Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Almanakta bu haberYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Toplu Konutta 40 Yıl: İlk Ağızdan Deneyimler

Tarih: 20 Nisan 2007 Yazan: Sevil Şeten - Arkitera.com


Beykent Üniversitesi 10. yıl etkinlikleri çerçevesinde, Mühendislik - Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü 18 Nisan 2007 tarihinde "Toplu Konutta 40 Yıl: İlk Ağızdan Deneyimler" konulu bir panel düzenlendi. Cem İlhan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde, Mutlu Çilingiroğlu ve Behruz Çinici deneyimlerini dinleyicilerle paylaştılar.

Panelin ilk bölümünde Behruz Çinici 1970 - 1977 yılları arasında uygulanan “Çorum 1000 Evler Sitesi” projesinden bahsetti. 3.000 konuttan oluşan ve 15.000 nüfusu barındıran bu proje sadece konut üretmek amaçlı yapılmamış aynı zamanda tüm Çorum ilinin doğal kaynakları, iş gücü ve yatırım imkanları geniş bir şekilde araştırılarak yatırım projelerinin ön fizibilite etüdleri de yapılmış. Yerleşme alanında konutlar, içinde yönetim kuruluşları, ticaret ve sosyal tesislerin yer aldığı merkez, kültür merkezleri, eğitim kuruluşları, yeşil alanlar ve rekreasyon tesislerinin var olması bu proje ile tam anlamıyla bir kent yaratıldığının göstergesi. 1.000 Evler Projesi’nde villa, apartman ve müstakil olmak üzere üç tip konut yer alıyor. Bu konutlar farklı gelir gruplarının ihtiyaçlarına göre tasarlanmış. Şöyle ki işçi konutlarının çatılarında meyve sebze kurutulması için özel yerlerin bulunması hem konut kullanıcısının yaşam biçimlerinin dikkate alındığının hem de günümüzde sıkça bahsedilen stratejik planlamanın olmazsa olmazı “katılım” odaklı bir planın yapıldığının da göstergesi. Behruz Çinici’nin şehir plancısı aynı zamanda mimar olması konutların bina bazındaki tasarımlarına ve projenin genel bütünlüğüne de yansıyor.

Behruz Çinici’den sonra sözü Mutlu Çilingiroğlu’na veren Cem İlhan söyleşiye bir soruyla devam etti. Çilingiroğlu, 1990’lardan sonra nelerin değiştiği ve bu konudaki deneyimlerinin ne olduğu sorusuna, mimarlar olarak çoğu zaman insan boyutlarını aşan büyüklüklerle uğraştıklarını, kendisinin teorisyen değil pratisyen olduğu için deneyimleri doğrultusunda soruyu yanıtlayacağını söyledi. Konut projelerinin bireysel değil inşaat firmaları aracılığıyla geldiğini ve buna karşı koyamadıklarını belirten Çilingiroğlu bunun en önemli sebebinin de rant sorunu olduğunu, rantın yeni bir durum olmadığını fakat günümüzde arsa fiyatının bölgedeki rant oranına göre belirlendiğini söyledi. Çilingiroğlu mimarın ya da planlamacının duruşunun çok önemli olduğunu birikim ve tecrübelerin çevrenin ve kullanıcının mutluluğu baz alınarak kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Genel olarak panele ağırlığını koyan konu, konutun günümüzde değişen misyonu oldu. Tam da bu noktada Cem İlhan konutun artık barınma amaçlı değil, alınıp satılma amaçlı kullanılan bir metaya dönüştüğünü yani konutun yatırım amaçlı kullanıldığını belirtti. Mutlu Çilingiroğlu ise konut sektörü için yatırımcının çok önemli bir faktör olduğunu ve yatırımcı olmadan projelerini ancak raflarda saklayacaklarını belirtti. Buna ek olarak Çilingiroğlu günümüzde mimarların parsel mimarlığı yaptıklarını belirterek mimarlık ve planlamacılığın imar yasalarının içinde sıkışmasını da eleştirdi. Daha sonra Eston Katlı Vilları Projesi’ni anlatan Mutlu Çilingiroğlu emsal durumunu kullanarak bir sosyal yaşam ve fiziksel çevre tanımladıklarına dikkat çekti. Bu projenin en önemli özelliğinin de emsal durumunu kullanarak dairelerin her odasının dışarıya cephe vermesi olduğunu açıkladı.

Sözü, kent merkezinde eskiyen konut dokularına karşılık kentin daha dışında yapılaşmaya başlayan yeni nesil konutlara getiren Cem İlhan bu şekilde farklılık gösteren konut tiplerinden bahsetti. İlhan; kent dışında yüksek gelirlilerin kullandıkları geniş yer kaplayan ve yayılan lüks konutlar yer alırken kent merkezinde yoğunluktan dolayı daha çok apartmanlaşma biçminde bir yapılaşmanın olduğunu ve bu konut kullanıcılarının orta ve alt gelir grubu olduğunu söyledi. Son yıllarda yine kent merkezinde yoğunluğun başladığını ve bu sırada TOKİ formatınun sorgulanamayan bir tarzda geliştiğini söyleyen İlhan , blok biçminde konut üretildiğini ve bunun da TOKİ’nin karşı konulamaz proje biçimi olduğunu belirtti. TOKİ sayesinde uygarlık göstergesi kentlerin uygarlıktan uzaklaşmaya başladığını, kentlerde konut ihtiyacı olmamasına karşın yine de hızla konut üretilmeye devam edildiğini söyleyen Behruz Çinici imar planlarından çıkıp ülke bütününe bakılırsa toplam konutun nüfusa oranlanması sonucu 1 aileye 3 konut düşeceğine dikkat çekti. Son olarak sınırların ayırıcı ama aynı zamanda birleştirici olduğunu söyleyen Behruz Çinici kentlerin çevrelerindeki kentlerle birlikte düşünülerek planlanması gerektiğini ayrıca kentlerde valilik ile belediyenin yani yerel ile merkezi yönetimin birlikte çalışmasının doğru olduğunu belirtti. Behruz Çinici konutun kontrolsüz ve ihtiyaç dışında üretiminin devlet tarafından kontrol edilmesi gerektiğini söyledi ve Kazakistan ve Paris’teki şehircilik uygulamalarına örnekler vererek sözlerini sonlandırdı. Mutlu Çilingiroğlu ise mülkiyet ve parsel sorunlarının çözülmesi gerektiğini ekleyerek konuşmasını bitirdi.

Panele dinleyecilerin konut sorunu ve üretimi konusundaki soru ve yorumları alınarak son verildi.
Takvim
<<Ağustos 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
        1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı