Az katlı bina yapılaşmasıyla ünlü İstanbul'un 1. Levent semtinde bu günlerde konutunu kiralayacak veya satacak olan mülk sahipleri kararsızlık yaşıyor.
Beşiktaş Belediyesi'nin Levent Caddesi'nin birçok noktasına astığı "Burası konut alanıdır, gayrimenkul satacak ve kiralayacak olanlar belediyemize başvursun" ilanları, şirketlerin prestij ofisleri için öncelikli tercihi olan bölgede belirsizlik yarattı.
Emlakçılar, ilanların ofis taleplerini durdurmadığını ama mülk sahiplerinde tedirginlik yarattığını söyledi.
Levent'te faaliyet gösteren Century 21 Academy Ofisi yetkilisi Mutlu Demirdelen, villa alıp şirket merkezi yapmak isteyen pek çok ticaret erbabına ve mülkünü değerlendirmede kafası karışan maliklere de yardımcı olamadıklarını söyledi.
Turyap 1. Levent Şubesi'nden Yasemin Turan da taleplerin yüzde 80'inin işyeri amaçlı olduğunu belirterek "Sonuçta bir yolunu bulan ofisini yine kiralıyor ama ortada kaotik bir durum var" dedi.
Kısa bir süre önce Karanfilyolu'nun girişinde faaliyet gösteren 3 banka şubesinin de 1. Levent'ten ayrılması dikkat çekti.
Yasal işlem yapıyoruz
Bölgeyi konuta çevirmede kararlı olan Beşiktaş Belediyesi ise hem yeni işyerlerine ruhsat vermeyerek hem de mevcut olanlarda imara aykırı durumu tespit ederek, işyerlerine karşı yasal işleme başvuruyor.
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, çarşı bölgesindekiler hariç, iç taraflardaki kısımlarda kimseye işyeri ruhsatı vermediklerini ve vermeyeceklerini söyledi. Ünal, "Burası bir prestij alanıdır. Orası bir yaşam şeklidir, insanların komşuluk ilişkileri vardır. Biz mücadele ediyoruz ama insanlar bir gecede taşınarak buraları ofise dönüştürebiliyorlar" dedi. Bu bölgelerde kesinlikle restoran, banka, ofis istemediklerini anlatan Ünal, tespit çalışmalarının sürdüğünü ve bazılarına karşı yasal işlem yapıldığını belirtti. Bazı banka şubelerinin de bu kapsamda tahliye edildiğini kaydeden Ünal şunları söyledi: "Levent'ten gayrimenkul alacak olan da satacak olan da bize gelsin. İmar durumunu söyleyelim, başları ağrımasın. Bu, bir emlak danışmanlığı hizmeti değil ama gayrimenkul imara aykırı ise öğrenilmesinde fayda var. Çünkü 1960'lardan beri gelen her binada aksaklıklar var. Biz zabıtları tutup yıkımı da yapıyoruz."
Yolunu bulan kiralıyor
Emlakçılar bölgenin yeniden konuta dönmesinin imkânsız olduğunu savunuyor.
Projeyi doğru bulmayan Turyap yetkilisi Yasemin Turan, bölgedeki emlak değerlerinin işyerlerinden dolayı arttığını kaydetti. Son 4 yıldır konut arayanların sayısının onda biri geçmediğini anlatan Turan, "İnsanlar kira getirisini düşünerek yatırım amaçlı alım yapıyor. Bankalar, şirket merkezleri, yabancı şirketlerin irtibat büroları burada prestij ofis açıyor. Plazadan müstakil binaya geçmek isteyen buraya geliyor. Duyurulara rağmen yolunu bulan ofisini kiralıyor" dedi. Turan, bu nedenle bölgenin işyerine döndüğünü ve konut olarak kalanların da işyerine dönmek zorunda kalacağını söyledi.
1. Levent'te ev oranının yüzde 50'nin de altında olduğunu belirten Century 21'den Mutlu Demirdelen de 15 yıldır işyerine dönen bölgenin konutlaştırılmasının inandırıcı olmadığını savundu.
Milyon dolar harcayarak 2 katlı ev alan şirketlerin kısa dönemde konuta dönmesinin mümkün olmadığını anlatan Demirdelen, "Şehrin merkezinde, prestijli bir noktada. Güvenlikli, sakin bir yer. Balmumcu ve Maslak'taki gökdelenlerle bağı olan ve onlarla iş yapanlar için ofis açabilecekleri yakın bir bölge. Dolayısıyla işyeri talebini durduramazsınız. Çözümü de bu olmamalı. İmara aykırı ise Tarlabaşı'ndaki gibi belediye mülk sahipleriyle anlaşsın, istimlak etsin. Yeniden inşa edilsin. Ama bu şekilde belediye de bir şey kazanamaz, iş yapan da mağdur olur. Bölgede emlak değerleri Kanyon ve Metrocity ile karşılaştırdığınızda ucuz kalıyor. Orta zenginlikteki biri gelip şu anda burada arsa toplasa, imarını da alsa 10 kat para kazanır" diye konuştu.
Levent'te fiyatlar 2 aydır düşüşte
Beşiktaş’ta satılık konutların metrekare fiyatı haziranda yüzde 1,3 oranında artarak 3876 YTL’ye çıktı. Kiralık konutların metrekaresi ise yüzde 5,5 düşüşle 17 YTL’ye indi. Buna karşılık Levent'te fiyatlar son 2 ayda geriledi. Referans Emlak Endeksi'ne göre satılık konutların metrekare fiyatı martta 4259 YTL, nisanda 4463 YTL, mayısta 4268 YTL ve haziranda ise 3502 YTL oldu. Nisandan beri fiyatlardaki düşüş yüzde 21,5 seviyesinde gerçekleşti. Yine kiralık konutlarda da metrekare fiyatı martta 21 YTL, nisanda 22 YTL, mayısta 20 YTL ve haziranda ise 19 YTL olarak belirlendi. Kiralık konutlarda iki aylık düşüş yüzde 13,6 olarak gerçekleşti.
TakipYorumlarYorum Sayısı: 610 Ekim 2008, 17:04Yazan: AZMİ AÇIKDİL1970 li yıllarda talebe ve İstanbul acemisiyken gitmiştim 1.Levent'e. O zaman dahi sakin ve dinginliğini hissettiğim bu semti çok beğenmiştim.
Bahçeli evleri, elit yaşayanları ve arabasız sokakları ile tertemiz bu semtte, Kabataş Akademi'sinden mezun dekoratör bir ağabeyimiz vardı. Ofisinde ufak orijinal biblolar da satıyor idi. Etiketlerin de ki yazıları beğenmiş ve "ne güzel yazınız var" dediğim de hiç unutmam zamanı geldiğin de kullanırım da "biz bunun mektebin de okuduk" demişti.
Yukarı da yazılanlara katılıyorum. Çocukluğumun geçtiği mahalleye; Yeni imar planları yapıldı sokaklar, çınarlar, evler, hepsi hayalimde ki gibi kalsın diye bir daha hiç gitmedim.
Ne kadar uğraşılsa,yaşatma, koruma dernekleri kurulsa. Medeniyetin tek dişli canavar olduğu, hayal bile edemediğimiz zamanlarda söylenmiş.
Maalesef bu tek dişli canavar, beslenmiş, semirmiş doymaz hale gelmiş, kısaca karşı konulamaz oldu.
Çabalarımızın zamanı uzatmaktan öteye gidemediği bir gerçek.
Bu nasıl bir anlayış ve yaşantıdır ki.
Yaşayacak yer arar duruma geldik.
Yaşlanıyorum galiba.
Ama bunların yaşla alakası yok ki niye kendi kendime teselli arıyorum.
Bunlar gerçeğin ta kendisi.
İstanbul'da talebeliğim kadar kaldım. Dört yıl. Ama çok sevdim.
Manisa'ya göre kocaman bir şehirdi,1968 de.
Şimdi düşlüyorum da ne kadar insani ölçüler de, ve de ne kadar küçükmüş.
10 Ekim 2008, 13:49Yazan: Simla Sunay OzdemirBanu Karabey'in, üstteki yazısını yeni okudum. Tümüne katılıyor ve kendisine teşekkür ediyorum. Bu yaz Çengelköy'deki bahçeli, kagir, dede evimizi restore ettik. Ben mimarlık yaptım ablam da finanse etti. Ev 50 yıllıktı ve hiç onarım görmemişti. Çengelköy Polis Karakolu'nda komiser olan dedem erkenden ölmüştü çünkü. Anneannem o evi bu yaza kadar bir yas evi gibi kullandı. 81 yaşında ve hala dinç olan anneannem bu restorasyon ile bu yastandan da kurtulmuş oldu. Tavan arasından çıkan eşyalarla karşılaştıkça ablamla gözlerimizi dolduran anlar yaşadık. Bir aile müzesi kurmak istiyorduk. Henüz 18 yaşında okumaya yurtdışına giden ablam "aidiyet" duygusunu bir tek o sokakta hissettiğini söylemişti. Bugün ben, ucundan da olsa Çengelköy'de yaşıyorum. Tepede, sık binaların olduğu, az yeşillikli, deniz görmeyen bir sitede. Yine de Çengelköy'de olduğumu bilmek beni mutlu ediyor. Ara sıra anneannemin evine yemek götürmeye gidiyorum. Mahalleye girdiğim an tüm sıkıntılarım uçup gidiyor. 600 yıllık çınar, Osmanlı'dan kalma çeşme, eski ahşap evler, son derece dar olan yolda bana hayatımın en geniş duygularını verebiliyor. Eskiden benim oynadığım köşelerde şimdi oğlum oynuyor. Bu bana hatırlama gücü, hatırlama ise yaşama tutunma gücü veriyor. Yani yaşamın bir "devam" olduğunu kabul edebiliyorum o zaman. Aksi halde var olmak pek kolay dayanılacak bir şey değil. İnsanların gizli kökleri vardır, tıpkı ağaçlar gibi yaşamalıdırlar. Ayrılıklar mevsimlik kalmalı. Uydu kentlerde yaşayan insanları, hep kökleri kopmuş, havada aslı kalmış ağaçlar gibi görürüm. Köklerini yeniden ekmelerine bile izin verilmez. Başka bir yere sürüklenirler. İstanbul'daki bu iç göç hiç azımsanmayacak ölçüdedir. Kendi şehrinde göçmen olanlar, çoktur. Behiç Ak'ın Uyku Şehir adlı romanını okumanızı tavsiye ediyorum. Tam da Banu Hanım'a yandaş tespitler içeriyor. Bu kitaba dair söyleşimizin uzantısını veriyorum. Remzi Kitabevi
10 Ekim 2008, 10:56Yazan: Zeynep Güney1996 yılından beri Çağdaş Levent Derneği’nin yönetim kurulu üyeliğini sürdüren, Limited Mimarlık Grubu’ndan Mimar Banu Karabey’e, planlandığı dönemde çağdaş yaşam koşullarının tüm gereklerini karşılayan bir konut bölgesi olarak tasarlanan 1. Levent Bölgesi’nin, zaman içerisinde geçirdiği değişimi, alınan Kentsel Sit Alanı kararını ve bu kararın yaşanan fonksiyon değişimine etkisini sorduk.
Söyleşiyi okumak için: "Levent Mahallesi'nin Plazalara Kurban Edilmesine Ramak Kalmıştı"
1 Ekim 2007, 12:41Yazan: Banu KarabeyÜsküdar’lı, Kadıköy’lü, Bebek’li, Beyazıt’lı, Nişantaş’lı vs…olmak o kişi hakkında bazı ipuçları verir. Anne babası, kendisi, çocuğu hatta torunu zaman içinde aynı evde yaşar ve aile tarihinin ve süregelen kimliğinin bir parçasını oluşturur. Sosyal yapıyı kuvvetlendiren mahalle ve sokak kavramları da önemli bir etkendir. Aynı sokakta top koşturmak, birbirlerine sabah kahvelerine gitmek, akşam ziyaretleri yapmak, zor anlarda haber zinciri kurup birbirlerine destek vermek…. gibi faaliyetler olur. Böylesine bir insani ilişki çeşitliliği daha sonraki dostlukları oluşturur. Bugün, çocukluk ve gençlik anılarını paylaştığınız bu dostlukları kolay elde edilebilir misiniz?
Önce Beyoğlu’nda oturuyorsunuz, işyeri oldu gidin, Şişli’ye taşınıyorsunuz, işyeri oldu gidin; Meciyeköy’e yerleşiyorsunuz, işyeri oldu gidin; Levent’e taşınıyorsunuz şimdi de size işyeri oluyor gidin diyorlar. Oturduğunuz konut alanı olan yerler bir süre sonra işyerine dönüştürülüp sizi evinizden uzaklaştırıyor. Sonunda mutlu olacağınızı sandığınız konut imarlı bir mahalleye taşınıyor, tam çevreye alışıp nihayet yaşlılığımızı da geçireceğimiz bir evimiz oldu derken tekrar aynı senaryoyu yaşamaya başlıyorsunuz.
Bugün apartmanda oturan insanlar, karşı dairesinde ya da alt ve üst katında oturan komşularını tanıyor mu? Bir fincan şeker isteyecek kadar ilişki kurabilmiş mi? Kuramamış çünkü iki yıl önce bir semtten, ondan önce başka bir mahalleden, ondan da önce başka başka bir yerlerden, belki de başka bir kentten taşınmış durmuş, devamlı bir göçebelik durumu.
Emlakçılar için sattığı veya kiraladığı emlak sayısı önemlidir, ne kadar yüksek fiyata satsa kardır, mahalle yok oluyor, Levent talan ediliyor, kent plansız gelişiyor, bunlar onları ilgilendiren konular değildir. Elbette yaygara koparacaklar.
Peki insanları devamlı taşınmaya zorlayan nedir?
Tabi ki bitmek tükenmek bilmeyen rant kavgası, insanların daha çok kazanma hırsı, hem de hiç bir engel tanımadan, sanki yasalar yokmuş gibi herşeye kolayca ulaşmak. Yasaların açıklarını yakalayıp, kendi adamları aracılığıyla (yerel yönetimler, spor kulüpleri ve diğer kulüpler, politik güçler vs. kullanılabilir bu süreçte) uyguladıkları baskılarla oldu bittiye getirip işi bitirmek. Sade vatandaşın bunlarla tek başına başetmeye elbette gücü yetmez.
Bizi bu tür insanlar ilgilendirmiyor aslında, esas konumuz bu tür insanlara ortamı kolayca sunan yerel ve idari yönetimler ve suskun kalan bizler, kentliler.
Bu arada, bir şeyi de merak ediyorum, burada yaşayanların talepleri sonucunda, sokaklara “Levent Konut Bölgesidir” diye pankartlar asan Belediye’mizden kimsenin aklına, buraları göstere göstere işyeri olarak pazarlayan emlakçılara bir uyarı, haydi bırakın uyarıyı, bir rica yazısı göndermeyi düşünen olmuş mudur? Acaba, seçim döneminde kimlerden oy bekleyecekler?
Yerel yönetimlerin belirlenmiş kuralları uygulamasıyla çağdaş bir kent yönetimi oluşur. Örnek verirsek yerel yönetim, imar planında konut olarak gösterilmiş bir bölgeyi ancak konut olarak koruyabilir, işyeri ruhsatı veremez, eğer verdiyse yasalara karşı gelmiş ve suç işlemiş olur. Levent tüm planlarda bir konut lejandı ile tanımlanmış ise onun alt yapısı da, ticaret merkezi de kendine yetecek kapasitede planlanmıştır. İstanbul’da plansızlıktan şikayet edilirken, planlı olarak yapılmış bir yer neden bozulmaya çalışılır.
Şimdi de kentte çok az bulunur türden planlı bir yeri plansız gelişmenin önüne atıyoruz.
Levent’te konut olarak oturan, kentlilik bilinci gelişmiş insanlar bundan on yıl önce bir sivil hareket olarak Çağdaş Levent Derneği’ni kurdu. Amacı 1950’ lerde İmar Planında konut alanı olarak geçen Levent’in prestij konut alanı lejandının korunması ve mahallelilik geleneğinin devamının sağlanması gibi konuları içermekteydi. Bu on yıl içinde üye sayısı yüz kırklara çıkmış, arkasındaki bu destekle mahalleyi sosyal ve fiziksel dokusu ile korumakta oldukça başarılı olmuştur. Hala aynı heyecan ve inanç ile çabalarına devam etmektedir.
Belediye, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler,Turizm Bakanlığı, Kaymakamlık ve Valilik makamları nezdinde dilekçelerle başvurular yapılmış, toplantılara katılınmıştır. Zaman zaman hukuksal alanda da hak arama yolu kullanılmıştır.
Bir şirket bir evi satın aldıktan sonra tamirat ruhsatıyla mini bir plazaya çeviriyor, bahçesindeki ağaçları kesip asfalt döküyor ki orada bir daha hayat ibaresi olmasın.
Peki konut bölgesinde nasıl işyeri ruhsatı alınabilir? Elbette legal yollardan değil, İstanbul’dan beceremeyen, tepeden inme, Ankara’dan. Bu ülkede her isteyen istediğini yapıyosa ve gücü gücü yetene ise biz de Derneğimizle buna karşı durabiliriz diye düşünüyoruz.
Sivil Toplum Kuruluşları gücünü üyelerinden alır, gereğinde yerel yönetimlerle işbirliği yaparak da bazı sorunların üstesinden gelmeyi becerir. Karşılıklı güven bu çalışmanın temel noktasıdır. STK’nın inandırıcı ve dirençli olması gereklidir. İşinizden evinizden zaman ayırıp da bu işlere gönül vererek çalışmak, çağdaş demokratik bir toplum için hem kişinin temel hak ve özgürlüklerinin bilincine varmasını hem de daha sağlıklı ve güven dolu bir dünyada yaşamasına yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.
Banu Karabey
10 Eylül 2007, 20:06Yazan: sema371. Leventteki villalar hayranlık duyduğum yapılardır.Keşke tüm Levent bölgesi bu villalarla dolu olsaydı:)
18 Temmuz 2007, 14:17Yazan: Emine MerdimKemal Ahmet Aru ve Rebii Gorbon tarafından tasarlanan, 1947-57 yılları arasında inşa edilen günümüze kadar nispeten dokusu bozulmadan gelen 1. Levent Mahallesi için Beşiktaş Belediyesi bir uygulama başlatmış. Uygulamaya göre mahalledeki villalar sadece konut olarak kullanılacakmış, işyerlerine kiralanmayacakmış. Sanırım belediye başkanı İsmail Ünal bu konuda oldukça kararlı "Burası konut alanıdır, gayrimenkul satacak ve kiralayacak olanlar belediyemize başvursun" şeklinde yazan afişleri mahallenin her yerine asılmış. Konuyla ilgili Referans gazetesinde yayınlanan Selma Şenol imzalı haber 1. Levent'te belediye, işyerlerine ruhsat vermiyor adresinde.
Bütün yorumları forumda okuyun!










