Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
SAYISAL GRAFIK

Haberler

Yazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Modern Mimarlık Mirası ve Kent

Tarih: 19 Nisan 2007 Yazan: Melis Göker - Arkitera.com
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Kentsel Tasarım Bilim Dalı'nın organize ettiği "Modern Mimarlık Mirası ve Kent” paneli, 18 Nisan 2007 tarihinde, Mimar Sinan Üniversitesi Oditoryumu’nda gerçekleşti. Moderatörlüğünü Aykut Köksal'ın yaptığı panele Aydan Balamir, İhsan Bilgin, Aykut Karaman, Erdal Özyurt ve Nevzat Sayın konuşmacı olarak katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Prof.Dr. Güzin Konuk, kent üzerine geniş katılımlı toplantılar gerçekleştirmeyi önemli bir görev olarak gördüklerini ve bu tür geniş tartışmaların kente önemli katkılar sağlayabileceğini vurguladı.

Panelin moderatörü Aykut Köksal ise, korumanın birincil ve ikincil anlamları üzerinde durarak günümüzde koruma anlayışının birincil, yani işleve bağlı anlamından çok ikincil, yani eskilik ve tarihsellik üzerine kurulu yan anlamlarının tüm koruma anlayışını yönelendirdiğini belirtti. Bunun ise modernizm ve sonrasına ait yapılı çevrenin “koruma” kapsamlarıyla ilgili birçok çelişik durum yarattığını ekledi. Koruma kavramının var olan belli kavramsal çerçevelerden çıkarılarak farklı kavramsal çerçevelerde tanımlanmaya başlamasıyla bu engellerin ve güçlüklerin aşılabileceğini belirtti.

Bilgi Üniversitesi Yüksek Lisans Bölümü Koordinatörü Prof.Dr. İhsan Bilgin, günümüzün koruma anlayışı ile yapılı çevrenin korunmasına dair iki adet paradoks bulunduğunu belirtti. Koruma kavramının anıtlarla veya olağanüstü objelerle başladığını, bu tip yapıların koruma anlayışında hiyerarşik bir konuma sahip olduğunu belirten Bilgin bu anlayışın tek tek objeleri korumaktan çıkılarak objeleri etraflarındaki doğal ya da yapılı ortamla beraber korumanın, yani sit korumanın gerekliliğinden bahsetti. Fakat modernizm ve modernizm sonrası dönemde şehirlerin bütünsellikten gittikçe uzaklaştığını ve yapılı çevrenin hem genel anlamda hem de her bir yapının kendi içinde çok parçalı bir hal aldığını belirten Bilgin günümüzde modernizme dair koruma anlayışında sit korumanın da geçerliliğini yitirdiğini vurguladı. Ayrıca modernizmin yeni bir sıradanlık üretmeyi hedeflediğini, başyapıt üretmeyi reddettiğini belirten Bilgin, artık anıt statüsünde koruma anlayışlarından vazgeçilmesinin gerekliliğinin altını çizdi.

Koruma altına alınacak olan binanın ya döneminin tipik özelliklerini yansıtıyor olması gerektiğini ya da dönemi içerisinde sivrilmiş olması, yani döneminin özelliklerini taşıyarak daha ileri bir noktaya sıçramış olması gerektiğini belirten Bilgin, her iki durumda da yapının dönemin özelliklerini taşıdığını belirterek bunun birinci ve ikinci dönem modernizmler için geçerliliğini şöyle ya da böyle koruyor olsa da 1980 sonrası üçüncü dönem modernizme gelindiğinde geçerliliğini yitirdiğini anlattı. Artık mimarinin bir dönemin tipik özeliklerini taşımadığını, ne malzeme, ne yapım teknikleri, ne de stil açısından bir tutarlılık ve devamlılık bulunmadığını, bunun da ileride gerçekleştirilecek koruma tartışmalarını iyice dara sokacağını belirtti.

ODTÜ öğretim üyelerinden Doç.Dr. Aydan Balamir ise Ankara’da bir süredir gerçekleştirmeye çalıştıkları modern yapıları tescilleme girişiminden bahsetti. Kültür varlıkları tanımındaki çeşitli muallaklıklardan ve kanundaki açmazlardan bahseden Balamir, kendi anlamlarıyla değer oluşturabilen binaların tescillenmesini sağlamanın daha kolay olduğunu, binanın özellikle kentsel bellekteki yerini savunmanın kolaylaştırıcı olduğunu belirtti.

Nevzat Sayın ise canlı örneklerle nasıl Türkiye’de modernizm mirasının yok edildiğinden, özellikle İzmir ve Bağdat Caddesi’nde bunun birçok örneğinin yer aldığından bahsederek Ataköy 1., 2., 3. kısımlar gibi modernizm miraslarının acilen koruma altına alınması gerektiğini söyledi.

MSGSÜ öğretim üyelerinden Prof.Dr. Aykut Karaman, modern kentin doğuşundan bahsederek her modernist akımın kente dair mimari ve yaşamsal yansımalar yarattığını belirtti. Koruma kavramında en can alıcı noktanın kimlik, işlevsellik, ekonomi, süreklilik, simge, anı gibi değerleri karşılayabilen yapıların koruma kavramına tabi tutulması olduğunun altını çizdi.

Mimar Erdal Özyurt ise yaptığı konuşmada koruma ne kadar modern bir kavram dahi olsa tarih içerisinde çeşitli binaların koruma kavramı daha ortaya çıkmamışken bile korunduğunu, bu binaların ise özellikle dini yapılar olduğunu belirterek aslında geçmişten beri korunanın yapılar değil temsil ettikleri olgular ve değerler olduğunu söyledi. Modernitenin ise günümüzde yeni bir din yaratarak binaları bilim ve sanat adına koruduğunu belirten Özyurt asıl önemli olanın bir düşünce üretebilmek olduğunu anlattı.
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

ARKIV