
Dünya Mimarlık Kongresi 2005’in İstanbul’da yapılması kararı nedeniyle, Kongre Vadisi için açılan yarışma 26 Ağustos 2004 tarihinde sonuçlanmış ve Fatih Erduman’ın müellifi olduğu proje birinci seçilmişti. Ancak yarışma sonucunda birinci olan projeyi yaptırmak durumunda olan TMMOB Mimarlar Odası, Erduman’la sözleşme imzalamamıştı.
Altı ay içerisinde sözleşmenin imzalanmaması durumunda tazminat ödemekle yükümlü olan Mimarlar Odası’nın bu tazminatı ödememesinden ve itirazından dolayı Fatih Erduman TMMOB Mimarlar Odası'na dava açmıştı. Erduman; yaklaşık altı ay önce lehine sonuçlanan davanın kararını ve Mimarlar Odası'nın bu süreç içerisindeki tutumunu şu sözlerle yorumluyor:
"Kongre Vadisi Mimari Tasarım Yarışması'nın ardından Mimarlar Odası ile tarafım arasında yaşanan süreçte, yarışma yönetmeliğinin 30/h No’lu maddesinde 'Yarışmanın sonuçlanmasından en geç 6 ay içinde kurum birinci proje sahibini sözleşme imzalamaya çağırmamışsa birinci proje sahibine yarışma birincilik ödülü kadar tazminat öder' hükmü yer almasına ve anılan yönetmelik hükmündeki 6 aylık sürenin de dolmasına rağmen, Mimarlar Odası'nın resmen bir sözleşme imzalama çağrısı bulunmaması sebebiyle tarafıma ödemekle yükümlü olduğu tazminatın, ihtarnameme rağmen ödenmemesi üzerine mesleki hak ve çıkarlarımı korumak adına Mimarlar Odası aleyhinde açmış olduğum ve diğer bütün haklarımı saklı tuttuğum dava, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/161 nolu, 16.05.2006 tarihli kararıyla sözleşmeye aykırılıktan doğan bedel istemi olarak nitelenmiş ve tarafımın sözleşme yapılmamasında kusurlu sayılamayacağı, Mimarlar Odası'nın sözleşme imzalamadığı anlaşılmakla bundan doğan tazminatı avans faizi ve yargılama giderleriyle birlikte tarafıma ödemek durumunda olduğu hükmüne varılmıştır.

Dahası, Mimarlar Odası'nın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda, yerel mahkemece verilen bu hüküm yüksek mahkemenin 2007/1307 nolu, 06.02.2007 tarihli kararıyla oybirliğiyle onanmıştır. Böylelikle; Mimarlar Odası'nın kanun, yönetmelikler ve genel kurulca kendisine verilen görev uyarınca zaten mimarın haklarını korumakla yükümlü olduğu halde -bırakın bu görevini yerine getirmeyi- yarışma şartnamesine ve yönetmeliğine aykırı davranmak suretiyle mimarın haklarına tecavüz ettiği bir kez de yüksek mahkeme tarafından oybirliğiyle tescil edilmiştir.
Ne var ki, sürecin en başından bu yana sadece haksızlık yapmakla kalmayıp, bunları hem kamuoyunda hem de mahkemelerde hararetle savunan ve yaptığı haksızlıkları idrak edemeyerek daha da vahim bir tablo ortaya koyan Mimarlar Odası'nın yetkili organları, son bir çaba olarak karar düzeltme istemi ile tekrar Yargıtay'a başvurmuş, fakat bu başvuru da yüksek mahkemenin 2007/ 7882 nolu, 04.06.2007 tarihli kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Mimarlar Odası'nın yetkili organları 40 bin YTL'yi bulan tazminatı, üyelerinden sağladığı gelirlerle tarafıma ödeyerek bu konuyu da burda kapatmış olduklarını düşünüyor olsa gerek ki, kararın kesinleşmesinden bugüne kadar aradan geçen 6 aydan fazla süre boyunca ne davanın sonucunu mimarlık kamuoyuna duyurma gereği duymuş, ne de Mimarlar Odası'nın tarihine kara bir leke olarak geçen bu sürecin sorumluları hakkında herhangi bir soruşturma, işlem ve hatta hukuki süreç başlatma gereği duymuştur. Daha da kötüsü, bizzat uyulmasını sağlamak ve uygulamasını denetlemekle yükümlü oldukları yasal düzenlemelere dair bu 'tecrübesiz' mimardan aldıkları hukuk dersine ve yargı kararına rağmen Mimarlar Odası yönetim kurulu üyelerinin hala koltuklarında oturabilmeyi hazmedebiliyor, bu kara lekeyi -her nasılsa- görev ve koltuklarıyla bağdaştırabiliyor olmalarıdır.
Tıpkı yarışma sonrası yaşanan süreçde olduğu gibi hukuki süreç boyunca da Mimarlar Odası'nın yetkili organları gerek eylemleri, gerekse de söylemleriyle dünyayı tersine döndürebilmeyi başarmış ama güneşi balçıkla sıvayamamışlardır."Konuyla İlgili Linkler
TakipYorumlarYorum Sayısı: 5615 Şubat 2008, 18:32Yazan: Aslı Özbaymimarlar odası merkez yönetimi, bu konuyla ilgili son gelişmeler/yazışmalar üzerine kendi web sitesinde aşağıdaki metni yayınladı. forum metinlerinde eksik kalmaması için aşağıya ekliyorum.
diğer yandan, eleştirileri, "....odamızı yıpratmaya yönelik saldırılar...." olarak değerlendiren ve bunları oda karşıtlığı (?) söyleminin motifleri sayan metnin otoriter uslubu, traji-komik bir durum oluşturuyor. oda yarışmalar açısından uzun zamandır katkıda bulunmak yerine zarar veriyor. kongre vadisi yarışması bunun zirvelerinden biriydi. ama arkası kesilmedi: hatalı jüri atamaları, yarışma sistemi konusunda idarelere doğru-dürüst destek verilmemesi (yetersiz raportörler vb), sonuçları açısından skandal niteliğindeki yarışmalara (burdur otogarı, ünye kıyı düzenlemesi...) müdahale etmek biryana, bunların "saman altına" ittirilmesi gibi büyük gafları açıklayabilen olmadı. keşke bu işler, sempozyum düzenlemekle çözülebilseydi...
oda karşıtları demagojisini bir yana bırakıp, yarışmalar konusunda gereken duyarlılığı göstermeyenler, eleştirilere katlanmak zorunda kalırlar. kaldı ki oda "eleştirilemez" bir kurum (?) hiç değildir. yönetim sorumluluğunu üstlenenleri özenli, duyarlı ve tahammüllü olmaya davet etmek hakkımızdır sanırım.
![[image]](http://www.mimarlarodasi.org.tr/img/1p.gif)
UIA 2005 İSTANBUL KONGRESİ VADİ TASARIM YARIŞMASI SÜRECİ ÜZERİNE AÇIKLAMA
![[image]](http://www.mimarlarodasi.org.tr/img/B_TAMOrtacizgi.gif)
09.02.2008
Fatih Erduman tarafından 21 Ocak 2008 tarihinde yapılan “Mimarlar Kazandı Oda Kaybetti” başlıklı açıklama üzerine, Mimarlar Odası sürece ilişkin yeniden bir bilgilendirme yapmayı gerekli görmektedir.
Mimarlar Odası, Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) adına Temmuz 2005’de İstanbul’da Dünya Mimarlık Kongresi’ne evsahipliği yapmış, bu kongre hem Türkiye hem de uluslararası mimarlık kamuoyunda büyük bir beğeni kazanmış, özellikle de UIA yöneticileri tarafından şimdiye kadar yapılan kongrelerin en başarılısı olduğu değerlendirmeleri yapılmıştır.
Mimarlar Odası Kongre hazırlık sürecinde Organizasyon Komitesi’nin önerisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yarışma giderlerini karşılayacağı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uygulama giderlerini üstleneceği yönündeki açıklamaları doğrultusunda İstanbul 2005 Kongresi Vadi Tasarım Yarışması düzenlemiştir.
Bu yarışma sonucunda Fatih Erduman’ın önerisi birinciliği kazanmış ve Oda yöneticilerimizin de katıldığı, kendisini kutladığı bir törenle ödülünü almıştır. Kültür ve Turizm Bakanı tarafından, yarışma giderlerinin ve ödüllerin ödeneceği bizzat taahhüt edilmesine rağmen, daha sonraki süreçte defalarca yapılan girişimler sonuç vermemiş, Mimarlar Odası yarışma giderlerini kendi bütçesinden karşılamış ve ödülleri ödemiştir.
Seçilen projenin uygulama sorumluluğunu üstlenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi, birinci seçilen proje müellifi ile görüşmüş ve uygulama projesi için teklif istemiştir. Proje sahibi tarafından verilen teklifin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin neredeyse uygulama için ayırdığı bütçe kadar olması üzerine, Belediye yetkilileri bu şartlarda projeyi uygulayamayacaklarını bildirmiş, süreç bu noktada kesintiye uğramıştır.
Daha sonra yaşanan süreçte, Fatih Erduman’ın hukuk yoluna başvurması ve sonrasındaki karar süreçleri yaşanmış, dava sonuçlanmıştır. Gelinen bu noktada davayla ilgili yorum yapmayı doğru bulmuyoruz. Ancak davanın sonuçlanması üzerine bir kez daha gündeme gelen konuyla ilgili yapılan yorumlara ilişkin bir açıklama yapılmasını gerekli görüyoruz.
Mimarlar Odası’nın, Kongre bütçesi içinde yer almayan Vadi Tasarım Yarışması ve uygulamasının finansmanını üstlenemeyeceği çok açık bir şekilde belirtilmesine rağmen, Odamızı süreçten sorumlu tutan, Odamızı yıpratmaya yönelik yazı ve yorumlar değişik platformlarda yayınlanmaktadır. Oda yönetimlerinin eleştirisi, Oda’nın eleştirisine dönüşmekte ve zaman zaman kabul edilemez noktalara evrilmektedir. Yapılan açıklamaların, dile getirilen yorumların bu yarışma sürecinin değerlendirilmesinin ötesinde Oda’yı yıpratmaya yönelik bir amaç taşıdığı; bu konunun da benzer durumlarda olduğu gibi, Oda’ya ve yöneticilerine yapılan haksız saldırıların, Oda karşıtlığı söylemin bir motifi olduğu görülmektedir.
Mimarlar Odası 54 yıllık birikimiyle, kurumlaşmasıyla meslek ortamının düzenlenmesinden sorumludur. Mimarlık yarışmaları mesleğimizin önemli bir ayrıcalığıdır ve Odamız bu alandaki çok yönlü sorunların giderilmesi, yarışma kültürünün zedelenmemesi için büyük çaba göstermektedir. İzmir’de düzenlediğimiz Yarışmalar Sempozyumu’nda yapılan değerlendirmeler, sempozyumun ürettiği sonuçlar Odamızın ve hepimizin önünde bir görev olarak durmaktadır.
TMMOB Mimarlar Odası
21 Ocak 2008, 20:53Yazan: Aslı Özbayoda merkezinin, hem de uia 2005 kongre alanını düzenlemek için açtığı yarışma sonucu gelişen olaylar serisi, hem oda, hem de yarışmalar düzeni açısından ibretlik bir "müsibet" oldu. o sırada uluslararası bir kongreye hazırlanmakta olunduğu için, bu meseleyi el birliğiyle unuttuk ve "yen içinde" bıraktık. halbuki yarışmanın başlangıcı çok umut vericiydi, seçilen proje çok provokatif ve iddialıydı, jüri seçiminin arkasında dimdik duruyordu, dönemin yönetimiyle çatışmayı göze almıştı vs. ama sonrasının, çiçeği burnunda mimar fatih erduman için ne büyük bir hayal kırıklığı olduğunu tahmin etmek zor değil. fatih'i, sadece iyi bir mimar olmanın ötesinde inançlı ve mücadeleci kişiliği nedeniyle kutluyorum. bu süreçte yanında kimler vardı bilmiyorum ama korkarım yapayalnız kaldı. gerçekten üzgünüm. bu dava sonucunu birçok açıdan okuyabiliriz: yarışmalar meselesiyle odamızın nasıl ilişkilendiği, yarışma vesilesiyle kendini göstermeyi başarmış genç bir yeteneğin bizzat meslek örgütü tarafından ne denli örselenebileceği, meslek örgütünde bu konunun hesabının hiç sorulamdığı bir düzenin sürüp gidebiliyor olması, odanın hukuk savaşçısı olarak resmedilmek istendiği bir ortamda ne denli şeffaflıktan uzak olabildiği ve böylesine vahim bir konuyla karşılaşan gencecik bir meslekdaşımızı nasıl kendi kaderine terkedebildiğimiz.... sonuç için, fatih için çok mutlu oldum. ama bu o'nun kişisel başarısı. genç mimarların hepsinden mangal yürekli birer kahraman olmalarını beklemeye kimsenin hakkı yok! hepimizin benzeri bir düzeltmeyi yapmak üzere fatih kadar inançlı ve ısrarlı bir çaba göstermemiz gerekiyor. çöplüğümüzü temizlememiz gerek.
21 Ocak 2008, 14:30Yazan: Murat ArtuTam O sırada, Yetkilerini cehalet ve adaletsizlik içinde kullanan oda yöneticilerinin sorumsuz olduklarına dair örneklerini yazarken, 1. Kongre vadisi yarışması... 2. SMG.............örneklenirken Haberiniz geldi. Çok sevindim !!! Mimarlık için Mimarlar grubu ( Seçimi kazanacak ya...!) Sn. Mimar Fatih Erduman'a yanında vereceği bir tebrik ve teşekkür belgesi ile tazminatını ödemelidir. Mimarlık adına verdiği mücadeleden övgü ile bahsedilmelidir. Daha sonra meslekdaşımıza ve odamıza verdiği zarardan ötürü, Sn. Ekinci'ye tazminat davası açılmalı ve manevi tazminatın eklendiği miktar kendisinden tahsil edilmelidir. Ben gazetecilerin hatalarını, edepsizliklerini ödemek için aidat ve komisyon ödemiyorum. Diyeceksinizki ama gazeteciliği yanında mimar. Değil........, (bence, mimarlık okulu mezunu.) Yoksa; Mimar adam yarışmalara, yarışmacılara bunu yaparmı ? Yapsa, mimarlar odası onu Onur Kuruluna vermezmi ?
21 Ocak 2008, 12:54Yazan: ayasofyaSonra da diyoruz ki neden yarışma açılmıyor, Oda neden yarışma açılmasına önayak olmuyor. Baksanıza ödülü vermemek için temyizlere gidilmiş, çabalar sarfedilmiş. Cevap hakkı doğdu yaşasın. Şimdi Oda Yönetimi hemen bize açıklama yapacak. Bizi bilgilendirlecek. Öyl olmadı aslında böyle oldu diyecek. Şu kararı aldık, o yüzden aidatlardan 40.000 YTL ve temyize gittiğimiz için şu kadar faizi ve cezayı verdik diyecekler. Bunun için yaklaşık şu kadar üyemizin aidatını faize ve mahkeme ve avukat masraflarına vedik diyecekler, aidatlarını vermeyenlere yaptığımız icra işlemleriyle bunu da hallettik diyecekler. Yaşasın cevap hakkı doğdu.
21 Ocak 2008, 12:37Yazan: luminaHamaset'in çöktüğünün resmidir :) Ama sırça köşkten görünmüyor anlaşılan bu resim...
21 Ocak 2008, 12:24Yazan: Zeynep GüneyErduman; yaklaşık altı ay önce lehine sonuçlanan davanın kararını ve Mimarlar Odası'nın bu süreç içerisindeki tutumunu şu sözlerle yorumluyor...
Haberin devamı için: Mimar(lar) Kazandı, Oda Kaybetti
11 Ekim 2005, 18:56Yazan: Gülin ŞenolFatih Erduman tazminat verilmemesi üzerine Mimarlar Odası'na dava açtı:
Kongre Vadisi Yarışmasında Son Durum
30 Mart 2005, 10:33Yazan: cbngnDÜŞ ÇİZGİSİ adlı Uluslararası Tasarım Yarışması
Ankara Samanyolu Eğitim Kurumlarının Organize ettiği
Yarışmaya Büyük Firmalar sponsor olmuş
Çok cesurca bir girişim tebrik etmek lazım
Bunun bir diğer yönü uluslararası bir yarışmanın Türkiyedeki bir kurum tarafından organize edilmesi
1.ciye 4500 YTL
Toplam 30 000 YTL
İncelemekte fayda var
www.duscizgisi.com
24 Mart 2005, 20:28Yazan: r_rBen olayları tamamıyla dışardan izleyen bir meslektaş olarak,Fatih arkadaşımızın yerinde olmayı çok istemiştim yarışma ilanından ta ki bugüne kadar.Fakat bugünkü haber ve bu habere vermiş olduğu yanıttan anladığım kadarıyla büyük bir SÖMÜRÜ-RÜŞVET kazanının içinde bulmuş kendini...gerçekten üzüldüm...ben projenin orjinalitesini beğenen bir mimar olarak bu projenin uygulanması için tüm baskı ve belediyedeki ahbap-çavuş ilişkilerinin bi tarafa bırakılması ve OKTAY beyinde artık kıçını kaldırması düşüncesindeyim...
Ben Fatih arkadaşımızı destekleyelim ve uygulatamadığımız kendi projelerimiz adına en azından bunun için mücadele verelim derim,çünkü bu gerçekten önemli..ama herşeye olan duyarsızlığımız gibi bunada duyarsız olacaksınız biliyorum....
VE ÜZÜLÜYORUM............................
24 Mart 2005, 13:11Yazan: crucifiedBugün Arkitera'da rastladığım güncel bir haberin (bkz. Ş. Kadak'ın "Mimar 765 Milyar İstedi Ortalık Ayağa Kalktı" başlıklı köşe yazısı) açıkça artniyetli ve gazetecilik etiğiyle bağdaşmayan bir haber olduğunu düşünüyorum. Magazin haberlerinin bayağı diliyle yazılmış ve kaynağı belirtilmeyen duyumlara dayandırılan bu haberin bir zemin bulandırma çabası olduğu aşikar. Acaba bu ortalığı bulandırma hareketından kimler ne medet umuyor?
Üstelik bu haber'in Radikal'de bugün yayımlanan başka bir haberle aynı güne denk gelmesi de şaşırtıcı(!)... (bkz. "Yarışma Boşa mı Gidecek?" www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=147408)
Olup bitenleri anlamak aslında hiç de zor değil. Bu forum'da yapılan tartışmalara bir göz gezdirmek bile manzarayı açıkça gözler önüne seriyor. Peki o zaman Sabah'taki bu haberin "asıl" kaynakları, mızrağı nasıl bir çuvala sokmaya çalışıyorlar?
Fatih Erduman'ı bizzat tanıyan biri olarak bu haberi okumak beni üzdü. Ne yazık ki Türkiye'de bu işler böyle yürüyor. Genç bir mimarın bu türden çamur atma ve belden aşağı vurmalara maruz kaldığı bu ortam, bu güncel hengame, bu kuralsızlık çorbası, bu yozluklar alemi -artık ne derseniz deyin- hepimiz için fazlasıyla umut kırıcı görünmüyor mu?
Bütün yorumları forumda okuyun!










