.

Ve beğenmiyorum üzgünüm. Ne felsefesini ne de demir yığınları altında spor izleme fikrini...

[image]

Bu projeyle kıyaslayacak olursak ben Atina olimpiyat stadyumunu daha insancıl ve modern buluyorum. Stadyum örtüsü için bir strüktür tasarımı varsa bu tasarım bence Atina stadyumundaki gibi bir bağlamda daha güçlü ele alınmıştır.

9 Haziran 2007, 19:36Yazan: ssssadamlar dünyayı yeniden şekillediriyor, sınırları zorluyor, nerelere gidiyor... biz ise hala selçuklu yıldızını binamıza yapıştırmakla uğraşıyoruz, o güçlü medeniyet simgesini bile anlamsızlaştırıp içini boşaltıyoruz..çok yazık çok üzücü..bunları haketmedi anadolu..yazıklar olsun. çok içlendim galiba.
Çok doğru söylemişsiniz. Eğer üzülebiliyorsanız bile iyi mimarsınız demektir. Çünkü bırakın üzülmeyi sadece kazanacağı parayı hesap eden mimarlar tarafından ülkemiz mimari anlamda yozlaşmaya terk edildi. Ama altın yumurtlayan mimarlık tavuğu çoktan kesildi böyle giderse ülkemizde avrupalı mimarlar, daha çok iş yapacak. Ülkem için böylesi daha hayırlıysa varsın olsun. Umarım mesleğini ve ülkesini seven mimar ile sevmeyen mimarlar ayırt edilir de bu işi gerçekten hak edenler yapar.

9 Haziran 2007, 18:26Yazan: Kadir YurdakulProjeden yeni görüntüler;
[ATTACH]8654[/ATTACH]

[ATTACH]8655[/ATTACH]

Haber; Aljazeera

18 Mayıs 2007, 11:36Yazan: HolyDioadamlar dünyayı yeniden şekillediriyor, sınırları zorluyor, nerelere gidiyor... biz ise hala selçuklu yıldızını binamıza yapıştırmakla uğraşıyoruz, o güçlü medeniyet simgesini bile anlamsızlaştırıp içini boşaltıyoruz..çok yazık çok üzücü..bunları haketmedi anadolu..yazıklar olsun. çok içlendim galiba.

10 Mayıs 2007, 22:15Yazan: Omer YilmazCNNTürk'de "Quest" adlı programda, Herzog ve de Meuron bu projelerini anlatıyorlar. İlgilenenler tekrarına veya internet üzerinden programın kaydına ulaşabilirler. CNN.com - Quest -- Show times - Apr 25, 2006 Ben de izledim. Güzel programdı.

10 Mayıs 2007, 21:48Yazan: Kadir YurdakulCNNTürk'de "Quest" adlı programda, Herzog ve de Meuron bu projelerini anlatıyorlar. İlgilenenler tekrarına veya internet üzerinden programın kaydına ulaşabilirler.
CNN.com - Quest -- Show times - Apr 25, 2006

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

ARKITERA MIMARLIK MERKEZI 8 YASINDA