“AKP Hükümetinin, Türkiye genelinde siyasi yandaşı yerel yönetimler aracı ile sürdürmekte olduğu; kent topraklarını yeryüzündeki her türlü doğal ve kültürel varlığı doymayan bir iştahla tüketerek hegemonyasını sürdürmeye çalışan küresel sermayeye peşkeş çekme mekanizması olarak kullandığı 'Kentsel Dönüşüm Projeleri’nin gerçek yüzü her gün biraz daha açık olarak ortaya çıkıyor.
TMMOB'ne bağlı meslek odaları; yıllardır bıkmadan ve usanmadan kentlerimizin bilimsel ve teknik gereklere uygun, ülke bütününü gözeten, demokratik, sosyal, ekonomik ve mekansal bir planlama anlayışına bağlı olarak gelişiminin sağlanması konusunda iş başına gelen bütün merkezi ve yerel iktidarları uyardı.
Özellikle sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama ve barınma hakkının temel bir insanlık hakkı olduğu ve bu hakkın yurttaşlar arasında ayrım yapmadan eşit ve adil bir biçimde kullanımının sağlanmasının ve bu hususta gereken hizmetlerin yerine getirilmesinin devletin anayasal görevleri arasında olduğunu; bu konuda sadece mülkiyete dayalı çözümler üretmek yerine; özellikle yoksul ve dar gelirli yurttaşlar için, alt yapısı ve sosyal ve teknik donatısı hazır arsa üretmek; ucuz, sağlıklı, güvenli ve erişilebilir kiralık konut sağlamakla da yükümlü bulunduğunu; ve bu konuda üzerine düşen görevleri yapmaya hazır olduğunu kamuoyu önünde ilan etti.
Ancak özellikle 1950'lerden sonra mesleki ve bilimsel çevrelerin uyarılarına kulak tıkayıp asıl görevlerini unutarak; kentler gibi çarpık gelişen sanayi maliyetlerini düşürmek ve işgücü sağlamak adına göç ve emekçilerin kendi imkânları ile buldukları gecekondu olgusuna göz yumdular.
İktidarların, özellikle seksenlerden sonra emekçilerin göç ve barınma sorunlarını sosyal devlet ilkeleri uyarınca çözmek yerine önce ucuz emek deposu sonra da çıkarılan aflar ve göz yumulan kaçak yapılaşmalar sayesinde oy deposuna dönüştürülen kentler, mahalleler ve yaşam alanları şimdi bir başka dönüşüm sürecini yaşıyor.
Bu dönüşüm sürecinde sadece bu güne değin işgücü ya da oy deposu olarak kullanılan emekçilere yer yok çünkü artık İstanbul'da üretime dayalı bir iş yok. Artık kentler bir tüketim nesnesi ve bu kentte satın alma kabiliyetimiz kadar hak sahibiyiz. Artık kentler gibi barınma ve yaşam hakkı da satın alınmak zorunda.
İşte bu alışveriş durumunun adına ‘Kentsel Dönüşüm’ deniliyor. Üretime dayalı bir kalkınma yerine inşaat ve hizmet sektörüne bağlı bir büyümeyi öngören ekonomik bir program çerçevesinde, kent toprakları üzerinden yapılan ticareti meşrulaştırmak ve para edecek kamu alanlarını boşaltıp kredi kullanmaya uygun müşterilere satabilmek içinde yıllardır yapılan bütün uyarılara karşı unutulan ‘planlı kentleşme ve konut üretimi’ her dönüşüm projesinin giriş tümcesi oluveriyor.
İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerimizin rantı yükselen ya da üretilen ayrıcalıklı projeler sayesinde yükseltilen yerlerinde; AKP iktidarı, kamu yararı doğrultusunda çalışması gereken ancak değiştirilen yasalar sayesinde ‘bezirgân’ mantığı ile çalışan yerel yönetimler ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Bimtaş, Kiptaş ve yandaş inşaat şirketleri tarafından hummalı biçimde sürdürülen kentsel dönüşüm ve plansız programsız konut projeleri; kenti gecekondulardan temizlemek, deprem riskini ortadan kaldırmak bahanesi ile uygulanıyor ve böylelikle toplumdan onay bekleniyor.
Ve bu uygulamaları toplum vicdanını da aklamak adına, yoksul ve yoksun yurttaşlarımızın büyük bir kısmının düşük kira bedelleri nedeni ile yaşadığı alanlar ‘sosyal çöküntü’ alanları, yurttaşlarımız ise ‘sakıncalı’ ilan ediliyor.
İşte, AKP İktidarı ve yandaşlarının ‘planlı kentleşme ve konut üretimi’ programı kapsamında en büyük projelerinden biri olan ve depremden önce çadırkentler kurduran Küçükçekmece Ayazma - Tepeüstü Mevkileri Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında inşa edilen 'Bezirganbahçe Konutları'.
Protokolün imzalanmasından tam üç yıl sonra anahtarlarını alırken büyük bir çoşku ile belediye başkanlarına hayır duaları ederek Ayazma'dan göçüp Bezirganbahçe'ye yeni yerleşmiş olan ve taksitlerini ödeyemeyen, imzalamış oldukları sözleşme doğrultusunda yeni yerleşmiş oldukları dairelerden hemen ayrılmak zorunda kalacak 123 aile... Ve gazetelerin ilan sayfalarında Bezirganbahçe’deki konut hakkını aylık 500 YTL’ye devretmek isteyen yüzlerce ailenin ilanları. Bir yandan bir başka kentsel dönüşüm var Küçükçekmece sahilinde.
Dubai şeyhlerine pazarlanacak dünyanın en özel kumul alanında yetmiş katlı yedi yıldızlı oteller, Sinpaş tarafından Hitlerin mimarının oğluna ısmarlanmış yalılar, villalar, alış veriş merkezleri...
TOKİ Başkanı boşuna dememiş; burası değerlenecek, Bezirganbaşı projesi sayesinde alanı boşalttık diye.
Çok geç olmadan tekrar hatırlatıyoruz. Sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama ve barınma hakkı temel bir insanlık hakkıdır. Bu temel hakkın yurttaşlar arasında ayrım yapmadan eşit ve adil bir biçimde kullanımının sağlanması ve bu hususta gereken hizmetlerin yerine getirilmesi devletin ve idarelerin anayasal görevidir.
Bilimsel ve teknik gereklere uygun, ülke bütününü gözeten, demokratik, sosyal, ekonomik ve mekânsal bir planlama anlayışına bağlı olarak; özellikle yoksul ve dar gelirli yurttaşlar için sadece mülkiyete dayalı çözümler üretmek yerine; altyapısı; sosyal ve teknik donatısı hazır arsa üretmek; ucuz, sağlıklı, güvenli ve erişilebilir kiralık konut sağlamak kamu idarelerin sorumluluğu altında; TMMOB bu konuda üzerine düşen görevleri yapmaya hazır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”Konuyla İlgili Linkler
TakipYorumlarYorum Sayısı: 25226 Şubat 2008, 09:27Yazan: Omer YilmazÜzerinde tartışılması gereken bir durum kuşkusuz. Neoliberal Zaha Hadid 5 - Toplumcular 0.
26 Şubat 2008, 09:23Yazan: Emine MerdimKartal Belediyesi 3 senedir ayda bir Kentim isminde bir gazete yayınlıyor. Bu gazetenin Şubat 2008 sayısındaki bulmacanın bir sorusu Kartallılar için büyük anlam ifade eden bir mimar.
22 Şubat 2008, 11:54Yazan: Zeynep Güney2006 yılının ilk aylarında Zaha Hadid, MVRDV, Massimiliano Fuksas, Kisho Kurokawa, Ken Yeang ve Kengo Kuma, Kartal Sanayi Bölgesinde Merkezi İş Alanları Planlaması ile Küçükçekmece Sahilinde İç Dış Kumsal Rekreasyon Alanları Planlaması için İMP (İstanbul Metropoliten Planlama Merkezi) tarafından davet edilmişlerdi. Bu davetten itibaren ilgiyle izlenen süreç Nisan 2006’da Kartal Sanayi Bölgesinde Merkezi İş Alanları Planlaması projesini Zaha Hadid, Küçükçekmece Sahilinde İç Dış Kumsal Rekreasyon Alanları Planlaması’nın ise Ken Yeang tarafından tasarlanmasının uygun bulunmasıyla devam etti. Uzun zamandır bu projelerin bir adım ötede nasıl bir görünüme kavuşacakları bekleniyordu. 21 Şubat 2008 günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş ve Kartal Projesi’ni yürüten Zaha Hadid bir araya gelerek projenin 1/5000’lik planlarını ve görsellerini kamuoyuyla paylaştılar...
Haberin devamı için: “Kartal Bizim için Eşsiz Bir Proje”
15 Ocak 2008, 09:58Yazan: Omer YilmazÖzür...
15 Ocak 2008, 09:29Yazan: Emine MerdimGönderdiler fakat hepsi bildiğimiz imajlar.
14 Ocak 2008, 17:13Yazan: sercanKeske size Kartal projenin resimlerini gönderseydiler :D Yazarin "blogu" Fikri'nin fikri: Ünlü mimar Zaha Hadid’in tasarladığı Kartal’ı ilk siz görün
14 Ocak 2008, 13:47Yazan: Emine MerdimBiraz önce Zaha Hadid'in ofisinden bir e-mail geldi. Forum'daki Zaman gazetesindeki haber ile imajları görmüşler bunların hangi projelere ait olduklarını ilettiler. İlk iki imaj Almaty Republic Square projesine ait. Diğer imajlardaki tahminlerimiz doğru.
14 Ocak 2008, 13:00Yazan: sercanGaliba esas ilk görüntü bu
![[image]](http://cumaertesi.zaman.com.tr/images/2008/01/12/kartal.jpg)
14 Ocak 2008, 11:21Yazan: Omer YilmazHepsi yapabilir... Zaten size değil ki sözümüz.
14 Ocak 2008, 11:20Yazan: sercanKusura bakmayin. Maalesef ben bilmiyordum. Üstelik Zamanin verdigi basliktan sonra. Esas Sabah böyle yalanci haberler yapardi.
Bütün yorumları forumda okuyun!







