Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
ARKIPARC FORUM

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Genç Mimarlar ile 'Ofis Açmak' Konusu Tartışıldı

Tarih: 19 Ekim 2006 Yazan: Gökçe Aras - Arkitera.com
2003 yılından itibaren farklı temalarla mimar ve mimar adayları ile buluşan platform toplantılarının bu seneki teması “Mimarlıkta Yol Ayrımları”. Bu tema çerçevesinde 18 Ekim 2006 tarihinde toplantıların ikincisinde “Ofis Açmak” konusu tartışıldı. Moderatörlüğünü Ertuğ Uçar’ın yaptığı toplantı, ofisleri olan genç mimarlar Evren Aysev, Emin Balkış, Boğaçhan Dündaralp, Ali Kural, Sinan Omacan ve katılımcıların katkıları ile gerçekleşti.

Toplantıda genel olarak şu konuların üstünde duruldu:
- Mesleki ve ticari açıdan zamanlama nasıl olmalı?
- Ofis yönetmek bununla beraber insan ve proje yönetmenin ne gibi zorlukları vardır?
- Ofisin bir hedefi olmalı mı?

Katılımcılar ofis açma sürecinin aslında mimarın kendi mimari fikirlerini ortaya koymanın vakti geldiğini düşünüp kendini hazır hissetmesinden geçtiğini söylediler.

Ofis sahibi genç katılımcılar okul ile çalışma hayatının aslında çok farklı olduğunu okuldaki kalem, kağıt ve insan üçlüsüne ek olarak iş hayatında yaşayarak öğrenilebilecek olan işi alma süreci, müşteri diye tanımladığımız işverenlerle ilişki, işin sürdürülebilirliği ve mali hesapların da, mimar tarafından yönetilmesi gereken etkenler olduğunu söylediler. Bunun yanında koyulan kurallar çerçevesinde çalışma gibi bir lüksün olduğunu da eklediler. Beğenmeyerek yapılan işlerin bile süreci öğrenmek açısından mimara katkısının büyük olduğu ve büyük - küçük yapılan her işin mimara bir şeyler kattığı konuşuldu.

Toplantıda bunların yanı sıra mimarlar, çalışma ortamlarını ofis sisteminin dışına çıkarıp alternatif, kendi kendine yeten, ayrı insanların aynı mekanı paylaşarak çeşitli işler yaptığı, projenin büyüklüğüne göre büyüyüp küçülebilen esnek oluşumlara gidilebilir mi? sorusuna cevap aradılar.

   

Yurtdışındaki büyük ofislere nazaran Türkiye’deki mimarların küçük ölçekli ofislerini büyütüp büyütmemek konusunda ise kaygıları var. Büyüyen bir yapının hantallaşacağını, zamanla sizin besleyeceğiniz dev bir organizma olacağını ve verimli olamayacağını düşünüyorlar. Bu konuyla ilgili katılımcılar genel olarak proje bazlı olarak büyüyüp küçülmeyi tercih ettiklerini söylediler.

Mimarın işinin aslında hayal üretip hayal satmak olmasından ve elde somut bir kanıtının bulunmamasından dolayı bazen işverenle sorunlar yaşanabiliyor. İşverenle ilgili sorunlarda ise görev yine mimara düşüyor. İşverenin aslında ne istemesi gerektiğini öğrenmeye geldiğini, mimarın doğru olduğuna inandığı bir şeyi işverene de doğru şekilde ifade etmesiyle ortak bir yol bulunabileceği söylendi.

Katılımcılar ofisi yönetmenin formüle edilebilir bir şey olmadığını bunun eğitiminin verilmesinin de yanlış olduğunu düşündüklerini söylediler.

Sonuç olarak mimarlık yapmanın tek yolunun ofis açmaktan geçmediği, mimarlığın devlet ve özel kurumlarda ya da akademisyen olarak da icra edilebileceği önemli olanın mimarın mimari kimliğini her türlü çalışma ortamında ortaya koyabilmesinin gerektiği konuşuldu.

Arkitera Platform 2006’da yer alacak diğer tartışma başlıkları;
Gayrimenkul Sektöründe Mimar Olmak
01 Kasım 2006
Moderatör: Gülfidan Cansızoğlu
Davetli tartışmacılar: Yasemin Gün Altay, Rezzan Gülsun Kurt, Birhan Yıldız, Aydın Yurdum

Takım Oyunu
15 Kasım 2006
Moderatör: Eylem Erdinç
Davetli tartışmacılar: Murat Cengiz, Mehmet Emin Çakırkaya, Mert Eyiler, Gonca Çırakoğlu

Okula devam
29 Kasım 2006
Moderatör: İpek Akpınar
Davetli tartışmacılar: Özgür Bingöl, Ela Çil, Hüseyin Kahvecioğlu

Mimarlığı Yazanlar
13 Aralık 2006
Moderatör: Kuyaş Örs
Davetli tartışmacılar: Henüz Belirlenmedi

Mimarlık ve Kültürel Aktivizm
20 Aralık 2006
Moderatör: Pelin Tan
Davetli Tartışmacılar: Emre Erkal, Güven İncirlioğlu, Işıl Baysan SerimYorumlarYorum Sayısı: 41

28 Ekim 2006, 14:46Yazan: HABIPCELLMimar degılım ama bende bı acıklama yapayım
yazılanların bı kısmını okudum guzel ve mantıklı yorumlar var. katılmadıgım tek nokta "rapsody" arkadasın dedıgı “kucuk ofıslerınde bakkallar gıbı gıderek kaybolacagı ve buyuk fırmalarla calısılacagı….. gıbı gıbı ”. sımdı burada sunu unutmamak gerek gunumuzdekı mımarlık ofıslerının veresıye defterı kapanmadıkca musterı hep kucuk kaldıkca ve hala muteahhıtlık sadece sıfattan ote olmadıkca kucuk ofıs dıye tabır ettıgımız ofısler hep varolacaktır.
Buro acmaya gelınce; yıne daha onceden bahsedıldıgı gıbı sadece tasarımına guvenerek ofıs acan arkadaslar buyuk hayalkırıklıgına ugramıslardır. Belki bu mimar arkadasların haklı bır davranısı ama hesaba katmadıkları bırcok konu bulunmakta. Mımarlık cok farklı boyutlara vardıgı ıcın tasarımdan zıyade “pıyasa burolarıylada” savasmak zorunda kalmıslardır. Gerek musterının mımara bakıs acısı gerekse dıger mımarların ıs ugruna meslegı yerlere sermelerı pıyasaya yenı gıren mımarlara buyuk hayal kırıklıgı yaratmıstır
Okulun verdıgı egıtıme gelınce; verılen egıtım tamamen mımarlık felsefesı ıcerısınde kaldıgı ıcın bu pıyasa sartları okulların gundemıne gelmıssede halen bı cozume kavusturulamamıstır. Belkıde 4 yıl gıbı bır egıtım yetmemekte….
Yıne okullardakı ogrencılerın (cogunluk boyle degıl ama varolanlarda hafıfe alınmayacak kadarlar) “hıcbırseye yaramazsam ımza atarım” gıbı gelecek hesapları mımarlıgı bugune getırmıstır. Cebınde kaşelerle gezen mımarlar hem pıyasayı allak pullak etmekte hemde meslegine bı nebze ıhanet etmekteler. Bu tıp mımarların sayesınde bu mımarlıgı kavramamıs egıtımsız “teknıker” gıbı meslektaslarımın futursuzca buro acmaları yıne mımarlıgı yerlere seren bı etken.



(teknık ogretmen olmama ragmen bu konuda bayagı doluyum. Yazımda cumle hatalarım olmustur sımdıden ozur )

20 Ekim 2006, 08:45Yazan: swimfunillaki her şey ofis açmayla bitmiyo dışarıdaki özel sektörlerde nelerin olduğunu nelerle karşılaşacağınızı biliyomusunuz içinizden bir veya iki kişi beklentilerine kavuşacak diğerleri hüsran ofis açında görün hayatı neymiş

19 Ekim 2006, 15:06Yazan: Gökçe Aras18 Ekim 2006 tarihli "Ofis Açmak" konulu toplantı özetini içeren haberi aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz.
http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=12291

19 Ekim 2006, 12:56Yazan: Omer YilmazDün gerçekten keyifle dinledim. Başta Ertuğ Uçar olmak üzere tüm katılımcılara bir kez daha teşekkürler.

19 Ekim 2006, 12:56Yazan: kramp35merhaba ben yeni mezun olmus bi iç mimarım yapılan yorumları tamamını okumadım ama sole bı baktım olumlu olumsuz bırcok fikir var bende 2 aydır Ankarada bi firmada çalısıyorum bazı arkadaslar soyle bise soylemiş kucuk bır ofiste kucuk ıslerle ugrasmaktansa buyuk bir firmada kücük işler :)) iide bunu actıınız ofisdede gerceklestirebilirseniz bu sizin kapasite ve sansınızla alakalı genelde mimarlar egoları guclu ınsanlar ellerındekı onlara yetmez cunku hayal guclerı onları serbest bırakmaz ve hep fazlasını duslerler..:))bende bunlardanım tabiii kendi ofisimi acmak istiyorum cunku benım ustumde bı ınsanın olması ve kendı yolumda deıl onun cızgısınde kalmam koreltıyor beni , bır arkadasta okulda bu egıtımın verılmedıınden sıstemın kotulunden falan,,, ıyıde buda sendekı hırsla ve olmak ıstedıın noktayla dengelı kımse gıtmek ıstedıın yolu sana gosteremez sen eger bılmıyorsan gıdecegın yeri....neyse bende sonuc olarak ofis acmak istiyenlerdenim tabi askerliimi yaptıktan sonra eger gereklı guzel dıyologuda ınsanlarla kurabılırsem mımarlarında bızım ısımıze el atmasının falanda basarı ıcın bır engel teskil edecegini düsünmüyorum...herkeze iyi çalısmalar :)))

19 Ekim 2006, 12:30Yazan: Zeynep AlpayArkitera Platform 2006'un ikinci buluşması olan 'Ofis Açmak' toplantısı yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Moderatör Ertuğ Uçar, konuşmacılar Ali Kural, Evren Aysev, Sinan Omacan, Emin Balkış ve Boğaçhan Dündaralp ile tüm katılımcılara teşekkürler.

19 Ekim 2006, 10:51Yazan: neriman m.Dünkü toplantı keyifliydi. Genç mimarların ofis açma hakkındaki düşünceleri üzerine odaklandı. Toplantı sonrası keşke biraz daha vakit olmuş olsa ( 22'ye kadar sürdü) ve yaşadıkları süreçteki deneyimler hakkında da konuşsaydık diye düşündüm. Bize yakın yaşlardaki 6 kişinin farklı farklı hikayelerini (nerden para bulundu, kimden nasıl iş aldı, niye o kişiyle ortak olundu vs...) dinlemek de ilginç olabilirdi, düşüncelerden başka...

Aşağıdaki kitabı buldum. Hepimizin bildiği birkaç mimarın yirmili yaşları hakkında ilginç bir kitap. Konuya katkısı olabilir diye link veriyorum:

http://www.ribabookshops.com/site/viewtitle.asp?EmailID=255&ID=31254&Type=HTML&pid=6930&EmailProductID=6930

19 Ekim 2006, 09:02Yazan: kindlymimarlık gerçekten çok yönlü ve de harika bir meslek..
ancak bir mimar olarak üniversitelerdeki eğitimin ve de mimarlık ruhunun öğrencilere tam olarak aşılanamadığını ve de piyasaya uygun yetiştirilmediğini düşünüyorum...
mezun olduktan sonra kendilerini sudan çıkmış balık gibi hisseden maalesef ki çok mimar var.çünkü okullarda piyasa yönünden de zayıf yetişiyor mimar adayları..
2 yıllık bir mimar olarak maalesef ki bu aşamalardan ben de geçtim.kendi özel ofisimi açmak istememe rağmen piyasadaki birçok konuya yabancı olmamdan dolayı bunu bir süre daha erteleyeceğim sanıyorum.
kendi ofisimi açtıktan sonra da kendimi daha özgür hissedeceğim muhakkak ancak bu sefer de başka sorunlar olacaktır elbette.mezuniyetinden sonra emeklerinin karşılığını almak isteyen bir çok mimar için bence çok uzun süren bir dönem ve de olaylar döngüsü bu..bu yüzdendir ki buna en kısa sürede kalıcı çözümler bulunmalı diye düşünüyorum..

19 Ekim 2006, 08:50Yazan: altandenizDaima iyi ve kaliteli mimarların ofisleri
benim ilgimi çekmişti hatta masa lambaları masaları
klemlerine kadar.
Modern ve üretim çağına damga vuran tüm mimarlar
klasik mimarlık ve atölye ortamlarında eğitilmişler ve dünyanın değişmesine
mobilyaların binaların yaşamın değişmesine ofislerinden yardımcı olmuşlardır.
ofis olmalı aslında ben atölye diğeceğim
doktora muyne hane
mimara ofis
gerekli ve şarttır
ama konu gerçekte şudur maddi getiriler ile götürüleri düzenleyemeyenler bu işe girişmemelidir.

18 Ekim 2006, 21:59Yazan: yakarumuAslına bakarsanız mimar bile değilim ama siz mimar arkadaşların neler ve nasıl düşündüklerini, görmek için aslında üye olmuştum zamanında foruma. neden derseniz biz mühendisler bazen ciddi zorluklar cekiyoruz bu konuda çunku. projeye bakıyorsun, burda mimar ne düşünmüş de boyle yapmış acaba diye cok konusmalarımız olmuştur. :)

konumuza gelirsek, ben su anda şu buyuk lüks konut projeleri yapan firmalardan birindeyim ve işim gereği birçok mimar arkadaşla (hem şirket içi, hem de outsource ettiğimiz firmalarda) içiçeyim. en azından günümüz istanbulunda eğer ki bir ofis açmayı planlıyorsanız nacizane tavsiyem şudur ki sadece tasarım yapan mimar olmaktan oteye gecin. gunumuz projeleri, en kucugu bile, artık cok karmasık ve buyuk işleri alan firmalar cogu işlerini parca parca başkalarına yaptırmayı (outsource) tercih ediyor ve personelini (mimar ya da muhedis) bu ufak ufak (buyuk projeye göre ufak, yoksa bu işler de cok buyuk olabiliyor aslında) işleri kontrol etmek üzere işe alıyorlar. tabi burda bir tercih sozkunusu. ya kendi işinizi ozgurce, kendi ofisinizde yapacak; ya da bu kişileri kontrol eden kişi olacaksınız.

bu noktada eger bir ofis sahibi olmak istiyorsanız, sadece masa basında tasarım yapan biri olmayın. nerde ne malzeme kullanılacagını bilen, bu malzemeleri nerden nasıl temin edeceğini bilen ve tabii ki bunları yapabilecek birisi olun. cunku trend bu yonde. he tabi uc ornekler var her zaman. yani bana şöyle şöyle bişe tasarla falan diye gidilen mimarlar da var ama eminim hepiniz katılırsınız ki bu insanların sayısı cok az ve aşmış adamlar.

yani kısacası, uzmanlaşın. yani mesela mesela biriniz fuar standı kurmada uzman olsun, biriniz mutfakta uzman olun, biriniz dış cephe kaplamasında uzman olun, biriniz peyzajda uzman olun. gerekirse kapsamlı projeler için guzlerinizi birleştirin ama adınız olsun. yani şu mimar şu konuda uzman ona gidelim denilebilsin hakkınızda.

cok uzun oldu kusura bakmayın. biraz spontane yazdım içinden geldiği şekilde. biraz da ukalaca oldu farkındayım ama sadece piyasada gorduklerımı paylaşmak ıstedım. sorun şu ki inşaat piyasasında talepler o kadar hızlı değişiyor ki belki bikaç sene sonra bu soylediklerim hepinize (belki bana da) safsata olarak gorunecek. ama su anda benım içerden ama mimar olmayan birisi olarak gordugum bu. hepinize sevgiler....

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Ekim 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

AYDINLATMA REHBER