Taksim Dayanışması ve TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi desteği ile düzenlenen piknikli Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir belgeselinin sokak galası 29 Nisan'da Taksim Gezi Parkı'nda gerçekleşecek.
"Emek Bizim İstanbul Bizim!" diyenler, Beyoğlu'nun tahribatına karşı ses çıkarmak isteyenler 15 Nisan 2012 Pazar günü 16:30'da Taksim Meydanı Tramvay Durağı'nda toplanıyor.
Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu üyesi bir kişi, Taksim trafiğini yer altına indirilmesine karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne verilen itiraz dilekçesi eylemine katıldığı için Belediye'deki işinden çıkarıldı.
Taksim yayalaştırma projesindeki otoban tünellerine izin veren Koruma Kurulu'nun 2001 yılında gündeme gelen aynı projeyi, meydanı 1993 yılında SİT alanı haline getiren kararla çeliştiği için reddettiği ortaya çıktı
Yaşar Adanalı, blogu Mutlu Kent'te paylaştığı bir yazısında Amerikalı şehirci ve gözlemci William Whyte'ın kentsel mekanlar ile ilgili yaptığı gözlemlerini paylaşıyor ve bunlar üzerinden Taksim Yayalaştırma Projesi'ne gönderme yapıyor.
Çağlayan Merkez'den bildiriyorum. Şehir içi bu mu, pek emin değilim. Mecidiyeköy'ün kaldırımsız, sevimsiz, hep sıkışık, analı avratlı küfür edilen yollarında yürümek için sprinter olmak gerek, ya da cambaz...
Taksim Meydanını Yayalaştırma projesinin mimarı Halil Onur, kaygıları yanıtladı: Başkalarının kafasında olabilir ama projede cami, otel, AVM ya da rezidans yok. Gezi Parkı'na yeniden inşa edilecek Topçu Kışlası, İstanbul Şehir Müzesi olacak
Taksim Topçu Kışlası'nın yeniden yapılması gündeme geldiğinden beri akla ilk olarak Almanya'daki örnekler geldi. Biz de Arkitera olarak yapılan yeni inşa projelerini mercek altına aldık.
İstanbul Taksim Meydanı'nın kentsel dönüşüm adı altında rant çevrelerine açıldığına dikkat çeken binlerce kişi, İstiklal Caddesi'nde düzenledikleri yürüyüşle, "Ferman AKP'nin, Taksim bizimdir" diye haykırdı.
Yaklaşık 40 mimar, meslektaşları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a yönelik bir açık mektup kaleme aldılar. Bu mektup, 18 Mart Pazar günü Radikal ve Cumhuriyet'te yayınlandı. İlan çıktığı gün sosyal medyada yüzlerce kez paylaşıldı.
SALT Beyoğlu, 30 Eylül'de, İnsan Yerleşimleri Derneği Kurucusu ve Başkanı Mimar Korhan Gümüş'ün, Taksim Meydanı yapılandırma projelerini değerlendireceği söyleşiye ev sahipliği yapacak.
Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Yüksek Lisans programı öğrencisi Deniz Erdem'in Tansel Korkmaz ve Cem Çelik yürütücüğünde gerçekleştirdiği proje.
Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Yüksek Lisans programı öğrencisi Fırat Doğan'ın Murat Tabanlıoğlu ve Meral Yılmaz yürütücüğünde gerçekleştirdiği proje.
Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Yüksek Lisans programı öğrencisi Deren Uysal'ın Murat Tabanlıoğlu ve Meral Yılmaz yürütücüğünde gerçekleştirdiği proje.
Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Yüksek Lisans programı öğrencisi Seda Gecü'nün Tansel Korkmaz ve Cem Çelik yürütücüğünde gerçekleştirdiği proje.
ArkiPARC 2012'de "Kentsel Dönüşüm" başlıklı oturumunun moderatörlüğünü üstlenen Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay ile bir söyleşi gerçekleştirdik.
Eğitimini psikoloji üzerine tamamlayan ve kent, insan, tarih, sosyoloji, popüler kültür gibi konularda çalışmalar yürüten Radikal Gazetesi yazarı Gündüz Vassaf ile kent yaşamı ve İstanbul üzerine güzel bir sohbet gerçekleştirdik.
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'nden Nora Şeni ile kamusal alan, kültür politikaları ve Taksim Projesi üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Projeleri ile uluslararası birçok ödülün sahibi olan Arif Suyabatmaz ile kenti, birey ile olan ilişkisini, mutenalaştırmayı ama her şeyden önce İstanbul'u ve mimarlığı konuştuk.
Taksimde ilk olarak, şimdiki metro girişinin bulunduğu yerlere denk gelen, kışla ahırlarının yıkılması ile bir meydan oluşmaya başlamıştı. Daha sonra Cumhuriyet'in ilk yıllarında, kışlanın stadyum olarak kullanılması tercih edilmişti.
Türkiye'de AKP iktidarının mimarlık ve şehircilik danışmanlarının ve idarecilerinin vizyonu pek parlak değil. Bu nedenle AKP yöneticileri iktidarlarını yeni bir yapı yapmak yerine ancak eski bir yapıyı canlandırmakla taçlandırmayı hayal edebiliyorlar.
Tüm kentsel muhalefet hareketlerinin ortak talebi katılım ve şeffaflık. Bu talep çok doğal çünkü Türkiye'de birçok konuda olduğu gibi kentsel ölçekteki konularda da katılım ve şeffaflık mumla aranıyor.
Bunlara "çağ atlatacak proje" deniliyor. Hangi çağı nasıl ve neden atladığımızı bilmiyoruz. Projeler sunuluyor, izliyoruz. Ve karşı olmaktan öte yapacak birşey kalmıyor.
Taksim Meydanı için gündemde olan projeyi basit anlamda incelediğimizde, yapılacak müdahalenin Taksim ve çevresindeki yaşantıya ne kadar olumsuz etkileri olacağını görmek zor değil.
Neden böylesine büyük bir operasyon, meydanın altı üstüne getiriliyor, otobüsler ve bekleyen yolcuları yer altına indiriliyor, park ortadan kaldırılıyor ve çırılçıplak bir yaya alanı yaratılıyor. Neden İstanbullular'ın bu işten en sonunda haberi oluyor?
Bu aralar Taksim ile ilgili tartışmalarla birlikte 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında tasarladığımız Hayal-et Yapılar sergisinde üretilen senaryoların imajları da bol bol etrafta dolaşmaya başladı.
1930'lu yılların sonu ile 1940'lı yılların başında oluşturulan Taksim Meydanı, ilk düzenlenmesinden bu yana bir meydan olmayıp, genellikle trafik alanı olarak kullanılmaktadır.
Genel seçimlerde seçim beyannamelerini sunarken sıralanan projelerden biriydi, Taksim Meydanı Projesi. O saate kadar hiç birimiz haberdar değildik. Bugün ise vücuda geldi ve Nazım İmar Planı Değişikliği Koruma Bölge Kurulu'nca onaylandı.