İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Seyrantepe-TEM Otoyolu-Maslak bağlantısı alt-üst geçit kavşak inşaatının birinci etabının 1 Eylül Cumartesi günü açılacağını bildirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, üç etaptan oluşan projenin 1,5 ayda tamamlanacağını, projenin birinci etabını oluşturan alt geçit inşaatının 1 Eylül'de tamamlanmasının ardından trafiğin normale döneceği belirtildi. Açıklamada, katlı kavşak tamamlandığında ise araçların hiçbir yerde kesişmeden istedikleri yöne geçebilecekleri ifade edilerek, şu bilgiler verildi; ''Kavşak tamamlandığında, Maslak'tan Levent istikametine, Levent'den Maslak ve Edirne istikametine araçlar kesişmeden gidebilecekler. Edirne istikametinden gelen araçlar, tünel ve kavşağa girmeden Maslak ve Beşiktaş istikametine gidebilecek. Yine Edirne istikametinden gelen araçlar kavşağa girmeden tekrar Edirne istikametine gidebilecekler. Maslak istikametinden gelen araçlar, Edirne istikametine girebilecekleri gibi kavşağa girmeden U dönüşü ile tekrar Maslak istikametine girebilecekler. Maslak'tan gelip, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne çıkmak isteyen sürücüler, otoban üzerinde inşa edilen Seyrantepe katılımından otobana çıkabilecekler.''
TakipYorumlarYorum Sayısı: 402 Kasım 2008, 19:31Yazan: Omer Yilmazİstanbul'da da çoğumuzun hatırlayabileceği kadar yakın zamanlarda tercihli otobüs yolları vardı zaten. İlk demiş olmaları üzerinden tartışmaya çok da gerek yok sanıyorum. Hattın yüzey altına alınması önermesinden daha sıklıkla önerilen, gündeme gelen, yüzeyden gitse de raylı sistem haline getirilmesi gerektiği. Şimdiye kadar bu görüşü savunanların şiddetli eleştirileri beni ikna edemedi. Tekerlekli ya da raylı çok büyük farkı olduğunu düşünmüyorum. Elbette raylı da yapılabilirdi bu hatlar. Sonunda ortaya çıkan ulaşım sisteminin işe yarayacağını görüyor bu yönde düşünüyorum. Ama süreçlerin tümü için saçmalık kelimesi hafif kalır herhalde. Bu ulaşım sistemini kullanacak kent nüfusu ile konunun enine boyuna tartışılmasını boşverin herhangi bir şekilde bilgilendirme çabası dahi yok. Ortaya çıkanı ancak ortaya çıktığı anda görüyoruz. Metrobüs üzerinde yüzlerce tasarım sorunu / konusu var. Bu tasarım sorunlarına nasıl yaklaşılıyor belirsiz. Görünen o ki bunlar tasarım sorunu olarak görülmüyorlar bile; birer mühendislik sorunu olarak görülüyor ve o yönde de çözülüyorlar.
2 Kasım 2008, 18:52Yazan: sayinOncelikle "Metrobüs" Türkiye'de ilk degildir, ilk uygulama rahmetli Ali Dinçer tarafından Ankara'da Bahçelievler-Dikimevi arasında 1977'de "Özel Otobüs Yolu" adıyla yapılmıştır. Tamamen yerli kaynaklarla çözümlenmiş olan bu geçici uygulama daha sonra Murat Karayalçın döneminde "Ankaray" projesi adıylak özel otobüs yolunun yüzeyaltına "kaz-kapa" sistemiyle alınmıştır. Bu kalıcı, ucuz yatırımlı ve verimli model bugüne kadar sorunsuz işletilmiştir. Mevcut uygulanışıyla Metrobüs sistemi(!) Istanbul'daki gereksiz yere farklılaştırılmış ve dolayşısıyla filo işletme maliyeti yükselen bir toplutaşım sistemine yeni bir "tür" daha ekleyerek maliyetleri daha yükseltecektir. Istanbul'daki Ankaray'a karşılık gelen hafif raylı sistem bir an once "Metrobüs" şeritlerinin altı kazılarak yüzeyaltı bir sistem olarak devreye sokulmalıdır. Erol Sayin Doç.Dr., ODTÜ Endüstri Muh.Böl.
27 Ağustos 2007, 11:28Yazan: Melis GökerZaman Gazetesi'nin haberine göre Büyükdere Caddesi'nde yapılan yol çalışmalarının birinci etabı 1 Eylül'de tamamlanıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Seyrantepe-TEM Otoyolu-Maslak bağlantısı alt-üst geçit kavşak inşaatının birinci etabının 1 Eylül Cumartesi günü açılacağını bildirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, üç etaptan oluşan projenin 1,5 ayda tamamlanacağını, projenin birinci etabını oluşturan alt geçit inşaatının 1 Eylül'de tamamlanmasının ardından trafiğin normale döneceği belirtildi.
Haberin devamını okumak için...
31 Temmuz 2007, 12:23Yazan: Melis Gökerİstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yayınlanan haberde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları yer alıyor:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İstanbul Ulaşım A.Ş. tarafından günde 720.000 yolcunun taşındığı Aksaray- Havaalanı Metro Hattı, Taksim–4.Levent Metro hattı, Zeytinburnu-Kabataş Tramvay hattı, Zeytinburnu-Bağcılar Tramvay hattı ve Kabataş-Taksim Füniküler hattında yaptırılan araştırmaya göre tüm bu raylı sistem hatları, günde 90.000 özel aracın trafiğe çıkmasını önlüyor.
Haberin devamını okumak için...
30 Haziran 2007, 21:49Yazan: mimar mahmutÖncelikle sayın ncc.
İstanbulu ilgilendiren bir konuyu İstanbul başlığı altında açmam gayet normal olsa gerek.Bunu neden "off off "diyecek kadar stres yaptığınızı anlamadım :)
Sayın metuplanner
Uzun yazınızı sıkılmadan okudum rakamsal gerçekler bir yana. Ticari araç sürücülerinin kural tanımazlığı gerçek bir problem bu şehide.Trafik düzenini bozdukları gibi Sürüş güvenliğinide tehdit etmekteler .(Özellikle minibüscüler)Tabiki birdenbire halk otobüsleri ve minibüslerin kaldırılması sözkonusu olamaz ama en azından bu süreç minibüsler için biraz hızladırılabilir ve peyderpey tasfiye edilmeleri mümkündür ve istanbullun hakkıdır.Gelişmiş ülkelerin hiçbir yerinde görülmeyen ve rantlarına dokunulduğunda polise bile sopa göstermekten çekinmeyen bu ilkel "insancıklar"daha fazla şehrimde barınmamalılar.
Metrobus işletmeye açıldığı zaman minibüsler dikey seferlere başlayacaklar fakat bu seferde e5'e göre nispeten çok daha dar olan cadde ve sokakları felç edecekleri açıktır.
Başka bir yazılarımda belirttiğim gibi İstanbula olan göç kısa vadede durdurulamazsa kural tanımazlık yüzünden şehir özgürlüklerimiz tehdit altına girebilir.Bu bağlamda vize önerisini çok ciddiye alıyorum .
30 Haziran 2007, 18:15Yazan: Omer Yilmazİlk mesajın İstanbul forumu altına gönderilmiş olması bana göre de doğru değil. Ancak sonradan konu biraz toparlanmış. Fazla uzatmadan toparlandığı yerden, fiziksel çevre ile ilgili boyutu odaklı olarak devam edebiliriz.
30 Haziran 2007, 18:06Yazan: Kadir Yurdakulallah aşkına bir şey soracam,
actıgınız başlığın ve konunun İstanbul Başlıklı bir Mimarlık alt forumuyla ne alakası var?
Minibüs terörünün mimarlık forumuyla ne alakası var?
off off!
Öncelikle sorduğu sorunun cevabını düşünememiş biri için kullandığınız üslup çok çirkin.
Sorunuzun cevabına gelince; evet, çok alakası var. Şehirleri mimarlar planlar ve o şehirlerde plansızlıktan oluşan sorunların çözümleri de mimarlardan gelmelidir. Bir mimarın bu konuda kaygı duymasını ve bunu "İstanbul" başlığı artında tartışmaya açmasının neresine "off off!" diyebilecek kadar şaşırdınız anlamadım.
Konu başlığını eleştirebilirsiniz, yeni bir öneri söyleyebilirsiniz ama tutumunuzun saygı sınırlarını aşmamasına dikkat edin lütfen.
30 Haziran 2007, 16:03Yazan: metuplannerSayın mimar mahmut,
Ankara’da yaşamama rağmen yazdığınız mesaj ilgimi çekti. Bir yıl kadar İstanbul’da yaşamış, halen de sık sık İstanbul’a giden bir şehir plancısı olarak, bende İstanbul’un en önemli sorunlarından birisinin “ulaşım sorununu” olduğunu düşünüyorum. Hatta olası bir depremden sonra ikinci sıraya çok rahat yerleştirebilirim.
Küreselleşme falan hikaye. Altyapı yetersizlikleri nedeni çalışmayan bir kenti küreselleştirseniz, ya da dünya kenti yapsanız ne olur!!! Sanırım şanslı azınlık bunu canı gönülden istiyordur. Ancak, hergün trafikte sinir krizi geçiren, teknik ve sosyal altyapı yetersizlikleri nedeni ile “insanca” yaşamaktan uzak çoğunluk için sanırım birşey ifade etmiyordur, küreselleşme, gökdelenler, vs. vs.
Bende ulaşım problemin temelinde de, sadece ulaşım altyapısının yetersizlikleri değil, kurallara uymamanın yattığını düşünüyorum (Sizin gibi). Bir sayı veremeyeceğim, ama sanırım hergün onlarca, belki de yüzlerce kişi anlattığınız koşullara benzer koşullarla karşı karşıya geliyordur. Ortada bir kent kültürü sorunu olduğu açıktır. Ancak ben bu meseleni bu boyutuna değinmek yerine, mesajın sonunda sorduğunuz sorulara ilişkin birkaç noktaya işaret etmek istiyorum, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesinin minibüs ve halk otobüslerini kaldırması ile ilgili öneriniz çerçevesinde.
Bence ortaya koyduğunuz öneri mevcut koşullar içinde pek uygulanabilecek bir öneri gibi durmuyor. İstanbul’daki kara ulaşımı yolculuk payları düşünüldüğünde, bu açıkça görülüyor bence (figür 1).
İstanbul’da kara ulaşım yolculuk payları içerinde ancak %15.63’ü İETT otobüsleri ile yapılıyor (figür 1) ve bu payla, İETT otobüsleri kamu toplu taşımacılığında % 63.67’lik kısmı karşılıyor (figür 2). Raylı sistem ve deniz ulaşımı payları ise, İstanbul gibi bir kent için çok ama çok düşük düzeylerde (figür 2).
Kısa vade de metro yapımının gerçekçi olmaması nedeni ile, özel halk otobüslerinin kaldırılması, bu payın İETT otobüs filosu ile karşılanması meselesini gündeme getirir. Bir başka deyişle, kaldırılacak özel halk otobüslerinin %12.52’lik payının, İETT otobüs filosuna eklenecek yeni otobüsler anlamına gelmektedir.
Ayrıca, minibüslerin kaldırılması da, yeni otobüs ihtiyacı demektir. Her nekadar otobüs, minibüs kadar esnek bir toplu taşıma aracı olmasa da, kabaca bir belediye otobüsünün altı minibüse eşit olduğu kabul edip, minibüslerin %22.33’lük paylarının da, İETT otobüsleri tarafından karşılanması durumunda, İETT otobüs filosunun yaklaşık %3.8 oranında artırılması gerektiğini söyleyebiliriz.
Yani, özel halk otobüsü ve minibüslerin kaldırılması, İETT otobüslerinin payının (%15.63+%12.52+%3.8) %31.95 olması, yani mevcut İETT otobüs filosunun iki katına çıkarılması demektir. Sanırım önerinizin bana gerçekçi gelmemesinin arkasında yatan neden budur.
Ancak çözüm, sayın Kadir Yurdakul’un belirttiği gibi metroda da olmayabilir. Tabi ki bazı akslar boyunca metro (ya da hafif raylı sistemler) önerilmelidir. Ancak bu sistemler lastik tekerlekli sistemler kadar esnek değildirler. Üstelik bu gibi altyapılar, üstyapıdan sonra gerçekleştirilirlerse, kamulaştırma, yapım, vb. maaliyetleri oldukça artmaktadır.
Sanırım çözüm, insanların özel araçlarını bırakmaya özendirilmesi olmalıdır. %43.69’luk özel araç payı düşünüldüğünde, sorunun temeline ulaşılabilir. Ancak, bunun için özel araç kullanımının teşvik edilmemesi gerekir ki, büyükşehir belediyesi tarafından ulaşıma ilişkin her türlü müdahale (kavşaklar, yedi tepe yedi tünel gibi) aksi yöndedir.
Saygılarımla.
Figür: 1 ve Figür: 2 - Kaynak: İETT - İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü -
30 Haziran 2007, 10:12Yazan: nccallah aşkına bir şey soracam,
actıgınız başlığın ve konunun İstanbul Başlıklı bir Mimarlık alt forumuyla ne alakası var?
Minibüs terörünün mimarlık forumuyla ne alakası var?
off off!
29 Haziran 2007, 18:31Yazan: Kadir YurdakulBahsettiğiniz kitlenin eğitimsizliği insanı canından bezdiriyor söylediğiniz gibi. Bizim toplumumuzda bu tür saygısızlıkları cezalandırma, dışlama gibi mekanizmalar olmadığı için istedikleri gibi at koşturuyorlar. Dolmuşlar ve halk otobüsleri ihtiyaca yanıt veriyorlar şu an için, yasaklamanın bir çözüm getireceğini sanmıyorum. Bu sorunları sadece metro çözebilir.
Bütün yorumları forumda okuyun!










