Mimarlık alanında eğitim veren tüm üniversitelerden en iyi diploma projelerini seçmek üzere düzenlenen ‘ARCHIPRIX-Türkiye 2006’ Yarışması’nda ödül alan projelerin sergisi Isparta, Mersin ve Balıkesir’e gidiyor. ‘ARCHIPRIX-Türkiye 2006’ sergisi, 12 Şubat - 2 Mart 2007 tarihlerinde Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (Isparta), 12 Mart - 30 Mart 2007’de Mersin Üniversitesi’nde, 9 Nisan - 27 Nisan 2007’de Balıkesir Üniversitesi’nde sergilenecek.
Anadolu’daki üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin de yarışmaya ilgisini artırmak ve kazanan projeleri yakından görmelerini sağlamak amacı ile Archiprix Sergisi Anadolu’yu dolaşıyor.
12 Şubat 2007 - 02 Mart 2007 tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi’nde, 12 Mart 2007 - 30 Mart 2007 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi’nde ve 9 Nisan 2007 - 27 Nisan 2007 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi’nde yapılacak sergi, mimarlık yarışmalarına Anadolu’daki üniversitelerin de katılımını sağlamak adına çok önemli bir adım olacak.
17 Üniversiteden 74 Proje Değerlendirildi
ARCHIPRIX-Türkiye grubu yönetiminde, Yapı-Endüstri Merkezi ve Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı’nca düzenlenen ve ana sponsorluğunu Çimsa A.Ş.’nin üstlendiği “ARCHIPRIX-Türkiye Bitirme Projesi” yarışmasının on birincisi Kasım ayında sonuçlandı.
Boğaçhan Dündaralp, Kerem Erginoğlu, Adnan Kazmaoğlu, Elif Özdemir ve Şevki Vanlı’dan oluşan seçici kurul, Eylül’ün ilk haftasında toplanarak katılan projeleri değerlendirdiler. “ARCHIPRIX-Türkiye 2006’ yarışması için, 17 üniversiteden gelen 74 proje değerlendirildi. Yapılan değerlendirmelerden sonra jüri ödül dağılımını belirledi.
Birinci İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Didem Yavuz
Değerlendirmeler sonucunda, “Bozcaada’da Şarap Üretim Tesisi ve Bağcılık Enstitüsü” projesiyle İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Didem Yavuz birincilik ödülüne değer görüldü. Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Mert Velipaşaoğlu “Liberal Sanatlar Koleji” projesiyle ikincilik ödülünü alırken, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Handenur Yazıcı “Taksim Gezi Parkı’nda Kent Kütüphanesi” projesiyle üçüncülük ödülüne layık görüldü.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Leyla Kori “Taksim’de Medyatek” projesi ile, Osmangazi Üniversitesi’nden Esmehan Kelkitli “Eskişehir Spor Parkları” projesi ile, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Hakan Demirel “Dolapdere’li Güncel Sanatlar Merkezi” projesi ile mansiyona değer görüldüler.
İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Zeynep Yapar “Perşembe Pazarı’nın Yeniden Yapılandırılması”, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Fatma Zeynep Gürbüz “Kadıköy İskele Meydanında Deneysel Sanat Platformu”, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Ezgi Erol “Ankara Liberal Sanatlar Merkezi” ve Osmangazi Üniversitesi’nden Emre Sönmez “Kent Fuayesi” projeleriyle Teşvik Ödülü aldılar.Konuyla İlgili LinklerYorumlarYorum Sayısı: 51
29 Ekim 2006, 17:24Yazan: caessersozeProjeleri eleştirmek bu kadar zor olmasa gerek.Öğrenci projelerinin eleştirilmesi lazım ki(sadece eleştri olsun diye değil tabi ki)bir adım ötede tasarım yaparken bakış açısı gelişebilsin.Kendi adıma ben öle isterdim.Genel olarak ödül alan projelere baktığımızda topografya kullanımı,düşeylik yataylık ilşkisi her projede hakim olan şey.Ama keşke tüm projeler için yapılması zorunlu girdiler olsaydı bunlar.Gerekli gereksiz topografya kullanılmaya çalışılması,yataylık düşeylik kullanımın abartılma çalışması dikkat edilmesi gereken noktalar.Tasarım girdileriyle tasarımınız sonucu arasındaki tutarsızlık bence rahatsızlık verir.Bu açılardan tekrar tüm projeler incelendiğinde değişik görüşler ortaya çıkacaktır.Hele bazı projeler gerçekten bitirme projesi mi sorusunu aklıma getirdi.
1. olan projenin çıkış noktası yönlendirişini ve girdileri kullanısını başarı buldum.Ama projenin yapıldığı yere aitliği,göndermeleri bana inandırıcı gelmedi.Yapılmak istenenle yapılan arasında farklılıklar olduğu inancındayım.Bu da bende soru işaretleri bırakıyor.
2.olan projenin yatalık düşeylik kullanımı,bunun yanı sıra moduler sistemin studyolarda kullanımı göze çarpan şeyler.söyleyebilecek fazlada bişey bulamıyorum aslında.Farklılaşması eksik diyebilirim.O alana bir yarışma projesi yapılsaydı bu projeyi farklı kılacak ne olabilirdi sorusunu soruyorum kendime.
3.olan projenin dikkat çekici belki heyecan uyandırıcı bir proje niteliğinde görünüyor.Genel yorumlar öle .Ama proje biraz bakmakla görmek arasındaki farkla göz atıldığında o yırtıkların insan boyutuyla oranı net olarak belirtilmemiş görsellerde.giriş bölümü ve üst örtüsü diğer bir soru.ne kadar yaşıyor bu alanlar.o yırtıklar ne sekilde uygulanıp insan ölçeğine hitap ediyor.şeklinde kendime sorduğum sorularla karşılaşıyorum.Birde neden hep aynı açı sorusu war aklımda.Proje 360 derece değil mi?
Leyla Kori mansiyon ödüllü projesinde işlevler arasında geçişlerde tam çözüm getirlmemiş gibi geldi.Genel havasıyla faarklı gördüğüm projenin cephesindeki görsellikler Emre Arolat'ın tasarımı Ankara Belediye Sarayını anımsattığını da söylemeliyim.
Hakan Demirel mansiyon ödüllü projesini topografyayı başarışlı kullanmış bir proje olarak görüyorum.Bakıldığında iki el birbirini örten havasını gözden kaçmıyor.Yapı kabuğundaki yırttıklar yapıdaki işlev yerlerine göre düşünülmüş bireer amacı olduğunu söylemek gerek sanırım.Projenn çıkış noktası ve tasarımın bitiği nokta tutarlı olduğunu düşünüyorum. söyleyebileceğim başarı bir proje sadece ben kendi adıma farklı yorumlardım buda bir mimari tutumdur sadece.
büyük hallerini görebildiğiiz projeler bunlar.Keşke diğer projelerde olsaydı.Ama bazı projeler hakkında gerçekten büyük endişeler duyuyorum.Ve mimarlıgın sadece yatay düşeyde hareket sağlamak topografya kullanmak üzerinden değerlendirilmesi biraz rahatsızlıklık veriyor.Görsellik işlevden öne mi çıkıyor.yada bu görselliğin gereksinimini sorgulamya gidiyorum.
Yarışmada ödül kazanan tim arkadaşları kutluyorum.Başarıların devamını diliyorum.Ama bazı şeylere objektif yaklaşıldığına inanmıyorum.
20 Ekim 2006, 15:29Yazan: a2t'Tasarım' adına Türkiye'nin (bence) en önemli yarışmasına dair sarfdilen sözlerin içerik açısından; 'kim, hangi okul, ne zaman, nasıl' gibi magazinel olması yerine son mesajlarda olduğu gibi daha mimari içerikli olması gerekiyor. 'Mimari içerikli' yazıları da 'eleştiriyi eleştirerek' kişisel tartışmlara sürüklemeden seviyeli bir şekilde yazmak lazım.
Bu söylediklerim tartışmaları 'daha seviyeli' kılmak adına söylenmiştir.Herhangi bir kişiyle veya okulla alakası yoktur. Forumda tanıdığım ve tanımadığım insanlar var. Ve forumu mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum.Gerek yarışmalarla ilgli olsun gerek diğer konularla ilişkili olsun ortaya atılan konuların tartışma içerikleri başlık itibariyle mimari, içerik itibariyle ' daha az mimari'. Bu durum olumlu yönde ne kadar çabuk değişirse bu durum benim gibi genç mimarların o kadar faydasına olur.
Yarışma projelerine katılmak ve onlardan ödül almak emek gerektiriyor. Yarışmalara katılan ve yarışmlardan ödül alan arkadaşları tebrik ediyorum.
20 Ekim 2006, 12:46Yazan: neriman m.mimarix, bence eleştiriyi eleştirmek çok komik bir durum. hele ki bu bir eleştiri bile değilse... şöyle demelisiniz, böyle demelisiniz falan...
yorumum sadece o projelere dikkat çekmek içindir. bir projeyi her zaman "anlayan anlar", o yüzden fazla söze gerek görmüyorum... Tabii isteyen istediği kadar yazabilir, bu yine genel geçer bir yargı değil, benim tercihim...
20 Ekim 2006, 11:57Yazan: carloBöyle düşünmenin birinci projeye ve İTÜ'ye büyük haksızlık olduğunu kanısındayım. Günümüzde mimarlık söylemleri artık (felsefe ve sosyoloji alanında mimarlık kuramlarına dahil olması ile) biçim üretmek yerine hareketi ve iletişimi tasarlayan bir dil haline gelmiştir. Yani biçimsel olarak güzel ya da ağır kesitli "mimari" projeler üretmek yerine üst kurgunun daha da önem kazandığını düşünüyorum.
Birinci proje bence kale ile ilişkisinde önem kazanıyor. Bugün artık işlevini yitirmiş ancak koruma kalkanları içinde yalnızca müzeleştirilmiş bir kaleye nasıl strüktürel yük getirilmeden eklemlendiğini görüyoruz. Korumacılık ve geleneksel bir yapı ile birlikte çağdaş çözümler üretmek çokca tartışılan bir konu günümüzde. Bu açıdan birinci projeyi çok zihin açıcı buluyorum. Ayrıca fotorealistik tuzağına düşmeden projeyi net bir şekilde okutabilme becerisini de tebrik etmeliyim.
Birinci ve üçüncü projeleri ve mansiyonlardan Hakan Demirel'i tebrik ederim.
19 Ekim 2006, 23:24Yazan: mimarix"benim dikkatimi handenur yazıcı, ezgi erol ve hakan demirel çekti. özellikle handenur yazıcı'nın projesini mimari tavır olarak olgunlaşmış buldum. ezgi erol ve hakan demirel de bence kompleks geometrik formlarla başa çıkabilmiş "güzel" projeler."
"Bu sene dikkatimi çeken kabuklar ve farklı eğimlerdeki yüzeyler oldu.Yer altının birkaç projede kullanılması da ayrıca dikkat çekici.Gördüğüm bitirme projeleri bana biraz garip geldi açıkcası."
Bu alıntılar sonrası birşeyleri tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini düşünmeye başladım. Kazanan tüm projeler olmasa da bu kadar emek sarfedilen bu projeleri, yalnızca formunun sebebiyet verdiği bir kaç cümle ile ifade etmek---kompleks geometrik formlar veya kabuklar veya farklı eğimler---, mimar olan kişiler için ne kadar doğrudur? Dikkat edilirse projelerde hakikaten bir farklılık varsa, bu farklılığın sebebi şekli olarak karar verilir. Halbuki o bir yapım yöntemi olabildiği gibi, üzerinde çalışılan topografyanın verilerinden kaynaklanıyor olabilir. Bu tür durumlar göz önüne alınarak bir projede, nedenselliğe önem vermemiz gerektiği kanısındayım. En azından mimar kişi böyle olmalıdır.
1.arkadaşımızın projesi diğer arkadaşların-kazanan, kazanamayan- projelerinin yanında biraz naif kalmıyor mu? Bu projenin mimari açıdan değerlendirilmediğini düşünüyorum.Mimariyle ilgisi olmayan bir tarafı sayesinde 1.lik aldığı kanısındayım. En azından bir bitirme projesi olarak değerlendirilmesinin beni endişelendirdiğini açıkça söylemeliyim.
19 Ekim 2006, 18:11Yazan: neriman m.benim dikkatimi handenur yazıcı, ezgi erol ve hakan demirel çekti. özellikle handenur yazıcı'nın projesini mimari tavır olarak olgunlaşmış buldum. ezgi erol ve hakan demirel de bence kompleks geometrik formlarla başa çıkabilmiş "güzel" projeler. http://www.archiprix-tr.com/
9 Ekim 2006, 04:37Yazan: infomaben archprix yarışmasının yöntemi ile ilgili bir şey söylemek istiyorum...
farklı okullar bitirme konusu olarak farklı,kendi kentsel konularını seçiyor...bu da kanımca elmayla armutun kıyaslanması sonucunu doguruyor...
jüri,projeleri kendi özelinde değerlendiriyor şeklinde bir cevap gelecektir...fakat bence bu çok zor...hem jürinin işini zorlaştırıyor hem de öğrenci arkadaşların...örnek;jüri tüm taşra kentlerini özümsemiş mi?oradaki bir projeye de 1.lik verebilir mi?istanbul'u tanıyor biliyor,istanbul'daki bir projeye bakışı ile eskişehir'deki bir projeye bakışı aynı olabilir mi?
yarışma uluslararası anlamda tek bir konu üzerine olmalıdır diye düşünüyorum...atıyorum "stuttgart'ta sinema müzesi" gibi bir konu...bu daha adilane...varsın stuttgart'lılar avantajlı olsun,en azından yarışmanın yurtiçi ayağı ile ilgili bir adalet sağlanmış olur...bu şekliyle öğrenci arkadaşların sunum paftalarının kıyaslanması ve yaptıkları fonksiyonel,kentsel çözümlerin algılanmasının geri planda kalması gibi bir sonuç çıkmıyor mu?
Not:mezunu oldugum eskişehir anadolu üniversitesi'nin de bu yarışmaya odaklanması ve ödül çıkartması dileklerimle,osmangazi'den ödül alan arkadaşları selamlar ve kutlarım...tabi tüm ödül alanları da tebrik etmek lazım;özellikle 2.olan projeyi...;)
Archipix 2003 Dünya Finali Sergisi' ni gezmiş olsaydınız eğer, eminim bu tip ortak konu fikirlerini düşünmezdiniz. Orada her ölçekte, çok farklı özelleşmiş konularda çok fazla sayıda proje vardı. Zaten Dünyada her okulun bitirme proje kriterleri ve hazırlık aşaması çok farklı, bu da bir çeşitlilik yaratıyor. Koşullarına göre değerlendirildiğinde iyi işler çıkarabildiğimizi düşünüyorum: 2004'te Belgrat'ta katıldığımız bir mimarlık öğrencileri toplantısında Avrupa'daki farklı mimarlık okullarından öğrenciler kendi okullarındaki bitirme projelerinin nasıl hazırlandığı konusunda sunumlar yapmış, örnekler sergilemişti. Biz de İTÜ'den Archiprix dereceli bir proje götürmüş, bir sunum yapmıştık. Sanırım tüm o okullar arasında 4 senelik eğitim veren tek ülke olmamızın yanısıra, 3 4 ayda bitirme projesi teslim eden, danışmansız çalışan, çok dar zaman aralıkları ile jürilere çıkan bir bizdik. Bunlara rağmen güzel şeyler çıkıyor, kazanan arkadaşları tekrar kutluyorum :)
6 Ekim 2006, 12:38Yazan: alper_istben archprix yarışmasının yöntemi ile ilgili bir şey söylemek istiyorum...
farklı okullar bitirme konusu olarak farklı,kendi kentsel konularını seçiyor...bu da kanımca elmayla armutun kıyaslanması sonucunu doguruyor...
jüri,projeleri kendi özelinde değerlendiriyor şeklinde bir cevap gelecektir...fakat bence bu çok zor...hem jürinin işini zorlaştırıyor hem de öğrenci arkadaşların...örnek;jüri tüm taşra kentlerini özümsemiş mi?oradaki bir projeye de 1.lik verebilir mi?istanbul'u tanıyor biliyor,istanbul'daki bir projeye bakışı ile eskişehir'deki bir projeye bakışı aynı olabilir mi?
yarışma uluslararası anlamda tek bir konu üzerine olmalıdır diye düşünüyorum...atıyorum "stuttgart'ta sinema müzesi" gibi bir konu...bu daha adilane...varsın stuttgart'lılar avantajlı olsun,en azından yarışmanın yurtiçi ayağı ile ilgili bir adalet sağlanmış olur...bu şekliyle öğrenci arkadaşların sunum paftalarının kıyaslanması ve yaptıkları fonksiyonel,kentsel çözümlerin algılanmasının geri planda kalması gibi bir sonuç çıkmıyor mu?
Not:mezunu oldugum eskişehir anadolu üniversitesi'nin de bu yarışmaya odaklanması ve ödül çıkartması dileklerimle,osmangazi'den ödül alan arkadaşları selamlar ve kutlarım...tabi tüm ödül alanları da tebrik etmek lazım;özellikle 2.olan projeyi...;)
6 Ekim 2006, 11:04Yazan: mim-arc-ıkemreapak a sonuna kadar katılıyorum.Paylaşımın her zaman konuya yeni açılımlar getireceğine fikirlerin tartışılmasının katkı sağlayacağına inanıyorum.Derece alanları düşük çözünürlükte olsa da gördük.Bu sene dikkatimi çeken kabuklar ve farklı eğimlerdeki yüzeyler oldu.Yer altının birkaç projede kullanılması da ayrıca dikkat çekici.Gördüğüm bitirme projeleri bana biraz garip geldi açıkcası.Bir Uludağ lı olarak bitirme deyince aklıma dev araziler ve büyük konular geliyor.Projeleri görünce o yüzden biraz garipsedim.Aslında o da bir tartışma konusu.Arkadaşlar arasında konuşuyoruz"bitirme nasıl olmalı?" diye.Küçük arazilerde detqayına kadar bir proje mi?Yoksa büyük arazilerde kentsel fikirler mi?Bunu da paylaşmak istedim...
Saygılarımla....Verimli paylaşımlar...
6 Ekim 2006, 09:40Yazan: emreapakYayınlanan görsellerin çözünürlüğünü biraz düşük buluyorum.
O yuzden biz de diyoruz ki: keske arkadaslar (odul alan/almayan) projelerini burada bizimle paylassa ve bir tartısma ortamı olustursak.bu herkes icin cok yararlı oluyor.tecrubeyle sabittir.bkz.kahramanmaras forumu..bu platformun kiymetini bilmek lazım arkadaslar..
Bütün yorumları forumda okuyun!_20081014.jpg)










