Mimar, Prof. Dr. Uğur Tanyeli'nin 'Mimarlığın Aktörleri' adlı kitabı dolayısıyla Milliyet gazetesinde çıkan röportajı, yeni bir tartışma başlattı. "Mimar Sinan'ı muhayyel bir kimlikle inşa ettik. Onun hakkında bildiklerimiz üç daktilo sayfasını geçmez." diyen Tanyeli'nin bu sözlerine sanat tarihçileri ve mimarlar karşı çıkıyor. Mimar Sinan'ı küçültmenin doğru olmadığını, onun hakkında epeyce bir bilgi bulunduğunu söyleyen mimar Suphi Saatçi, "Mimar Sinan muhayyel ise Süleymaniye ve Selimiye camileri gerçek. Bu eserleri yapan bir kişi değil tabii ki; ama her bina Sinan'ın onayından geçmiştir." diyor. Tanyeli'nin, klasik kaynakları bilmediği için 'Sinan'ın hayatı üç dört sayfalık bilgiyi geçmez' demesinin normal olduğunu söyleyen Saatçi, "Şüphesiz Sinan'ın elinin altında pek çok mimar vardı, çünkü mimarbaşıydı. Bizzat her eserin inşaat sürecinde bulunmasa da hepsi onun yönetiminde gerçekleşmiştir. Bu, onun muhayyel biri olduğu anlamına gelmez. Ayaküstü polemiklerle Sinan'ı küçümsemek doğru değil." diyor. Sanat tarihçisi Semavi Eyice ise Mimar Sinan hakkında pek çok bilginin olduğunu söylüyor. Eyice, "Sinan, hassa baş mimarı olduğu için tüm yapılar onun onayından geçmiş. Bizzat eserlerin başında oturup yapmış değil, kalfalar gönderip yaptırmıştır. Bu, Sinan'a muhayyel demek için bir sebep olamaz. Sinan'ı bu şekilde küçümsemek yanlış." diyor.Konuyla İlgili LinklerYorumlarYorum Sayısı: 38
18 Haziran 2008, 14:14Yazan: luminaTarih olgusunu kalın yazmış olduğunuz şekilde algılamak zaten bu sonuçlara yol açıyor...Anlamaya, anlamlandırmaya çalışmak yerine tartışmasızlaştırarak kapatmak...
18 Haziran 2008, 13:55Yazan: AZMİ AÇIKDİLNedir bu kuru inat,bu ayak direnme. Gerçeği,dahi kabul etmeme. Masallar, Uyutulmak için çocukluk da kalmış olsa gerek. Avunmak, Bu yaştan sonra boş lafa negerek. Söylenceler, Dedikodu, geyik muhabbetinden ibaret. Tarih mi...... İnkar edilse de,müsellem, ve dahi müsbet. ___________________________________________________ Sansasyon böyle oluşuyor. Prof Hoca! bir yıl sonra sahneler de. İyi seyirler. Ben bu oyunu seyretmştim.
17 Haziran 2008, 19:28Yazan: Omer Yilmaz:) :) :)
17 Haziran 2008, 17:56Yazan: luminaSayın Lumina, bu kelimeleri açmanın faydalı olacağını düşünüyorum... Bir üstünüzdeki mesaj iyi bir örnek...
17 Haziran 2008, 17:54Yazan: ssss efsaneler, masallar, söylenceler Sayın Lumina, bu kelimeleri açmanın faydalı olacağını düşünüyorum...
16 Haziran 2008, 08:52Yazan: AZMİ AÇIKDİLEfsaneler,efsanevi kahramanlar tarafından yaratılır. O da tarih olur. 3-2 buna; Senin nasıl kandırıldığını yalnız kaldığımız da söylerim. Kedinin kuyruğuna teneke gibi takılıp çıkan boş sesten, zeka ve bilgisi olmayanlar korkar. Soner Yalçın'a benden selam söyle. Forum ahlakın tartışılacağı yer değil.
15 Haziran 2008, 18:13Yazan: RedRapsodyAnlamak istemeyince bilgi sahibi olmak ta mümkün olamıyor. Bizi efsaneler, masallar, söylenceler daha çok besliyor anlaşılan... buna; Doğruyu bulmak zeka ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur. diyor Soner Yalçın... 'siz kimi kandırıyorsunuz' isimli kitabının arka kapağında.
15 Haziran 2008, 14:17Yazan: luminaAnlamak istemeyince bilgi sahibi olmak ta mümkün olamıyor. Bizi efsaneler, masallar, söylenceler daha çok besliyor anlaşılan...
15 Haziran 2008, 11:59Yazan: AZMİ AÇIKDİLUzatmanın anlamı yok zaten üzerinden bir yıl da geçmiş. Daha önce de bu yazıları okumuştum. Ancak, "Mimar Sinan Muhayyel biri" yazısından sonra tekzip niteliğinde yazdığı veya cevapladığı ikinci yazısında "Sinan hakkında saçma sapan" başlıklı yazısı onun adına saçma sapan bir yazı olmuş. Sinan'ın hayatını sorguluyor. Bilmişlik edası ile, "kimmiş,niye hayatı hakında bilgi yok" falan gibi. Osmanlı hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz ki? Osmanlı Tarihin'de adı geçen büyüklerimizin; sanatçı olsun, yönetici olsun, tarihçi,denizci olsun isimlerini sıralasak sayfalar alır. Sadece isimlerini ve kahramanlıklarını bildiğimiz, ancak hayatlarını bilemediğimiz, 600 yıllık bir imparatorluğu ayakta tutmayı başarmış şahsiyetler,atalarımız için,giderek imparatorluk için, "muhayyel" diyebilirmiyiz. Sinan için de "Muşahhas,mümtaz,muazzam,macid,muazzez..."demek de. Yerinde ve saygılı bir duruş olurdu.
14 Haziran 2008, 10:40Yazan: ssssİşte buna katılıyorum:)
Bütün yorumları forumda okuyun!










