Sama Dubai'nin teminatı ödememesine rağmen ihalenin iptal edilmediği, bundan dolayı Belediye Başkanı Kadir Topbaş hakkında suç duyurusunda bulunduğuna dair haberler üzerine belediye açıklama yaptı. Açıklamada 21 Mart'taki ihale sürecine kadar araziyle ilgili bir davanın belediyeye tebliğ edilmediği, yapılan araştırmada 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptal talebiyle davalar açıldığının öğrenildiği belirtildi. Mimarlar Odası davasının 27 Mart, şehir plancıları ile inşaat mühendisleri odalarının açtıkları davanın ise 30 Mayıs'ta tebliğ edildiği belirtilen açıklamada, "Sama Dubai son ödeme günü olan 28 Mayıs'ta ödeme yapmamıştır. Şirket, verdiği dilekçeyle ihale işlemlerinin davalar nedeniyle konu açıklığa kavuşana kadar durdurulmasını talep etmiştir." denildi. Arazinin inşaat haklarını düzenleyen imar planına ve ihaleye karşı davaların açılması dolayısıyla verilen dilekçenin dikkate alındığı ve konunun hukuki yönden değerlendirildiği kaydedildi.
TakipYorumlarYorum Sayısı: 227 Şubat 2007, 03:03Yazan: orangeistanbul'un %86.4'ü çirkin olduğu için yıkılmayı bu üç binadan çok daha öncelikli bir şekilde hak ederken bu üç binanın tartışılması ne kadar utanç verici bir durumdur.
doğumu ve doğumu öncesi katakulliden başka birşey olmayan çirkinlerin en çirkini gökkafes'i yıkmayı tartışmaya açmak kocaman bir yürek istiyor sanırım.
gözlerime inanamıyorum Hayati Tabanlıoğlu, Sedat Hakkı Eldem & SOM ve Mehmet Konuralp'in tasarladığı, inşa ettiği binaları yıkmaktan bahsediyorlar... o kadar rezil, o kadar pis, o kadar kalitesiz tek kelimeyle iğrenç yapı varken bu şehirde.
işte bu yüzden, "çok çirkinler yıkalım" bahanesini asla kabul edemem. belki çirkinler pek çok insanın gözünde ama bu binalar tarihtir, arkalarında istanbul'da çoğu mimari üründe olmadığı kadar düşünce ve emek vardır. bu yonja, hi5, xuqa'da kız, erkek beğenip karşılıklı yazılma zamanında aynı muameleyi binalara çekmek cehalettir, yüzeyselliktir. hot or not sitesinde 1 ile 10 ölçeğinde bir fotoğraftan insan kataloglatan eller bu üç binanın ipini çekemez, bu yıkım hayallerine destek olamaz.
elbette bu binaların ne kadar başarılı olduğu tartışılır! yıkımları bile gündeme getirilebilir ama bir taşı çekerken üstündeki taşı nasıl ayakta tutacağınızı düşünmelisiniz. yerine koyduğunuz taşı çok özenle seçer emin olduktan sonra var olan taşı çekersiniz.
27 Şubat 2007, 01:25Yazan: Omer YilmazÜç yapının da kesin tarihlerini bilmiyorum ama sanıyorum önce Hilton, daha sonra AKM ve en son olarak da Karayolları Genel Müdürlüğü tamamlanmış olmalı.
Yakın geçmişte, birbirlerine yakın zamanlarda tamamlan bu üç yapı kader birliği yapmış gibi. Bu üç binanın her birisi İstanbul'un birbirinden farklı, ama çok önemli yerlerinde konumlanmış durumda. Fonksiyonları birbirinden tamamen bağımsız. Kültür, konaklama ve ofis gibi gerçekten ilgisiz üç fonksiyon.
Kader birliği yapma nedenleri yıkılmak isteniyor olmaları... Bu konuyu açma nedenim ise aslında bu binaların birbirleri ile olan benzerlikleri. Yapıldıkları dönemin mimarlık kültürünü, teknolojisini sonraki nesillere aktarmak üzerinden konuşurken bu yapıları birarada değerlendirmek işimizi kolaylaştırabilir.
Forumda bu binalar ile ilgili devam eden tartışmaların linkleri şöyle:
Karayolları 17. Bölge Müdürlük Kompleksi Yıkılacak mı?
Hilton Oteli Alışveriş Merkezi mi Oluyor?
30 yıllık Atatürk Kültür Merkezi'ni "eskidi" diyerek yıkmak istiyorlar
Bütün yorumları forumda okuyun!_20081014.jpg)










