Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
MIOPAN

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Sulukule'de şenlik var: Haydi dayanışmaya!..

Tarih: 26 Mart 2007 Kaynak: Radikal Yazan: Ayşegül Oğuz
Yıkıma az kala, 3 bin 500 Roman'ın yaşadığı Neslişah ve Hatice Sultan Mahallesi sakinleri 1000 yıllık miraslarına sahip çıkıyor. Şimdi söz 40 Gün 40 Gece Platformu'nda...

Sulukule'de kentsel yenileme projesi kapsamında başlatılan yıkıma çok az kaldı. 3 bin 500 Roman'ın yaşadığı Neslişah ve Hatice Sultan Mahallesi sakinleri, 1000 yıllık bir tarihin devamcısı olarak kendi miraslarına sahip çıkıyor. Şimdi sanatçı, mimar, hukukçu, akademisyen ve mahallelilerin kurduğu 40 Gün 40 Gece Platformu konuşacak ve Sulukule'nin geleceğini yeniden inşa edecek. Platformun dört sözcüsü, Ulaşılabilir Yaşam Derneği'nden Hacer Foggo ve Belgin Cengiz'le İnsan Yerleşimleri Derneği'nden Aslı İngan ve Funda Oral, hareketi ve Sulukule için neler yapılabileceğini anlattı. Çalışmaları izlemek isteyenler www.40gun40gece-sulukule.blogspot.com'a tıklayabilir.

Sulukule'de neler oluyor?
Hacer Foggo:
Kentsel Yenileme Projesi, 2005'te Bakanlar Kurulu'ndan çıktı. Haziran 2006'da da Fatih Belediyesi, Sulukulelilerle görüşmek için davetiyeler göndermeye başladı. Belediye 2005'te bir anket yaptığını, insanların görüşlerini aldığını, bu projeyi sonra oluşturduklarını iddia ediyor. Sulukulelilerse belediyenin 2005'te kendilerini evlerinde ziyaret ettiğini, ama sadece hane sayısını, evlerin sağlam olup olmadığını tetkik ettiğini söylüyor. Belediye bilirkişi getirip evin metrekaresini 500-600 YTL'den hesaplıyor; üç-dört katlı bir ev olsa bile, o evi tek ev olarak kaydediyor ve 50 bin YTL'ye evleri satın alıyor.

Evlerin yerine ne yapılacak?
HF:
Klasik Osmanlı-Türk mimarisine uygun evler. Bu evler 120-130 bin YTL'ye satılacak. Belediye 10 yıllığına borçlandırarak, Sulukulelilerin de bu evlerin sahibi olabileceğini söylüyor, ama onların bu parayı ödemeye güçleri yok. İş böyle olunca da evlerini satmaya başladılar. Şöyle söylentiler dolaşıyor: "Cumaya kadar evinizi satmazsanız, devlet el koyacak ve bankaya paranızı beş yıl sonra yatıracak." Korkudan şu ana kadar 120 ev satıldı. Böyle giderken, 19 Ekim 2006'da Bakanlar Kurulu, Sulukule için 'acele kamulaştırma' kararı aldı, 13 Aralık'ta da bu karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Bu 60 günlük sürede 12 Şubat'ta da Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği yürütmenin durdurulması için dava açtı, hâlâ sürüyor. Şimdiye dek altı ev yıkıldı. Belediye hiçbir eve tebligat göndermedi. Hepimiz başından beri şu soruyu soruyoruz: Bu ne acele? Biliyoruz ki, proje henüz onaylanmadı, kurulun başına Ankara'dan bir müdür bile atanmadı.

Onlar ne yapmak istiyor, bir direniş mi örgütleniyor?
HF: Direniş değil, insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz. 'Evinizi yıktırmayın, direnin, dozerlerin önüne yatın' demiyoruz. Onların talepleri şu: Biz evlerimizin yıkılmasını istemiyoruz, restore edilmesini istiyoruz!

40 Gün 40 Gece Platformu neden kuruldu?
Aslı İngin:
Sulukule için ne yapılabilir diye konuşurken Hacer, "Yıkıma 40 gün var" dedi ve isim bu oldu. Sulukule'ye teğet geçen her konuyu, insanı bu platforma katalım, herkesi kucaklayan çatı oluşturalım istedik.

Amaç kuvvetli bir ses çıkarmak, kamuoyunda uzun vadeli pozitif bir imajın, geleceğin kurulmasını sağlamak.

Aranızda yerli halkın gücü ne?
Aİ:
Bilgi Üniversitesi'nde 18 Ocak'-ta yaptığımız toplantının ev sahibi Sulukulelilerdi. Bugün yapılacak ilk etkinlikler dizisini de Sulukulelilerin o toplantıdaki talepleriyle hazırladık.

Funda Oral: Sulukule'nin yıkılmasına sadece Sulukuleliler değil, bu şehrin bütün sahiplerinin direnmesi gerekiyor. Bugün yapacağımız etkinlikler bu direnişi harekete geçirebilir.

HF: Projelerde gerekçe olarak, çöküntü alanı olduğuna vurgu yapılıyor. Ama Sulukule çöküntü alanı değil; evlerin restorasyona ihtiyacı var. Sulukuleli oradan gitmesin istiyoruz, alternatif bir proje oluşturmaya çalışıyoruz.

Belgin Cengiz: Sulukule 1000 yıllık tarihiyle İstanbul'un en önemli simgelerinden. Bu kentte yaşayanların bu süreçle ilgili söz söyleme hakkı var. İkinci nokta hukuksal süreç. 3 bin insanın kaderini etkileyen yasayla yukarıdan aşağı indirilmiş bir süreç yaşanıyorsa, herkes haklarını talep edebileceğini bilmeli ve ona yol gösterilmeli. Üçüncü temel nokta da Sulukule ölçeğinde, (Türkiye'de Romanların yaşadığı 15-20 mahalle zaten yıkıldı) en temel ayrımcılığa maruz kaldığını bildiğimiz, bizden hiçbir farkı olmadığına inandığımız Roman vatandaşların taleplerini oluşturması için onlarla yan yana durmalı, dayanışma içinde olunmalı.

Bugün hangi etkinlikler var?
Etkinlikler saat 12.30'da Sulukulelilerin basın bildirisiyle başlayacak. Sulukule'ye gitmek için Taksim Meydanı'ndan 87 No'lu Edirnekapı otobüsüne binmek kâfi. Son durakta inince, sur dibinden aşağı doğru yürüyün, karşınızda Sulukule!

- İmece Grubu, Hangar Sanat Derneği, sanatçılar, gönüllüler ve Sulukuleliler evleri boyayacak.
- Sanatçı Gül Bolulu'nun 'İnci Abla' dokuma tablosu bir sokak cephesine asılacak.
- Çıplak Ayaklar Kumpanyası
- Gevende
- Hangar Ritim Grubu
- Sulukule Roman OrkestrasıTakipYorumlarYorum Sayısı: 94

24 Eylül 2008, 10:58Yazan: Gökçe ArasMimar, şehir planlamacıları ve sosyologların aralarında bulunduğu bir grup, Fatih'te ''Sulukule'' olarak bilinen bölgede Fatih Belediyesi'nce yürütülen yenileme projesine alternatif bir proje hazırladı. Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

22 Temmuz 2008, 11:00Yazan: Emine MerdimSulukule Guardian'da. Video: Oldest Roma settlement in Istanbul under threat | World news | guardian.co.uk

14 Mart 2008, 14:08Yazan: RedRapsodyeee!! mezbelelik devam etsin o zaman :) Etmesin elbette, eğer konuyu yakından izliyorsanız Roman mahallesindeki alternatif çalışmalardan haberiniz vardır. Bir yerin rehabilitasyonu oranın tamamen yıkılıp, rant elde edip yeniden imarıyla sağlanamaz. Bu denenmiş, araştırılmış ,ortaya konmuş. Daha titiz,yavaş ve bilimsel bir rehabilitasyon süreci izlenmeliydi. Belediyeler heryeri güzelleştirmek adına çok hızlı yıkım-yapım yolunu izliyorlar. Kendilerince haklı nedenleri olabilir, fakat bu şekilde toplumun büyük çoğunluğunu psikolojik ve kültürel çöküntüye ittiklerini ileride anlayacaklar. Bu toplumu arındırma, temiz toplum yaratma kaygısı geri dönüşsüz bir şuursuzluk ve çöküntü yaratacak. Mutlu hissetmediğiniz şehir asla güzel olamaz. Plazadan gördüğünüz değil, sokakta yürürken yaşadığınız kenttir. Bunun yaşamayı sevmeyen, plaza-otomobil-ev üçgeni dışında bir yaşamı olmayanlar için bir anlam ifade etmesini beklemiyorum.

14 Mart 2008, 11:53Yazan: mimar mahmuteee!! mezbelelik devam etsin o zaman :)

14 Mart 2008, 11:06Yazan: RedRapsodyo bölgede şantiyesi olmuş birisi olarak yıkım kararını çok olumlu karşılıyorum .arabayla giderken biraz yavaşlayın bakalım başınıza neler geliyor?Ancak bu insanlara çok daha iyi koşullarda yaşama imkanı sağlanarak şehre uyumları sağlanmalı Bu görüşlerinizin 60 yıllık olduğunu söylesem ve 60 yıl sonunda bu felsefenin çöktüğünü, bu felsefeyi başlatanlar vazgeçmişken şimdi sizin savunucusu olduğunuzu? 60 derken insaflı davranmak istedim aslında 160 yıllık. UNESCO kültür mirasına dahil 'Romanlar' ve Roman yaşam tarzını öldürerek kente katmak , dahiyane! Gözlerimin dolmasına neden olan bir görüntü: 'Fotogrametrik rölöve almak için yapının üzerine yerleştirilmiş pointer fişlerini koluna takmış müziğini sürdürerek sessizce tepki gösteren Roman.' Kim düşündüyse son yıllarda gördüğüm en güçlü eylemdir bu. ' Benim de Rölövemi al diyor adam'. Bak benim kültürüm bu, yaşam tarzım bu, ben böyle varım, apartmanda yaşayamam, klarinet çalamam apartmanda diye haykırıyor sessiz kalarak. Daha önce okumadıysanız Korhan GÜMÜŞ'ün yazısı' Kentten Geriye Ne Kalacak' Açık Radyo

14 Mart 2008, 10:44Yazan: mimar mahmuto bölgede şantiyesi olmuş birisi olarak yıkım kararını çok olumlu karşılıyorum .arabayla giderken biraz yavaşlayın bakalım başınıza neler geliyor?Ancak bu insanlara çok daha iyi koşullarda yaşama imkanı sağlanarak şehre uyumları sağlanmalı

13 Mart 2008, 16:35Yazan: Emine MerdimElimize bugün ulaşan basın bülteni ve fotoğraflar... [CENTER][CENTER]BASIN AÇIKLAMASI[/CENTER][/CENTER] [CENTER][CENTER] [/CENTER][/CENTER] DOZER DIKKAT BURADA INSAN YASIYOR! Biz Sulukule’nin en yoksulları, kiracılarız. Sulukule’nin ne Fatih Belediyesi’nin “Kentsel Yenileme Projesi”nde, ne de Taşoluk ev listelerinde görebileceğiniz yüzüyüz. Bizi “kentsel yenileme projesi”nde göremezsiniz, çünkü insan yerine koyulup, hesaba katılmadık. Bizi Taşoluk ev listesinde de göremezsiniz, çünkü bu listeye yazılmaya teşebbüs dahi edemeyecek kadar yoksuluz. Bugün burada yok sayılmaktan kurtulmak, görünür olmak için sizlerin karşısına çıkıyoruz. Biz Sulukule’li yoksul kiracılar: Sevtap, Sabriye, Türkan, Necla, Cemal, Bilen, Güllü, Hayriye, Gökçe, Cevriye, Sami, Erdoğan ve daha onlarcası: Yoksuluz, yoksunuz, ama bugün yine de iyi kötü başımızı sokabileceğimiz bir damımız var; yarın ise sokaktayız… Fatih Belediyesi onlarca yıldır yaşadığımız mahalleden bizi atmak istiyor, evlerimizi başımıza yıkıyor. Son olarak 7 Mart günü Belediye evlerimizin kapısına “yıkılacak” anlamına gelen “X, Y” işaretleri koymaya başladı. Belediye farkında mı, bilmiyoruz: Kırmızı çarpı işareti koyduğu, koyacağı evlerde biz yaşıyoruz; o evlerde yatıp o evlerde kalkıyoruz; o evlerde çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Yıkılırsa sokakta kalacağız. Belediye diyor ki, “Sulukule için dünyanın en sosyal projesini yaptım”. Sokağa atılmanın neresi sosyal? Proje mimarları diyor ki, “Sulukule projesi romantik ve insani bir projedir”. Sokağa atılmanın nasıl bir “romantik ve insani” tarafı var? Bu proje “sosyal” ve insani” ise, neden içinde biz yokuz? Neden biz yoksul kiracıların fikri hiç sorulmadı? Bize hiç danışılmadı? Belediye diyor ki: “Projeden ev edinmek için anlaşan ev sahipleri ‘evimi yıkın’ diye dilekçe verdi. Vatandaşın dilekçesini işleme koymak zorundayız.” Mülk sahibi vatandaşa hizmet aşkı içinde dozer gönderen Belediye’yi tebrik ediyoruz. Ne kadar, ne kadar hızlı ve güzel çalışan bir belediye! Oysa aynı Belediye öte yandan ev sahiplerine şöyle tebligat gönderiyor ve diyor ki “Evini kiracısıyla birlikte 31 Mart’a kadar boşalt. Elektrik ve suyu kapat, anahtarı bana getir. Getirmezsen, projeden ev alma hakkını kaybedersin.” Yani ev sahipleri üzerinde baskı kurarak elektriğimizi, suyumuzu kestiriyor, evlerde yaşama imkanını ortadan kaldırıyor. Mahallede her gün ev sahipleri ile kiracılar arasında kavga çıkmasına neden oluyor. Belediye böylece ellerini kirletmediğini mi zannediyor? Bizim gözümüzde masum kaldığını mı sanıyor? Bu ülkede kiracı hakları diye bir şey yok mu? Taşoluk’a niye gitmediniz mi diyeceksiniz? Taşoluk’a ev için müracaat eden kiracılar Taşoluk ev listesine yazılmaktan başka çare bulamayan kiracılar 15 gün önce sözleşme imzalamak üzere Ziraat Bankası’na çağrıldı. Burada “sosyal proje”nin bir sürprizi daha yaşandı. Banka, damga pulu vergisi için 1000 YTL isteyince, gerisin geriye mahalleye döndüler. Damga pulu vergisini veremeyen, 15 sene her ay o taksitleri nasıl verecek? Bizler gelir durumuzu bilecek kadar gerçekçiyiz. O yüzden TOKI Taşoluk evlerine müracaat etmeye teşebbüs bile etmedik. Bizler buradan evlerimizi, yuvamızı, hayatımızı, geleceğimizi başımıza yıkmadan Fatih Belediye başkanı Mustafa Demir'e sesleniyoruz Başkan, medya önünde "dünyanın en sosyal projesi" diyorsun. Sorduk soruşturduk: Sosyal proje ne demek? "İNSAN YARARINA YAPILAN PROJE" demekmiş. Başkan, biz de sana medya önünde soruyoruz: Üzerimize koyduğun çarpı işareti ne kadar sosyal? İstanbul’un çeşitli mahallelerinde, “kentsel iyileştirme” yapılacak diye, hayatı daha da kötüleştirilen, evleri yıkılan, yıkım sonrası çadır ve barakalarda yaşayan çok sayıda aile var. Buralarda aileler elektriksiz, susuz, sağlık hizmetleri olmaksızın ve tuvalet dahil hiçbir temel ihtiyaçları karşılayamadan yaşıyorlar, çocuklar da okullarından olmuş. Evlerimiz yıkılırsa bizler de bu mahallelerdeki gibi sokakta kalacağız. Son kez sesleniyoruz; Bizler ne TOKİ'nin Taşoluk konutlarının bedellerini, ne de Sulukule dışındaki yerlerin daha yüksek olan kiralarını ödeyecek durumdayız. Bizler alternatif barınma imkanları sağlanmadan evlerimizden çıkmayacağız. UNUTMAYIN İŞARETLİ EVLERDE HALA TENCERE KAYNIYOR. Sulukuleli Kiracılar[COLOR=black][/COLOR]

11 Mart 2008, 11:57Yazan: Burcu Oztaskin[SIZE=2]Sulukule’de yıkımların başlayacağının habercisi.[/SIZE] [SIZE=2]Belediye görevlileri gelip evleri işaretlemiş. Ali Baba ve 40 Haramiler’de vardi böyle bir sey...[/SIZE] [SIZE=2]Bir grup da bu olayi protesto ediyor.[/SIZE] [SIZE=2]Ellerine boyalari alip binalara çiçekler böcekler çizeceklermiş bu hafta icinde[/SIZE]

2 Mart 2008, 15:32Yazan: yilmazMetin beyin yazısında Venedik için niye kentsel yenileme yapılmıyor diye sorduğunu gördüm. Venediğe defalarca gittim ve kaldığım hiçbir yerde (Roma'nın aksine) rutubet yoktu. Çünkü daha önce defalarca kentsel dönüşüm/yenileme çalışmaları yapılmıştı. Son olarak Ocak 2007 tarihinde yayınlanan bir çalışma da Venedikte Arsenal bölgesi için bir kentsel yenileme önerisi getiriyor. Burada ilginç olan İstanbul Deklerasyonu 1996 kapsamında bir urban regeneration önermesi. İsteyenler belgeye http://www.bepress.com/cgi/viewcontent.cgi?article=1038&context=feem adresinden ulaşabilirler. Biraz geç oldu ama kabahat benim geç gördüm. Bu konu pek öyle kalıplarla yaklaşılabilecek bir konu olmadığı gibi her durum için farklı öneriler geliştirilmesi şart. Ama öneri geliştirmek yerine kavrama global saldırı düzenlenirse, en korkunç kentsel dönüşümle de kader gibi yüz yüze kalacağız demektir. -17 Ağustosta olduğu gibi-... Selamlar Yılmaz

28 Şubat 2008, 18:11Yazan: Gül KeskinUrban Land Institute (ULI) tarafından 27 Şubat 2008 tarihinde İstanbul Swissotel’de “Kentsel Dönüşümün Başarılı Örnekleri” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıda Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir Sulukule projesiyle ilgili bilgi verdi ve burada yenilenen alanları, ekonomik ömrünü tamamlamış, hala iç göçe maruz, deprem riski altında ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan tarihi eserlere sahip bölgeler olarak tanımladı. Pınar Özden'in (Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi 2. Başkanı), Fatih Belediyesi Başkanı’nın “Evrensel ve tarihsel değerleri olan eserleri projede koruyoruz.” sözlerine ithafen geçtiğimiz günlerde tescilli bir yapının yıkıldığını hatırlatması üzerine ise Başkan’ın eleştiriye yanıtı “Yanlışlıkla olabilir” oldu. ULI Tarafından Düzenlenen Toplantıda "Kentsel Dönüşüm Projeleri" Masaya Yatırıldı

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Kasım 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

ALI DUMANKAYA - UGUR DUMANKAYA