+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

15 Yılın Ardından ARKIV’e Dair Bir Değerlendirme

5 Ekim 2018, 15:56
  defa okundu.

2003 yılında açılan ARKIV, Türkiye’nin en kapsamlı dijital mimarlık arşivi ve Temmuz 2018 tarihi itibariyle siteye kayıtlı 4.430 proje, 722 mimar ve 433 mimarlık ofisi mevcut.

15 Yılın Ardından ARKIV’e Dair Bir Değerlendirme

Ancak tabii ki, Türkiye’de ARKIV üzerinden ulaşamadığımız yüzlerce mimar veya mimari üretimi yapan profesyonel var. Benzer şekilde, binlerce mimari üretim de var. Bu bağlamda bakıldığında ARKIV’in sunduğu veri setinin ne kadar kapsayıcı olduğu tartışılır. Nitekim, aşağıda okuyacak olduğunuz yazı o sınırlı kapsayıcılığa sahip veri seti üzerinden bir durum değerlendirmesidir. [Editörün notu: Bu veri seti, 2003 yılında Arkitera Mimarlık Veritabanı ismiyle kurulan, 2007’de ARKIV ismi ile devam eden ancak 2013 yılında terk edilen ve ARKIV’in ilk 10 yılındaki faaliyetleri kapsayan eski veritabanında bulunan 10.524 (ayrıntılı: 4.999) proje, 13.507 (ayrıntılı: 330) mimar, 1.650 (ayrıntılı: 735) ofisi değil, 2013 yılından sonra kurulmuş ve şu an aktif olan yeni veritabanında yer alan verileri kapsamaktadır.]

Bu aşamada ilk verilebilecek cevap, neyin arşivlenmesi gereken, arşivlenmeye değer görülen nitelikli üretim olduğu, hatta arşivlenen şeyin “nitelikli veya değil” şeklinde bir ayrıma tabi tutulup tutulmaması gerektiğine kadar uzanan kapsamlı tartışmaların, ARKIV’in çok öncesine ve ötesine uzandığı. Herkesin erişimine açık dijital bir arşiv olan ARKIV, bu değerlendirmeyi mimara bırakarak, mimarların “göstermeye değer buldukları” üretimlerini sergileyebilecekleri bir ortam yaratıyor aslında. Konuya bu yönünden bakarsak, oluşturulan platformun “tartışmaya değer görülen, tartışılmak istenen mimari üretimler” arşivi olduğunu varsayabiliriz. Bu varsayım, bir ülkenin güncel mimarlığına ayna tutmak için fena bir başlangıç sayılmaz.

Doğru belgelemenin anlık ölçekte hayati önem taşıdığı tıp dünyası, bu durumu “eğer belgelenmemişse yaşanmamıştır” söylemi ile vurgular. Bu söylem, mimarlık bağlamında eşdeğer bir yaşamsal önem taşımayabilir, ama metaforik bir paralellik kurmakta da sakınca olmayabilir.

Tüm bunlara ek olarak ise içinde bulunduğumuz dönemin ve yakın geleceğimizin koşullarını göz önünde bulundurarak bunu söylemek çok aykırı olmayacaktır: Artık dijital ve çevrimiçi değilseniz varlığınız sorgulanabilir. Önümüzdeki on yıllar düşünüldüğünde varsayılabilir ki son derece somut nesneler olan mimari üretimlerin dahi online olarak ulaşılır olması veya olmaması yapının yaşayışını, işleyişini, kullanımını, algısını etkileyen temel değişkenlerden biri haline gelecektir.


ARKIV’de kayıtlı ve konum bilgileri olan mimarlık ofislerinin yerleri, dünya ölçeğinde

Tahmin edileceği üzere, ARKIV’de kayıtlı olan mimarlık ofislerinin büyük bir çoğunluğu Türkiye sınırları içinde. Türkiye dışında faaliyet gösterilen ülkeler ise ABD, İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa olarak görülüyor [Editör notu: ARKIV’de yer almak için Türkiye’de mimari faaliyet göstermiş ve ofis kurmuş olmak yeterlidir. Bu bağlamda, Türkiye veya yurtdışı menşeili bir dizi ofisin Türkiye dışında ürettiği projeler ile birlikte yurtdışı ofisleri de ARKIV’e kaydedilmiştir].


ARKIV’de kayıtlı ve konum bilgileri olan mimarlık ofislerinin yerleri,Türkiye ölçeğinde.


ARKIV’de kayıtlı ve konum bilgileri olan mimarlık ofislerinin illere göre dağılım.

Ülke ölçeğinde baktığımızda faaliyetin ağırlıklı olarak İstanbul’da toplandığını görmek şaşırtıcı değil. ARKIV’e kayıtlı ofislerin yüzde 65 gibi ağırlıklı bir bölümü İstanbul’da yer alıyor. Kalan yüzde 35’i illere göre ayırdığımızda onların da kendi içinde homojen dağılmadığını, büyük bir kısmının Ankara ve İzmir’de toplandığını görebiliyoruz. Toplamda ise yalnızca 16 ili kapsayan bir harita çıkıyor karşımıza.

Bu harita, diğer 65 ilde nitelikli mimari üretim yapan pratiklerin olmadığı anlamına mı geliyor?

Umarız öyle değildir.


ARKIV’de kayıtlı ve konum bilgileri olan projelerin yerleri, dünya ölçeğinde.

Mimarlık ofislerinin yerleri gibi, üretimlerin çoğu da tabi ki ülke içinde. Fakat bu defa yurtdışı aktivitelerinin daha geniş bir coğrafyaya yayıldığı görülebiliyor, Rusya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki üretimler ortaya çıkmaya başlıyor.


ARKIV’de kayıtlı ve konum bilgileri olan projelerin yerleri, Türkiye ölçeğinde.


ARKIV’de kayıtlı ve konum bilgileri olan projelerin illere göre dağılım.

Tekrar Türkiye ölçeğine odaklandığımızda ise, projelerin bir önceki haritaya göre daha geniş bir dağılım gösterdiği okunabiliyor. Yine de Ankara’nın batısında kalan bölümdeki üretimin, ülkenin doğu tarafına kıyasla çok daha fazla olduğunu gözlemlemek mümkün. İstanbul, projelerin yüzde 48’ine ev sahipliği yaparak yine birinci sıraya yerleşiyor. İlleri proje sayısının çokluğuna göre sıraladığımızda ikinci sıradaki Ankara’dan sonra Kayseri’ye kadar tüm şehirlerin kıyı kenti olması dikkat çekici.

Hiçbir projenin ARKIV’de yer almadığı 21 il var. Benzer şekilde, bir önceki grafiklerde sorduğumuz soru yine geçerli. Bu illerde mimari üretim adına hiçbir şey olmuyor mu?

ARKIV, projeler ve ofislerin yanı sıra, mimarları da arşivleyen bir platform. Yaşları 26 ila 125* arasında değişen, 722 adet mimar profili kayıtlı. Bu mimarları yaş aralıklarına göre sınıflandırdığımız zaman, en yoğun birikmenin 30-39 yaş grubunda, sonrakinin ise 40-49 yaş grubunda olduğunu görebiliriz. Bu durum aktif mimarların bu yaş gruplarına dâhil olduğunu veya üst yaş grubundaki mimarların “dijital arşiv” kültürüne adapte olamadığı için bu grafiğin temsil ettiği oranın, olması gerektiğine göre çok daha az olma ihtimalini düşünebiliriz. Fakat yine de, yirmili yaşlarında olan mimarların eksikliği, mesleki koşullar düşünüldüğünde şaşırtıcı olmasa da, yine de dikkat çekmekte.


ARKIV’de kayıtlı ve doğum tarihi bilgisi olan mimarların yaş aralıklarına göre dağılım.

Bu mimarların 188 adedi, yani yüzde 26’sı kadın. Mimarlık mesleğinde cinsiyet eşitliği konusu bu başlık altında tartışılamayacak kadar kapsamlı ve çetrefilli bir konu olmakla birlikte, verilerin işaret ettiği yönü de açıkça görmek lazım. Cinsiyet dengesini yaş gruplarına göre incelediğimizde ise en azından sevindirici bir tablo çıkıyor karşımıza: gençleştikçe kadın oranı artıyor.


ARKIV’de kayıtlı ve doğum tarihi bilgisi olan mimarların yaş aralıklarına ve cinsiyetlerine göre dağılımı.

*Bu bir dijital arşiv olduğu için, profil sahibi mimarın hala yaşıyor olup olmaması dikkate alınmamıştır.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
30 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Görüşler